Bisiklet Hırsızları

8,92

( 14 kişi yorum yaptı )

Bisiklet Hırsızları

(Ladri di biciclette)

Sinema Filmi

1948

Güç bela para bulup, işi için gerekli olan bisikleti alan adam, ekmek teknesi çalınınca, oğluyla birlikte Roma'da bisikleti aramaya başlar. Savaş sonrası sefalet ve yoksulluk içinde kıvranan Roma ve insanın insana yabancılaşması tamamen amatör oyuncularla gerçek mekanlar içersinde seyirciye aktarılıyor.

Ödüller

En İyi Yabancı Film (7.Altın Küre Ödülleri-1950)

Oynayanlar

Lamberto Maggiorani Lamberto Maggiorani Antonio Ricci
Enzo Staiola Enzo Staiola Bruno Ricci/Antonio
Lianella Carell Lianella Carell Maria Ricci/Antonio
Gino Saltamerenda Gino Saltamerenda Baiocco
Fausto Guerzoni Fausto Guerzoni

Ekip

Görüntü Yönetmeni Carlo Montuori (Görüntü Yönetmeni)

Son Yorumlar (14)

mansur.yıldırım avatar mansur.yıldırım 22 Şubat 2017 14:05:55

8




Bisiklet Hırsızları, II. Dünya Savaşı'nın yenik İtalya'sının yoksulluğu, çaresizliği, umut ve umutsuzluğudur. Oscar Ödüllü Bisiklet Hırsızları, Roma Açık Şehir'dekine benzer şekilde savaşın etkilerini ko nu alır. Bu sefer anlatılan öykü, savaş zam anında değil savaşın bitiminde geçer ve savaş sonrası yaşanan ekonomik bunalımı ve işsizliği anlatır. Bisikleti çalındığı için işinden olacak olan Ricci'nin, hırsızı ve bisikletini oğluyla birlikte arayışını konu edinir. Film yeni sinema hareketlerinin oluşmasına neden olan İtalyan yeni gerçekçiliği için bir başlangıç filmi yada manifesto filmi olarak kabul edilir.Bütünüyle alt sınıf insanlarının umutsuz dünyasında gelişen filmin hikayesi, savaş sonrası uzun süre işsiz kalmış yoksulluk içindeki ailesi için çıkış yolu arayan Antonio Ricci adında yoksul bir babanın çaresizliğini konu alıyor. Ricci, sonunda işsizlik kurumundan bir iş bulur. Bu iş, duvarlara afiş yapıştırmaktır ve işini zamanında yapması için de bisikleti ile gitmesi gereklidir. Ricci evin eski çarşaflarını satar ve bir bisiklet alır. Ancak ilk iş gününde Ricci'nin bisikleti çalınır. Ricci, yanına küçük oğlunu da alarak bisikletini çalan hırsızın peşine düşer. Bisiklet pazarı, yoksul mahalleler ve Katolik Kilisesi'ndeki çaresiz arayışlarından sonra bisikleti bulamazlar. Ricci işini kaybetmemek için bisiklet çalmaya karar verir. Onurunu yoksulluk karşısında çiğnemeye iter. Yoksulluk karşısında insanlık onurunu feda etmenin verdiği eziklik ve tereddütle bisiklet çalmaya yeltenen Ricci, hemen yakalanır ve bir anda aşağılık ve nefret edilen bir insan haline gelir. Filmde savaş sonrası İtalya'nın durumu, işsiz bir adam üzerinden anlatılıyor. Roma'nın fakir mahallelerinde bisikletini, dolayısıyla da yeni ve iyi bir hayata başlama umudunu kaybeden Ricci ve oğlu Bruno, toplumsal gerçekçiliğin tüm ağırlığını işsizlik ve yoksulluk atmosferiyle gözler önüne seriyor.Filmde insan ve toplum, baba ile oğul arasındaki ilişkiler insanın içine işleyen bir anlatımla her sahnede yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Baba ve oğulun arayış rotasındaki neredeyse tüm sosyal manzara alabildiğine umutsuz bir öyküyü ve naif bir sinemayı ortaya çıkarmıştır. Asla eskimeyecek bir film olan Bisiklet Hırsızları, gerçekçi değerler sıralamasına da imza atıyor. Yönetmen Vittorio De Sica, ekonomik durumun neredeyse tüm ahlaki değerlerden üstün olduğu mesajını vererek "Bisiklet Hırsızları" filminin çağını aşan bir klasik haline gelmesinde biçiminin sadeliği kadar önemli bir katkıda da bulunuyor. İzleyenleri gerçekçiliğiyle alaşağı eden minimalist sinemanın belki de en iyi örneği denebilecek Bisiklet Hırsızları, sosyal gerçekçi sinema adına çarpıcı bir başyapıttır.Yorum Yusuf Ekşi den alıntıdır.

vitruvian avatar vitruvian 28 Şubat 2015 12:41:17

9

"Dram" işte budur. İtalyan yeni gerçekçiliği gibi şahsen hayranı olduğum bir akımın ilk filmlerinden biri olarak sayılır "Ladri Di Biciclette." II. Dünya Savaşı sonrası İtalyan yeni gerçekçiliği, İtalya'nın içine düşmüş olduğu ekonomik sıkıntıları, s efaleti, acıları, günlük gerçeklerini ve savaş sonrası sefaleti göstermiştir. II. Dünya Savaşının yenik İtalya'sı, İtalyan yönetmenler için açlığın, karaborsanın, işsizliğin, sessizliğin ve kimsesiz çocukların durumu sinema açısından büyük bir kaynak olmuştur. Ladri Di Biciclette, gerek amatör oyuncuları gerekse çekimlerin dışarıda olmasıyla toplumsal gerçekleri yansıtarak yeni gerçekçi İtalyan sinemasına örnektir. Mideye inen koca bir yumruk gibidir. Sıradan insanların hayatından alınmış çarpıcı bir kesit sunar bize. Son derece sade bir şekilde ve kısa bir süre zarfında belki de saatlerce bir sürü farklı örnek vererek dahi anlatılamayacak duyguları anlatır bize, hissettirir. Enzo Staiola dokuz yaşında öyle bir oyunculuk dersi verir ki anlatılmaz, muhakkak yaşanması gerekir ve tabii ki baş rol Lamberto Maggiorani belki kariyerinde çok üstlere çıkamasa bile bu film onun hafızalara sonsuza dek kazınmasına neden olmuştur. bundan belki bin sene sonra bile birileri oturup bu filmi izlediğinde aynı insani duyguları hissedecek, aynı yumruğu yiyecektir. Bu durum Vittorio De Sica gibi usta bir yönetmenin eseri, onun sade ve evrensel anlatımının bir sonucudur. Sinemada artık bu kadar sade, duygusal ve seyirciyi etkileyecek filmler çekilmiyor veya çekilemiyor. Sefalet ancak bu kadar güzel yansıtılabirdi. Dostoyevski, Tolstoy okumuş kadar haz veren, içerisinde neredeyse hayatın tamamını barındıran, sinema tarihinin en dokunaklı ve durağan olmayıp su gibi akan filmlerinden.

kemerlee avatar kemerlee 22 Kasım 2014 16:11:46

7

En ünlü İtalyan klasiklerinin her zaman başında yer alan bisiklet hırsızları tamamen amatör oyunculardan kurulmuşki dönemin çaresizliğini insanların cahilliğini buram buram hissetmenizi sağlıyor. Dönemi için çok önemli olduğu yatsınamaz ama geçen 65 yıllık zamanda film çok eskimiş en başata Antonio Ricci’nin verdiği yanlış kararlar sillesi bir yerden sonra sinirinizin zıplamasına sebep veriyor.(ergenlerin yapacağı hataları yapıyor) Buda filmde büyük bir çıkışsızlığa sebep veriyorki, bu kadar küçük bir olayla çıkışsızlık kabul edilemez 2. dünya savaşında bile olsa. Müzikleri dramatik yönü güçlü olsada senaryodaki hatalar oyuncu performanslarının basitliği filmin gücünü azaltıyor.

enginyuksel1982 avatar enginyuksel1982 04 Kasım 2014 21:52:54

6

kısa dokunaklı fakat beklentilerimin altında vasati bir film 6/10

menegroth avatar menegroth 18 Ocak 2014 17:33:14

9

ikinci Dünya Savaşı sonrasında geçen hikaye, fakir bir babanın ve oğlunun dramını anlatıyor. Uzun süredir işsiz olan Antonio, sonunda para kazanabileceği bir iş bulur. Bisikletle dolaşıp duvarlara film afişleri asacaktır. İşinin ilk gününde bisikleti ni çaldıran Antonio, son ekmek kapısı olan bu bisikleti bir hırsıza kaptırmayacak ve oğluyla birlikte hırsızın peşine düşecektir

Savaş sonrası İtalya’nın ekonomik bunalımına ve geçim derdinde olan insanların çaresizliğine dikkat çeken film, Luigi Bartolini’nin romanından sinemaya uyarlandı. Dönemin sosyal koşullarını başarıyla ortaya koyan Bisiklet Hırsızları, en iyi senaryo dalında da Oscar’a aday olmuştu. Ayrıca yönetmen Vittorio De Sica, filmin tamamında amatör oyuncuları oynatmıştır

bysiirtli56 avatar bysiirtli56 29 Nisan 2013 12:32:06

10

gerçekten çok duygulu bir film .insan gözyaşlarını tutuyor

Yandex.Metrica