Akıntı Adaları

7,36

( 1 kişi yorum yaptı )

Akıntı Adaları

(Islands in the Stream)

Sinema Filmi

1977

Künye

Yönetmen Franklin J. Schaffner
Senaryo
Müzik Jerry Goldsmith
Görüntü Yönetmeni Fred J. Koenekamp
Tür Dram
Özellikler Renkli
Ülke ABD

Son Yorumlar (1)

serdardemirkiran avatar serdardemirkiran 06 Ocak 2017 12:35:03

6

“Nerede olursan ol, kendi iç dünyana sığınmak zorundasın.”
1940 yılında Bahama Adaları’nda bir ressam ve heykeltraş olan Thomas Hudson (G.C.Scott) kendini bu adada inzivaya mahkum etmiştir. Adeta geçmişinden kaçmaktadır. Avrupa’nın Paris başta olmak üzere pek çok şehrinde hızlı bir hayat sürmüş, Bahamalar’da kendisini dünyaya kapatmıştır. Buradaki arkadaşları olan Joseph, Eddy ve Lil ile birlikte gün geçirmektedir. Kah heykeltıraşlığa devam etmekte, kah teknesi ve arkadaşlarıyla balık avına çıkmaktadır. Daha önce evlenip ayrıldığı ilk eşi ve son eşinden olan üç oğlu Andrew, David ve Tom’un kendisine ziyarete geleceklerini öğrenir. Ama baba ve üç oğlu arasındaki iletişim çok önceden kopmuştur. Bu adada geçirecekleri sürede ne kadar bir yakınlaşma sağlanacaktır. Birlikte vakit geçirip birbirlerini tanımaya çalışırlar ama ortanca oğul David babasına karşı çok katı ve soğuktur. Büyük oğlu Tom, yaşanan savaş nedeniyle Kanada’ya gidip hava kuvvetlerine yazılmak istediğini söyler. David’le çıktıkları kılıç balığı avı baba oğul arasında buzları eritir. Birlikte geçirdikleri bu zaman içerisinde bazı şeyler düzelme yoluna girer. Onları uğurladığında ne kadar büyük bir yalnızlık çektiğini fark eder. Yine eski günlerine dönmüşken karısı Audrey gelir ve en beklemediği anda karşısına çıkar… Büyük yazar Ernest Hemingway’in son eseri olan ve yazarın ölümünden sonra yayınlanan “Akıntı Adaları” Bahama adalarının deniz, kum ve güneş fonu altındaki insan ilişkilerini sorguluyor. Yazarın hayatından da yer yer kesitler içeren eser, usta yönetmen Franklin J. Schaffner’in başarılı yönetimi, Fred J. Koenekamp’ın kartpostal tadındaki görüntüleri ve başta George C. Scott olmak üzere ve diğer kadronun iyi oyunlarıyla izlenir bir film oluyor. Film tabi ki bir başyapıt olma iddiasında değil, yer yer durağanlaşan bölümler içerse de sıkıcılığa kaçmıyor, bunda oyunculukların payı büyük. Ayrıca izleyene kendisiyle ve geçmişiyle hesaplaşması açısından bazı sorular sorduğu da bir gerçek. Yazar Hemingway’in sinemaya uyarlanan filmleri içerisinde başarılı olanlarından sayılan film, bilhassa duygusal ve aile içi hesaplaşma konularını beğenen izleyiciye daha bir çekici gelecektir.

Yandex.Metrica