Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Kefaret (Atonement)

Kefaret

7,90

(21 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 26 Ekim 2007 Gizem Dram Duygusal Savaş Gizem, Dram, Duygusal, Savaş

Yönetmen: Joe Wright Joe Wright

Ülke: ingiltere

Gişe: 81.851

Oyuncular: Gina McKee, Michelle Duncan, Gina McKee, Harriet Walter, Patrick Kennedy, Vanessa Redgrave, Brenda Blethyn, Saoirse Ronan, Romola Garai, James McAvoy Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Özgün MüzikEn İyi FilmEn İyi Özgün Müzik

Konusu : 1935 yazının en sıcak gününde, on üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia'nın soyunup yazlık evlerinin bahçesindeki küçük havuza girdiğini görür. Tıpkı Cecilia gibi Cambridge'den yeni dönmüş olan çocukluk arkadaşı Robbie Turner de kızı gözlemektedir. O gün sona ermeden bu üç gencin hayatı bir daha düzelmemek üzere değişmiş olacaktır. Robbie ile Cecilia başlangıçta hayal bile etmedikleri bir sınırı aşacak ve küçük kızın hayal gücünün kurbanı olacaklardı. Başkalarına ait sırlara tanık olan Briony, bir suç işleyecek ve bu suçun kefaretini ödemek için ölene kadar çabalayacaktır. Booker Ödüllü yazar Ian McEwan'ın en yetkin kitabı olan Kefaret, edebiyat çevrelerinin alkışladığı bir başyapıt. Çocukluğu, aşkı, savaşı, İngiliz toplumunu ve sınıf ayrımını akıcı, etkileyici bir anlatımla sunarken utanç ve bağışlama, kefaret ve günahları hoşgörmenin güçlüğü üzerinde düşünmeye yöneltiyor.



sahbaz

9 Kasım 2018 14:52

Güzel ve oldukça trajik bir film. Özellikle Dunkirkte limanda kurtarılmayı bekleyen askerlerin oynadığı sahne sinema tarihine geçer

Cevap Yaz

vitruvian

28 Şubat 2015 10:42

Acıklı bir aşk öyküsünün etkileyici bir şekilde anlatılmış hikayesi. Film belki çoğu kişiye sıkıcı ve ağır gelebilir ama dramların en büyük özelliği de zaten bu değil midir? Yıllar önce yapılan bir hatanın bugünlere kadar getirdiği iç burkan olaylar ve pişmanlık. Yaptığı yanlışın kefaretini yıllar sonra ödeyen genç bir kız/kadın. Çocukluğunda karşılaştığı olayı farklı bir şekilde anlatan ve birkaç kişinin aşkını, hayatını bilmeyerek söndüren bir kız. Zaman geçtikçe içinde daha çok katmerlenip, yoğunlaşıyor, katılaşıyor bu olay. Taşıyamayacak kadar ağır olunca bunu yapmayı en sevdiği işi yaparak azaltmaya çalışıyor; yazarak. Sonlarına doğru harikaydı film, gidişatı hizli, hüzünlü, dramatik ve anlamlı. Ama başlarına dönecek olursak aşırı derecede durağan, bıktırıcı ve yüzeysel bir anlatım vardı karşımızda. Ortalarına kadar devam eden bu artı bıkkınlık verecek raddeye ulaşan yavaş akış ancak sonuna yaklaştıkça rayına oturdu. Film aslında bir romanı anlatıyor bunu sonradan anlıyoruz. Aslında kendisi de bir kitap uyarlaması filmin. Yani gerçekten kitaptan uyarlanmış dramatik olaylar. Kitabını okumak daha iyi olurdu muhtemelen. Kitaptaki gibi anlatılmış, tıpkı bir kitaptan çıkarcasına gidiyor zaten hikaye. Zaman zaman geriye dönüşlerle sonra birden yıllar sonrasına ulaşmasıyla. İzleyene duyguyu, yaşanmışlığı ve gerçekçiliği geçirememiş bence sadece sonunda duyguyu biraz hissediyorsunuz o zamana kadar olan bölümlerde, karelerde izleyene iyi geçmiyor. Ama izlemek zaman kaybı olacak kadar kötü bir yapım değil. Etkilenmiyorsunuz izlediğinizde tek sorun bu aslında. Yinede zamanınızı ayırıp izlerseniz çok bir şey kaybetmezsiniz. İyi bir görüntü sunuyor çünkü. Pişmanlık konusu ele aldığı için bile izlenilebilir.

Cevap Yaz

Hakan_Irızak

26 Aralık 2012 20:28

Çocuksu hayalperestliğinden ötürü biri ablası olmak suretiyle iki yaşamı hem mahvedip hem de erken ölmelerine sebep olan ruhsal problemli Briony ... Kendi yaşlılığında onlara iyilik yaptıgını söyleyebilecek kadar da aymazlık içerisinde... Film de müzikleri de çok etkileyici..

Cevap Yaz

mkurtsen

17 Temmuz 2012 09:13

Kıskançık duygusu ile ablası ve sevdiği gençin hayatlarını alt üst et. Tecavüzle suçla, hapse attır. genç yaşda ölümlerine sebep ol. Sonrada otobiyografik bir itirafname ile günahının kefaretini öde.  Bu işi yapan Romanlar yazmış aklı başında ölmek üzere olan yaşlı bir yazar, böylece suçluluk duygusundan kendini kurtardığını zannederek piru pak öteki dünyaya gidecek.. Ne ala memleket.

Cevap Yaz

gecedensonra

20 Haziran 2011 23:09

filmin müzikleri ve keira knightley den gerisi eh işte denilen sıradan bir televizyon filminden öte değil öok sıradan çoookk.. bir de utanmadan imdb den 7.9 almış hay sizin beyninizi ???? neyse tutayım kendimi... film o kadar hızlı girdi ki bir beklenti oluşturdu ister istemez sonra mı resmen uyku getirtti arkadaş zor get,irdim sonu sıradan bir son hani şöyle garip de bir son bulunsa ulan sırf son sahne için izlenir falan denir ama yok o da yok işte..

cecilia güzeldi boşver gerisini:))))

Cevap Yaz

raskolnikov19@hotmai

31 Ocak 2010 19:26

hikayeyi  ve finali istediğimiz kadar beğenelim eleştirmemiz gereken yerleri görmezden gelemeyiz.

herşeyden önce yönetmen ve senarist kendilerini çok bir şey sanmışlar.bu kadar gamsız ve keyfi bir anlatıma bu kadar iyi bir hikayede ilk defa rastladım.

filmin girişi tam bir saçmalıklar zinciri şeklinde olmuş.

hikaye filmin  ortasından itibaren anlaşılmaya başlanıyor.halbuki filmin girişi, gelişme bölümüne hazırlık demekdir.yani izleyiciyi başından sıkan bir  hikaye yapılmış.

gelişme bölümünde olaylar fazlasıyla  işlenmiş.zaten işlenmese başındaki kopukluğa zor dayanan seyirci filmi çoktan atardı bir kenara.

finalde söylenen söz gerçekten  harikaydı.

izlenmeye değer. 

Cevap Yaz

BordoBlue1967

24 Ocak 2010 12:28

Zengin bir hikayesi olan film, romantizmseverler için biçilmiş kaftan. Beklentilerinizi dizginlemeniz halinde keyif alabileceğiniz, vasatın biraz üzerine çıkan bir yapıt. [7/10]

Cevap Yaz

ceyhun_mr

13 Şubat 2009 01:02

aşk ve drama sevenlerin izlemesi gereken müthiş bir film.Son yıllarda bu tarzda diğerlerinden ayırdığım seçkin filmlerden biridir.

Cevap Yaz

yedikule_zindanı

14 Kasım 2008 09:34

Gerçekten güzel bir film, Kefaret..

Cevap Yaz

hadrianus

3 Haziran 2008 13:31

Sinema severlerin mutlaka izlemesi gereken bir yapım olarak değerlendiriyorum... iyi seyerlir ..

Cevap Yaz
Yandex.Metrica