Bir Genç Kızın Romanı

8,86

( 15 kişi yorum yaptı )

Bir Genç Kızın Romanı

Sinema Filmi

1971

Paul Mauriat Orkestrasının ‘Tombe La Neige’ albümündeki (1971) ‘Sympathy’ (1969) (Stansfield / Kassinetti / Gould / Ashton).
Çakıl Gazinosu. Masada mum.
Selma; “Bir rüyada gibiyim. Hayatın böyle güzel, hülyalı, yaşamayı sevdiren tarafları da varmış.”
Fuat; “Güzel günleri asıl bundan sonra yaşayacağız.”
Selma; “Kalbimde şimdi hiç kimseye karşı kırgınlık, öfke yok. Herkesi, her şeyi seviyorum. Niçin?”

‘Bir Genç Kızın Romanı’nın (1937) (Muazzez Tahsin Berkand) (İnkılâp Kitabevi-Dördüncü Basım–1959) biraz değişik beyaz perde uyarlaması.
Taşkaya Çiftliği’nden Saliha (kitapta ‘Sabiha’) Hanım, küçük bir kızı İzmir Kız Lisesi’nin ilkokul kısmına getirir; “5–6 sene önce abim, avdan dönüşte yol kenarında bulmuş. Günlerce araştırdık annesi babası, arayanı soranın çıkmadı. Selma ismini verdik kendisine… Çiftlikte bakacak, okutacak, uğraşacak halimiz kalmadı. Burada yatılı olarak ilk mektebi, orta ve liseyi okumasına karar verdik.”
‘Zorba’daki (1964) (Mikis Theodorakis) gergin ‘Clever People and Grocers’. Sonraki sözleri, adını (romanda ‘Neyire’) öğrenemeyeceğimiz Müdire hanımı şaşırtır. “Liseyi bitirinceye kadar bir daha yanımıza dönmeyecek.”
Bu gizemin çözümü iki aşamalı. Filmin ortalarında büyük ağabey Ömer’in böyle istediği; Ve sonda asıl neden ortaya çıkıyor.
[Roman farklı. Selma’yı babası getirir. Okuldaki durumu önce ‘nehari’ (gündüzcü), annesi ‘meşum hastalıktan’ ölünce ‘leyli’ (yatılı). Amcazade Fuat’ın ‘velisi olması’ ise babasının ‘vefatından sonra’].
Okul müdiresi de ‘senelerce önce bir kazada’ kaybetmiş ailesini. Küçük kıza ‘müşfik bir anne’ gibi davranır.
Yalnız yıllardaki en rahatlatıcı şey müzik öğretmeni Şerif Bey’in piyano dersleri. [Kitapta, Selma’nın ‘Kuş Cıvıltıları’ isimli bestesi İstanbul’daki ‘musiki yarışmasında birinci seçiliyor’].
Liseyi bitirince iki üzücü olay olur.
Paul Mauriat’nın ‘Le Passager De La Pluie’ uzunçalarındaki (1970) ‘Le Passager De La Pluie’ (1969) (Francis Lai) duyulurken yazdığı mektuba, akrabası Fuat’tan kırıcı bir yanıt alır [bu sırada ‘Z’deki (1969) (Mikis Theodorakis) ‘To Yelasto Pedi/The Happy Youth’ var].
Diğerini, çiftliğe gittiğinde yaşıyor. Buradaki ‘zararsız deli’ Gülten’in annesi olduğunu ilerde öğreneceğiz. Ailesi hakkında bir şeyler sorarken, Ömer tarafından kovulur.
Kaçarken hafif bir kaza geçiriyor. Otomobildeki genç Doktor Orhan, âşık olacaktır kendisine.
Sonrası İstanbul. ‘Türk Musikisi Tahsili’ yapmak için Müdire Hanım’ın kardeşi Ayşe’nin evine yerleşiyor. Ayrıca Eyüp Öksüz Çocuklar Yurdu’nda öğretmenliğe başlar.
[Romanda Ömer; Çiftlik ziyareti; Araba kazası; Müdire hanımın kız kardeşi; Çocuk Yurdu yok. Trabzon’da yaşayan halasının ve kaba davranışı nedeniyle üzgün olan Fuat’ın yardımı ile İstanbul’da Konservatuvar’a devam ediyor. Konserleri ilgi ile izlenen piyanist. Ayrıca Divanyolu’nda bir Kütüphane açar].
Fuat’ın Avusturyalı bir sevgilisi vardı. Selma’ya tutulduktan sonra Lüsi’den hemen ayrılıyor. “Aşk budur. Birdenbire çarpan bir yıldırım. Miskin, kurumuş bir dere değil coşkun bir sel.” Mesleği Avukat fakat kendisini yüksek mühendis Ahmet olarak tanıtır.
Genç kızın sevdiği ve nefret ettiği kişi aynı. Lüsi gerçeği açıklayınca oralardan kaçıp tekrar Taşkaya Çiftliği’ne gider.
Ailesi ile ilgili gerçeği Saliha’dan öğreniyor; “Üvey kardeşimin çocuğusun. (Kitapta üveylik yok. İlerde olacak ‘akraba evliliği’ filmde böyle çözümlenmiş!). Babacığın burada kimsesiz bir kızla evlenmiş, Fransa’ya tahsile gitmişti. Bir sene sonra babamız öldü. Kalan mirastan babanın hissesini, seni buradan kovan Ömer abim aldı. Sonra fırtınalı bir gecede apansız döndü baban. Sen, annenin kucağındaydın. İki kardeş yukarıda bağrışıyorlardı. Baban hissesini istiyordu.”
Keşke Ömer daha anlayışlı davranıp kardeşi Kenan’ın ölümüne, Gülten’in aklını yitirmesine, Selma’nın ve kendisinin bunca çile çekmesine neden olmasaydı.


Paul Mauriat ve Orkestrası’nın ‘Penelope’ 33’lüğündeki (1971) “Pardonne Moi Ce Caprice D’enfant” (1970) (Patricia Carli).
Küçük bir çayevi.
Doktor Orhan; “Hemen cevap istemiyorum senden. İstediğin kadar düşünebilirsin. Sen ‘evet’ diyene kadar bekleyeceğim.”
Selma; “Evlenmeden, anne olmadan önce kendimi tanımalı, kim olduğumu öğrenmeliyim. Benim gibi olmayanlar çektiğim acıyı, utancı anlayamazlar.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Safa Önal
Senaryo
Yapımcı Berker İnanoğlu
Görüntü Yönetmeni Nejat Okçugil
Eser
Vizyona Giriş Tarihi 01 Aralık 1971
Süre 71 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Avukat Yazıhanesi, Bellek Yitimi, Çakıl Gazinosu, Çiftlik, Eyüp Çocuk Bakımevi, Daha Fazlası

Ekip

Müzik ekibi Behiye Aksoy (Şarkılar)

Firmalar

Er Film (Yapım)

Son Yorumlar (15)

Sinemaagresif avatar Sinemaagresif 23 Mart 2017 12:35:35

9

Türkan Şorayın en sevdiğim filmlerinden biri.

benimsinema avatar benimsinema 08 Mayıs 2015 16:45:04

8

gülistan güzey ve nedret güvenci bir karede görmek onur verici.. ve suna selenin oyunculugu harika.. bu filmde en cok final sahnesini begeniyorum.. türkanda suna da döktürüyor.. severek seyrediyorum bu filmi her defasinda

beyzacetin avatar beyzacetin 09 Kasım 2013 15:26:45

Tv de çok sık gösterilen filmlerden biri. Konusunu genele göre biraz farklı buldugum ama nedense bir türlü ısınamadıgım, sevemedigim bir film.

performer avatar performer 11 Eylül 2013 23:12:02

6

sayısız benzerleri olan filmlerden.

oğuzzz avatar oğuzzz 07 Eylül 2011 18:04:09

9

türkan şorayın en güzel filmlerinden biri

MuratHan2 avatar MuratHan2 28 Ağustos 2010 05:33:08

10

Konusu Klasik türk filmlerinden çok farklı gizemli bir havası var ve kesinlikle izlenmeye değer bir film 

Yandex.Metrica