Aşk Dediğin Laf Değildir

8,35

( 29 kişi yorum yaptı )

Aşk Dediğin Laf Değildir

Sinema Filmi

1976

“Histoire D’O” (Je Ne Suis Que De L’Amour) (1975) (Bachelet) melodisi, sosyetik bir lokanta, iki (şimdilik) sevgili.
Belma; “Affettin mi beni?”
Yakup; “Çoktan.”
Belma; “(Ne şımarık bir çocukmuş) dedin mi?”
Yakup; “Dedim.”
Belma; “Ama çarçabuk büyüdü mü o çocuk?”
Yakup; “Büyüdü.”
Belma; “Oyun oynamıyor artık, biliyor musun?”
Yakup; “Biliyorum.”
Genç kızın yüzük ve bilezik dolu eli delikanlının ‘işçi’ elini tutar. “İnanamıyorum. Gökteki yıldızı çekmiş gibiyim.” Ama.. (‘Zengin kız’ın ‘fakir delikanlı’ ile artık filmlerde bile beraber olamayacağı, o mide bulandırıcı 80’lere yaklaşıyoruz.) Uğur Akdora’nın şa rkısında sözünü ettiği ve etmediği her türlü ‘rüya’nın bittiği yıllara. ‘Hayırdır İnşallah’ (1976) (Talu); “Neler oluyor hayatta//Bir de şu rüya gerçek olsa.”

Belma’nın babası Fabrikatör Naci Bey’in, ‘ihalesini ucuza düşürüp 5 yıl için kiraladığı’ Halk Plajı. Jenerikteki ‘Feelings’den (Dis-Lui) (1975) (Morris Albert) sonra sabahın erken bir saatinde Müzeyyen Hanım ve ‘çocuk felçli bacağından utandığı için kimselere görünmeden denize giren’ güzel kızı Serpil’le başlayan (bu sırada Mesut Cemil Bey’in ‘Nihavent Saz Semaisi’ni dinliyoruz) ve gişede çalışan ‘Matmazel’in ‘İl Mio Nome e Nessuno’ (1973) ( Morricone) melodisi eşliğinde yüzmesi ile biten günler. Büfeci Necmi ve karısı; Plaj kapısında görevli İbrahim; Balıkçı Stelyo; Emekli Vali Vecdi Bey; Eczacı Bey; Dondurmacı Özcan.
Yakup… Plaj bekçisi. ‘Yere Bakan Yürek Yakan’ (1976) (Rehbani / Şeneş) şarkısını dinlediğimiz deniz motorunun tamir sahnesinde Belma’ya, süngercilik yaptığı Marmaris’ten 4 yıl önce İstanbul’a geldiğini anlatmıştı. Plajda, kabinelerin en başındaki odada kalıyor ve Necdet Sayın’ın ‘Tambur Taksimi’ ile izlediğimiz sahnede ‘kuruş kuruş’ biriktirdiği paraları yastığının içinde saklıyor. “Kıyıda ufak bir yer var. Üstünü kapatıp dört duvar çekeceğim. Kahve işleteceğim kışın.” Güzelliği ve kişiliği güven verici. Yüzmesine yardım ettiği Serpil “Senin yanında hiç utanmıyorum halimden” ve (filmdeki adını öğrenemediğimiz) Ayla Oranlı ondan etkilenip “Ahh, çok hoş herifti. Nerelerde neler var” demişlerdi.
Bir gün, Belma ve arkadaşları “Matrağına bir bakalım… Görmüş oluruz” diyerek plaja gelirler [‘Ne Varsa Bende Var’ (1976) (Fleche / Şeneş)]. Sonrasında gelişen olaylar ‘matrağına bir bakmayı’ aşacaktır. Genç kızın plaja gelişleri sıklaşınca, Necmi karısına (ve bize) durumu açıklıyor; “Şuraya bak, Belma Hanım hiç tenezzül etmezdi. İki gündür buralarda.” Belki nedeni, Nubar Terziyan'ın ‘Bir Demet Menekşe’de (1973) söylediğidir; “Aşk bu, yol yordam bilmez.”
Belma, hem de bir gece “(Sittin’ on) The Dock of the Bay” (1968) (Otis Redding) melodisi ile gelir. Söyledikleri ‘Mahşere Kadar’daki (1971) Fatma’nınkilere benziyor; “Sıkıldım diskoda. Bir değişiklik istedim.”
Ertesi gün, bir gece önceki denize giriş ve kurulanma sahnesini arkadaşlarına anlatıyor; “..Feci çarpıldı. Kendine gelemez bir daha. Hele havluyla kurularken beni, zangır zangır titriyordu.”
Serpil’in verdiği (“Sana az bile Yakup”) gömlekle gittiği akşam yemeğinde, Belma delikanlıyı ezip geçiyor. Ayrılırlarken, Yakup (biraz da ‘nispeten’ toplumcu dönemin verdiği özgüvenle) gerekli yanıtı verir; “Bir daha gelme. Başka bir eğlence bul kendine. Benimle oynamak senin bile haddin değildir.”
Ayrılıkları, Timur ve arkadaşlarının delikanlıyı dövdükleri güne kadar sürer ancak.
Yakup (Pekcan Koşar’ın sesi ile); “Söylemiştim sana. Neden geldin?”
Belma (Jeyan Mahfi Ayral’ın sesi ile); “Göreyim, bir daha konuşayım dedim.”
Evlenmeye karar verirler. Ama arada o kadar çok engel var ki. Naci Bey, Yakup’a giden kızına “Arabayla motorun anahtarını bırak lütfen” diyor. Kıbrıs’a ‘gittiğimiz’ için (o yıllarda okyanus ötesinde şimdi burnumuzun dibindeki) bir ülkenin uyguladığı ambargo aklımıza geliyor.
Naci Bey (Yılmaz Gruda’nın sesi ile); “Gelecektir. Ama… yıkılmış, yaralı, acılı bir kadın olarak dönecek.”
Belma’nın (filmde adı geçmeyen) annesi (yine Jeyan Mahfi Ayral’ın sesi ile); “Bile bile bu felaketi bekleyemem. Ziyan edemem kızımı.”
Naci Beyin deyişiyle ‘iş oraya kalmaz’, Belma daha o gece geri döner.
Yakup; “Rüyaydı o, gördük geçti. Baban tam zamanında uyandırdı beni.”
Genç kızın toparlanma dönemini ‘(I Got You) I Feel Good’ (1965) (James Brown) melodisi ile izleriz. Babası “En doğrusunu yaptın. Bak derdini bile viski ile avutuyorsun” diyor.
Filmin sonunda halk plajı. Yarasalar Orkestrası ‘La Cumparsita’yı (1917) (G. M. Rodriguez) çalıyor. Herkes orada, Yakup ile Serpil’in düğünleri var. Çok, çok uzaklardan Belma ve arkadaşları motorla geçiyorlar.

Naci Bey; “..Belma’nın bir lokantada şöyle bir yemeği 400-500 liradır. Berberi 200 lira. Haftada 4–5 kere de gider. O deliyse sen akıllı ol. Aşk dediğin laftır. Paradır her şey.”
Yakup; “Değildir.”
Naci Bey; “..Belma bu odada yatar, bunları giyer. Birer mevsimlik giyer. Burada tenis oynar. Bu motorla dolaşır. Özel arabasını da biliyorsun (34 FD 301 plakalı Mustang nasıl unutulur). Yarın iflas edersem, bu hayatı elinden kaçırırsa önce bana düşman kesilir. Birbirinize kötülük, fenalık, düşmanlık ediyorsunuz..”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Safa Önal
Senaryo
Yapımcı Berrin Giz
Görüntü Yönetmeni İzzet Akay
Vizyona Giriş Tarihi 31 Ekim 1976
Tür Duygusal
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Balıkçı, Deniz, Fakir Genç, Lüks Araba, Plaj, Daha Fazlası

Oynayanlar

Tarık Akan Tarık Akan Yakup
Harika Değirmenci Harika Değirmenci Belma
Sevda Aktolga Sevda Aktolga Serpil
Yılmaz Gruda Yılmaz Gruda Naci Bey
Tuncer Necmioğlu Tuncer Necmioğlu Necmi
Ayfer Feray Ayfer Feray Belma'nın Annesi
Sümer Tilmaç Sümer Tilmaç Timur
Gülsevim Aktaş Gülsevim Aktaş Necmi'nin Karısı
Nurhan Nur Nurhan Nur Müzeyyen Hanım
Perran Kutman Perran Kutman Matmazel
İlhan Hemşeri İlhan Hemşeri Vecdi Bey
İsmail Hakkı Şen İsmail Hakkı Şen Eczacı
Osman Çağlar Osman Çağlar
Mehmet Yağmur Mehmet Yağmur
Ayla Oranlı Ayla Oranlı
Ferhan Şensoy Ferhan Şensoy
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Meyhaneci
Nilgün Ceylan Nilgün Ceylan
İhsan Özenç İhsan Özenç Uşak
Ayten Koçak Ayten Koçak Hizmetçi
Turgut Aktaş Turgut Aktaş Dondurmacı
Ribab Işıl Ribab Işıl
Sabahat İzgü Sabahat İzgü
Doğan Bavli Doğan Bavli Seslendirme
Handan Kadıoğlu Handan Kadıoğlu Ayfer Feray Seslendirmesi
Vala Önengüt Vala Önengüt Yılmaz Gruda Seslendirmesi
Erhan Yazıcıoğlu Erhan Yazıcıoğlu Osman Çağman Seslendirmesi
Gülçin Akçay Gülçin Akçay Ayla Oranlı Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Turgut Aktaş Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Harika Değirmenci Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Tuncer Necmioğlu Seslendirmesi
Gülen Kıpçak Gülen Kıpçak Sevda Aktolga Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Tevhit Bilge Seslendirmesi
Pekcan Koşar Pekcan Koşar Tarık Akan Seslendirmesi
Tevhit Bilge Tevhit Bilge

Ekip

Kurgu Necdet Tok (Kurgu)
Yönetmen Ekibi Tolgay Ziyal (Yönetmen Yardımcısı)
Erbil Altanay (Yönetmen Yardımcısı)
Işık Ekibi İbrahim Sabuncu (Işık Şefi)
Ses Ekibi Kunt Tulgar (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Seyyal Taner (Şarkılar)

Firmalar

Elif Film (Yapım)

Son Yorumlar (29)

AlınYazısı avatar AlınYazısı 24 Eylül 2016 10:28:30

8

Temiz ve net bir hikaye. Bir plajda kendi halinde çalışarak kıt kanaat para biriktirip ufacık hayaller kuran bir genç Vardır. ve bu gencin yanına gidip gelen bir zaman sonra gönlünü bu gence kaptıran sevgiye ihtiyacı olan sakat bir kız vardır. Günün birinde zengin bir kızın yolu bu fakir plaja düşer ve bu gence rastlar. oda bu gençten hoşlanmaya başlar. Gencin yüreği bu zengin kıza istemeden titresede aradaki sınıf farkı ve imkansızlık bu sevgiyi başlamadan bitirmeye yetecektir. Zaman geçer ve o genç kendisini çok seven sakat kız ile evlenir. Zengin kız eski hayatına dönmek zorunda kalır. Filmde bir nokta var. Yakup herşeye rağmen Belmaya kapı açar. Ama bir yanı aslında ilerde bu sınıf farkı nedeniyle sorun olacağının farkındadır.Çünkü Belma’nın babası bu genci uyardığında Yakup o tatlı aşk uykusundan çoktan uyanmıştır bile. Belma da o zengin hayatı silip gelir ama belki bir heves yada bir egodur onunkisi. Belma’nın babası çok rahat bir tavırla Annesine, kızının bir gün geri geleceğini ve çok pişman olacağını önceden bildirmektedir.Çünkü onların yaşamları alışılmış bir takım şeylerin aslında asla bırakılmayacağını Adı gibi bilmeleridir. Zenginlik lüks hayat ve para gibi. ..Yakup Belmaya ufacık bir derme çatma odadan sattığı birkaç balık parasıyla bakamayacağını ve bu zengin güzel kızı mutlu edemeyeceğini Anlamış olacakki. Kendisine Umut bağlayan ve delice seven sakat kızın İlan-ı aşkını gördükten sonra kendisine bambaşka bir hayat kurar. Yani kısacası hikayede anlatan aşkın bazen bir heves bazen paranın aşktan üstün geleceği ve aşkın bazen bir müddet sonra yalan olduğunun göstergesidir. Burdaki mesaj çok anlamlıydı bana göre.

MGUNAY avatar MGUNAY 14 Ocak 2016 14:42:38

10

Belma'ya askıntı olan Doğan Bavli'nin seslendirdiği oyuncu kim? Filme gelecek olursak güzelliği dişiliğiyle izleyiciyi ekranlara kilitleyecek bir Harika Değirmenci var. Film sırf bunun için bile izlenir. Filmin konusu da çok güzel.

sinemaadamı avatar sinemaadamı 12 Ocak 2016 12:56:55

8

tarık akanın başrolünü oynadığı güzel bir türk filmi.

performer avatar performer 09 Kasım 2014 23:29:54

8

güzel bir film... bir safa önal filmi.

Elvis07 avatar Elvis07 11 Nisan 2014 05:09:15

9

Tarık Akan nın en iyi filmlerinden biridir bana göre . Üstat Safa Önal ın hem yazıp hem yönettiği bir film olması da filme başka bir değer katıyor. 1975 Türkiye güzeli Harika Değirmenci sinema yaşamına devam etseymiş olurmuş hem güzelliğiyle hemde dahada üzerine koyacağı oyunculuğuyla sinemada başarılı bir kariyer edinebilirmiş aslında, iki filmde kalması üzücü olmuş.

erakman avatar erakman 23 Kasım 2013 12:40:16

10

10 numara bir film.Tarık Akan-Harika Degirmenci gerçekten de çok güzel oynamışlar.Sevda Aktolga ise filme bambaşka bir tat vermiş.Tum bunların yanında öyle bir kadro kurulmuşki film için,adeta sinema için biçilmiş bir kaftan olmuş.Filmin başında ki ş arkılar ise tam olmuş.Harika!!!

Yandex.Metrica