Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Cehennem Çiçeği (The Black Dahlia)

Cehennem Çiçeği

8,31

(5 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 9 Şubat 2007 2 Saat 1 Dk Aksiyon Polisiye Gizem Gerilim Dram Aksiyon, Polisiye, Gizem, Gerilim, Dram
IMDb puanı: 5.6

Yönetmen: Brian De Palma Brian De Palma

Ülke: almanya, ABD

Gişe: 24.562

Oyuncular: Rose McGowan, Gregg Henry, Victor Mcguire, Fiona Shaw, Mia Kirshner, Hilary Swank, Aaron Eckhart, Scarlett Johansson, Josh Hartnett, John Kavanagh Devamını Gör...

Konusu : James Ellroy’un kitabından 15 Ocak 1947'de, Los Angeles'da boş bir arsada, işkence edilerek öldürülmüş genç ve güzel bir kadının cesedi bulunur. Kurban, gazete manşetlerine Siyah Dalya olarak geçmiştir ve ölümü Kaliforniya tarihinin en büyük insan avını başlatır. Bucky Bleichert ve Lee Blanchard kendilerini Siyah Dalya soruşturmasının tam ortasında bulurlar: İki polis, iki sert erkek, iki arkadaş ve aynı kadına aşık iki rakip. Ancak Siyah Dalya ikisinin de takıntısı haline gelecektir. Hayatıyla ilgili her şeyi bilmek, katilini yakalamak ve ona ölümünde bile sahip olmak isteyecekler, araştırmaları onları savaş sonrası Hollywood'unun karanlık yüzüne, ölü kadının hayatının ve ölümünün derinliklerine götürecektir Los Angeles 1947. Polis bonolarına olan desteği arttırmak için Los Angeles polis departmanı, “Mr. Fire” ve “Mr. Ice” takma isimlerine sahip iki polis, genç idealist BUCKY BLEICHER ve sinik LEE BLANCHARD arasında bir boks maçı düzenler. Dövüşten sonra, Fire ve Ice partner olurlar. Kendilerini bir devriye sırasında, korkunç bir cinayet sahnesinin ortasında bulurlar. Gelecek vaat eden yıldız ELIZABETH SHORT, suratına bir palyaço maskezi kazınmış, iç organları dışarı çıkartılmış ve ikiye kesilmiş olarak terkedilmiş bir alanda bulunur. Lee, büyük bir davayı çözmek ve bunun getireceği şöhret umutlarıyla heyecanlanır. Soruşturmaya atanması için başvuruda bulunur. Bucky cinayet yüzünden kendini çok rahatsız hisseder ve öldürülen kadına karşı güçlü bir empati geliştirmeye başlar. Lee, yanlış giden bir tutuklama sırasında Bucky’nin hayatını kurtarır. Bucky kendini Lee’ye karşı borçlu hisseder ve ortaklıkları, bir tek engel dışında dostluğa dönüşmeye başlar: Lee’nin, karanlık bir geçmişe sahip hazır cevap kız arkadaşı KAY. Bucky’nin Kay’e karşı olan duyguları gittikçe platonikleşirken, kız da onun cesaretini kırıcı hiç bir davranış göstermez. Elizabeth Short’un yıldız olarak oynadığı geyik bir film gösterilir. Cinayet hikayesi tam bir medya cümbüşü haline gelir ve gerçek anlamında düzinelerce adam, cinayeti kendilerinin işlediklerine dair yaygara kopartırlar. Hırslı D.A. ELLIS LOWE bu durumu seçimleri kazanmak için bir fırsat olarak görür ve halkın tepkilerine destek çıkar; Elizabeth Short’a “Cehennem Çiçeği” ismini takar. Bucky ipuçlarını kullanarak kendisi bir araştırma yapmaya karar verir ve bu onu seçkin LINSCOTT ailesinin kızı, seksi ve çekici MADELINE ile karşılaştırır. Maddy, San Fernando Vadisi’ndeki lezbiyen barlarda takılırken, Elizabeth Short ile de karşılaşmış bir kişidir. Bucky, Maddy ve Elizabeth arasındaki çarpıcı benzerliği farkettiğinde, belalı bir durumun içinde olduğunu anlar ve Maddy’de bu durumu kendi avantajına çevirmek için elinden geleni yapar. Zengin kızın Bucky’yi gittikçe daha fazla itibarını yitiren ailesinin aşağlık hayatının içine çekmektedir.



baran34

7 Temmuz 2015 23:53

Scarface ve Görevimiz Tehlike filmlerinin yönetmeni B. DePalma bu yapımda iyi bir konu nasıl heder edilirin örneğini veriyor. Oysa Elizabeth Short'un gerçek yaşamında uğradığı katliam Testere serisini gölgede bıraktıracak türden bir konuydu. Kadro da fena sayılmaz. Aaron Eckhart en olgun oyunculuğunu oynadığı dönemlerden kalma bir film. Ama bir dönem filmi olarak; kostümleri, arabaları ve caddeleri ile 1946 yılını iyi yansıtmışlar. Bu filmi anlamak için Mia Kershner'in canlandırdığı Elizabeth Ann Short'un yaşamının trajik bir sonla nasıl noktalandığı konusunu okumak gerekir. The Black Dahlia kitabından uyarlama olması ve yapımın kurgu ile senaryolaştırılması aşamasında gerçeklerden sapması normal. Film daha iyi olabilirdi. Evinden kaçıp artist olacam ümidiyle Holywood'a akın eden genç ve güzel bir bayanın ibretlik hikayesi için de olsa izlemekte fayda var.

Cevap Yaz

periL

15 Nisan 2009 17:35

hem 1940'lar, hemde gizemli polisiye ikisi bir arada gerçekten merak uyandıran bir senaryo.günümüzde 1970'lere kadar herhangi bir yılı yada o yılın olayını yada olaylarını  anlatmak kesinlikle çok önemli.

Cevap Yaz

cerenim9

29 Nisan 2008 21:41

karmaşık ama güzel bi filmdi.. en azından basit filmlerin yapılmasından şikayetçi olanların izleyebileceği türden...scarlett johanson'ı ve josh hartnett'i çok beendim

Cevap Yaz

f_ebru_b

20 Ocak 2008 21:52

ben çok beyendim.ayrıca hilary swank'lı her film çok güzeldir.ama ona daha farklı roller yakışıyo.

Cevap Yaz

erakman

18 Şubat 2007 09:52

Anlaşılması gercekten güç bir film.HİLARY SWANK bence beklenenı verememiş.İnsan izlerse bişey kazanmaz fakat izlemez de bişey kaybetmez.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica