Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo's Nest)

Guguk Kuşu

8,86

(25 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Nisan 1981 2 Saat 8 Dk Dram Macera Dram, Macera
IMDb puanı: 8.8

Yönetmen: Milos Forman Milos Forman

Ülke: ABD

Oyuncular: William Redfield, Scatman Crothers, Christopher Lloyd, Louise Fletcher, Jack Nicholson, Danny Devito, Sydney Lassick, Brad Dourif, Will Sampson, Dean R. Brooks Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Erkek OyuncuEn İyi FilmEn İyi Uyarlama SenaryoEn İyi Kadın OyuncuEn İyi YönetmenEn İyi Kadın OyuncuEn İyi YönetmenEn İyi FilmEn İyi Erkek OyuncuEn İyi Senaryo

Konusu : Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy (Jack Nicholson), damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini kaçıklar olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Ve hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy Dünya Kupası maçları oynanırken, yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz. Bu, savaş demektir! Bir tarafta McMurphy vardır. Diğer tarafta ise, sinema tarihinin en soğuk ve canavar ruhlu karakterlerinden Hemşire Ratched (Louise Fletcher) vardır. Ortada ise, koğuştaki herkesin kaderi. Ken Kesey'in en çok satanlar listesindeki romanından uyarlanan Guguk Kuşu, 1975'te beş ana Akademi Ödülü'nü kazandı: En İyi Film (Yapımcılar Sau Zaentz ve Michael Douglas), Aktör (Nicholson), Aktris (Fletcher), Yönetmen (Milos Forman) ve Uyarlanmış Senaryo (Lawrence Hauben ve Bo Goldman). Filmde ayrıca Brad Dourif, Danny de Vito ve Christopher Lloyd gibi oyuncular da ye alıyor.



baran34

18 Ekim 2017 18:44

Jack Nicholson'u hiç sevmem ama bu filmde gönlümü kazandı. İnsanoğlu'nun özgürlüğü adına neler yapabilirliğinin sorgulandığı bir yapım. Danny De Vito'yu(Martini) tanıyamadım. Film bittikten sonra jenerikte görünce şaşırdım. İzlerken bazı yerlerde insanları çaresiz görünce insan hüzünleniyor.

Cevap Yaz

Komedyacı

15 Ocak 2016 01:46

Müthiş bir sistem eleştirisi.

Cevap Yaz

Hakan_Irızak

6 Aralık 2012 23:52

Beni çok etkileyen filmlerden biri.. Jack Nicholson'ın performansı The Shining'te yaptıgı işlerden bile iyi.

Cevap Yaz

engin yüksel

29 Kasım 2011 11:52

bu film deli bir film:) al bu filmi radyo-tv-sinema bölümlerinde oyunculuk nasıldır diye izlet öğret. gerçekten harika bir oyunculuk. sanırım bu filmde oyunculukla filmi ayırt etmek lazım. vasatın biraz üzerinde hatta vasat sayılabilecek bir konuyu alıp götüren sürükleyen bir jack nicholson var karşımızda. oyunculuğuyla filmi vasattan almış kurtarmış kült film kategorisine yerleştirmiş. bir an olsun sıkılmayacağınız bir film. 10/10

Cevap Yaz

turkuaz_anlar

31 Ocak 2011 22:42

Jack nicholson muhteşem.. film de çok etkili

Cevap Yaz

leyneli48

23 Kasım 2009 20:14

Sinema tarihinde büyük 5 oscarı alan bir filmdir,yani BIG FIVE(büyük beşli) yapmıştır.zaten bu vaşarıyı iki filmden birisidir.en iyi kadın oyuncu oscarı heralde adaysızlıktan verilmiş olacak ki fletcher oscarlık bir performans sergilememiştir.ama nicholson dayımız tabi ki muhteşem ötesi...

Cevap Yaz

uzunince

11 Haziran 2009 21:16

One Flew Over The Cuckoo’s Nest /GUGUK KUŞU

Bo Goldman  ve Lawrence Hauben tarafından Ken Kesey’in kitabından sinemaya uyarlanan 1975 yapımı film 9 dalda Oscar’a aday olarak gösterilmiştir. Filmin ÇOK KEYİFLİ OLDUĞUNU BELİRTİYİM seyretmemiş olanlar varsa bul filmi öneriyorum . Sevgilerimle

Cevap Yaz

19.Makinist

3 Haziran 2009 20:27

söylenenlere katılıyorum.. Mükemmel bir başyapıt..

Ama filmin sonu insanı harbiden de çok üzüyor.. kesinlikle tahmin edilmeyecek bir sonla biriyor.. ve uzun süre etkisinde bırakıyor 

Cevap Yaz

capone

8 Mart 2009 20:38

Randle Patrick McMurphy çeşitşi suçlardan dolayı defalarca hapis yatmıştır.Bir akıl hastanesine hasta olup olmadığı öğrenilmek için gönderilir.Keskin zekası sayesinde tüm hastalara hükmeder ve kendini sevdirir.Oradaki tek rakibi ise hastaneyi demir yumrukla yöneten Hemşire Ratched'dır.Filmin finali yürek burkucu.Çok güzel bir film.Arşivimde çoktan yerini aldı.Büyük bir hayranlıkla izledim.Jack Nicholson oyunculuğunın doruğunda.Hemşire Ratched rolünde Louise Fletcher'da gayet başarılı.Film Ken Kesey'in aynı adlı romanından uyarlandı.Jack Nicholson'ın bu filmdeki performansı Premiere Dergisi tarafından Tüm Zamanların En Harika 47.performansı seçildi.Gene aynı derginin karakterler anketinde Tüm Zamanların En Harika 14.karakteri seçildi.Mutlaka izleyin

Cevap Yaz

Sylvester Stallone

16 Şubat 2009 19:00

Jack Nicholson gercekten çok ilginç bir adam,ne zaman ne yapacağını,neyi bilip bilmediği düşünüp düşünemediği ni bu filmde gözler önüne sermiş.böyle bir filmde oynam ak onun için kolay olmasa gerek,dramatik bir film de ama insanın biraz da psikolojisi etkilenmiyor da değil. filmin ismine bakar mıyız:Guguk Kuşu,filmin bazı bölüml erinde komik ve heyecan(jack nicholson'un arkadaşlarına birşeyler öğretmek istemesi),öte yandan da korku ve endişe(yine arkadaşlarının sergilediği tavırlar) bir arada görebiliyoruz.böyle bir film.ama jack nicholson'un deli olduğunu anlamak oldukça güç,keza adam akıllı birisi onl arın yanında.o akıl hastanesinde yaşamak gercekten yur ek ister,oradaki kişilerle de iletişim kurmakta ayrı bir dert insanın yuzune bakınca sanki korkası geliyor.jack onların durumuna bakıp,kendi halince işler yapmaya çalışması yi ne iyi bir durum.jack'ın olumsuz bir durumu yok ki. jack daha önce gittiği yerlerde arkadaşları ile uyumsuz olduğu ve iş yapamaz halde olduğu için akıl hastanesine gönderi lmiş,gercekten çok ilginç.oysa benim gördüğüm tam tersi ne arkadaşlarıyla gecinen,cana yakın birisidir ve hiçte has ta olmadığı apaçık görülse de doktorlar tarafından dene meye tabi tutulacaktır.jack zamanın modasına uyup giydi ği kıyafetlerle de karizma yapmış filmde,jack'ın bence en zayıf yanı,psikolog bulup gecmisin derinliklerine inilseydi eğer belki hasta olup olmadığıyla ilgili bir bulguya ulaşılabilirdi.hastanedeki deliler birbirinden enteresan tipler,yuzlerden de basbaya belli.onlara bakınca tiksinebi lirsiniz.birde onlarla ilgilenen bir hemşire var,oda ayrı dert jack nicholson'un filmin sonunda başını yakıyor zaten,ins anlerın birbirleriyle ilişkileri oldukça birbirine zıt şekilde. jack yine onların yanında rahat bir şekilde durması böyle ce bir artı olarak gecebilir.dışarıda "şef" lakaplı şef bromden adındaki bir adama basketbolu öğretmeye çalışması enteresan bir nokta oluyor ama kendisi için akı llı olduğunu ortaya koyabiliyor.gerci şef onun dediklerini uygulayamasa da.hemşire hanım jack beyi pencereden takip eder,adamın akıllı olduğu besbellidir de.onlara bu nu inandırması gerekecek belki de çok şeyi vardır.poker oynaması da arkadaşlarıyla da işin çabası belki de.jack'ın hemşireye sözünü geçirememesi normal olarak karşılanabilir ama aralarında yaşanan bir gerilim olduğu bellidir.kendisi arkadaşlarıyla arasını iyi tutmaktadır da, hatta onları kendisine benzetmekte ister,çünkü onların durumu oldukça vahimdir.jack'ın aklı başında rahat davranması aklında sorun olmadığının bir göstergesidir. birde o sırada dunya kupası maçları oynanmaz mı,erkek milleti normalde maç oldu mu izler,ancak orası akıl hastanesi böyle durumlarda maç izlenilmiyor galiba.aralarında galiba en sağlam danny devito.ha bu arada danny jack'ın kankası olur filmlerde(beraber oynadıkları bazı filmler vardır),jack birazcık milletle gırgır geçmek için onlara su fiskiyesini açıp ıslatması enteresan bir durumdur.jack tatil de yapmaya gelmiştir bir bakımdan adamın durumu sağlam,akıl hastalığına dahi bir belirtisi yok,o zaman neden burada duruyor sizce?,jack nicholson'un su fiskiyesini kaldırırken görüntüsü gercekten çok enteresandır.kimisinin aklından sorunu olduğu kesin de kimisi de alkolik tipi insanlardır. jack insanları hatta maçları izlettirmek için motive bile et mişliği vardır.ama boşuna bu durum.jack'ın da kendi kur alları vardır ancak hemşire hanıma bir türlü sözünü gecitt iremez,kadın da öyle bir inatçı ki sormayın gitsin.jack beyin kafasına bir planı uygulamaya kalkınca hemşire neye uğradığını şaşıracaktır.psikolog gelip nicholson ile konusur ona der ki:sizi 1 aydır gözlemliyorum ve hiç bir akıl hastalığına dair bir hastalık göremiyorum der.eee ta bi adamın akıllı olduğu belli,gezmeye gelmiş anlaşılan. bir sorunu olsayıd anında anlaşılırdı.tilki jack nicholson şe fin yardımı ile hastanenin tellerinden atlayarak dışarıya kaçar.cin gibidir mubarek adam,böyle akıllı adama ne de nir ki,üstüne üstlük bir de hastanedeki arkadaşlarını otob üsle şehir merkezine götürür,oda yetmez candy adındaki kadını otobuse dahil eder.otobusle teknelerin olduğu bölüme gelirler.sonra da teknenin sahibinden tekneyi kiralayıp denize balık tutmaya giderler ki kaptana kendilerini doktor olarak tanıtması çok komik olur.guzel bir manzara yakalarlar denizin ortasında,dümeni charley cheswick adındaki arkadaşına verir.gerci oda bir haberdardır dumen kullanmaktan.balık tutmayı jack dışında bilen de yok ya,maksat hava almaları sağlamak olsa gerek.candy'de hoş bir kızdır.cheswixk dumeni bırakınca olanlar olur.jack nicholson daha sonra onlara balık tutmayı öğretmesi de işin çabasıdır.en sonunda da kocaman bir balık yakalayacaklardır.psikologlar jack nich olson için deli değil tehlikeli olduğunu söylerler,bence de saati ayarlanmış patlayacak bir bomba gibidir.hemşire ile yaşadıklarını göz önüne alırsak bide.arkadaşlarıyla baske tbol oynaması,birşeyler öğretmeye çalışması onlara hocal ık yapması nasıl birşey sizce.şefin de nicholson'un dediklerini yapması,ne denilebilir ki başka acaba,ama hemşireyle olan durumu da malum.birde arkadaşları ona ayak uydurabilse.delilerin arasındaki tartışma herşeye tuz biber ekiyor.jack'ın sigaraları alıp cheswixk'e vermesi wahington adındaki adamla kavga etmesine neden oluyor ki şef yetişmese washi guzel bir dayak yerdi.gerci jack nicholson'un kavgada gözü morarmıştır ya oda ayrı meseledir.jack ne derse,şef yapmaktadır.adam da git gide duzelme sinyalleri verir.bu arada jack nicholson'u od aya alarak,10 doktor tarafından elektrik verilerek tedavi edilir ki,bu bence çin işkencesinden başka bir şey değildir çıkınca da afallaya afallaya gelir,ama elektiriğin etkisinden çabuk kurtulur.jack bekçinin odasına girip telefon eder ki,2 tane kadın ayarlacaktır.ustelik kadınlara yiyecek,içecek getirmelerini söyler.eee bu durumda hasta nede şenlik neden olmasın ki.kadınları kapından almaya giderken bekçi turkle'a yakalanır.jack parayı verince ada ma kadınları hastaneye alır.oh ne ala viskiler,şaraplar dol durulmuş torbaya turkle'da kadının birisini yanına alır.diğ er vatandaşlar için jack alarm sistemiyle onları uyandırır hastanede gece muhabbeti start alır.turkle yakalayacağını anlayınca milleti bırakıp hemşireye hesap verir.turkle'ın odası yağlama yıkama olmuştur resmen,hastanenin salonunda eğlenceli vakit gecirmek nasıl bir şeyse bunlar bu işi en iyi şekilde yapmışlardır. kadını kapan kalkıyor dansa,jack bey iyi bir zamanlama ile hastanenin tozunu atar.birde kadınları hastaneden çıkartıp kendisini kaçırtmak ister,aslında bir engelde yoktur da billy onun yoluna taş koyar,sonra da kendi hay atını riske edecektir.kadınla gece beraber olması jack nic holsun'un da başına iş açacaktır.gece yaşadıkları ve de iç kiyi fazla kaçırınca kendisi zil zurna olur da,hastane de ortalık kan gövdeyi götürmüştür.rezillik abidesidir tam anlamıyla, candy salonda diğer kadın da billy ile birlikte vakit gecirmişliği vardır.billy'i diğer kadınla beraber yakal arlar.jack ile billy'nin sonunu hazırlayacaktır bu durum. hemşire hanım bu durumu annesine açıklayacağını deyin ce billy çılgına döner.bunun jack'ın başının altından çıktığı nıda söyler.aralarındaki gerilim had safhaya ulaşır böyle ce,ustelik jack birde hastaneden kaçmaya çalışır,bu da yetmez billy camla boğazını keserek kendisini öldürür. jack hemşireden hıncını onu boğazlayarak alır,gerci o ölmez boyunlukla idare edecektir,jack efendiyi en sonunda bir odaya kapatırlar,akıllı adamı bu şekilde deli ettiler.şefte onun yanına gelir,hatta onunla konuşur da,jack konusmaya hali de yoktur,baygın bir vaziyettedir ki,şef önce ona sarılır sonra da onu yastıkla boğarak onu öldürür,şefte hastaneden koca su fiskiyesini büyük bir azi mle taşıyarak(cama fırlatıp) hastaneden kaçar.şimdi ben filmin sonunu böyle bitmesini hiç istemezdim.çünkü filmi tek başına götüren jack nicholson'a çok yazık olmuştur. filmin kalitesi 10'dur.hemşireyi hiç beğenmedim.oscarlık bir film ki 5 akademi ödüü,galiba jack efendi de oscar almıştı.filme herhalde jack nicholsonun akıllı,kurnaz,biraz da uyanıklığına dayanarak filme bu adın verildiğini düşün üyorum.gercekten tarz olarak çok değişik bir filmdi.Guguk Kuşu(1975)-Sylvester Stallone

Cevap Yaz
Yandex.Metrica