Avare Mustafa

8,74

( 21 kişi yorum yaptı )

Avare Mustafa

Sinema Filmi

1961

Taşkasaplı’nın bahçeli kahvesi.
Ailesinin ve arkadaşlarının ‘dolduruşuyla’ Zülfikar Bey’in ‘tapon’ kızı Hülya ile evlenecek olan Mustafa ve O’nu ‘hiçbir kızın sevemeyeceği kadar seven’ Aynur.
Aynur; “Seni çok aradım sormak için, duyduklarım doğru mu?”
Mustafa; “…”
Aynur; “Neden cevap vermiyorsun?”
Mustafa; “…”
Aynur; “Demek doğru, demek kızın zenginliği başını döndürdü. Para için sattın kendini.”
Mustafa; “Mesele senin bildiğin gibi değil Aynur.”
Aynur; “Yazık, erkekliğinden utan. Ben, kız başıma senin için kimleri reddettim. Ama neye yarar, neye yarar bütün bunlar boş laf değil mi? Boş laf Mustafa.”

‘Devlet Kuşu’nun (1958) (Orhan Kemal) ilk çevrimi.
İstanbul Unkapanı’nda, akşamları, bekçi düdüklerinin sarhoş naralarına karıştığı bir işçi mahallesi.
‘Sirkeci-Çekmece arasında ç alışan banliyö trenleri, çeyrek saatte bir, ahşap evleri temellerinden sarsarak, kurşun hızıyla geçiyor’. Demiryoluna bakan sokakta, Mustafaların ‘yana kaykılmış’ evleri var. [İlerde Hülya, babası Zülfikar Bey’e bu evden söz ederken “Tıpkı (Emile) Zola’nın kitaplarındaki (herhalde ‘Germinal’) gibi” diyecektir].
Baba (Mehmet), ‘matbaada kapıcı’. Karısı Şöhret’le, buralara 30 yıl önceki ‘mübadelede’ gelmişler. Dört çocukları var; Mustafa, Ayten, Nurten ve Erol. (Romanda, beş çocuklu olduklarından, Şöhret’in işi daha zor).
Kitaptaki ev, idare lambası ile aydınlanırken filmde elektrik var. Mustafa’nın odasında duvarda asılı bağlama sanki süs gibi. Film boyunca ona bakmadı bile. Geri kalan 5 kişi bir odada kalıyor.
Mehmet’in arkadaşı Bayram da neredeyse aileden biri. Ayakkabı boyacısı olduğunu romandan anlıyoruz.
Ayten ve Nurten, triko lafı geçse de neresi olduğunu tam olarak öğrenemediğimiz bir yerde çalışıyorlar. Erol, ‘1 lira haftalıkla, gaz ocağı tamircisinin yanında çırak’. Okul masraflarını böyle çıkarıyor. Mahalledeki ‘Küçük Kara Kartallar’ takımında soliç.
Mustafa’ya, Avare (1951) (Raj Kapoor) filminin adını takmışlar. Romanın yazarı gibi ‘orta ikiden belgeli’. Okumadığından yakınan annesine “Mektebe yırtık pantolon, yamalı ceket, boş mide ile mi gidecektim? Herkes benle alay mı etsin istiyordunuz?” demişti. Gündüzleri, mahallenin kızlarına ‘değil laf atmak başını çevirip bakmıyor’ bile. Ama ‘fitil gibi sarhoş olduğu akşamlarda narası yankılanıyor’. Askerliğini bitirmiş. Arkadaşları Sülo ve Murat gibi, ‘işçi mahallesinde işsiz’. Babası “Ne eve hayrı var ne kendine” diyor.
Sülo, ‘yıllar yılı Cibali Tütün Fabrikası’nın tozlarını yuta yuta canlı cenazeye dönmüş annesi’ ve Onlara hiç yardım etmeyen varsıl odun tüccarı dayısından başka kimsesi yok. Avare gibi, orta ikinci sınıftan belgeli. Gücü pek yetmese de hamallık yapıyor.
Murat, Taşkasaplı’daki çay-kahve paralarını verebilecek kadar parası olan(!) tek kişi aralarında. Çoğunlukla ‘bul karayı al parayı’ yoluyla adam ‘söğüşlüyor’. Romandaki lakabı ‘Çingene’. ‘Daha 6 aylıkken babasını bir taksi çiğnemiş. Bir yaşındayken, annesini de verem alıp götürünce, komşuların eline kalmış’. Arkadaşlarına, film boyunca 5 kez “Şu İstanbul’da bizim gibi arkadaş var mı be. Kardeşten ileriyiz namussuzum” diyor.
Mustafaların kapı komşuları Aynur ve annesi Naime Hanım, iki ay önce taşınmışlar. Evin babası filmde kaçmış, romanda ölmüş. Kapalıçarşı’daki bir yere dikiş dikerek geçiniyorlar. Aynur, sabahları, güzel yüzünü bahçedeki muslukta yıkarken ‘Hatırla Ey Peri’ (Muhlis S. Ezgi) şarkısını söylüyor. Mustafa da pencereden hayranlıkla seyretmekte. Çoktan evlenecekler ama ah şu parasızlık!
Üç arkadaş, ‘bundan sonra serseriliği bırakıp adam olmanın çaresine bakmak’ ve Çemberlitaş’taki Arnavut Eşref’in ‘banka gibi çalışan’ köfteci dükkânına benzer bir yer açmak istiyorlar. Tek eksikleri, bir türlü bir araya getiremedikleri ve getiremeyecekleri 3 bin liradır.
O günlerin birinde, eski kaymakam yeni karaborsacı müteahhit Zülfikar Bey, tam da Mehmet ve Şöhret’in evlerinin önündeki arsaya ‘bir apartman dikmeye’ başlar. Mehmet ve Bayram’a, inşaatta bekçi olarak iş verir.
Zülfikar Bey’in gelişleri sırasında bir gün, hastalıklı kızı Hülya, Aytenlere konuk oluyor. ‘Sevmek Zamanı’ filminden (1965) birkaç yıl önce, Mustafa’nın Tyrone Power’a (romanda ‘Gregory Peck’) benzettiği resmine sevdalanır.
Aynur, sanki olacakları bilir gibi “Korkuyorum Mustafa. Paralarıyla başını döndürmelerinden korkuyorum” demişti. Delikanlının değil ama böyle ‘yağlı bir kapı’ bulmanın şaşkınlığı ile ailesinin ve dükkân için gerekli parayı cepte zannetmenin sevinci ile arkadaşlarının başları (ve gözleri) dönüyor.
Mustafa’yı, Zülfikar Bey’e damat olması için zorlarlar. Aynur’un aşkı ile dolu olan Avare, yanılıp evlenmeye razı olur ama birkaç ay sonra yaptığı hatayı düzeltmek için akla karayı seçecektir.

Hülya ve Mustafa’nın düğünlerinin yapıldığı Taksim Belediye Salonu.
İçerde ‘Petite Fleur’ (1952) (Sidney Bechet) ve ‘Historia de un Amor’ (1955) (Carlos Eleta Almaran) melodileri ile dans eden konuklar.
Kapıda, giysileri uygun bulunmadığı için içeri alınmayan Sülo ve Murat, Zülfikar Bey’le konuşuyorlar.
Sülo; “Biz Mustafa’nın arkadaşlarıyız. Mesut gününü kutlamaya geldik. (Kapıcıyı göstererek) Bu haybeci bizi içeri bırakmıyor. Mustafa’nın babalığı bizim de babamız sayılır. (Elini) Öpeyim babacığım.”
Murat; “Yani façamız bozuksa (aslında diğer günlerdekiyle kıyaslandığında Lord gibi giyinmişler) biz insan değil miyiz?”
Zülfikar; (Kaba bir şekilde iterek) “(İçeri almayanların) Hakları var tabi. Burası size göre bir yer değil. Alın şu parayı da kendinize göre bir yerde eğlenin.”
Murat; “(Zülfikar Bey’in para uzatan elini geri ittirerek) Ayıp ettin. ‘Baba’ dedik, ‘elini öpelim’ dedik. Biz uşak mıyız? Mustafa’nın can ciğer kardeşleriyiz. Sen o parayı uşaklarına ver.”
Sülo; “Hey gidi insanlık hey. İnsanlık para ile olmuyormuş sahiden. Biz el öpelim dedik, etek öpelim demedik.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Oynayanlar

Ayhan Işık Ayhan Işık Avare Mustafa
Fatma Girik Fatma Girik Aynur
Çolpan İlhan Çolpan İlhan Hülya
Semih Sezerli Semih Sezerli Sülo
Mümtaz Ener Mümtaz Ener Zülfikar Bey
Suphi Kaner Suphi Kaner Çingene Murat
Leman Akçatepe Leman Akçatepe Ferdane
Muadelet Tibet Muadelet Tibet Şöhret
Salih Tozan Salih Tozan Mehmet
Osman Alyanak Osman Alyanak Bayram
Emel Yıldız Emel Yıldız Ayten
Eşref Vural Eşref Vural Taşkasaplı
Faik Coşkun Faik Coşkun Burhanettin
Münevver Girik Münevver Girik Naime (Aynur'un Annesi)
 Talia Saltı Talia Saltı
Celal Ersöz Celal Ersöz
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Ayhan Işık Seslendirmesi
Gazanfer Özcan Gazanfer Özcan Suphi Kaner Seslendirmesi
Saltuk Kaplangı Saltuk Kaplangı Seslendirme
Sacide Keskin Sacide Keskin Münevver Girik Seslendirmesi
Vahi Öz Vahi Öz Sülo'ya küfe taşıtan adam
Mehmet Ali Akpınar Mehmet Ali Akpınar Haraççı
Hüseyin Güler Hüseyin Güler Haraççı
Emire Erhan Emire Erhan Nurten

Ekip

Sanat Yönetmeni Semih Sezerli (Sanat Yönetmeni)
Yapım Ekibi Naci Saraç (Yapım Amiri)
Niyazi Er (Set Amiri)
Yönetmen Ekibi Tunç Başaran (Reji Ekibi)
Uğur İnan (Reji Ekibi)
Post-Prodüksiyon İlya Pençoğlu (Negatif Kurgu)
Hilmi Başcan (Laboratuar)
Yılmaz Erman (Laboratuar)
Eyüp Yıldız (Dijital Restorasyon)
Işık Ekibi Erol Batıbeki (Işık Şefi)
Necdet Kökeş (1. Işık Asistanı)
Rıdvan Varol (Işık Ekibi)
Ses Ekibi Marko Buduris (Ses Kayıt)
Turgut İnangiray (Senkron)
Tasarım Kemal Borteçin (Afiş)

Firmalar

Uğur Film (Yapım)
Erman Film (Seslendirme)
Kemal Film (Film Hazırlık)
Fanatik Video (DVD)

Son Yorumlar (21)

erhaab avatar erhaab 02 Eylül 2017 07:41:08

7

Bu senaryo esasen Kemal Sunal'ın Devlet Kuşu filmiyle biliniyor. Siyah-beyaz dönemi çok severim ama bu senaryo Devlet Kuşu filmine daha çok yakışmış. Delikanlı karakterleri sevdiğim için Mustafa karakteri gündelik yaşamda pek kalmadı.

TubaArtan avatar TubaArtan 17 Ağustos 2017 00:15:42

9

Halit Refiğ, Memduh Ün ve Lütfi Ö.Akad' ın birlikte senaryosunu yazdığı bir film, üstelik bulunduğu zamana göre ancak bu kadar mükemmel olabilir ve oynanabilirdi. Her bir oyuncu rolünün hakkını fazlasıyla vermiş.Fatma Girik'in kendi sesiyle oynaması da farklılık yaratmış ve tabi gerçek annesinin ona eşlik etmesi. Keşke sonu daha belirleyici olsaymış o zaman tadından yenmezmiş.
10/9

Mtekke avatar Mtekke 21 Kasım 2016 15:02:23

7

Bir sahne dikkatimi çekti Ayhan Işık kayınpederinin evinde gece düzenlendiği zaman evi basmaya geldiğinde postasını koyup gideceği zaman merdivenden inmeden önce Çolpan ilhanın üzerinde koyu uzun bir elbise vardı Ayhan Işığın peşinden giderken ki elb isesinin değişmiş olduğu üzerinde çizgili bir bluz altında etek olduğu görülüyor buda eskilerin naçizane tatlı sahnelerinin azizliği olsa gerek şahsen filmi çok beğendim Fatma Giriğin kendi sesiyle oynamış olması da çok hoş

sinemaadamı avatar sinemaadamı 04 Mart 2016 16:41:58

8

kemal sunalın devlet kuşu filminin ilk çevirimi. mehtap arın rolü burda çolpan ilhanda , bülent kayabaşın rolü semih sezerlide, yadigar ejderin rolüde suphi kanerde allah rahmet eylesin ayhanla fatma birbirine yakışmayabilir ama rollerinin hakkınıda veriyorlar. bu filme sema özcan gidebilrdi ama oda 63 de başlamış film ise 61 yapımı. yada türkanda olabilirdi ama fatmada çok kötü olmamış zaten ayhanın yanına bana göre bi sema özcan bi belgin doruk yakışır. film fena değildi kemal abinin ki daha güzeldi ama ayhan da fena çevirmemiş filmi :)

mncelik 15 Ağustos 2015 23:36:07

Ayhan Işık'ın en karizmatik dönemlerine denk gelen filmlerinden biridir Avare Mustafa...

nese34 avatar nese34 01 Eylül 2013 12:15:41

tek sıkıntı fatma girik ayhan ışık la hiç bir filme yakışmıyor

Yandex.Metrica