Kızgın Boğa

8,60

( 13 kişi yorum yaptı )

Kızgın Boğa

(Raging Bull)

Sinema Filmi

1980

Ödüller

En İyi Erkek Oyuncu (38.Altın Küre Ödülleri-1981)

En İyi Erkek Oyuncu (53.Oscar Ödülleri-1981)

Son Yorumlar (13)

enginyuksel1982 avatar enginyuksel1982 23 Şubat 2015 22:12:11

7

gerçek öyküden esinlenilen ve Robert De Niro'nun muazzam oyunculuğuluya şekillenen güzel bir film 7/10

magoria avatar magoria 27 Şubat 2013 18:52:41

10

Boksör Jakc la Motta nın kendi ağzından anlattığı şampiyonluklardan bar komedyenliğine uzanan hırslı hayat hikayesi.Usta yönetmen Martin Scorsese'nin yönettiği bu film protesto amacıyla siyah-beyaz çekilmiştir,aynı zamanda sinema eleştirmenleri ve yö netmenleri tarafından tüm zamanların en iyi filmleri içinde ilk 10 sıradadır.

Sessiz_Fırtına avatar Sessiz_Fırtına 19 Temmuz 2012 16:46:07

scorsese nin maziden kalma iyi filmlerinden. de niro hatırına 65

gecedensonra avatar gecedensonra 14 Aralık 2011 23:12:12

8

jo pesci unutulmamalı izlerken o da ayrı bir güzel oyunculuk sergilemiş ama biraz fzla mı agresif ne????

mkurtsen avatar mkurtsen 04 Mayıs 2010 20:27:05

9

Kızgın Boğa (Raging Bull) eski orta siklet boks şampiyonu Jake La Motta'nın yazdırdığı otobiyografisinin filmidir. Biyografiyi keşfeden De Niro, Taksi Şoförü'nde beraber çalıştığı Scorsese'yi filmi çekmeye ikna eder.  Kızgın Boğa, ne olursa olsun aya kta kalan, sonuna kadar mücadele edip, sonunda kazanan, kaybetmesi beklenen adamı yücelten  Rocky Filmlerinin aksine, Geçmişte fazla şişirilmiş, hiçbir şey elde edememiş, hiçbir şey öğrenmemiş, başarılarından tatmin olamamış, aynı zamanda kendini ifade edemeyen sert bir adamının, ruhunun şiirsel ve cüretkar bir incelemesidir.1980 li yıllarda siyah-beyaz kopyasını izlediğimiz bu unutulmaz filmde  De Niro  oyunculuğuna güç kattığı bedensel değişimi ile örnek gösterilecek bir ustalıkta oyunculuk  sergiliyor. İlk dönem maçlarındaki gencecik ve incecik, kontrol edilmez gaddarlıktaki bir yumruk makinesi ile ringlerdeki kariyerinin sonundaki şişko, koca göbekli, kafası çalışmayan, yıkılmış La Motta'yı aynı başarı ile oynuyor, pardon oynamıyor, yaşıyor.  Sinema ve Televizyon okullarında üzerinde oyunculuk eğitimi verilebilecek nitelikte bir film. İzlemediyseniz veya yaş dolayısiyle yetişemediyseniz, film marketlerde bulabileceğinizi zannediyorum. Hemen alıp izleyin  doyumsuz De Niro'yu. İyi Seyirler.

kizilprenses avatar kizilprenses 11 Şubat 2010 21:23:02

Boksla ilgili en iyi film hangisi dendiğinde herkesin aklına hemen ‘Rocky’ gelir. Rocky filmlerinin sinema tarihindeki önemini kesinlikle yatsıyacak değilim. Ama ‘Kızgın Boğa’ bu kategoride benim için en iyisidir. Spor filmler ini sevmeyen özellikle boksa hiç ilgi duymayan bana, bu satırları yazdıracak kadar iyi bir film. Ayrıca bu tür filmlerin bayanlardan çok erkeklerin ilgisini çektiği genellemesini de düşünürseniz… Bu film neden güzel? Öncelikle Robert de Niro ve Joe Pesci ikilisi bu filmde de yine beraber muhteşemler. Robert De Niro oyunculuğunun zirve rollerinden birini oynuyor bu filmde. Boksör Jake La Motta’nın yükselişten düşüşe her andaki hislerini mimikleriyle davranışlarıyla seyirciye çok güzel geçiriyor. Boksör Jake La Motta’nın değişen hayatıyla birlikte sadece psikolojik değişimini değil fiziksel değişimini de görebiliyoruz. Sağlıklı zayıf başarılı bir boksörken düşüşe geçişiyle hızla kilo alıyor. Robert De Niro bu film için 30 kilo almış. Jake La Motta sinirli ve saldırgan tavırlarıyla ailesine zarar veriyor, ringleri bırakıyor, başını derde sokuyor. Zamanla etrafında kimse kalmıyor. Beni en çok etkileyen sahne ise; paraya ihtiyacı olunca çaresizce onun için ne denli değerli olan şampiyonluk kemerini parçalayıp satmak zorunda kalmasıydı. Film bir boksörün hayatı olmasına rağmen çok az sayıda boks sahnesi var ve bu sahnelerin bazı yerlerde ağır çekimlerle ve müzikle zaman zaman dumanlar içinde şiirsel denilebilecek bir havayla verilmesi filmdeki farklı güzel bir ayrıntı. Tabii siyah-beyaz oluşunun da güçlendirici bir etkisi var. Yine bazı yerlerde boks sahneleriyle diğer sahnelerinin parça parça peş peşe kurgulanışı da filme akıcılık katmış. Böylece filmi hiç sıkılmadan tamamlayabiliyorsunuz. Bu da usta yönetmen Martin Scorsese’nin başarısı oluyor işte. Filmin görselliğindeki bu farklılıklar ve hoşluklar, filmin anlatım tarzı boks sevmeyen bir seyirciye bile kendini izlettirebilir. Hiçbir şey için değilse Robert De Niro’ya tekrar hayran olmak için bile izlemeye değer. Ayrıca film ‘Amerikan Film Enstitüsü’nün hazırladığı ‘100 Yıl 100 Film’ listesinde 4. sırada ve yine birçok en iyi film listelerinde kendine yer bulmayı başarıyor. Oscar dahil bir çok ödül alıyor.

Yandex.Metrica