Beyaz Güvercin

8,27

( 7 kişi yorum yaptı )

Beyaz Güvercin

Sinema Filmi

1963

Avni Bey; “Evlenmesine mani oldum ama sevmesine mani olamadım.”

‘Strangers on the Shore’ (1961) (Acker Bilk). Klarnet için yapılmış güzel eserlerden biri. ‘Sokak Kızı’ (1962) ve ‘Katilin Kızı’ndaki (1964) fabrikanın önü. Yorgunluktan perişan bir genç, Rıza Bey ile görüşmek istiyor.
Kapıcı Osman Türkoğlu; “Hangi Rıza Bey’le?”
Göksel; “Bu fabrikanın sahibi.”
Kapıcı; “Rıza Bey seni kabul eder mi?”
Göksel; “Niçin etmesin? O benim amcam.”
Kapıcı; “..Ben de Amerikan Reisicumhuru’nun kardeşiyim… Rıza Bey gibi bir adamda akrabadan çok ne arıyorsun. Her ‘amcam’ diyeni içeri alsak adamın akraba ordusu olur. Hadi bana bak, bir temiz dayak yemeden defol git burdan.”
Göksel; “Bir yere gitmem.”
Kapıcı; “Niye gitmezmişsin?”
Göksel; “Başka gidecek yerim yok da ondan.”


‘An American Tragedy’ (1925) (Theodore Dreiser) (Bir Amerikan Faciası) (1976-Altın Kalem Klasik Romanlar-Çeviren Aydın Pesen) ve ‘A Place in the Sun’ın (1951) (Bizde ‘İnsanlık Suçu’ adıyla 1955’te gösterilmişti) bir Yeşilçam uyarlaması.
Her mahallede bir milyoner, her köyde bir Barış Gönüllüsü dönemi.
Jenerikte Sabite Tur Gülerman’ın söylediği Beyaz Güvercin var; “Beyaz kanatlarınla//Sen tertemiz aşkımsın//Kalbimin en tatlısı//Beyaz rüyalarımsın//**//Sevgilimsin, sevincimsin//Beyaz güvercinimsin//**//Düşüverdin bir sabah//Ayrıldın bulutlardan//Tatlı hatıralardan//Sıcacık rüyalardan//**//Sevgilimsin, her şeyimsin//Beyaz güvercinimsin//**//Elveda güvercinim//Bekler seni bulutlar//Orda bir sevgili//Seni göklerde arar.”
‘Milyoner’ Avni Bey kızını çok seviyor. Aslında ‘çok’ sözcüğü yetersiz. ‘Mukaddes bir sevgi bu’. Karısını doğum sırasında kaybetmiş. Senelerdir O’nun boşluğunu Filiz’e hissettirmemeye çalışıyor. “Kızım benim olmayan şeylerde bile her şeyimdir.”
Ama genç kız hasta. ‘Had safhada kalp hastası’. 4 Türk profesörü, bir İngiliz bir de Alman doktor ‘konsültasyon yapmış’. Aile dostları Profesör Ömer Başkul’un aktardığına göre ‘durum kritik’. Ameliyat belki olabilirmiş ama ‘çok kısalmış bir hayatı daha da kısaltmaktan korkuyorlar’mış. “Kurtuluş ümidi yüzde bir bile olsa bu işi o kadar sevinçle yapacaklardı ki.” Bu ‘en salahiyetli (O ‘selahiyetli’ diyor) kişilerin tavsiyeleri’ şöyle;
Madde 1. Filiz ‘sureti katiyede’ evlenmeyecek. “Aşırı heyecana zavallı küçük kalbinin tahammülü yok.”
Madde 2. “Sevmemesi lazım. Elini sevgi ile tutan erkeğe en ufak bir his beslemesi ölüme yaklaşan adımlarını hızlaştırır.”
Âşık olmayacak ve evlenmeyecek. Bu büyük heyecan O’nu öldürürmüş. Böylesine ‘kritik safhada bir kalp hastası’.
Genç kızın zaten o güne kadar bir ‘gönül macerası’ olmamış. Avni Bey’e düşen, O’nun çevresini ‘mümkün olduğu kadar kızacağı, hoşlanmayacağı Ferit, Rafet ve Müfit gibi kimselerle doldurmak’. Yani Filiz bir numaralı erkek düşmanı olacak.
Ray Conniff Orkestrası’nın (‘s different) albümündeki (1959/60) ‘Beyond the Blue Horizon’. Baba kız ‘hafta sonu tatili için’ Sapanca yolunu tutmuşken Göksel de İstanbul’a otostop (Avni Bey’e göre ‘Beleş Nakliyat Şirketi’) yapıyordu. Bilmiyor ki “Büyük şehrin derdi büyük olur. Adamı çarpar alimallah”.
Ray Conniff Orkestrası’nın (‘s different) albümündeki (1959/60) ‘All the Things You Are’ (1939/44) (Jerome Kern / Oscar Hammerstein II). Pek talihsiz biri olmalı ki ‘son iki buçukluğunu’ hem de peşin verdiği kamyon bozulmuş.
‘Quando, Quando, Quando’ (1962) (Alberto Testa / Tony Renis). Bir başka kamyonun kasasında, koyunlarla yolculuğu çok hoş.
Babası Asım ‘soygunculuk suçlaması ile Anadolu’nun en ücra köşesine sürgün edilmiş’ ve orada ölmüş. Göksel, ne yapsın, iş verir umuduyla amcasının yanına geliyor. Yolculuğu bir ay sürmüş. ‘Kumaş fabrikatörlerimizden’ Rıza Bey önce “Sizlerden kurtulamayacak mıyım ben” diye esip gürler ama sonunda yanına alır. Yoksa ‘hırsız, katil, dolandırıcı olacaktı’ delikanlı. Ancak bir şartı var ‘yeğeni olduğunu kimse bilmeyecek’. Bu konu sorunlara neden olacak diye beklerken, şaşırtıcı bir şekilde ‘gerçeği kendisi ilan ediverir’.
‘La Paloma’ (1863) (Sebastián Iradier). 262 numaralı işçi Göksel. Yan mahallede bir pansiyon tutmuş. İşsizliğin ne olduğunu bildiği için fabrikanın en çalışkanlarından. Kısa sürede ‘çıraklık devresini bitirip imtihanla’ kalfa olur. Fadıl Garan müdür, Zeki Dinçsoy da Ustabaşı.
Filiz’in yaşamı gibi ‘çok sakin, çok monoton’ geçen aylardan sonra Rıza Bey ‘oğlunun koleji bitirmesi nedeniyle bir ziyafet tertip etmiş’. Göksel de davetli. ‘Zengin kızı’ Leyla’ bu ‘esrarengiz ve enteresan yaban’ı çok beğenir. Ama beriki kalbini Beyaz Güvercin’e kaptırmış bile. Filiz ve babası da oradaydı.
O gece havuz başında tanışmaları, Leyla’nın bir bahaneyle işyerinde Göksel’i görmeye germesi, ‘İstanbul H. 43825’ plakalı otomobili ile dolaştırması ve havuz sefasından oluşan altı buçuk dakikalık bölüm Show Tv’deki gösterimde yok. Kahramanımız çok soğuk davranıyor kendisine. ‘Karşısında 50 gün göz süzüp, ah çekse bile farkında değil’ genç kızın. ‘Biri hariç’ tüm kadınlardan nefret ediyormuş.
Ray Conniff Orkestrası’nın (‘s different) uzunçalarındaki (1959/60) ‘Rosalie’. Sonrası çorap söküğü gibi. Göksel’in Yeşilyurt tren istasyonunun orda Leyla’dan ayrılması bu melodi ile. Filiz de çevresindeki sıkıcı kişileri ‘ekmiş’. Sonrasında tesadüfen karşılaşırlar. Taksim otobüsünde beraber oldukları o unutulmaz 5 buçuk dakika; ‘Baytar Mesut Akyol’un hafif yaralanan genç kızı tedavi etmesi; Sahildeki sandalda (Temel Reis buna ‘Yıldız Palas’ diyor) geçirdikleri harika gece.
Filiz’in eve gelmemesi gazetelere geçmiş; “Yazıyor, milyonerin kızının kaçırıldığını yazıyor.” Bu sırada filmin bir sürprizi var. Kaçırılma haberini okuyan üç kişiden fötr şapkalı olanı yönetmen Nejat Saydam.
Avni ve Rıza Beyler bu aşkı engellemek için delikanlıyı bayıltıp at arabası ile ‘geldiği yere yolluyorlar’. Filiz’in yaşaması için ayrılmaları lazımmış. Ancak genç kızın durumu iyileşeceğine kötüleşmekte. Doktor Ömer’e göre ‘fena, çok fenaya’ gidiyor. “Birbirlerini en çok sevdikleri anda Onları ayırmak ateşe benzin dökmek gibi bir şey. Öteki erkeklere yaptığınız gibi Filiz’in o gençten nefret etmesini, O’ndan iğrenmesini temin etmelisiniz” diyor bu kez.
‘Milyoner’e köy yolu görünür. Rica minnet, delikanlıya sevdiğinden uzak durmasını kabul ettirir. Bu kadarla kalsa iyi. İnanılır gibi değil ama daha büyük bir fedakârlık yapması lazımmış. “Leyla ile evlen. Sevdiklerimiz için, istemeden de yapabileceğimiz bir takım şeyler olmalı.”
‘Warsaw Concerto’ (1941/42) (Richard Addinsell). Leyla’nın [‘İntikam Uğruna’dan (1966) anımsadığımız ve Kalkavanlara ait] köşkü. Bir parti düzenlemiş. Muzaffer Yenen ile dans ediyor. Göksel’in evlenme teklifi genç kızı şaşırtır. Davetliler bunun şerefine kadeh kaldırırken kahramanımızın eli kan içindeydi. Şampanya kadehini sıkarak parçalamış. “Aferin Göksel! Adam olmaya başladın” diyen amcasına Adam olmaya mı adamlıktan çıkmaya mı başladım. Bunu zaman gösterir” yanıtını veriyor. Olay sosyete sütunlarına geçmiş; “İstanbul’un tanınmış ailelerinden Dalyanoğulları’nın kızı Leyla ile kumaş fabrikatörlerimizden Rıza Bener’in yeğeni evleniyorlar. Bu mesut izdivaç Göksel’e İstanbul’un büyük fabrikalarından birinin müdürü olma imkânlarını hazırlıyor.”
Percy Faith’in ‘Porgy and Bess’ albümündeki (1959) ‘Catfish Row’ (1935) (George Gershwin / Ira Gershwin / Dubose Heyward). Bu nikâhı Hemşire-Merih Dinçsoy’un okuduğu gazeteden öğrenen Filiz harekete geçer.
Ray Conniff Orkestrası’nın (‘s different) 33’lüğündeki (1959/60) ‘You Must Have Been a Beautiful Baby’. Konuşmak için fabrikaya gelmiş. Ama kahramanımız, Avni Bey’le daha önce planladıkları gibi soğuk davranıyor genç kıza. Uzun uzadıya hesap yaptığını ve Leyla ile evliliğin ‘daha kârlı geldiğini anlatıyor’.
Ray Conniff Orkestrası’nın (‘s different) 33’lüğündeki (1959/60) ‘A Love is Born (Song of the Trumpet)’. Onlar dünya evine girerken, babası ‘oyalanması için’ Filiz’i Avrupa’ya götürüyor. Fakat iki ay sonra oradan getirişi sedye ile. Apar topar Bursa uçağına aktarılıyor. Uludağ’daki ‘Kirazlıyayla Dinlenme Evi’nde (aslında ‘sanatoryum’) ‘daha iyi istirahat edebilecek’miş. Delikanlının durumu pek farklı değil. Yaşayan bir ölü gibi. Şimdi fabrikanın müdürü ama karısı onu aldatıyor.
‘Symphonie Fantastique, Op. 14; III. Scéne Aux Champs’ (11.18’den itibaren) (1830) (Hector Berlioz). Eskiden beraber oldukları yerlerde görüyoruz delikanlıyı. Avni Bey, sahil yolunda sarhoş bir halde bulur kendisini. Evine gitmek istemiyormuş. “Filiz’in olmadığı hiçbir yer benim değil.” Yaşlı adam daha fazla dayanamaz ve kızının yerini söyler. Artık bizimkini tutabilene aşk olsun. Nedense Leyla’nın âşığı (filmde adı söylenmeyen Reha Yurdakul) da peşindeydi.
Uludağ sahneleri 7 dakika sürüyor. Karsız, yine de çok güzel. Doktor Ömer, Dinlenme Evi için (‘Balkanlar ve Ortadoğu’ söylemini aşıp) “Dünya çapında bir yer” demişti. İki sevgili peşlerindeki Reha Yurdakul’dan kaçıp Selahi İçsel’in ‘elektriksiz’ hanına sığınırlar.
‘One More Chance’ (1961) (Bobby Weinstein). Transistorlü radyoda Teddy Randazzo’nun güçlü sesi; “Dear, it wasn’t very long ago//That you called an end to old romance//Now I find you come back crying here//Begging me for one more chance.” Dışarda bardaktan boşanırcasına bir yağmur var. ‘Akasyalar Açarken’ (1962) filminde parmakların ucuna yükselerek dans sahnesi çok beğenilmişti. Burada onu tekrarlıyorlar.
Göksel; “Kendini nasıl hissediyorsun Filiz?”
Filiz; “Çok iyi, her zamankinden iyi.”
Göksel; “Ölümü düşünmüyor musun?”
Filiz; “Senin yanında ölümün lafı mı olur… Kollarında her şeyi, ölümü bile unuturcasına beyaz bir güvercin kadar hür, beyaz bir güvercin kadar mutlu yaşamak istiyorum.”
‘Symphonie Fantastique, Op. 14; I. Reveries-Passions’ (05.16’dan itibaren) (1830) (Hector Berlioz). Beraber olurlar. “Benimsin, ölüme kadar.”
Neyse ki korkulan olmaz. Aksine, Doktor’un Avni Bey’e iyi bir haberi var; “Bu hastalıkta kurtuluş binde bir ihtimaldi. O piyango da senin kızına çarptı, kurtuldu.”
Leyla ile karşılıklı yapılan ‘cürmü meşhut’lardan sonra iş tatlıya bağlanıyor.


‘Warsaw Concerto’ (1941/42) (Richard Addinsell). ‘Dangerous Moonlight’ filminin melodisi. O güzel çay bahçesindeki acımasız sahne.
Göksel; “Hayatım boyunca sefalet çektim. Senelerce bir köyde babamla sürgün hayatı yaşadım. Aç kaldım sefil oldum. Şimdi elime bir fırsat geçti.”
Filiz; “Aynı fırsatı babam da sağlar sana.”
Göksel; “Onları uzun uzadıya hesap ettim. Leyla ile evlenmek daha kârlı geldi.”
Filiz; “..Yazıklar olsun. Leyla seni çok çabuk mağlup etti.”
Göksel; “Dünyadaki en kuvvetli şey paradır. Beni para mağlup etti… Dünyada her şey parayla oluyor.”
Filiz; “(Garson’a limonatalar için para bırakır) Üstünü de beyefendiye verirsiniz. Çünkü dakikaları kıymetlidir.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Nejat Saydam
Senaryo
Yapımcı Murat Köseoğlu
Müzik Metin Bükey , Rauf Tözüm
Görüntü Yönetmeni Melih Sertesen
Vizyona Giriş Tarihi 01 Ocak 1964
Süre 97 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Aşk, Hastalık , Kirazlıyayla, Uludağ, baytar, Daha Fazlası

Oynayanlar

Göksel Arsoy Göksel Arsoy Göksel
Filiz Akın Filiz Akın Filiz
Sunay Uslu Sunay Uslu Leyla
Reha Yurdakul Reha Yurdakul
Hulusi Kentmen Hulusi Kentmen Avni
Sadettin Erbil Sadettin Erbil
Nuri Altınok Nuri Altınok Dr.Ömer Başkul
Hüseyin Baradan Hüseyin Baradan Valentino Rafet
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Rıza
Senih Orkan Senih Orkan
Ali Şen Ali Şen Temel Reis
Ertuğrul Bilda Ertuğrul Bilda Baytar Mesut Akyol
Celal Ersöz Celal Ersöz Ayhan
Aydan Adan Aydan Adan Sumru
Selahattin İçsel Selahattin İçsel Hancı
Osman Türkoğlu Osman Türkoğlu Fb. Bekçisi
Jale Öz Jale Öz
Necdet Yakın Necdet Yakın
Hüseyin Sarıcı Hüseyin Sarıcı
Merih Dinçsoy Merih Dinçsoy Hemşire
Zeki Dinçsoy Zeki Dinçsoy
Müşerref Çapın Müşerref Çapın
Fadıl Garan Fadıl Garan
Muzaffer Yenen Muzaffer Yenen
Sacide Keskin Sacide Keskin Jale Öz Seslendirmesi
Mürüvvet Sim Mürüvvet Sim Müşerref Çapın Seslendirmesi
Zeki Sezer Zeki Sezer
Yavuz Karakaş Yavuz Karakaş
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu
Alev Gürzap Alev Gürzap Sunay Uslu Seslendirmesi
Fuat İşhan Fuat İşhan CELAL ERSÖZ SESLENDİRMESİ
Necdet Mahfi Ayral Necdet Mahfi Ayral ALİ ŞEN SESLENDİRMESİ
Zafer Önen Zafer Önen AHMET TURGUTLU SESLENDİRMESİ
Sadri Alışık Sadri Alışık HÜSEYİN BARADAN SESLENDİRMESİ
Kemal Ergüvenç Kemal Ergüvenç HULUSİ KENTMEN SESLENDİRMESİ
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm FİLİZ AKIN SESLENDİRMESİ
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay GÖKSEL ARSOY SESLENDİRMESİ
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu REHA YURDAKUL SESLENDİRMESİ

Ekip

Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Sabite Tur (Şarkılar)

Firmalar

Acar Film (Yapım)

Son Yorumlar (7)

Maviprens avatar Maviprens 18 Kasım 2013 03:55:32

10

film mi güzel buldum izlemenizi isterim

benimsinema avatar benimsinema 23 Şubat 2013 11:21:07

7

biseyden sonra film biktirmaya basliyor uzun ve gereksiz sahneler var... filiz hasta ve doktoru tarafindan sevmesi ve evlenmesi yasaklanir. gönül bu ya, filiz göksele asik olur. filizin babasi durumu göksele izah eder ve gökselin baskasiyla evlenmesi ni ister, filizin ondan nefret etmesi icin. filiz ayrilirken gökseli bir cafede cok kücürür ve filmin tavan yapan sahnesidir bence. ve sonunda ask galip tabii, filizle göksel evlenir

lekobek avatar lekobek 13 Ekim 2011 01:12:10

Beyaz Güvercin, varış değil çıkıştır. İzlemekle öldürdüğünüz zamanın yasını tutturmaz.

performer avatar performer 04 Haziran 2010 23:48:06

8

ayrıca birkaç ilave, filmde filiz akın'a iğne yapan baytar'ın adı ertuğrul bilda ve ali şen'i necdet mahfi ayral seslendirmiş.

performer avatar performer 04 Haziran 2010 23:37:06

8

güzel bir film.

nedim yıldız avatar nedim yıldız 21 Mart 2007 13:51:03

9

Yandex.Metrica