Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Beş Hasta Var

Beş Hasta Var

8,36

(12 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 9 Ocak 1957 2 Saat 3 Dk Dram Dram

Yönetmen: Atıf Yılmaz Atıf Yılmaz

Ülke: türkiye

Oyuncular: Mürüvvet Sim, Renan Fosforoğlu, Asım Nipton, Osman Alyanak, Feridun Çölgeçen, Neriman Esen, Muazzez Arçay, Kemal Edige, Nubar Terziyan, Ziya Metin Devamını Gör...

Konusu : Kıskanç karısı yüzünden hastaneye düşen bir koca ile, beş hasta mahkumun öyküsü işlenmektedir. Cahit ile birbirini seven ve evlenme hazırlığında bulunan Belkıs bir deniz kazası sonucu tanıştığı Mısır'ın ünlü zenginlerinden Cafer Paşa ile ailesinin zoru ile evlenir Cahit'ten ayrılır. Bu ani ve zoraki evlilik Belkıs'ı altüst eder. Cafer Paşa’'yı suçlayarak intikam almak isteyen Belkıs, Beyoğlu'nda tanıştığı erkeklerle Paşa'yı aldatır, türlü rezaletler çıkarır. İtibarı zedele-nen Paşa, Belkıs'ı boşar. Boşanan Belkıs başıboş yaşamaya devam eder ve randevuevine düşer, burada frengiye yakalanır ve hayatını karartan erkeklerle cinsel temas kurarak, frengi bulaştırarak dramını yaşar ve sonunda ölür..



TubaArtan

26 Şubat 2017 00:54

Dönemine göre çok başarılı...sona doğru biraz ürpertse de... ayrıca 60 lı 70 li yıllarda görmeye alıştığımız oyuncuların genç halleri dikkat çekici özellikle Sadri Alışık ne kadar zayıfmış :)

Cevap Yaz

Göztepe

10 Nisan 2015 21:24

O döneme göre oldukça iyi bir film paşada olsan ağada olsan çok güçlüde olsan ne olursan ol zorla güzellik olmuyor. Paşaya zorla verilen Belkıs intikamını fena alıyor sonunda. Oldukça dramatik bir film filmde Hayri Esen rol almış ama o ses ona ait değil oda sesini Muzaffer Tema'ya vermiş. İyi rolde oynayan Sadettin Erbil'e, Abdurrahman Palay dublajını yapmış ilginç doğrusu. Sadri Alışık ve Nubar Terziyan hiç ummadığımız rollerde gördük arkadaşlarında söylediği gibi bu filmde.

Cevap Yaz

benimsinema

28 Ağustos 2013 11:42

bende filmin okadar kötü oldugunu düsünmüyorum.. zamanina göre gayet iyi bir film.... muzaffer temanin jön olarak oynadigi filmlerden biri... beni biraz hayal kirikligina ugratan sadece sadri alisikin filmde gec görünüp az rol almasi... nubar terziyan bambaska alisik olmadigimiz rolde görmek isteyenler kesin bu filmi izlemeli...

Cevap Yaz

lebkuchen

25 Kasım 2012 00:42

Bütün yazan elestirilerin aksine,ben filmin özgün hikayesi ile cok ilginc ve güzel buldugumu söyleyebilirim..Dönemine ve tüm eksikliklerine göre günümüzdeki bir cok filmden iyi.

Cevap Yaz

Loverman

26 Ağustos 2011 03:01

ethem izzet benicenin eserinden nejat saydam ve atıf yılmazın bakışıyla hazırladığı bu film, görüntü ve ses kalitesiyle de aynı yıllar içerisinde çekilmiş birçok filmin üstündedir. üzerinde durduğum tek kötü yönü belkısın hayatını kararttığı kişilerden intikamını drakula gibi ısırarak alması. daha farklı bir yöntem olabilirdi. "beş hasta var" derken beş kişiyi değil dört kişiyi ısırıyor. sırasıyla kendisiyle zorla evlenen abuk paşa cafer, abuk paşanın yaveri nedim, dostluk kurduğu rıdvan ve hayati belkısın kurbanları. beşincide haliyle kendisi oluyor. cahit açısından bakarsak belkıs ve nusretin napolideki kaçamağıyla başlayan kötü ilişkiler, belkıs ve abuk paşanın evlenmesinden daha ağır olsa gerek.

Cevap Yaz

mkurtsen

18 Temmuz 2009 15:41

Osmanlı İmparatorluğunun son yüzyılı 1789-1807 III.Selim, 1807-1808 IV Mustafa, 1808-1839 II.Mahmut1839-1861 Abdülmecit, 1861-1876 Abdülaziz Dönemi ve trajik sonu nihayet 1876-1909 II.Abdülhamit Dönemi. B enim ve kanaatimce herkesin en çok ilgisini çeken dönem olmuş, bu devre ait yerli ve yabancı çok sayıda kitaplar yayınlanmış.Bu yayınlara hergünde bir yenisi eklenmekte. Hocamız İlber Ortaylı'nın son kitaplarından 'İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı' nı bütün genç arkadaşlara salık veriyorum. Günümüz Türkiye'sinin  sorunlarını anlamak Dünya ve Avrupa'nın bize olan bakış açısını (bugün de değişen bir şey yok) kavramak ve görebilmek için başvurulacak vazgeçilmez bir kaynak. Objektif yansız bakış açısı ile hocamız okurlarına ışık tutuyor. Sağolsun.  Beş Hasta Var'ın Yazarı Etem İzzet Benice 1903 Doğumlu. 1923 e kadar, yani yirmi yaşına kadar İmparatorluğu yaşamış. Gözlemleri var. Romanına malzeme yaptığı olaylar ve karakterler gerçek. Belkide şahit olduğu olaylardan esinlenmiş. Her Ne ise Filmimizi 1956 yılında Atıf Yılmaz çekmiş, zaman kanatimce Abdülhamit Devri. Filmin sacayağı üç karakter Belkıs (Nedret Güvenç) Cahit (Muzaffer Tema) ve Mısırlı Abuk Paşa Cafer (Refik Kemal Arduman) sonradan bu üçlüye filmin ikinci yarısından sonra Nusret (Sadri Alışık) katılıyor. Film Hisarüstünde muhteşem boğaz ve Rumeli Hisarı manzarı eşliğinde Belkıs ve Cahit'in buluşmaları ile başlıyor. Sevgililer Evliya Nur Baba'nın başında ölene kadar, hatta ölümden sonrada beraber olmaya yemin ediyorlar. Dönüşte Belkıs'a eşlik eden Komşu çocuğu Şadan kaçıyor, telaşla onu kovalamak için yola fırlayan Belkıs dört nala gelen Abuk Paşa'nın Arabası altında kalır ve yaralanır. Abuk Paşa tarafın'dan yalısına götürülen Belkıs'ın tedavisi yapılır. Paşanın arabası ile Cahit ve Şadan 'la birlikte evine gönderilir. Ertesi gün Belkıs'ın Babalığı Rüştü Efendi Paşa'dan Davet alır. Sevinerek gider. Paşa Belkıs'a aşık olmuş, ona nikah teklif etmekte, ne pahasına olursa olsun Belkıs ile evlenmek istemektedir. Belkıs kabul etmez nişanlı olduğunu söyler. Ama nafile Paşa israrcıdır. Rüştü Efendi Paşadan kese kese altın ve hediyeler almaktadır. Bu Hediyeleri geri vermek üzere Belkıs'ı kandırarak Paşa'nın köşküne götürür, zorla nikahı kıyılır. Ama Belkıs kararlıdır.Paşa'ya karı olmayacaktır. Hizmetkarı vasıtasıyla Cahit'e haber gönderir, kaçmak üzere iken yakalanırlar. Paşa'dan boşanan  Prenses Belkıs önce çok pahalı bir fahişe olur, daha sonra sokak aralarına düşer, Firengiye yakalanır. Artık İntikam için yaşamaktadır. Düşmesinde sebep olan Beş Kişiyi ısırarak, Hastalık aşılayacaktır.  Konu basit gibi gözüksede devrin atmosferi içinde, çok titiz bir çalışma ve muhteşem oyunculuklarla (Nedret Güvenç,Refik Kemal Arduman) eeliüç yıl önceden gelen bir şölene dönüşüyor. Daha Önce 75. yılda (1998) TRT 'de izlediğim filmin DVD sini bulabildiğim için çok mutluyum. Bu filmin bende yeri çok ayrı. Beni Sinema ile tanıştıran 6-7 yaşlarımda seyrettiğim  filmlerden bir tanesi. Yıllardır aklımdan çıkmayan unutamadığım bir film.

Cevap Yaz

erakman

17 Kasım 2008 06:13

   filmde kopukluklar yaşanıyor vede saçmalıklar ayyuka çıkıyor.ama yinede zamanına göre değerlendirilip izlenmesı gereken bir film.ayrıca istanbulun bakir halide görüntulerde sıkca gözukuyor...

Cevap Yaz

dinamik27

27 Şubat 2008 17:34

arkadaşa katılıyorum nedim yıldız filme bakmadan yorum yapmış alakası yok

Cevap Yaz

sultanhastası

5 Kasım 2007 19:27

öncelikle nedim yıldız arkadaşımız filmin konusunu çok güzel uydurmuş bunu yazayım, film 51 senelik çekildiği döneme göre güzel ama bugünün şartlarında sıkıcı buldum. Birincisi çok uzun o zamanlar montaj yapmıyorlar mı acaba 2:13 dk falandı bu film, ikincisi zaman atlamaları oluyor ama insanlar hiç yaşlanmıyordu, filmin sonuda çok saçma kuduz köpek gibi herkesi ısırarak frengi hastalığını bulaştırıyordu.

Cevap Yaz

alikoc@yahoo.com.tr

28 Mart 2007 21:42

Osmanlı imparatorluğunun son dönemlerinde, Birinci Cihan savaşı öncesi günlerde ve İstanbul Boğazı’nın henüz betonarme çirkinliklerle örtülmediği mevsimlerde , Rumeli Hisarı kıyılarında yeşeren temiz bir aşkın, zorla kopartılan yeşil yapraklarının ibret ve hüzün dolu yaşam öyküsü.. Tolstoy klasiklerini andıran ilginç senaryosu ve Nedret Güvenç, Muzaffer Tema , Sadri Alışık, Nubar Terziyan …ve Feridun Çölgeçen’in şaheser oyunlarıyla ölümsüzleşerek siyah-beyaz günlerdeki Türk Sineması’nın klasikleri arasında yerini alan ölümsüz bir film..Tam puanı hak ediyor.. ..Adı, her ne kadar cezbedici görünmese de , senaryonun en ilginç bölümlerinden birini yansıtması açısından özenle seçildiği belli.. Emeği geçen tüm sanatçıları, I.Dünya Savaşı’nın yıkımları ve Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın zaferi üstüne kurulan cumhuriyetimizin henüz otuzüçüncü yılında , yokluklar-kıtlıklar-olanaksızlar arasında ,Türk Sineması adına böyle bir film yaptıkları için yürekten kutluyorum…saygılarımla..

Cevap Yaz
Yandex.Metrica