Bir Konuşabilse...

7,55

( 2 kişi yorum yaptı )

Bir Konuşabilse...

(Lost in Translation)

Sinema Filmi

2003

Bob Harris ve Charlotte Tokyo’daki iki Amerikalıdır. Bob, bir viski reklamında oynamak üzere şehre gelmiştir; Charlotte ise işkolik bir fotoğrafçı olan kocasının peşinden sürüklenmiştir. Her ikisini de uyku tutmadığı bir gece, lüks bir otelin barında karşılaşırlar.

Bu buluşmanın ardından Bob ve Charlotte arasında sıkı bir dostluk başlar. Birlikte Tokyo’yu keşfe çıkan ikilinin başından çeşitli komik maceralar geçer ve sonunda bambaşka yaşamların mümkün olduğunu keşfederler.

Bu yıl “en iyi film” “en iyi yönetmen”, “en iyi erkek oyuncu” (Bill Murray) ve “en iyi orijinal senaryo” dallarında Oscar’a aday gösterilen ve “en iy orijinal senaryo” dalında ödüle layık görülen “Lost in Translation”ı Sofia Coppola yazıp yönetmiş. Tamamiyle Japonya’daki mekanlarda çekilen filmin başrollerinde Scarlett Johansson ( Charlotte), Bill Murray (Bob), Giovanni Ribisi (John) ve Anna Faris (Kelly) kamera karşısına geçmiş. “Lost in Translation” dostluğa ve Tokyo’ya dair bir güzelleme niteliğinde…

Sofia Coppola, California Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde güzel sanatlar eğitimi aldıktan sonra, ilk kısa filmi “Lick the Star”ı yazdı ve yönetti. Uluslararası Venedik Film Festivali’nde gösterilen bu filmi, ilk uzun metrajlı filmi olan “The Virgin Suicides” izledi. Jeffrey Eugenides’in Pulitzer ödüllü romanından Sofia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan bu film de Cannes Uluslararası Film Festivali’nde izleyici ile buluştu. Kirsten Dunst, Josh Hartnett, James Woods ve Kathleen Turner’nı rol aldığı film Coppola’ya MTV’nin en iyi yönetmen ödülünü de getirdi.






Ödüller

En İyi Senaryo (61.Altın Küre Ödülleri-2004)

En İyi Erkek Oyuncu (Komedi) (61.Altın Küre Ödülleri-2004)

En İyi Film (Müzikal/Komedi) (61.Altın Küre Ödülleri-2004)

En İyi Özgün Senaryo (76.Oscar Ödülleri-2004)

Oynayanlar

Scarlett Johansson Scarlett Johansson Charlotte
Bill Murray Bill Murray Bob Harris
Akiko Takeshita Akiko Takeshita
Canan Çiftel Canan Çiftel Scarlett Johansson Seslendirmesi

Firmalar

UIP (Dağıtımcı)

Son Yorumlar (2)

vitruvian avatar vitruvian 28 Şubat 2015 10:45:31

9

Sofia Coppola belli bir tarzı olan ve belki de genetik olarak sinemayı bilen bir sanatkar. Önceden The Virgin Suicides filmini izlemiştim şimdi de Lost in Translation filmini izledikten sonra bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. Gerek kamera kullanımlar ı, gerek renk, ışık, gölge seçimleri görece alışılmıştan farklı, dikkat çekici ve kendini hemen belli ediyor. Film bu açılarından, yani sinematografik açılardan gayet tatmin edici. Konuya gelince; Coppola bize tokyo üzerinden japonya belgeseli izletiyor sanki, araya da dramatik fakat eğlenceli iki karakter koyuyor. Bana göre harika bir bütünlük oluşturuyor bunlar. Kültür farklılıkları ve insanın insandan nasıl farklı olabileceğini gerçekçi ve kimi zaman da eğlendirici bir şekilde görüyoruz. Japonya'nın led ışıklı binalarından, yüksek yapımlarından, kalabalık rengarenk insanlarının içinden süzülerek geçiyoruz. Diller farklı uzun bir cümle bazen tek bir kelimeye tekabül edebiliyor bu ülkede. Anlamıyoruz. Hayattın bütün bıktırıcı özelliklerini, sıkıntısını, yaşlılığını tamamiyle yüzünde ruhunda, omuzlarında taşıyan bir adam Bob Haris, diğer yandan özgür, neşeli ve güzel aydınlık yüzüyle Charlotte. Otelin içinde ikisi de yalnız kalınca birbirleriyle aralarında bir dostluk, ilişki geçiyor. Senaryosunun harika olduğu apaçık ortada. Filmin en önemli unsurlarından biri ise Bill Murray'ın muhteşem oyunculuğu, karakteri her haliyle üzerine giyebilmesi ve sırtlayabilmesi. Diğer bir önemli unsur ise Sofia Coppola'nın çıkardığı harika iş. Scarlett Johansson'un da hakkını teslim etmek gerek henüz 19 yaşında bu filmde, ama en az bugünkü kadar ağırlığını koyabiliyor rolüne tecrübeli aktrislerden bir eksiği yok, hatta masumiyeti ve yüz hatlarının gücüyle fazlası bile var diyebiliriz. Araya koyulmuş şehrin monoton giden havasının içinde oluşan kareler, muhteşem oyunculuklar, sıcak ve sempatik konuşmalar, insanların sevecenliği, küçük şeylerle eğlenmek mutlu olmak, bunlar filmi yükseğe çıkarıyor. Yaşamının yükünü vücudunda hisseden somurtkan bir adamın bile küçük bir gülümseme ile nasıl içindeki kaybolmuş mutluluğa erişebileceği çok sıcakkanlı bir şekilde anlatılmış. Su gibi akıp gidiyor film. Son zamanlarda izlediğim en güzel, en sempatik yapımlardan biri. Hem yakaladığı görüntüler bir harika, hemde içtenliği ve gerçekçiliği. Film gayet sade, heyecansız, durağan gibi gözükse de aslında son derece sürükleyici ve göz açıp kapatıncaya kadar da biten bir film. Karakterlerle ciddi anlamda yakınlık kuruyorsunuz ve akıbetlerini merak ediyorsunuz tüm süre boyunca. Kendi adıma bende boşluklar bırakmayan, sade, kaliteli, süper oyuncuları olan ve çok yetenekli bir yönetmenin eseri Lost İn Translation. Şehirden kareler, hayattan kareler, mutluluktan kareler görebileceğiniz bu sağlam filme puanım; 9/10

zuhtuural avatar zuhtuural 21 Mart 2008 21:30:03

4

Bob Harris ve Charlotte Tokyo’daki iki Amerikalıdır. Bob, bir viski reklamında oynamak üzere şehre gelmiştir; Charlotte ise işkolik bir fotoğrafçı olan kocasının peşinden sürüklenmiştir. Her ikisini de uyku tutmadığı bir gece, lüks bir otelin b arında karşılaşırlar. Bu buluşmanın ardından Bob ve Charlotte arasında sıkı bir dostluk başlar. Birlikte Tokyo’yu keşfe çıkan ikilinin başından çeşitli komik maceralar geçer ve sonunda bambaşka yaşamların mümkün olduğunu keşfederler. Bu yıl “en iyi film” “en iyi yönetmen”, “en iyi erkek oyuncu” (Bill Murray) ve “en iyi orijinal senaryo” dallarında Oscar’a aday gösterilen ve “en iy orijinal senaryo” dalında ödüle layık görülen “Lost in Translation”ı Sofia Coppola yazıp yönetmiş. Tamamiyle Japonya’daki mekanlarda çekilen filmin başrollerinde Scarlett Johansson ( Charlotte), Bill Murray (Bob), Giovanni Ribisi (John) ve Anna Faris (Kelly) kamera karşısına geçmiş. “Lost in Translation” dostluğa ve Tokyo’ya dair bir güzelleme niteliğinde… Sofia Coppola, California Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde güzel sanatlar eğitimi aldıktan sonra, ilk kısa filmi “Lick the Star”ı yazdı ve yönetti. Uluslararası Venedik Film Festivali’nde gösterilen bu filmi, ilk uzun metrajlı filmi olan “The Virgin Suicides” izledi. Jeffrey Eugenides’in Pulitzer ödüllü romanından Sofia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan bu film de Cannes Uluslararası Film Festivali’nde izleyici ile buluştu. Kirsten Dunst, Josh Hartnett, James Woods ve Kathleen Turner’nı rol aldığı film Coppola’ya MTV’nin en iyi yönetmen ödülünü de getirdi.

Yandex.Metrica