Avare Kız

7,32

( 7 kişi yorum yaptı )

Avare Kız

Sinema Filmi

1966

Franck Pourcel Orkestrası’nın ‘Amour, Danse et Violons Vol. 23’ albümündeki (1965) ‘La Playa/Plage’ (1964) (Georges Joseph Van Wetter / Pierre Barouh).
Kardeş olduklarını henüz bilmeyen iki genç kız.
Ayla; “Basit bir sokak kadınısın işte. Pencerelerden atılan 25 kuruşlukları kapmak için yerlere kapanan bir dilenci.”
Fatma; “Ben kazandığım bir kuruşu bile alnımın teriyle kazandım.”
Ayla; “Ekrem’i de mi?”
Fatma; “… Sizi ilk gördüğümde bir burukluk oldu kalbimde. O ana kadar duymadığım çok garip, ılık, sıcak bir his duydum. Kanım kaynadı. Sizden hakaret yerine yakınlık görmek iste(r)dim… Ben kaldırımlara atılan 25 kuruşları toplamak için yerlere kapanırım ama başkalarının erkeklerine el uzatmam.” (Bu sırada bir sinek, yanağına iki kez konarak Ajda Pekkan’ı rahatsız ediyor).


Fırtınal ı bir gecede Bandırma-Yalova yoluna yakın Doğanoğlu Çiftliği. (Çekimler Hafize Hanım’ın Yeniköy’deki köşkünde yapılmış). Bir koşuşturma bir telaş. Hayri Bey kaygılı bir bekleyiş içinde. Eşi Rezzan doğum sancıları çekiyor. Doktor Muammer Gözalan ve yardımcısı Talia Salta ne zamandır uğraşıyorlar.
“Üzme kendini Bey, neredeyse müjdeyi verirler.” Kâhya Faik Coşkun bunları söylüyor ama Hayri meraklanmaya başlamış; “Doğum gecikti… Bir çocuğum, ailenin namını, şanını sürdürecek, düşmanlardan koruyacak bir evladım olsun diye yıllarca bekledim.”
Bu sırada dayıoğlu Turgut da bir köşede içki içmekle meşgul. O’nun sıkıntısı başka!
Saatler önce meyhanede Tilki Recep, Hakkı Haktan ve Zeki Tüney ile konuşuyordu. “Asalet, kibarlık ve servetten yana sülalem kadar talihli değilim. Ama kararımı verdim bu defa. Talihin bağışlamadığını bileğimin gücü ve siz saygıdeğer arkadaşlarımın yardımıyla halledip…”
Onlardan yalnızca ‘bir çocuk çalmalarını’ istiyor! “Doğum saat meselesi… Kıymetli dayızademin çocuğu. Servetinin tek mirasçısı. Yani tek rakibim. İşte o çocuğu çalacaksınız.”
Köşkte, ‘çocuk doğdu mu’ sorusu yanıtını buluyor; “Doğdular. İkiz kızınız oldu. İkiz ve yapışık. İkisinin bel kemikleri arasında bir kordon var (ne demekse). Bunu keserek onları ayırmak mümkün.”
Doktor’un başarı için ‘%5 ihtimal’ dediği ameliyat, ev koşullarında nasıl yapıldı belli değil ama sonuçta ‘yavruların ikisi de kurtulur’.
Evin basılışı tam bu sırada. Çıkan yangınla zavallı anne ve baba ölüyor. Turgut’un planında çocukların ikiz olması, yangın, ölüm yoktu. Yeni duruma hemen uyum sağlar. “Bana bir tanesi yeter. Yangın telaşı arasında kahramanca ve fedakâr gayretimle çocuklardan birini kurtarmış olacağım.” Diğer bebek için “Orası sana kalmış bir şey. Buraları insanı az kurdu bol yerlerdir. İcabına bakarsın” diyor Recep’e.
Güzel bir rastlantıyla Şen Tiyatro Topluluğu’nun su kaynatan otobüsü, bebeğin bırakıldığı ağacın yakınlarında mola verir. Tosun, Gamsız, Silvana Panpani, Avni Baba ve eşi Saadet. Çıktıkları turne bitmiş İstanbul’a dönüyorlar. Zaten çocuğu yoktu, Avni Baba’nın karısı kundaktaki bebeği sahiplenir. “Adını Fatma koyalım. Annemin ismi. Çok severdi beni. Ben de bu yavruyu çok seviyorum.”
Mirasa konan Turgut da Ayla adını verdiği çocuğu Dadı Dursune Şirin’le büyütecek. Ama ortada henüz bilmediği bir sorun var. Tilki Recep ‘tonla para getirecek’ bu işin peşini bırakmaya niyetli değil.
Sonrasında neşeli tiyatrocuların Sirkeci’deki dünyasına giriyoruz.
“Ne de güzel kolların var//Altın bilezik ister Osman Ağa//Eloğlusun güvenemem Osman Ağa.” Rumeli türküsünü Avni Baba ve karısı söylüyor. Trompette Tosun, bateride Gamsız.
Sonra bir Kanto; “Pencereye çık sevgilim//İşte geldim kapına//Ağlayarak, sızlayarak//Âşık oldum ben sana.”
Farklı yerlerde büyüyen ve birbirlerine benzemeyen ikizlerin duyguları aynı. Pamuk Prenses ve 7 Cüceler öyküsünü sevip, gök gürültüsünden korkuyorlar.
Ayla ile karşılaşmamız 18 yıl sonra.
‘Eclisse’ (1962) [Giovanni Fusco / Michelangelo Antonioni (Ammonio)]. Fausto Papetti’nin ‘6a Raccolta’ uzunçalarındaki (1965) melodi duyulurken yaş günü pastasındaki mumları söndürüyor.
Şarkıcılığı da var. “İçimde nice uzun yılların özlemi var//Bu gece efkârlıyım ağla gitar çal gitar.” (1966) (Avni Anıl / Ümit Yaşar Oğuzcan). Sevdiği Ekrem’in gazinosunda sahnedeydi.
Fatma ise Avni Baba’nın tiyatrosunda ‘Dol Karabakır Dol’ gibi Roman şarkıları ile dans ediyor. [Fatma Girik, ‘Ben Bir Sokak Kadınıyım’daki (1966) ‘dekolte’ ile fırtınalar koparmıştı. Yönetmen o rüzgârdan yararlanmak istemiş].
Joyce Hatto’nun ‘Music From the Films’ 33’lüğündeki (1963) ‘Legend of the Glass Mountain’ (1949) (Nino Rota). ‘En ünlü pavyonların sahibi’ Memduh Bey, genç kızın ‘methini duymuş’. [‘Tek Kurşun’da (1968) tekrar göreceğimiz ‘01 AY 266’ plakalı ‘şevrole’siyle] “Dansını seyretmek, gazinolarında oynatmak” için mahalleye gelmiş. Davranışlarında küçümseyici bir hava sezen genç kız gazinocuyu tersyüz geri gönderiyor.
Filmin ilginç bir sahnesinde ikiz kişilerin ruhsal durumları hakkında bilgileniyoruz. Ayla ve Ekrem, ‘Mondo Cane’ (1962) filminin melodisi ‘More’ ile dans ediyorlar. Erkeğin “Seni çok seviyorum. Sen, sen bir şey söylemeyecek misin?” sorusuna yanıtı, bir sahne geçişi ile [‘Lekeli Melek’te (1969) Selmaların olacak evde] annesi ile konuşan Fatma veriyor; “Ne söyleyeyim bilmem ki. Ben, ben seviyorum galiba anne… Tanımadığım biri. Rüyalarımda görüyorum sanki. Uzun boylu, geniş omuzlu. Yakışıklı, çok yakışıklı.” Henüz karşılaşmadığı Ekrem’e tutulmuş.
Bu sırada Tilki Recep hem Turgut’u hem de Avni Baba’yı rahatsız etmeye başlar. İstediği fazla bir şey değil; ‘10 bin liraCIK’. Bu son heceyi büyük bir keyifle vurguluyor. Yoksa ikizlere gerçeği açıklayacakmış.
Turgut pek değil fakat Avni Baba bu durumdan çok etkilenir. Tiyatroyu satmaktan başka çıkar yol yok. Fatma’ya “Borcum var yavrum. Eskiden kalmış bir borç” diyor.
Genç kız bundan böyle Tosun, Gamsız ve Klarnetçi Ahmet’le ‘sokak sokak, kahve kahve, meyhane meyhane dolaşıp dans edecek’. Yeter ki ‘hepsi için bunca yıl fedakârlık yapan iki ihtiyarın son yılları mutlu geçsin’.
“Nazar mı değdi bize düştük bu hale neden//Kaderimiz böyleymiş ayrıldık istemeden” (1966) (Yusuf Nalkesen). Ayla’nın şarkı söylediği gece gazinoya ‘bir çingene ekibi (tahmin edileceği gibi bizimkiler) gelmiş, dans etmek istiyorlarmış’. Ekrem’e kalsa “Burası Sulukule değil” diye ‘defedecekti’ ama Ayla’nın isteği üzerine ses çıkarmaz.
“Ne dedim sana darıldın bana//Üstündeki fistanı ban aldım sana//Ne dedim sana darıldın bana//Ayağındaki pabuçları ben aldım sana//Ne dedim sana darıldın bana//Belindeki kemeri ben aldım sana.” Tosun, Zafer Önen’in sesiyle bu çarpıcı Roman türküsünü (Marikam) söylerken Fatma tüm güzelliği ile dans ediyor.
Ekrem, karar vermiş bu ‘kaldırım dansözünü yıldız yapacak’. “Ona erkek olarak değil gazinocu olarak alaka gösterdim” diyor ama Ayla’nın kıskançlığı dinecek gibi değil. Fatma ise ‘rüyalarındaki erkeğin tıpatıp aynısını görmenin şaşkınlığı içinde’.
Franck Pourcel Orkestrası’nın ‘Amour, Danse et Violons Vol. 23’ albümündeki (1965) ‘Amour, Excuse Moi (Amore Scuzami)’ (1964) (Gino Mescoli / Vito Pallavicini). Delikanlının genç kızı ikna etmek için mahallesine gidiyor. Yoksul sokaklara böyle amaçlar için gelişler hep ‘şevrole ile galiba. Kahramanımız da ‘34 HF 021’ plakalı arabası ve koyu renk gözlükleri ile şereflendiriyor mahalleyi.
Fatma’nın direnci Memduh Bey’e olduğu kadar değil. Avni Baba da yumuşayınca [‘Sürtük’ (1965) benzeri] sahne hazırlıkları başlar. 20 çift ayakkabı; Çeşit çeşit elbise; Normalin 4 katı afişler; Yeni ve daha sade dekor; Renkli ışıklar; Müziğe takviye. Bu amaçla ‘3 keman, iki klarnet ve darbukaya da Kara Kazım bağlanmış kontratla’.
Ayrıca ‘konuşma ve yürüme dersleri’. Çeşmeden su taşır gibi sallanmak yok artık. Sahnede tam bir Sulukule dilberi, özel hayatında bir hanımefendi olacak. Filmin bitmesine az bir süre kaldığı için bu önemli sahneler yaklaşık 3 dakikaya sıkıştırılmış.
Horst Wende and His Orchestra’nın ‘Oriental Caravan’ albümündeki (1957) ‘She Walks Gracefully’. Bunca hazırlıktan sonra sahnedeki dans bu melodi ile. [Madem plak kullanılacaktı onca zahmete girip Kara Kazım’la kontrata ne gerek vardı(!)].
Fakat gösteri yalnızca bir defalık. Ekrem ve Ayla’nın ilişkisine zarar vermemek için aradan çekiliyor kahramanımız.
Kumar nedeniyle hep para sıkıntısı içindeki Recep, Turgut’a tekrar gelir. İstediği aynı; “10 bin liraCIK.” Avni Baba’yı ziyaret edemez. Çünkü bu sevimli ihtiyar sizlere ömür! Ölmeden önce ‘kızına’ babası olmadığını söyleyebilmiş.
‘Hicazkâr Makamında Kanun Taksimi’. Genç kız meyhanelere geri döner. “Babamı kaybettikten sonra hiçbir şeyin kıymeti kalmadı. Artık tek yakınım (Nevin Akkaya’nın seslendirmesi ile ‘yakinim’) içki. Tek dostum da yalnızlık.” Gamsız “Biz varız be kızım. Sana bir kadeh rakıdan daha yakın olmak isteyen bizler varız” diye düzeltiyor.
Sonrasında işler hem iyi hem kötü. İkizler, gerçeği öğrenmiş. Turgut ve Recep tartıştıkları sırada birbirlerini öldürürler. Ayla, Ekrem’le beraber. Fatma ‘mirastaki hakkından vazgeçiyor’. İlerde, bir tiyatro kurmak için kardeşinin yardımını isteyecek belki. Neşesi ise ‘Apostol’un doldurduğu bir bardak içkiye bakarmış’.
Bu sırada hafifçe döndürdüğü bardaktaki yazı; ‘SON’.


‘Uşşak Makamında Tempolu (Ritimli) Taksim’.
Ahmet, gece yarısı, evlerinin önünde klarnet çalmaya başlamış. Oysa Fatma, ‘rüyalarındaki ve tanımadığı bir başkasını seviyor.’
Fatma; “İyi akşamlar. Saz çalmak için vakit biraz geç değil mi?”
Ahmet; “Bilmem. Öyle geldi içimden. İlk defa bu kadar duygulu çaldım.”
Fatma; “Hasta mısın yoksa?”
Ahmet; “Âşık olmak hastalıksa, evet.”
Fatma; “Bence tedavisi güç. Keşke âşık olmasaydın. Kim bu talihli kız?”
Ahmet; “Gözlerime daha dikkatli bakarsan anlarsın. Görürsün kim olduğunu.”
Fatma; “…”
(Yazan: Murat Çelenligil)


Tilki Recep'in ağzından : Çok zeki adam gördüm ben "Yandım Ahmet,Çapraz Selim,İmansız Arif" gibi belalı heriflerle çalıştım ama bu Turgut başka hergele,şeytanın kravat bağlamışı. Zafer ALGAN

Künye

Yönetmen Ülkü Erakalın
Senaryo
Yapımcı Şahan Haki
Görüntü Yönetmeni Memduh Yükman
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye

Oynayanlar

Ekrem Bora Ekrem Bora Ekrem
Ajda Pekkan Ajda Pekkan Ayla Doğanoğlu
Fatma Girik Fatma Girik Fatma Doğanoğlu
Turgut Özatay Turgut Özatay Turgut Doğanoğlu
Serpil Gül Serpil Gül Avni'nin karısı
Reha Yurdakul Reha Yurdakul Tikli Recep
Meral Sayın Meral Sayın Ahmet
Saltuk Kaplangı Saltuk Kaplangı Hayri
Şule Erhal Şule Erhal
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Avni Baba
Necdet Tosun Necdet Tosun Tosun
Faik Coşkun Faik Coşkun Doktor
Dursune Şirin Dursune Şirin Dadı
Cevat Kurtuluş Cevat Kurtuluş Uşak
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Doktor
 Talia Saltı Talia Saltı
Zeki Tüney Zeki Tüney Turgut'un Adamı
Nermin Özses Nermin Özses
Memduh Alpar Memduh Alpar Gazinocu Memduh
Orhan Çoban Orhan Çoban Garson
Hakkı Haktan Hakkı Haktan
Nedret Güvenç Nedret Güvenç Serpil Gül Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Zeki Tüney ve Necdet Tosun Seslendirmesi
Muhip Arcıman Muhip Arcıman Turgut Özatay Seslendirmesi
Osman Alyanak Osman Alyanak Dursine Şirin Seslendirmesi
Erdoğan Esenboğa Erdoğan Esenboğa Muammer Gözalan
Pekcan Koşar Pekcan Koşar Nubar Terziyan Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Ekrem Bora Seslendirmesi
Handan Kadıoğlu Handan Kadıoğlu Ajda Pekkan Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Fatma Girik Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Reha Yurdakul Seslendirmesi

Ekip

Müzik ekibi Mualla Mukadder Atakan (Şarkılar)
Sevim Çağlayan (Şarkılar)

Firmalar

Melek Film (Yapım)

Son Yorumlar (7)

TubaArtan avatar TubaArtan 23 Şubat 2017 11:34:53

7

sonunu hiç öyle ummamıştım çok sıradandı çok daha güzel olabilirdi. hikayesi fena değildi çünkü... ayrıca ajdanın güzelim kendi sesi yerine farklı bir seslendirme de hiç olmamış. yazık olmuş oyunculara da, hikayeye de....

lebkuchen avatar lebkuchen 03 Ocak 2013 13:46:06

Sacma ve Kötü bile diyemiyecek kadar vasat üstü vasat bir film..Özellikle Turgut Özay seslendirmesi(Muhip Arcuman)..Korkunc derecede ireti ve itici olmus..

benimsinema avatar benimsinema 20 Temmuz 2012 23:37:07

7

filmde kopukluk vardi, yada tv kesmis ya da montajda hata var... hersey okadar hizli gelisiyorki, baglamak zor gibiydi.. fatma ile ajda ikiz kardesler, dayilari turgut miras icin dogumlarinda iki kiz kardesi birbirinden ayirir, biri dansözlük yapar d igeri ise zengin hayati yasar...ekrem boranin ayni anda iki kiz kardesi sevmesi biraz tuhaf ama yine de göz yumdum... sirf oyuncular icin 7 puan verdim...

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 17 Nisan 2011 15:07:04

3

Bence bu film olmamış. Naçizane ne yönetmeni ne senaryosu nede oyuncu cast'ı.. Beni türlü film izleme zevkini veremedi...

sultanhastası avatar sultanhastası 19 Ekim 2008 20:05:10

2

Nedenini söyleyinde ben anlayım, kötü filme iyi mi demem lazım

sultanhastası avatar sultanhastası 25 Kasım 2007 19:10:11

2

Kötü

Yandex.Metrica