Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Batan Güneş

Batan Güneş

8,26

(27 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1979 Dram Duygusal Arabesk Dram, Duygusal, Arabesk

Yönetmen: Temel Gürsu Temel Gürsu

Ülke: türkiye

Oyuncular: Osman Han, Akif Kilman, Enis Fosforoğlu, Rukiye Göreç, Ferdi Tayfur (2), Nizam Ergüden, Halil Dede, Necati Aslan, Temel Gürsu, Jeyan Mahfi Tözüm Devamını Gör...

Konusu : Köylü genç, sevdiği kızla evlenebilmek için işçi olarak Almanya'ya gider. Ancak kısa bir süre sonra da ölüm haberi gelir.



sinemaadamı

3 Mart 2016 11:03

ferdi tayfurun necla hanımla çektiği en güzel filmidir. coşkun göğen filmin fenomeni bence. sadettin erbil dublajı kendisine çok yakışmış. burda ferdi kartalı, necla filizi, coşkun da bilal inciyi andırıyor bana. filmin teması aşk. dram yüklü çok sahneler var. filmin sonlarında ferdinin eray özbalı kovduğu sahne ve kardeşim kovarken içim parçalandı dediği sahne çok acıklıydı. insan ağlamamak için kendini çok zor tutuyor. ilhan hemşeri iyi adam rollerine gitmez aslında fakat rıza tüzün dublajı sayesinde rolünü iyi oynayabilmiş. muharrem gürses te tam bi para budalası bu filmde para için işçileri fazla çalıştırıyor ağa bile yazık günah diyor. eray özbalın piyasaya yeni çıktığı dönemde çekildiği için eray özbal iyi adam rolünde. çılgın arzular ve olmaz olsun daki rolüne bakıyorum birde burdakine çok farklı adam iyi adam rolünüde oynayabiliyormuş demek. huri sapanın güzel sesi de hanımefendi oyunculuğuda filme renk katmış. filmi bazen cine5, bazen flash tv veriyor. tvlerde pek sansüre uğramayan nadir filmlerimizden.açık sahne yok, siyasi sahne yok, pek sigara içki sahnesini de yok aklımda kaldığına göre artı argo söz barındırmıyor film cine5 çekiminde 85 dk herhalde orjinali de ancak o kadardır. orjinaline denk geldim aslındada görüntü çok bozuktu. ama bu filmde pek sansür olabileceğini sanmıyorum. ferdinin şarkılarıda çok güzeldi fon da sürekli sanma sana dönerim şarkısı melodi olarak çalıyordu. neclayı jeyan, ferdiyi esen konuşmuş gene. filmde muadalet tibeti de aliye rona konuşmuştu profilde birsen geçiyor ama o değildi aliye ronaydı bence :)

Cevap Yaz

performer

24 Mayıs 2015 23:01

gişe yapma kaygısı ile insanların psikolojik dünyasına zarar veren, insanı karamsarlığa sürükleyen bana göre ferdi tayfur'un şarkıları için bile izlenemeyecek bir film. bir temel gürsu ve ferdi tayfur sever olarak yazdığımıda belirteyim.

Cevap Yaz

benimsinema

16 Kasım 2014 23:01

Huri sapandan sarkilar dinlemek yine keyifti.. coskun bu sefer ucuncu rolde resmen kötüyü canlandirmis.. ahh ahh su gurbet zamanin neymis bu almanya. Klasik arabesk filmlerinden ama iyi

Cevap Yaz

fahri.07

11 Eylül 2014 09:57

ferdi tayfurun en iyi filmlerinden biri.konusu alıştığımız konulardan olsada oyunculuk mükemmel ve gerçekçi.10/7

Cevap Yaz

liondaddy

5 Haziran 2013 22:28

Coşkun Göğen ve Eray Özbal bu filme çok renk katmışlar, izlenebilir bir film.

Cevap Yaz

bysiirtli56

19 Mart 2013 13:24

aç defalarca izlerim.ferdi babanın en iyi filmi bu bence.aşkımı inkar ettin,bekledim durdum,ne dersin,çiçekler açsın,postacılar.huri sapanla huzurum kalmadı düeti,batan güneş,ve sanma sana dönerim enstrumantel müziği ile film bu şarkılarla çok renkleniyor.

Cevap Yaz

beyzacetin

9 Ağustos 2012 11:56

ferdi tayfur un klasik filmlerine bayıldığım için bunu da cok sevdim tam bir arabesk cocuklugumdan beri defalarca izlediğim fimlerden biri

Cevap Yaz

eylül fırtınası

16 Haziran 2011 19:33

Ferdi Tayfur'un,birbirinden "damar" parçaları ile fırtınalar estirip fiyakalı posterlerinin minibüs arka camlarını süslediği yıllardan kalma,kendi deyimiyle "seyircinin sinema önünde cam çerçeve indirdiği",şöhretine şöhret kattığı,ilk dönem filmlerinden birisidir.

Sanatçı,bugün hepsi birer klasik haline gelen şarkıları ile müzik dünyasına bomba gibi düşünce,yapımcı ve yönetmen Hulki Saner'in dikkatini hemen çeker ve 1976 yılında,şarkıcı-türkücü filmlerinin bir numaralı üstadı Temel Gürsu yönetiminde Çeşme filmi ile beyazperdeye transfer olur.Akabinde,tamamı yine Gürsu yönetiminde,1977 yılında Derbeder ve Benim Gibi Sevenler,1978 yılında Yadeller ve Batan Güneş,1980 yılında Boynu Bükük gelir.Ayni tarihlerde,arabesk müziğin önde gelen diğer isimleri olan Orhan Gencebay,İbrahim Tatlıses cephesinde de durum bundan farklı değildir.(bkz:Müslüm Gürses yorumum)

Bu filmlerden hareketle genel olarak "arabesk filmlere"kaba bir bakış açısıyla göz gezdirdiğimizde ilk varılacak kanı;filmlerin kesinlikle ticari amaçlarla,şarkıcıların ve plaklarının tanıtımı maksadıyla çekilmiş olduğudur.Yani,günümüz video-kliplerinin bir nevi uzun tutulmuş halidir.Film isimleri,kesinlikle popüler bir şarkının ismini taşımakta,filmin tematiği ile hemen hemen hiç ilgisi bulunmamaktadır.Bazen de filme adını veren şarkının kendi iç hikayesi veya ismi,senaryo yazımı aşamasında,esin kaynağı teşkil eder,olaylar şarkının sözlerine uydurulmaya çalışılır.Çünkü filmin tam o aşamasında şarkı sadece müzikal anlamda değil sözleri ile de sahneyi tam anlamı ile destekleyecektir.Ya da senaryonun sadece bir yerinde filmin ismine atıfta bulunulur.Örneğin,Çeşme parçasının içinde geçen hikayede Ferdi,su içmek için çeşmeye gider ve orada gördüğü kıza aşık olur.Filmde böyle bir durum sözkonusu olmasa bile,Ferdi ile Ceylan'ın aşklarına çocukluktan beri tanıklık eden ve aşklarını sembolize eden bir çeşme mevcuttur.Batan Güneş filminde de Nazlı,masumiyetini kanıtlamak için Ferdi'ye üç gün batımı süre verir,bu süre zarfında Ferdi gelmezse Nazlı kayalık bir yerden,güneş batımında uçuruma atlamak suretiyle intihar edecektir.İbrahim Tatlıses'in Gurbet Treni adlı parçası ise Yalan adlı filminin önemli bir bölümünü teşkil eden Adana Garı sekansına kaynaklık etmiştir.

Ayrıntılı bir analizde ise ilk göze çarpan özellik,melodram türünün tüm kalıp ve unsurlarının aşırı bir biçimde ajite edilerek tabir-i caizse cılkının çıkarılarak kullanılmış olmasıdır.Senaryolar berbattır,kurgu ve mantık hatalarına maddi hatalar da eşlik eder.Filmlerin tamamında keder,acı yüklü karamsar bir atmosfer mevcut olup,neşe,umut ve yaşama sevincine dair ipucu yoktur.Gerçek hayatta rastlanması çok zor hatta imkansız olaylar ve durumlar,rastlantılar birbirini izler.İyiler marangoz planyasından çıkmışcasına dümdüz ve dosdoğrudur,kötüler ise dünyaya kötülük yapma misyonu ile gelmiş,şematik ve karikatürize tiplerdir.Bu tipleme,Erol Taş ve meşhur kahkakası ile özdeşleşmiştir.Ferdi Tayfur örneğinden devam edecek olursak,baş erkek oyuncu bir "panda" kadar hassas,duygusal,saf kalpli,kalender,kanaatkar ve derviş ruhludur.Film boyunca Ferdi'nin başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmez.Ezilir,aşağılanır,horlanır,dövülür,kandırılır,iftiralara uğrar,en yakın arkadaşı tarafından sevdiğine göz konur,kaza yapar ve aylarca komada kalır,eşi doğum yaparken ölür,sevgili ve bazen çocuk hasreti ile yanar,fakirlikle ve kara talihi ile cebelleşir durur.Ancak yine de metaneti sayesinde ayakta kalır,yıkılmaz.İyi ve kötünün mücadelesi şeklinde cereyan eden bu filmlerde,kötüler hakettikleri cezayı mutlaka bu dünyada görür.Bu ceza bazen ölüm veya felç geçirme,bazen de evlat acısıdır.

Film boyunca akla hayale gelmeyecek hainlik ve tuzaklarla hem Ferdi'yi hem de seyirciyi çileden çıkaran kötülerin cezasını bulması illa ki gereklidir.Yapılan kötülükler ne kadar fazla ve can yakıcı olursa alınacak intikamın tadı o derece artacak, o derece zevkle izlenecektir.En bilindik intikam aracı,paranın gücüdür.Bir zamanlar babasının sahibi olduğu topraklara hile ile el konan Ferdi ve annesi, efendisi oldukları evde, köle muamelesi görürler.Ferdi'de paraya kavuşunca ilk iş olarak toprakları geri alır,kendisinin ve annesinin incinen onurunu tamir eder.Ancak bunu yaparken dahi kendine düşman olanların gururunu incitmekten imtina edecek kadar şövalye ruhludur.

Kahramanımız için parasal güce sahip olabilmenin tek yolu şarkıcılıktır.Çünkü tahsilli değildir ve başka bir yeteneği yoktur.Kendine kendine şarkılar,türküler söyleyen Ferdi'nin birgün gelipte ünlü bir şarkıcı olacağı aklından bile geçmez.(Yadeller filmi hariç)Kördüğüm filmi yorumumda belirttiğim iyi adam veya hapishane arkadaşı tiplemelerinden birinin el vermesiyle bir deneme plağı doldurur.Plakçı da ilk aşamada Ferdi'den ümitsizdir,arkadaşının hatırı için dinler.Ama Ferdi şarkıya girer girmez neye uğradığını şaşırır.Bu sırada kendisine inanan,plak doldurması için yardım eden arkadaşı ise gururla gülümsemektedir.Plak stüdyosundaki kayıt aşamasında da çok bilindik sahneler mevcuttur.Kayıt yapılan kabin içerisindeki ses kaydı yapan görevlinin,baş parmağı ile ''bu çocukta iş var" anlamındaki işareti olmazsa olmazlardandır.Bu stüdyo sahnesi,şarkının hemen başlarında Ferdi'nin kısa sürede şöhret olduğunu anlatan bir kurgu-sekansa dönüşür.Ferdi'yi artık gazino sahnesinde ya da anlaşma imzalarken falan görürüz.Plak kartonetlerinin üst üste atılması da,şöhretin çığ gibi büyüdüğünü simgeleyen Yeşilçam'a özgü son derece şirin bir klişedir.

Ferdi Tayfur örneğinden haraketle analiz etmeye çalıştığım arabesk filmlerinde Hint sinemasının da etkileri görülmektedir.Benim Gibi Sevenler filmi,bir zamanların meşhur Aware filminden esinlenerek senaryolaştırılmıştır.Bu filmdeki rüya sahnesi başta olmak üzere şarkı söyleme sahnelerindeki koreografiler de Hint esintileri hissedilmektedir.Ertem Eğilmez'in Arabesk filminde de Hint ve Türk Sineması arasındaki etkileşime vurgu yapılmıştır.(Ormanda koşuşturma,yakalamaya çalışmak,ağaca tutunup bir takım haraketler yapmak gibi)

Ferdi Tayfur dışında İbrahim Tatlıses,Gökhan Güney,Ümit Besen,Ercan Turgut gibi sanatçılar da  bu tür filmlerde rol almış sanatçılardır.Ancak,yukarıda anılan Ferdi Tayfur ve Temel Gürsu ikilisine ait bu altı film,türün tüm klişelerinin topluca gözlemlenebileceği en ilginç ve uç örneklerdir.

Orhan Gencebay filmleri ise 70'li yıllardakiler de dahil olmak üzere her zaman daha dengeli ve kalitelidir.

1980'li yıllar itibarı ile de arabesk filmler furyası hız kesmeden devam etmiştir.Ancak bir önceki döneme göre filmler çok daha özenli,derli toplu ve gerçekçidir.Melodramatik unsurlar yine filmlerin hammaddesidir ancak aşırılıklar törpülenmiştir.Filmlerde konu ve konuların işlenişi açısından bir çeşitlenme söz konusudur.Karakterler de artık tek boyutlu ve basmakalıp değil,daha gerçekçi,dengeli ve nispeten derinliklidir.

 

Cevap Yaz

inkisaf

18 Kasım 2010 11:16

ferdi tayfurun seneryosu en iyi filmi.tabi oyuncular da muhteşem defalarca izlenebilecek bir film

Cevap Yaz

delikadir39

13 Kasım 2010 15:58

Eray Özbalın ilk filmi ve iyi rolde oynamış.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica