Körlük

7,41

( 6 kişi yorum yaptı )

Körlük

(Blindness)

Sinema Filmi

2008

“City of God / Tanrıkent” filminin Brezilyalı yönetmeni Fernando Meirelles’in Cannes Film Festivali’nin açılışını yapan son filmi “Körlük / Blindness”, Filmekimi galalarından. Nobel ödüllü yazar José Saramago’nun dilimize aynı adla çevrilen romanından uyarlanan filmin senaryosu, 2005’te İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale için yarışmış olan “Childstar / Çocuk Yıldız” filminin yönetmeni Don McKellar’a ait. Herkesi kör eden bir salgınının hızla yayıldığı modern bir kentte salgından etkilenmeyen bir kadının öyküsünü anlatan filmin başrollerini Julianne Moore, Mark Ruffalo, Danny Glover, Gael García Bernal ve Sandra Oh paylaşıyor.

Oynayanlar

Julianne Moore Julianne Moore Doktorun Eşi
Mark Ruffalo Mark Ruffalo Doktor
Alice Braga Alice Braga Siyah Gözlüklü Kız
Don McKellar Don McKellar Hırsız
Sandra Oh Sandra Oh Sağlık Bakanı
Maury Chaykin Maury Chaykin Muhasebeci
Danny Glover Danny Glover Anlatıcı (Bir Gözü Örtülü)
Gael García Bernal Gael García Bernal Anarşist
Yusuke Iseya Yusuke Iseya İlk Kör Olan Adam
Jason Bermingham Jason Bermingham 1. Sürücü
Eduardo Semerjian Eduardo Semerjian İlk Körle İlgilenen Adam
Ciça Meirelles Ciça Meirelles 2. Sürücü
Antônio Fragoso Antônio Fragoso İlk Körle İlgilenen 2. Adam
Lilian Blanc Lilian Blanc ilk körle ilgilenen kadın
Douglas Silva Douglas Silva 1. İzleyici
Daniel Zettel Daniel Zettel 2. İzleyici
Yoshino Kimura Yoshino Kimura İlk Kör Olan Adamın Eşi
Joe Pingue Joe Pingue Taksi Şoförü
Susan Coyne Susan Coyne Resepsiyonist
Fabiana Guglielmetti Fabiana Guglielmetti Küçük Çocuğun Annesi
Mitchell Nye Mitchell Nye Küçük Çocuk
Joe Cobden Joe Cobden Polis
Mpho Koaho Mpho Koaho Eczacı Asistanı
Tracy Wright Tracy Wright Hırsızın Eşi
Patrick Garrow Patrick Garrow Oteldeki Müdür Yardımcısı
Gerry Mendicino Gerry Mendicino Kır Saçlı Doktor
Martha Burns Martha Burns Uyuyamayan Kadın
Scott Anderson Scott Anderson Gözetimdeki Sessiz Adam
Joris Jarsky Joris Jarsky Holigan
Mariah Inger Mariah Inger 1. Koğuştaki Kadın
Nadia Litz Nadia Litz 1. Koğuştaki Kadın
Jackie Brown Jackie Brown 2. Koğuştaki Kadın
Agi Gallus Agi Gallus 2. Koğuştaki Kadın
Paulino Nunes Paulino Nunes Radyo Spikeri
Beyti Engin Beyti Engin Türkçe Seslendirme (Gael Garcia Bernal)
Tolga Tibet Tolga Tibet Türkçe Seslendirme
Melih Değirmenci Melih Değirmenci

Ekip

Kurgu Daniel Rezende (Kurgu)

Firmalar

Tiglon (Dağıtımcı)
Hasılat 158.586,5 TL
Toplam İzleyici 20.467
Vizyonda Kaldığı Hafta 22 Hafta

Son Yorumlar (6)

karakan123 02 Nisan 2010 21:54:04

Ellerinize sağlık Sn. Dilek Pakalın, ellerinize bin sağlık. Bir film hakkında yorum yapmadan, bir söz etmeden önce o filmi izlemiş olmak, en azından bir bilgi sahibi olmak, sonuçta mosmor olmamak gerekir.

dilim avatar dilim 02 Nisan 2010 20:28:04

10

Bu filmin ilginç bir yanı  filmde kimsenin adının geçmemesidir. Karakter adı yoktur. Karakterler kendilerini yaptıkları işlere ve kendi özelliklerine göre adlandırıp tanıtırlar. "Tanrıkent" ten tanıdığım yönetmen Fernando Meirelles bu filmle yine ina ndırıcılığa imzasını atmış. Gerçek olmayan bir olayı, gerçekçi bir biçimde anlatmış. Filmi izleyip de, etkilenmemek olası değil. Büyük bütçeli, ayrıca çok büyük bir stüdyo alanına sahip, çok sayıda oyuncunun rol aldığı, iyi çekilmiş bir film. Güzeldi. Çok güzeldi diyemiyorum çünkü filmin finali havada kaldı.

!kamikaze! avatar !kamikaze! 04 Şubat 2010 13:16:02

jose saramago'nun aynı isimli kitabından..izlemek için sabırsızlanıyorum

nonself avatar nonself 27 Ağustos 2009 15:19:08

Blindness (2008) “…Âb gûndür günbed-i devvâr rengi bilmezem Ya muhit olmuş gözümden günbed-i devvâre su…” *  Körlük bana merhum Cemil Meriç'i hatırlatır. Bunca farklı görüye sahip üstadın gözün körlüğünü zillet olarak tanımlayışı gözlerine hepimiz den daha fazla ihtiyaç duyuşundan olsa gerekti. Hangimiz onun kadar okuyorduk ki? Ama asıl kayda değer olan ise Üstadın, üstüne bir de felç olduktan sonra dinginleşmiş, öfkesini içine çekmiş olmasıydı. Bir noksanlığın uç noktasından sonra, kat be kat katlanmasından sonra gelen suskunluk ve huzur hali…Bu hal nasıl bir bilinçle örtüşür bunu anlamak oldukça güç.  Blindness filmindeki sunum kargaşası içinden basit ayrıştırmalarla pekala çıkılabilirdi. Ama körlük halinin sahip olduğu sembolik form, bu kavramı deşmemize olanak sağlıyor. Filmde bu yönde zekice bir tasarım olduğu söylenebilir; geçici körler, gözleri gören bir kadın ve gözleri doğuştan görmeyen biri iyi diğeri kötü iki adam. Bu çoklu değini, insanoğlunu “düşünen bir hayvan” betimiyle körlük çerçevesinde kötülememize yetiyor. Gözleri gören kadın, tecrit edilmiş enfeksiyonel körleri gözlemlerken, insanoğlunun çıplak, ilkel ve hayvani taraflarına acımaktadır. Toplumdan hükümet zoruyla soyutlanmış bu insanlar kapalı ve kısıtlı bir alanda birlikte yaşayabilmenin kurallarını gelişi güzel yerleştirmeye çalışmaktadırlar. En baştan, yeniden başlatılmış bir birlikte yaşama normu, izleyici için şaşırtıcı olmayan sonuçlar doğuruyor. Çünkü kötüler kötücül karakterlerinin izinden giderek, normal yaşamdaki gibi fitne çıkarmakta zorlanmıyorlar. Yine silahları bellerinde, çakıları yenlerinde…Burada kayda değer bir anekdot olarak, kötüler safındaki doğuştan kör fakat, çevre algı ve sezileri güçlü olan kişinin herkesin körleşmesiyle birlikte borsa değerinin artmasını verebiliriz. Normal yaşam saydığımız gündelik yaşamımızda kendisi pekala “feda edilebilir” birisi ise de herkesin kör olduğu bir yerde vazgeçilmez bir insana dönüşüyor. Bu durum bize, simgesel dünyaya köküne kadar abanmış insanoğlunun subjektif değerler şablonu hakkında ipuçları veriyor.  Filmdeki enfeksiyon kapmış ve kör olmuş iyi insanlara gelince, onlarda da harikulade bir değişim, duygusal bir panik, zaptedilemez ataklar göremiyoruz. Sanki böyle bir durumu bekliyorlarmış gibi sakinler, biraz üzgün ve öfkeliler o kadar. Neden böyle? Acaba herkes kör olduğu için mi? Halbuki görü, bir kez öğrenildiyse ondan feragat etmenin mümkün olmaması, yokluğunda insanın çıldırması gerekmez  mi? Bu çıldırı noktası, üstüne abanıldığında ya delirtmeli, ya da hapsedilmiş bir ruhun küskünlüğü gibi içe çekilmeli insan; beklentiler içe çekilmeli, hırslar, öfkeler, sevinçler… Bu dinginliğe erişmeden “beyaz bir körlüğe” sahip olunamaz kanımca.   ·                           * Fuzuli’nin gökyüzünü gözyaşı renginde görmesinin nedeni elbette aşk ve hasretti. Modern kentlerin (yoksa taş yığınları mı?) sonsuz ihtiyaç sahibi, kısıtsız edinimli bireylerini her şeyi beyaz görmeye iten viral bir enfeksiyon muydu? Yoksa farkedemediğimiz başka bir şey mi vardı?     Blindness; City of God, The Constant Gardener gibi filmlerden tanıdığımız Fernando Meirelles’ın yönetmeliğini yaptığı, Julianne Moore ve Gael Garcia Bernal’in barındıran 2008 yapımı bir film. Filmi, finaline kadar körlük hakkında kurgulamalar yaparak sıkılmadan izledim. Fakat körlük haline ilişkin psikolojik ögelerin ve finalin zayıf bir anlatımla verildiğini kendi hesabıma söyleyebilirim.    

deep_impact avatar deep_impact 04 Ağustos 2009 17:20:08

7

güzel ama bir o kadarda sinir bozucu bi film. izlenmeye değer, evet ama bi de sonunu bağlayabiliselerdi tam süper olurdu. sadece sonunu beğenmedim. farklı beklentilere giriyor insan izlerken, ancak beklenti dışı sonuçlanıyor.izleyin..

hülya66 avatar hülya66 12 Haziran 2009 11:47:06

8

Gerilimden hoşlananlar izlemeli. Ben çok beğendim. Değişik bir konu ve olmayacak bir şey değil...

Yandex.Metrica