Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Bisiklet Hırsızları (Ladri di biciclette)

Bisiklet Hırsızları

8,92

(14 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 33 Dk Dram Duygusal Dram, Duygusal
IMDb puanı: 8.2

Yönetmen: Vittorio De Sica Vittorio De Sica

Ülke: italya

Oyuncular: Enzo Staiola, Lamberto Maggiorani, Lianella Carell, Gino Saltamerenda, Fausto Guerzoni Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Yabancı Film

Konusu : Güç bela para bulup, işi için gerekli olan bisikleti alan adam, ekmek teknesi çalınınca, oğluyla birlikte Roma'da bisikleti aramaya başlar. Savaş sonrası sefalet ve yoksulluk içinde kıvranan Roma ve insanın insana yabancılaşması tamamen amatör oyuncularla gerçek mekanlar içersinde seyirciye aktarılıyor.



mansur.yıldırım

22 Şubat 2017 14:05

Bisiklet Hırsızları, II. Dünya Savaşı'nın yenik İtalya'sının yoksulluğu, çaresizliği, umut ve umutsuzluğudur. Oscar Ödüllü Bisiklet Hırsızları, Roma Açık Şehir'dekine benzer şekilde savaşın etkilerini ko nu alır. Bu sefer anlatılan öykü, savaş zamanında değil savaşın bitiminde geçer ve savaş sonrası yaşanan ekonomik bunalımı ve işsizliği anlatır. Bisikleti çalındığı için işinden olacak olan Ricci'nin, hırsızı ve bisikletini oğluyla birlikte arayışını konu edinir. Film yeni sinema hareketlerinin oluşmasına neden olan İtalyan yeni gerçekçiliği için bir başlangıç filmi yada manifesto filmi olarak kabul edilir.Bütünüyle alt sınıf insanlarının umutsuz dünyasında gelişen filmin hikayesi, savaş sonrası uzun süre işsiz kalmış yoksulluk içindeki ailesi için çıkış yolu arayan Antonio Ricci adında yoksul bir babanın çaresizliğini konu alıyor. Ricci, sonunda işsizlik kurumundan bir iş bulur. Bu iş, duvarlara afiş yapıştırmaktır ve işini zamanında yapması için de bisikleti ile gitmesi gereklidir. Ricci evin eski çarşaflarını satar ve bir bisiklet alır. Ancak ilk iş gününde Ricci'nin bisikleti çalınır. Ricci, yanına küçük oğlunu da alarak bisikletini çalan hırsızın peşine düşer. Bisiklet pazarı, yoksul mahalleler ve Katolik Kilisesi'ndeki çaresiz arayışlarından sonra bisikleti bulamazlar. Ricci işini kaybetmemek için bisiklet çalmaya karar verir. Onurunu yoksulluk karşısında çiğnemeye iter. Yoksulluk karşısında insanlık onurunu feda etmenin verdiği eziklik ve tereddütle bisiklet çalmaya yeltenen Ricci, hemen yakalanır ve bir anda aşağılık ve nefret edilen bir insan haline gelir. Filmde savaş sonrası İtalya'nın durumu, işsiz bir adam üzerinden anlatılıyor. Roma'nın fakir mahallelerinde bisikletini, dolayısıyla da yeni ve iyi bir hayata başlama umudunu kaybeden Ricci ve oğlu Bruno, toplumsal gerçekçiliğin tüm ağırlığını işsizlik ve yoksulluk atmosferiyle gözler önüne seriyor.Filmde insan ve toplum, baba ile oğul arasındaki ilişkiler insanın içine işleyen bir anlatımla her sahnede yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Baba ve oğulun arayış rotasındaki neredeyse tüm sosyal manzara alabildiğine umutsuz bir öyküyü ve naif bir sinemayı ortaya çıkarmıştır. Asla eskimeyecek bir film olan Bisiklet Hırsızları, gerçekçi değerler sıralamasına da imza atıyor. Yönetmen Vittorio De Sica, ekonomik durumun neredeyse tüm ahlaki değerlerden üstün olduğu mesajını vererek "Bisiklet Hırsızları" filminin çağını aşan bir klasik haline gelmesinde biçiminin sadeliği kadar önemli bir katkıda da bulunuyor. İzleyenleri gerçekçiliğiyle alaşağı eden minimalist sinemanın belki de en iyi örneği denebilecek Bisiklet Hırsızları, sosyal gerçekçi sinema adına çarpıcı bir başyapıttır.Yorum Yusuf Ekşi den alıntıdır.

Cevap Yaz

vitruvian

28 Şubat 2015 12:41

"Dram" işte budur. İtalyan yeni gerçekçiliği gibi şahsen hayranı olduğum bir akımın ilk filmlerinden biri olarak sayılır "Ladri Di Biciclette." II. Dünya Savaşı sonrası İtalyan yeni gerçekçiliği, İtalya'nın içine düşmüş olduğu ekonomik sıkıntıları, sefaleti, acıları, günlük gerçeklerini ve savaş sonrası sefaleti göstermiştir. II. Dünya Savaşının yenik İtalya'sı, İtalyan yönetmenler için açlığın, karaborsanın, işsizliğin, sessizliğin ve kimsesiz çocukların durumu sinema açısından büyük bir kaynak olmuştur. Ladri Di Biciclette, gerek amatör oyuncuları gerekse çekimlerin dışarıda olmasıyla toplumsal gerçekleri yansıtarak yeni gerçekçi İtalyan sinemasına örnektir. Mideye inen koca bir yumruk gibidir. Sıradan insanların hayatından alınmış çarpıcı bir kesit sunar bize. Son derece sade bir şekilde ve kısa bir süre zarfında belki de saatlerce bir sürü farklı örnek vererek dahi anlatılamayacak duyguları anlatır bize, hissettirir. Enzo Staiola dokuz yaşında öyle bir oyunculuk dersi verir ki anlatılmaz, muhakkak yaşanması gerekir ve tabii ki baş rol Lamberto Maggiorani belki kariyerinde çok üstlere çıkamasa bile bu film onun hafızalara sonsuza dek kazınmasına neden olmuştur. bundan belki bin sene sonra bile birileri oturup bu filmi izlediğinde aynı insani duyguları hissedecek, aynı yumruğu yiyecektir. Bu durum Vittorio De Sica gibi usta bir yönetmenin eseri, onun sade ve evrensel anlatımının bir sonucudur. Sinemada artık bu kadar sade, duygusal ve seyirciyi etkileyecek filmler çekilmiyor veya çekilemiyor. Sefalet ancak bu kadar güzel yansıtılabirdi. Dostoyevski, Tolstoy okumuş kadar haz veren, içerisinde neredeyse hayatın tamamını barındıran, sinema tarihinin en dokunaklı ve durağan olmayıp su gibi akan filmlerinden.

Cevap Yaz

kemerlee

22 Kasım 2014 16:11

En ünlü İtalyan klasiklerinin her zaman başında yer alan bisiklet hırsızları tamamen amatör oyunculardan kurulmuşki dönemin çaresizliğini insanların cahilliğini buram buram hissetmenizi sağlıyor. Dönemi için çok önemli olduğu yatsınamaz ama geçen 65 yıllık zamanda film çok eskimiş en başata Antonio Ricci’nin verdiği yanlış kararlar sillesi bir yerden sonra sinirinizin zıplamasına sebep veriyor.(ergenlerin yapacağı hataları yapıyor) Buda filmde büyük bir çıkışsızlığa sebep veriyorki, bu kadar küçük bir olayla çıkışsızlık kabul edilemez 2. dünya savaşında bile olsa. Müzikleri dramatik yönü güçlü olsada senaryodaki hatalar oyuncu performanslarının basitliği filmin gücünü azaltıyor.

Cevap Yaz

enginyuksel1982

4 Kasım 2014 21:52

kısa dokunaklı fakat beklentilerimin altında vasati bir film 6/10

Cevap Yaz

menegroth

18 Ocak 2014 17:33

ikinci Dünya Savaşı sonrasında geçen hikaye, fakir bir babanın ve oğlunun dramını anlatıyor. Uzun süredir işsiz olan Antonio, sonunda para kazanabileceği bir iş bulur. Bisikletle dolaşıp duvarlara film afişleri asacaktır. İşinin ilk gününde bisikletini çaldıran Antonio, son ekmek kapısı olan bu bisikleti bir hırsıza kaptırmayacak ve oğluyla birlikte hırsızın peşine düşecektir Savaş sonrası İtalya’nın ekonomik bunalımına ve geçim derdinde olan insanların çaresizliğine dikkat çeken film, Luigi Bartolini’nin romanından sinemaya uyarlandı. Dönemin sosyal koşullarını başarıyla ortaya koyan Bisiklet Hırsızları, en iyi senaryo dalında da Oscar’a aday olmuştu. Ayrıca yönetmen Vittorio De Sica, filmin tamamında amatör oyuncuları oynatmıştır

Cevap Yaz

bysiirtli56

29 Nisan 2013 12:32

gerçekten çok duygulu bir film .insan gözyaşlarını tutuyor

Cevap Yaz

leon_red

26 Mart 2013 12:15

Her gece tanrıya yalvarıyordum bana bir bisiklet versin diye sonra baktım ki tanrı böyle çalışmıyor. Bende ilk bisikletimi çaldım sonrada her gece tanrıya beni affetmesi için dua ettim… Sonuç mu ? Affetmedi tabi ki nereden mi biliyorum? Benim günahlarımın en masumu çaldığım o ilk bisiklettir ve hiç kimse benim masumiyetimi çalamaz. ALCAPON… Aman ha kimse bisikletini çaldırmasın bak böyle bir filme daha tahammülüm yok… Bu ne ya 8,3 İMDb puanı anlaşılan puan ve ödül veren cemiyetin alayı bisikletini çaldırmış anıları depreşip duyguları kabarınca da dağıtmışlar bol keseden puan ödül ne bulmuşlarsa… Çok sıradan ve vasat bir film… Yeşilçam,da aynı yıllar içinde yapılmış çok daha başarılı nice filmler var.

Cevap Yaz

t_rex

11 Mayıs 2011 18:40

filmi fazla abartmaya gerek olmadığı kanısındayım.

Cevap Yaz

gecedensonra

11 Mayıs 2011 18:01

film ne anlatıyor diye uzun uzun yorum yapıp açıklamaya gerek yok .. meraklanınız bi zahmet.. dün gece izledim her zaman olduğu gibi bi mendil bi peçete vs.. artık gözyaşları için ne kullanılıyorsa.. almamışım yanıma  çarşafa sildim dün yine... italyan yenigerçekçiliğinin en önemli filmlerindendir ve oscar la ödüllendirilmiş olması da cabası .. amtör oyuncular ve yıl 1948 basit bi konu ama hayat o kadar basit değil işte ..

 zevkle izlenecek bi film tavsiye olunur... lütfen konsantre olup öyle izleyin elime çekirdek alayım kola alayım çay içeyim demeyin film öyle izlenmez avrupa kültüründe.. amerikanın popülist klişe gişe filmlerinden değil sonuçta..

Cevap Yaz

capone

19 Haziran 2009 14:39

Antonio Ricci bir iş bulma kurumunda iş bulur.İşi duvarlara afiş yapıştırmaktır.Ancak bu işte çalışması için bir bisiklete ihtiyacı vardır.Yoksul bir aile babası olan Antonio karısının çarşaflarını satmasıyla bisiklete kavuşur.Ancak çalışmaya başladığı ilk gün bisikletini çaldırır.Suç duyurusunda bulunmak için karakola gittiğinde şikayeti dikkate bile alınmaz.O da bisikletini oğlu ve birkaç arkadaşıyla birlikte Vittoria Meydanı'nda arar.Ancak hiçbir şey elde edemez.Bu sefer bisikletini aramak için başka bir yere gider.Ve oradanda umutsuz bir şekilde ayrılır.Antonio çaresizlikten dolayı bir başkasının bisikletini çalsa bile amacına ulaşamaz.Antonio ve oğlu Bruno çaresizlik içinde evlerine doğru yol alırlar.Tek kelimeyle mükemmel.Vittorio De Sica mükemmel bir çalışmaya imza atmış.Film her ankette tüm zamanların en iyi 10 filmi arasında yer alır.Vittorio De Sica bu filmde amatör oyuncularla çalıştı.Antonio'yu oynayan Lamberto  Maggiorani oyunculuğu ilk kez deneyen bir işçiymiş.Hollywood Antonio rolü için Cary Grant'i önermişti.Film Luigi Bartolini'nin kısa romanından uyarlandı.De Sica bu film için Roma sokaklarından ilham almıştır.Bu film çoktan arşivimde yer aldı.Film yeni gerçekçilik akımının en önemli yapıtlarındandır.Ayrıca bizim sinemamızda en iyi 10 filmden biri olarak kabul edilen Yılmaz Güney'in Umut filmi bu filmden esinlenilerek çekilmiştir.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica