Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Amelie (Le Fabuleux destin d'Amélie Poulain)

Amelie

8,95

(33 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 23 Kasım 2001 2 Saat 2 Dk Dram Duygusal Komedi Dram, Duygusal, Komedi
IMDb puanı: 8.6

Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet Jean-Pierre Jeunet

Ülke: almanya, fransa

Gişe: 249.261

Oyuncular: Jamel Debbouze, Claude Perron, Maurice Bénichou, Yolande Moreau, Rufus (I), Mathieu Kassovitz, Audrey Tautou, Isabelle Nanty, Dominique Pinon, Claire Maurier Devamını Gör...

Konusu : Amélie Poulain, bir doktor olan babası tarafından diğer çocuklardan, kalp hastalığı olduğu gerekçesiyle, uzak yetiştirilen bir çocuktur. Aslına bakılırsa babasının yanlış bir teşhisidir bu, çünkü Amélie'nin babasıyla kurduğu nadir fiziksel temas babasının sağlık kontrolleriyle gerçekleşmektedir ve bu kontroller sırasında Amélie heyecanlanmakta, kalp atışı hızlanmaktadır. Amélie'nin annesiyse, en az babası kadar nevrotik bir kadındır. Amélie küçük bir çocukken, annesi, Notre Dame Kilisesi'nin tepesinden atlayan bir kadının üzerine düşmesi sonucu vefat etmiştir. Böylece babası daha da sessiz ve silik biri olmuş, kendisini eşi için ilginç bir anıt mezar düzenlemeye adamıştır. Amélie de bu yalnızlığın ortasında kendini eğlendirebilmek için, oldukça ilginç ve derin bir hayalgücü geliştirmiştir. Büyüdüğünde, Amélie Montmartre'da bir café olan ve eski bir sirk göstericisi tarafından yönetilip, birçok ilginç kişinin çalıştığı Çift Değirmen'de garson olarak çalışmaya başlar. 22 yaşındayken, Amélie için hayat oldukça basittir; kahramanımız birkaç başarısız romantik ilişki denemesi sonucunda, kendisini crème brûlées'siyle bir çaykaşığı ile oynamak, gün ışığında Paris'te yürüyüşe çıkmak, St. Martin's Kanalı'nda taş sektirmek, yüzeyi hoşuna giden taşları toplamak gibi çeşitli küçük zevklere adamış ve hayalgücünü tamamen serbest bırakmıştır. Hayatı, Prenses Diana'nın öldüğü gün değişmeye başlar. Haberlerden duyduğu şoku takiben yaşadığı bir dizi olay sonucunda, gevşemiş bir banyo fayansının arkasında, bir çocuğun yıllar önce saklamış olduğu metal bir kutu bulur ve bu kutunun sahibini aramaya çalışır. Bu arayış içerisinde kendisiyle bir anlaşma yapar; eğer kutunun sahibini bulursa, hayatını iyiliğe adayacaktır. Bulamazsa da bu çok üzücü olur. Pek çok yanlış tahminin ardından, kendisiyle aynı apartmanda yaşayan "cam adam" lakaplı ressam Raymond Dufayel'in yardımıyla, kutunun gerçek sahibini bulur ve çeşitli numaralarla kutuyu sahibine iletir. Ardından adamı gözler ve üzerinde yarattığı mutluluğu görünce, diğer insanların hayatında güzel şeyler yapmaya karar verir. Bu Amélie'yi gizli bir adaleti sağlayıcı ve koruyucu melek yapar hayatına etki ettiği insanların gözünde. Babasının hep hayalinde olan dünya turuna çıkmasını sağlar, iş arkadaşlarına, apartmanın yöneticisine, manavın çırağı Lucien'e gizlice pek çok iyilik ve sürpriz yapar. Ancak Amélie diğer insanlarla ilgilenirken, kimse kendisiyle ilgilenmemektedir. Başkalarının mutluluğu yakalaması için uğraşırken, kendi yalnızlığını sorgulamaya başlar. Bu sorgulama, pasaport için fotoğraf çekilen fotoğraf kulübelerinden, kenara atılmış, yabancılara ait vesikalık fotoğrafları toplayan, tuhaf karakter Nino Quincampoix ile olan bağıntısını görünce daha açık ve rahatsız edici olmaya başlar. Her ne kadar Nino'yu kendi yöntemleriyle pek çok dolambaçlı şekilde cezbetmeye çalışsa da, özünde utangaçtır ve Nino'ya yaklaşamamaktadır. Ancak Raymond'ın öğütleri sonunda, başkalarının mutluluğu için uğraşırken kendi mutluluğunu da elde edebileceğini öğrenir...



ali2y

31 Mayıs 2019 01:32

Paris görüntüleri, müzikleri için bile izlerim. Küçük jestleri ve entrikaları da ilgi çekiciydi.

Cevap Yaz

enginyuksel1982

2 Şubat 2015 22:17

küçük mutluluklar peşinde koşarken büyük aşkını bulan bir kadının öyküsü ve müzikleriyle keyif veriyor fakat yine de 5/10

Cevap Yaz

gecedensonra

28 Nisan 2012 17:45

yiliksever olarak bilinen amelie aslında o kadar da masum değildi ama onun yaptığı sahtekarlıkları bizim gözümüze gözümüze sokmak yerine bu sahtekarlıkları sevimli bir şey gibi soktukları için farkına bile varamıyoruz galiba..

Cevap Yaz

gecedensonra

28 Nisan 2012 01:17

çocukluk ve ergenlikten kadınlığa geçen bir kızın öyküsünü izlediğimiz ve bu kendi içine kapanık kızın masalı.saçlarının kısa küt olması ise bize jeanne d arc ı anımsatır yani hem cadı hem de orleans bakiresi olan jean d arc ı.sürekli giydiği kırmızılar ile bize ;kırmızı başlıklı kız ın hikayesini anlatır. yani ergenlikten , kadınlığa geçişi ve cinselliğin başlangıcını.filmin temasında yer alan bir hikayede ise anlatılmak istenen; postmodern sahteciliktir. bu sahtecilik ise amelie nin kolaj yapıp kapıcı kadını mutlu etmek istediği mektup sahnesinde zirveye çıkarır.anlattığı hikayede bize belli klişeleri ve bir çok kadının başına gelecek öyküsü ile yapılan nostljiler ile çok cazip gelmiş türk izleyicisi tarafından pek bir sevilmiş fransız - alman ortak yapımı film.

Cevap Yaz

zindan58

28 Ekim 2011 18:03

Bu sempatik Fransız büyücüsü büyülüyor insanı, kendini sevdiriyor :) Gülümsetiyor, hayata karşı umutlandırıyor, insanlara yaşam sevinci aşılıyor, haksızlığa uğrayanın hakkını almasına yardımcı oluyor... Fantastik ögeler çok yerinde olduğu için, bu da filme tatlılık katıyor.Bu filmin seveni ve tavsiye edeni çoktur... Ama aşırı beklenti içerisine girmeden izlemenizi tavsiye ederim. İşte o zaman...Mutlaka beğeneceksiniz...

Cevap Yaz

gecedensonra

6 Mart 2011 03:46

audrey tautou ile tanışma  törenim olan film ki ondan sonra bu kadına karşı bi saplantı oluştu bünyemde çıkartamadım müzikleri ile  oyunculuğu ile konusu itibarı ile uzun yıllar unutulmayacak kült olacak yada olmuştur belki:) bir film...   kieslowski nin mavi sindeki julia nın saç modeli mi kopya edilmiş ne filmde:))

Cevap Yaz

mawi yel

2 Ocak 2011 23:28

çok çok güzel bir film öneriler üzerine kaçkere yeltendigim halde anca izleyebildim erteleyerek hata yapmışım :) oyuncuları çok sempatik türk filmi olsa bu kadar keyf almazdım itiraf edeyim çok başarılı bir film olmuş enerjisini filme tüketenleri kutlarım......)

Cevap Yaz

seri_fe

20 Haziran 2010 10:13

bu filme bayılıyorum tekrar tekrar binlerce kere izleyebilirm:):)

Cevap Yaz

inanna04

29 Ağustos 2009 00:10

bu filmi izledikten sonra yaşama sevinciyle dolmuştu içim. müzikler mükemmel. özellikle müziklerini hiç eksik etmem kulağımdan döner durur cd çalarda. mükemmel gerçekten. oldboy un ve amelie nin müzikleri o kadar güzel oturmuş ki her sahneye. dinledikçe filmdeki sahneler geliyor insanın aklına.

Cevap Yaz

Exotic

21 Haziran 2009 20:12

Tuhaf bi cocukluk geciren Amelie hayal kurarak mutlu olabilenlerden. Mutsuz insanlari Amelice oyunlarla mutlu etmeyi basarir. Sadece baskalarini mutlu etmeye baslamamistir kendiside mutlu olmaya baslamistir cunku kendiside artik askin icinedir.Aradada o tuhaf ama super muziklerde calar.. Bu filmi izlerken insanin cani hic s1k1lmaz! Filmde en hosuma giden ise filmdeki kucuk detaylar , yada bazi sesleri daha iyi duyabilmemizdi.. Audrey'in bana gore en iyi filmi ve bu film kendini kanitlamaya yetmis bence.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica