Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Çiçekçi Kız

Çiçekçi Kız

8,68

(5 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 37 Dk Dram Duygusal Dram, Duygusal
IMDb puanı: 0

Yönetmen: Nejat Saydam Nejat Saydam

Ülke: türkiye

Oyuncular: Toron Karacaoğlu, Hüseyin Zan, Necdet Tosun, Diclehan Baban, Sami Hazinses, Necip Tekçe, Avni Dilligil, Osman Alyanak, Süleyman Tekcan, Reha Yurdakul Devamını Gör...

Konusu : Orhan Kemal’in “Kasketi ensesine yıkılı Küçük Adam’ı çok seven zeki okuyucusu” için yazdığı ‘Bir Filiz Vardı’ (1965) gibi, ‘ünlü bestekâr’ Adnan Cemil de ‘Çiçekçi Kız’a bir beste yapmış; “Çiçek, neşe, baharım//Gönlüm, sevgili yârim//Demet demet sararım//Sevgilimi ararım//**//Menekşenin rengi mor//Kalbimde ateş kor//Aşığım ben ne çare//Alın siz de bir tane.” ‘La Violetera’nın (1958) Yeşilçam uyarlaması. Adnan Cemil Bey, Konservatuvar’daki piyano çalışmasına, bir görevlinin getirdiği mektupla ara verir. “Bu gece yalnızım. Bana gel sevgilim… Mualla.” Ne çapkın adam! En büyük aşkı bir ay sürüyormuş. Meslektaşları “Ee oğlum, Adnan Cemil olmak kolay mı, Türkiye’nin 1 numaralı bestekârı. Elbette, birçok ilham perisine ihtiyacı olacak” diye konuşuyorlar! “Çiçekler… Üç demeti 2 buçuk liraya çiçekler…” Konservatuvar’ın dış kapısı… Yoksulluk ve yorgunluktan perişan durumdaki bir çiçekçi kızdan sevgilisine götürmek üzere menekşe alır. Ne içki ne de Mualla’nın ateşli öpücükleri yaşlı adamı rahatlatmaz. Aklı ve gönlü genç kızın güzel gözlerinde kalmış. Sonunda dayanamayıp aramaya çıkar. (Aceleden, çantasını, paltosunu ve şapkasını almayı unutuyor). Şiddetli yağmur altındaki uzun aramalardan sonra, baygın bir halde bulup evine götürür. Adı, Nur. “Topkapı’da oturuyorum, Surlar’ın dışındaki gecekondularda. Dedem iki gün önce öldü. Dün de ev sahibim beni evden attı.” Tüm öyküsü bu, şimdilik. 38.6 C olan ateşi için doktora giderler. Ciğerinde lekeler var. Bir de çok ufak duman. Sıkı bir gıda rejimi ve devamlı tedaviyle çok çabuk kurtulurmuş. Bestecinin, Avrupa’ya giden bir arkadaşının Beylerbeyi’ndeki yalısına yerleşirler. Açık hava, güzel bir bahçe. Aşçı ve bahçıvanın candan ilgisi ile şarkı söyleyebilecek kadar iyileşir. Rastlantı ile genç kızı dinleyen Kemancı Ragıp şaşkınlık içindeydi. Hayatında böyle ses dinlememiş. “Bir piyasaya çıksanız… Sizi meşhur edebilirim” diyor. Ama ‘piyasa denilen yerin ne iğrenç olduğunu çok iyi bilen’ Adnan Bey’in sert tepkisi ile karşılaşır. Ragıp, zorla oradan uzaklaştırılırken hâlâ laf yetiştirmeye çalışıyordu. “O iğrenç dediğin yerde para var. Sen de beğenmediğin bu piyasada çalışsaydın, böyle borç harç içinde kalmazdın. Apartmanların otomobillerin olurdu!” The Shadows’un ‘Kon Tiki’ 45’liğindeki (1961) ‘35-24-36’ (Bruce Welch / Hank Marvin / Jet Harris / Tony Mechan). Bestecinin oğlu Bülent (inşaat mühendisi olduğunu sonradan öğreneceğiz), Amerika’daki okulunu bitirip geri döndüğü gün, Nur’u motosikletli gençlerin sataşmasından korur. Genç kızın kalbi, babadan oğluna doğru kayıyor. Katıldıkları danslı bir partide bambaşka bir dünya ile karşılaşır. “Bugüne kadar bana yaşattığınız hayatın, yaşanan hayatların en güzeli olduğunu sanıyordum. Hâlbuki neler varmış neler. Ben, her şeyin en güzelini yaşamayı arzu ediyorum” diyor besteciye. Arzu değil, bir ihtiras bu aslında. İnsanları mahveden bir şey. (Ama genç kızdaki ‘ihtiras’ın sonuçlarına, gene yaşlı bestekâr katlanacaktır). Olaylar üzücü bir şekilde gelişir. Bülent’in evden ayrılması… Kemancı Ragıp’ın, ‘Çiçekçi Kız’ bestesini izinsiz kullanıp (üstelik kendi adına ‘tescil ettirmiş’) bir operet yapması… Daha da kötüsü Nur’u bu eserde oynamak için kandırması! Zaten borç içinde olan Adnan Cemil kayıplara karışır. Gençlerin birleşmesi için kendisinin ortadan kalkması gerektiğine inanıyordu. Köprü altında sabahlarken bir kişinin tren kazasında ölmesi, planını gerçekleştirme olanağı verir. Kimliğini, tanınmaz durumdaki adamın yanına bırakıyor. Öldü sanılırken bile genç kızı koruyacaktır. Tiyatro sahibi Süleyman Tekcan’ın acımasız planına engel olmak isterken çok hırpalanıyor. Bülent ve Nur’un kolları arasında son nefesini verir. “Beni kalplerinizde yaşatın yeter. Birbirinizi sevin ve hiç ayrılmayın.” Nur; “Sanat nedir Adnan Cemil Bey?” Adnan Cemil; “Sanat, insanlığın nefesidir bebeğim. O yaşadıkça insanlar kavgaları, harpleri, hileleri, kötülükleri unuturlar. Sanatın ön planda olduğu ülkeler huzur ve çiçek diyarlarıdır. İnsanlar karıncayı bile incitmezler. Bu nefesin küçücük parçaları da sanatkârlardır. Temiz, tertemiz, namuslu insanlar. Her zaman paranın icadından önceki devirlerde yaşarlar.” Nur; “Ben de sanatkâr olmak istiyorum, Adnan Cemil Bey.” Adnan Cemil; “Olacaksın yavrum, bu Allah vergisi hazine sende bütün zenginliğiyle mevcut... Sanatta en yüksek noktaya çıkacaksın.” Nur; “Sanatta en yüksek nokta nedir?” Adnan Cemil; “Aşk, bebeğim!” (Yazan: Murat Çelenligil)



performer

21 Eylül 2014 23:05

bence nejat saydam senaryo konusunda yönetmenliğe göre daha başarılı. yazdığı diyaloglar kaydedilip biryere not edilmesi gereken güzel kıymetli konuşmalar. bu arada her filmde olduğu gibi yine bu filmde de figürasyonların bazılarını nejat saydam seslendirmiş.

Cevap Yaz

Göztepe

9 Eylül 2013 00:30

Ünlü bir bestekarın sokaklardan kurtardığı çiçekçi kız ile bestekarın oğlunun ve çiçekçi kız arasında geçen aşk üçgenini konu alan bir film. Gazinoda sürekli çalan Çiçekçi Kız şarkısı dışında konu olarak iyi bir film. Hele Adnan Cemil rolündeki rahmetli Nuri Altınok filmin en iyisiydi heleki izin kaybettirdikten sonra kurtardığı kızda cabası. Müzikal sahneler bayağı vardı biraz daha az olsaydı eminim film biraz daha iyi olurdu..

Cevap Yaz

benimsinema

31 Ekim 2012 14:54

acar filmin siirsel filmlerinden biri... herkesin sevgilisi bu filmin renkli versiyonu sanirim, konular birbirine cok benziyor...bu filmde hosuma giden, yapilan danslar...türk sinemasi sevenlerin izlemesi gereken güzel filmlerden biri

Cevap Yaz

zeyde

23 Şubat 2010 19:35

 severek ayrılmak zorunda kalan bülentin nur a mektubu

 

Severek ayrılanlar bilirler ayrılığı Severek ayrılanlar yaşarlar pişmanlığı Çok uzak şehirlerde aynı çarpar iki yürek Çok uzak bir şehirde beklendiğini bilerek Gün gelir için yanar elin gider mektuplara Gün gelir beni ararsın gözün dalar uzaklara Yaz gelir sıcak olur akşam sahil yollarında Her adımda beni anarsın gözün dalar ufuklara Rüzgar aşkımı kucağına alsa Dağları tepeleri aşsa Saçlarına ulaşsa

 

ayna

Cevap Yaz

capone

1 Temmuz 2007 05:57

Müthiş derecede insanın içini ısıtan güzel bir film.Ülkenin en önemli bestekarı olan Adnan Cemil sokakta çiçek satan Nur un öyküsü.Adnan Cemil Nur u sevmekte ancak Nur da Bülent e aşıktır.Adnan Cemil karşılıksız aşkını kenara koyarak Nur un ve oğlu Bülent in mutlu olması için düzmece bir ölüm hazırlar ve ikili bundan sonra Adnan Cemil in ölümüyle üzülür ancak bundan sonra mutlu bir hayata başlarlar

Cevap Yaz
Yandex.Metrica