Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Bülbül Yuvası

Bülbül Yuvası

8,32

(25 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 Dram Duygusal Komedi Dram, Duygusal, Komedi

Yönetmen: Nejat Saydam Nejat Saydam

Ülke: türkiye

Oyuncular: Sadettin Erbil, Enver Dönmez, Birtane Güngör, Mehmet Büyükgüngör, Renan Fosforoğlu, Hüseyin Salıcı, Zeki Sezer, Muammer Gözalan, Nuray Yıldız, Müşerref Çapın Devamını Gör...

Konusu : Fausto Papetti’nin ‘8 a Raccolta’ albümündeki (1968) ‘Love Me Tender’ (1861/1956) (George R. Poulton / Elvis Presley / Ken Darby). Ardından ‘Torna a Surriento’ (1902) (Ernesto De Curtis) ve ‘La Cumparsita’ (1916) (Gerardo Matos Rodriguez). Gazinoda şampanya içip dans ediyorlar. Feridun; “İnsanlar asırlardır her iyi şeyi güzellik için yaptılar.” Nerime; “Bence gerçek güzellik insanın içinde olmalı. Hem biz, güzellikten önce yaşama kaygısındaydık.” Aynı adlı romanın (1943) (Muazzez Tahsin Berkand) (İkinci basım-1944-İnkılâp Kitabevi) renkli Yeşilçam uyarlaması. “Bu benim ilk yolculuğumdu. Bütün çocukluğumu geçirdiğim bu güzel yerlerden zavallı babamı kara topraklarda bırakarak ayrılıyordum. Annem hasta ve zayıftı. Bizi, çağrıldığımız yeni dünyalarda kimbilir ne olaylar bekliyordu.” Nerime ve annesi Hatice Hanım trenle İstanbul’daki akrabalarına geliyorlar. (Romanda ise gittikleri yer İzmir). Aslında Süheyla Hanım bu daveti isteyerek yapmamış. Oğlu Feridun söylemese aklına bile gelmezdi. Üstelik gelenler kendisinin değil rahmetli eşinin hısımları. Vasiyeti böyleymiş. Hanımefendi, kocasının yakınlarını akraba değil düşman gibi görüyor. “Hepsi de babanın servetini kemirmeye çalışan bir sürü parazit” demişti oğluna. Bahçelerinin uzak köşesindeki Bülbül Yuvası zaten ‘darülaceze gibi bir sürü zevzekle doluymuş’. Bu yetmez gibi şimdi bir de ‘Hatçanımla kızı’! “Başımıza mektupla bela davet ettik” diye mızmızlanıyor. Köşkte bir de (kocasının değil) kendisinin akrabası Nesrin var. Feridun’la evlendirmeye kararlıydı. Oysa oğlu hiç oralı değil. Bülbül Yuvası’nda kalanları (romanda ‘Reşatlar’) da zerre kadar sevmiyor. Ne de olsa kocasının ‘davuldan, dümbelekten başka bir şey bilmeyen’ akrabaları. Çilekeş Nuriye Hanım ve beş çocuğu. Nejat, keman (romanda ‘piyano’); Bestekâr Zerrin, piyano (romanda ‘alaturka keman’); Ortanca kardeş Fahriye, gitar (romanda ‘piyano’); Bülbül Yuvası’nın jönü Ferit, bateri; En küçük numara Güler melodika çalıyor. (Kitaptaki Ferit ve 6 yaşındaki Şevket’in enstrümanları belirtilmemiş). Zerrin’in nişanlısı ve ‘yan flüt üstadı’ Memo da Onlarla beraber. Nejat “Her şeyimizi kaybederiz ama neşemizi kaybetmeyiz. Aç yaşayabiliriz ama müziksiz asla” demişti. Babaları ‘müzik uğruna hayatını feda etmiş’. Öldüğünde ‘borçtan başka bir şey bırakmamış’. Müzik her şeyleri. Herhalde bunu iyice anlayalım diye odalarının duvarında Johann Sebastian Bach’ın iki uzunçaları vardı; 50’lerden ‘Toccata und Fuge; An der Orgel Professor Dr. Michael Schneider’ ve 1963’ten (firma ‘Supraphon’) ‘Sonatas for Harpsichord and Violin; Zuzana Ruzickova, harpsichord-Josef Suk, violin’. Ispartalı ailesinin geçmişi romanda çok ayrıntılı. 19. yüzyılın ikinci yarısında Hacı Osman Ağa, ufak bir sermaye ile İzmir’e gelir. Kurduğu küçük halı imalathanesi sayesinde 10 yılda servet sahibi olmuş. Ölümünden sonra üç oğlu arasında anlaşmazlık çıkınca ikisi hisselerini alarak İstanbul’a gitmiş. Feridun’un dedesi ve sonra babası (Eşref) imalathaneyi bir dokuma fabrikasına dönüştürmüş. Sonuçta hepsi rahmetli olunca delikanlı 23 (yazara göre ‘henüz çocuk denilecek kadar genç’) yaşında fabrikanın başına geçmiş. ‘Memurlarına ve maiyetindekilere karşı fevkalade sert, mağrur ve soğuk bir şekilde müteazzım’ biri (sf. 30). Keskin ve projektör gibi bir çift göz. ‘Azamet ve zalimliği ile herkesi titreten Süheyla Hanım bile oğlunun sözünden çıkamıyor’. Nerime ve annesi, sığınmak için böyle bir yere gelmişler. Bu ‘saray gibi köşk ve cennet bahçe belki de acılarının son durağı olacaktı’. “Öylesine heyecanlıydım ki ilk anda uşağın bizi köşk arkasındaki hizmetkârlar kapısından alışına dahi kötü bir anlam vermemiştim.” Yukarı katta bir (romanda iki) odaya yerleştirilirler. Süheyla Hanım’ın ‘bedava ekmek yedirmeyeceği’ hemen belli olur. Kendilerine verilen eski püskü elbiseleri giymeleri emredilmiş. “Gioconda’s Smile” (1965) (Manos Hadjidakis) 33’lüğündeki ‘Concerto’. “Sana salondan geçme demedim mi? Servis merdiveninden ineceksin” diyerek genç kızın saçını başını yoluyor. Ayaklarını kırarmış. Sonrasında üç tokat var. Nesrin de merhametsizlikte O’ndan aşağı değil. ‘Daha yol yorgunlukları geçmeden çamaşırhanedeki kirli çamaşırların temizlenmesi Hatice’nin üzerine yıkılır’. Hizmetçilerin hizmetçisi olmuş. Üstelik gün geçtikçe ilerleyen hastalığı nedeniyle geceleri inleyerek geçiriyormuş zavallı. Genç kız ise ‘kütüphaneden gizlice aldığı kitapları durmadan okuyor, kendisini geleceğe hazırlıyormuş’. ‘Zorba’daki (1964) (Mikis Theodorakis) ‘Life Goes On’. Azar ve horlanmayla geçen günlerin birinde “Annemin hastalığı olmasa bizi insanlığımızdan çıkaran bu sözlerin tekine bile katlanmazdım” diyecektir. ‘Tek tesellisi’ Bülbül Yuvası ve özellikle Nejat’taki sıcaklık. Bir gün ‘gizlice’ (köşkte geçerli sözcük bu galiba) annesini de götürür. Hatice Hanım’ın söylediğine göre Nerime de ‘aşınaymış müziğe’. Rahmetli babası Rasim Bey’den ders alırmış. ‘Sesi de zararsızmış’. Bülbül Yuvası şarkısını kısa sürede öğrenir. Franck Pourcel Orkestrası’nın ‘Paraphonic’ uzunçalarındaki (1970) ‘The Way It Used to Be (Lonely Table Just for One)’ (1968/69) (Franco Cassano / Corrado Conti / Roger Cook / Roger Greenaway). Feridun Bey’le karşılaşmaları bu melodi ile. Eski elbisesi nedeniyle delikanlı O’nu hizmetçi zanneder. Akraba oldukları söylenince de ismini ‘Neriman’ olarak anımsıyor! ‘Blow-Up’daki (1966) (Herbie Hancock) ‘The Thief’. Feridun ve annesi yakın dostlarına büyük bir ‘ziyafet verdikleri’ gece, Hatice Hanım da ‘son nefesini verir’. Geride bıraktığı ‘dokunaklı’ mektup işadamının gözlerinin açılmasını sağlamış. Bu sayede Nerime ‘dışarıdan lise bitirme imtihanlarını veriyor’. Artık fabrikanın muhasebe bölümünde çok yaşlanmış olan Cemil Bey’e yardım edecekmiş. Filmde (romanda olmayan) Grimm Kardeşler’in ‘Külkedisi’ (1812/15) öyküsüne benzer bir bölüm var. Fabrikanın ‘yıldönümü nedeniyle bir parti verilecekmiş’. Orkestra olarak da Bülbül Yuvası’ndakiler davet edilmiş. Tanınmadan katılabilmesi için Nerime’yi süsleyip püsleyip giydirirler. Genç kız ve söylediği şarkı [‘Bütün Aşklar Tatlı Başlar’ (1970) (Kayhan Taşkıran / Beyaz Kelebekler)] öyle güzel ki davetteki diğer erkekler gibi Feridun da âşık olur. Ama konuşturamaz. Davetten kaçma sahnesinde küçük bir hata var. Nerime koşarken ‘sol’ pabucunu düşürmüştü. Ancak fabrikatör bulup eline aldığında bu ‘sağ’ pabuç olur. [0 yıllardaki ‘sol korkusu’ nedeniyle mi acaba(!).] Kim olduğunu anlamadı zannettik oysa anlamış ve o ölçüde bir çift pabuç yaptırmış bile. Sonrasında Feridun ile Nejat arasında çekişme var. Kemancımız ‘hayatta hiçbir ümidi olmayan fakir bir müzisyen’. Tek sermayesi kemanı. Diğerinin ise ‘milyonları var’. Ancak Nerime, ‘iyiliği ve insanlığı Nejat ile tanımış ve Bülbül Yuvası’nda bulmuştu’. Bir genç kız olduğunu, sevebileceğini sevileceğini orada anlamış. Durumu fark eden Feridun, önce, para vererek rakibini uzaklaştırmak ister. Başarılı olamayınca kemanını kırıp (nereden bulduysa) copla kafasına arkasından vuruyor. Bu sahnede kullandığı ‘34 HF 627’ plakalı ve Nejat Saydam’a ait otomobili ‘Tapılacak Kadın’ (1967), ‘Çıldırtan Arzu’ (1967), ‘Aşk Mabudesi’ (1969), ‘Buruk Acı’ (1969) filmlerinden anımsıyoruz. ‘You Only Live Twice’daki (1967) (John Barry) ‘James Bond-Astronaud?’. Kemancımız hastanede, yapayalnız, kendini bilmeden yatıyor. Doktor (filmin Yapım Sorumlusu da olan) Sedat Demir, Hemşire Sema Tamer’e “Hüviyetini öğrenemedik, değil mi” diyor. Hastaneden çıktıktan sonra “Borç altında kalmak istemem” diyerek bir yumrukla ödeşecektir fabrikatörle. Feridun, bir türlü sonuç alamayınca ‘avı elinden alınmış yırtıcı bir kaplan gibi acımasız olur’. Merhametsizleşir. Bülbül Yuvası’ndakileri kovar. ‘Zavallılar sokağa ve sefalete mahkûm’. Bunu gören Nerime, evlilik teklifine ‘evet’ diyor. Tek koşulu bu insanların yuvalarına dönmeleri. Zafer gibi görünse de Feridun’un beklediği bu değil. “Ben senin vücuduna değil ruhuna sahip olmak istiyorum.” Filmin sonunda bir sürpriz var. Nerime gelinlik giymiş. Bülbül Yuvası Orkestrası, ‘Düğün Marşı’nı çalıyor. Feridun; “Neden ağlıyorsun Nerime… Bak arkadaşların ne kadar neşeli. Hele Nejat. Kırılan kemanın yerine yenisini hediye edince unuttu aramızda geçenleri.” Nerime; “Kırılan kalbinin yerine de bir yenisini verebildiniz mi Feridun Bey?” Feridun; “Onu sen tamir edeceksin Nerime. Nejat’a iyi bir eş olarak… Yanlış hesap Bağdat’tan dönermiş. Bizimki nikâh masasından döndü. Kâğıtlarınız hazır.” Dansları, ‘Bülbül Yuvası’ (Metin Bükey / Ülkü Aker) ile. “Sen gelince güneşler doğacak//Sen gelince çiçekler açacak//Bülbül Yuvası, güllerin rüyası//Sevenlerin dünyası (Berkant ‘sevenlerin dünyası’, Belkıs Özener ‘sevenler dünyası’ diye söylüyor)//**//Sensiz bomboş Bülbül Yuvası//Sen aşkımın büyük hatırası//Bülbül Yuvası, güllerin rüyası//Sevenlerin dünyası.” Kitapta Memo; Para teklifi; Keman kırma; Copla dövme ve en önemlisi Nejat’la aşk yok. Nuriye’nin görümcesi Meliha ve ‘dedikoducu’ Semiha’nın gayretleri bir işe yaramaz, Nerime ve Feridun evlenir. Süheyla Hanım da torununu kucağına alınca yumuşar. Yine de “Feridun’un oğlu, benim torunum” diye sevmesi (sf. 188) bu durumun içine tam olarak sinmediğini gösteriyor. “Gioconda’s Smile” 33’lüğündeki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘Mr. (K)Noll’. “Dün gece anneme bir sepet ütülenecek elbise vermişlerdi. O’na (O’nu mu demeliydi) ilacını vererek uyuttum. Sabaha kadar hepsini ütülemiştim. Sonra da uyuyup kalmışım.” Uyanışı Nesrin’in “Şu gece elbisemi ütüle. Uyumaktan başka bir şey bilmez misin sen” diyerek ‘nazikçe’ dürtmesi ile. Annesi de hemen kalkıp yemek için Aşçıya yardım etmeliymiş! (Yazan: Murat Çelenligil)



performer

8 Temmuz 2018 15:32

türkan şoray dublajında handan kadıoğlu'nun oluşu filmi farklı ve izlenebilir yapmış.

Cevap Yaz

aysenazan

12 Nisan 2017 12:24

Şarkılarıyla, replikleriyle iç ısıtan bir film. Tanju Gürsu'nun eline keman ne kadar yakışıyor. Bıçkın Jön hali müzisyenken de kendini göstermiş. Filmde yer alan orkestra karakterleri de çok sıcak. Özetle Nejat Saydam tarzını sevdiğimi bir kez daha bu filmle anladım.

Cevap Yaz

AlınYazısı

11 Nisan 2017 09:54

Nerime karakterini Hülya Koçyiğit te oynayabilirdi. Bülbül yuvası isimli şarkının sıcaklığı filmin bir çok noktasında izleyiciye sunulmakta ve izleyici filmden koparılmak istenmemektedir. Nejat saydam tarzı ve klasik yeşilçam filmi. Murat soydan yine çok soğukkanlı bir rolde. Aliye rona , Buruk acı filmindeki gibi yine çok etkin değil. Orta halli bir aşk filmi diyebiliriz.

Cevap Yaz

Ysmnyzrr

22 Şubat 2016 17:01

Tanju gursu ile Türkan soray çok yakışan ikili.hatta Türkan Şoray a en çok yakışan oyuncu bana gore.Ne yazık ki her filmde turkan Şoray a kan aglatıyor,azarliyor,kötü davranıyor.Güzel filmlerden.

Cevap Yaz

gemilervebiz

27 Eylül 2013 17:49

güzel film. nerime ne ilginç bir isim.

Cevap Yaz

beyzacetin

8 Eylül 2012 15:14

güzel ve klasik tarzda bir yeşilçam filmi

Cevap Yaz

benimsinema

3 Haziran 2012 16:01

bana göre tam bir nejat saydam filmidir...fakat burada belirtildigi gibi komedilik bisey görmedim. daha cok müzikal ve ask filmidir. herzaman demisimdir murat soydana bu tür roller cok iyi yakisiyor. güzel bir film

Cevap Yaz

hakan samsun

24 Şubat 2011 12:57

harika bir film

Cevap Yaz

performer

10 Şubat 2011 22:15

hiç tarzım olmayan bir film. bu türün meraklıları için güzel bir film.

Cevap Yaz

oğuzzz

25 Eylül 2010 01:29

çok zevkli güzel bir filmdir ,filmde çalan müzikler süperdir  türk sinemasının klasiklerinden

Cevap Yaz
Yandex.Metrica