Meleğin Sırları

8,37

( 17 kişi yorum yaptı )

Meleğin Sırları

(Meleğin Sırları / Broken Angel)

Sinema Filmi

2008

Türk-Amerikan ortak yapımı Meleğin Sırları (Broken Angel) filmi... Birden bir şimşek çaktı ve ardından gök gürledi. Öfkeli bulutlar, elektriğini karanlık sulara boşaltıyordu. Suyun üzerinde oluşan dalgalar köpürerek onun üzerine doğru geliyordu sanki. Sırtında görünmez bir kambur gibi taşıdığı acı yükünü bu dalgalar alıp götürebilir miydi? Bu derin ve karanlık su; düş kırıklıklarını, yiten umutlarını, çektiği acıları, döktüğü gözyaşlarını alır mıydı acaba içine?
Artık her şeye yabancıydı, kendine bile. Defterine yazdığı gibi inandığı ilkelere, o güzel değerlere ne olmuştu? Hani; sevgi verirsen sevgi alırdın. Hani; insanlık adaletle baki ve daim olurdu. Kendin iyiysen, herkesin de sana karşı iyi olacağına inanmak ne büyük bir aptallıktı. Artık kendisinde bile inanacak hiçbir şey kalmamışt ı. Tüm değerlerini yitirdik­ten sonra geriye kalan sadece nefret ettiği bir beden. Tülay Pırlant kendi gözlemlerine dayanarak yazdığı bu anı-roman kitabının filminde, Amerika'da tutunmaya çalışan Türk toplumunun fırtınalı ve çileli varoluş mücadelesini, yaşanması hiç de kolay olmayan “Amerikan Rüyası”nı anlatıyor. Amerika'da ruhen ve bedenen kaybolan Türk kızı Ebru'nun, insanın tüylerini diken diken eden bir kâbusa dönüşen hüzünlü öyküsü bunun en çarpıcı örneği...

Künye

Yönetmen Aclan Bates
Senaryo ,
Yapımcı Kevin Corchiani
Müzik Kemal Günüç
Görüntü Yönetmeni Neil Lisk
Vizyona Giriş Tarihi 14 Mart 2008
Süre 120 dk
Tür Dram, Gizem
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye ABD
Etiketler Romandan Uyarlama Daha Fazlası
Hasılat 197.593,0 TL
Toplam İzleyici 26.152
Vizyonda Kaldığı Hafta 10 Hafta

Son Yorumlar (17)

MONTOW avatar MONTOW 20 Ocak 2012 07:00:01

10

etkisinde kalmamak? kendini muzikle beraber birakip yanaklariniza akan islakligi hissetmediyseniz daha da islanmazsiniz.mukemmel

demagoji 21 Ekim 2009 19:14:10

10

Ailelerin, eğitim için çocuklarını Amerika'ya gönderme fikrini bir kez daha düşünmelerini sağlayan mükemmel bir filmdi. Herkese tavsiye ediyorum.

PeliNileP 03 Ağustos 2009 00:16:08

Son zamanlarda beni en çok etkileyen filmlerden biriydi..Oyunculuklar çok güzeldi..Ayrıca Hollywood'da çekilen ilk Türk filmi olarakda çok başarılıydı.

afarikan avatar afarikan 09 Temmuz 2009 13:26:07

8

Hollywood'da çekilen İlk Türk filmi olma özelliğini elinde bulunduran film müzik ve seyirciyi duruma adapte etme açısından oldukça başarılı.Sonlara doğru biraz çıtasını düşürsede ii denilebilecek bir finalle de elinden geleni yapıyor film.Amerikaya g itmiş biri olarak  etkilendim, gurbette yaşamış olanları daha çok etkileyebilecek bir film. Oyunculuklar başarılı sayılırdı İlk filmi olan yönetmenimizi kutlarız..

turkuaz_anlar 23 Kasım 2008 10:01:11

10

Filmden çıktıktan sonra uzunca bir süre etkisinden kurtulamadım... asla unutulmayacak filmlerden çünkü o kadar etkileyici bir senaryo,nehir erdoğan'ın başta olmak üzere müthiş oyunculuklar ve film müzikleri hepsi bir araya gelince bu filmi unutmak im kansız. hele ki o dehşet final... böylesine güzel bir filmi sinemalarda sadece 26 bin kişi izledi. bence çok daha fazla insan izlemeliydi bu etkileyici filmi. sinemada izlemeyenler en azından dvd-vcd yoluyla bu eksiklikten kurtulabilirler...

Derya_Ataker 08 Eylül 2008 01:46:09

We are already forewarned by the title and the blurb on the movie that there is a dark side to this story. The film is somehow reminiscent of "the needle and the damage done" kind of flicks from the 70s. Good directing, super camera and cin ematography, creative editing, very effective acting, the script and everything else is excellent by any standard. But........??? All that toil and accomplishment is near enough wasted because of the subject matter; "Bad things can happen, in foreign big cities, to a naive & young student/immigrant woman; even from a half way westernized Mediterranean country". Wow, how interesting, enlightening and entertaining at the same time. We were not necessarily expecting any excitement, maybe some drama; which the film delivers all right. Or all wrong, depends on how one looks at it. So once again the premise of "bad news sells" is played out, this time with a dose of mistaken artfulness. Find something beautiful deface and destroy it, is the name of the game for some who are short on direction in life and creativity. Just surfaced from the memory well, Don't bring me down- the Animals 1966. Having said all that, Nehir Erdogan's love scene is very touching. She deserves better, I hope one day a quality picture for her to really shine through comes to the silver screen. Turkey (and U.S. for that matter) being as it is, only one name comes to mind who can come to the rescue; Sinan Cetin can you hear me?Derya Ataker-not a film critic, thank god!USA

Yandex.Metrica