Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Metropolis (Metropolis)



bahadıralptekin

27 Kasım 2020 01:21

Baştan sona ezoterik göndergelerin yoğun olduğu film. Öyle ki "Mısır bin yılcılarının" "Babil yüzyılcılarına" yapıştırdığı bir şamar da diyebiliriz.

Cevap Yaz

kemerlee

22 Kasım 2014 16:14

Sinemanın ilk yıllarında geleceği ön gören ayrıntılı toplumsal filmler yapan tek yönetmen olan Fritz Lang daha büyük buhran olmamışken böyle bir film çekmesi takdire şahenken üzerine yarattığı metropolis şehri muazzam.Aslında üst sınıfı fazlasıyla Romanın altın çağına işçi sınıfını ise kölelere benzetmiş, zamanınında etkisiyle biraz didaktik bir anlatım var(hatta kör göze parmak sokuyor), araya olmazsa olmaz bir yıldırım aşkı ve sistemin devamı için bir aracının olması gerektiğini üzerine basarak söylüyorki biraz sendika çığırtkanlığı yapıyor.İlk bir saatten sonra fantastik unsurlar ve isyanın sadece kendini yok etmek demek olduğunu söylemek yada işçilere sadece el diye hitap etmesi beni rahatsız etti. Neticede bu sömürücü düzeni devam ettiren insanları kontrolde tutan iki şey var biri din diğeri ise umut(fakirin ekmeği olarakta görülebilir,insan bencilliği olarakta) Germinalde dediği gibi işçi sınıfının sosyalistliği zengin olana kadar, zamanında emeği savunan şuan emek sırtından geçinen sözüm ona sosyal demokratlar gibi. Filmimize geri dönersek isyan çıktığı an makineleri değilde beyin olduğunu iddia ettikleri tüm insanları katledip devrim yoluna gitseler hem kendileri hem aileleri hem şehir kurtuldu ama o yıllarda böyle bir filmin denetim kurulundan geçme şansı yoktu bunun yerine fazlasıyla Ulusçu bir tavırla abartılı bir şekilde aman ha itaat etmezseniz yok oluruz diyor o an film beni kaybetti. Neticede köle olarak kullanıldığını gösteren insanları üzerinden krallar gibi yaşıyan kapitalistleri bu kadar açık şekilde gösterdikten sonra böyle bir dönüş filmin dokusuna büyük zarar vermiş. TEK YOL DEVRİM sonra EVRİM...

Cevap Yaz

enginyuksel1982

30 Ekim 2014 13:31

Bulunduğu dönemi aşıp günümüze değin kalitesinden birşey kaybetmeyen uzun olmasına rağmen asla sıkmayan bir yapım. İlginçtir Türkiye'de gösterime girmesi komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yasaklanmıştır fakat Nazi Almanyası'nda Naziler tarafından epey ilgi görmüştür 8/10

Cevap Yaz

fulyatemiz

8 Mart 2013 18:11

Metropolis sadece bilim-kurgu değil aynı zamanda da felsefi bir filmdir bana göre. Oldukça dikkatli izlenmesi gerekir . Üzerinde uzun bir tartışma yapılabilir (çok da keyifli olur)… “Yerin altındakiler” ve “yer üstündekiler” hem gerçek anlamıyla hem de metaforik olarak çok şey ifade eder, Hel’in bir makinaya ve ardından Maria’ya dönüştürülmesi, işçi sınıfının yüksek kuleler ve “üsttekilere” inat göze görünmez bir hal alması , hiyerarşi, tek elli mucit Rotwang, sonsuz bahçe, Babil kulesi efsanesi, “ellerin” ve “başın” arasındaki arabulucu “kalp” … Çok da sade ve basit bir finalle kapanır film bu da oldukça düşündürücür birçok sinema-sever için… Unutulmaz bir filmdir kısaca ve yıl 1927…İnanılmaz!

Cevap Yaz

magoria

16 Şubat 2013 06:26

Yılına bakıldığında söylenecek tek kelime ''aşmış!'' olur herhalde. 1927 yılında böyle bir film çekmek olağanüstü bir iş. Zaten bu öncülük ve bu çaba fazlasıyla hak ettiği değeri görüyor. Filmin görselliği çok iyi. Çekilen sahneler, oyuncuların şahane performanslarıyla şahlanıyor. Konu olarak da fazlasıyla yaratıcı olduğunu söylemeliyim. Fritz Lang'i ayrıca kutlamak, tebrik etmek gerekiyor. Bunu düşünmek bir yana uygulamaya konulması ve böyle bir yapımın çıkması, gösterilmesi gereken ilginin daha fazlasını hak ettiğinin bir göstergesi. Kast sistemini yansıtıyor film. İşçi ve işçi sınıfının nasıl ayaklar altına alındığını gözler önüne seriyor. Bunun bir kadın köleleğiyle gösterilmesi daha farklı bir pencereden baktırıyor insana. Heybetli bir kadının yönettiği sıradan işçi sınıfı kısaca. Bununla kalmıyor, film ayrıca bunların yanında aşkı da saf bir şekilde işliyor. Bir aşığın sevdiği bir insanı anlayabilme yetisi çok iyi gösterilmiş. Hipnoz olmuş bir işçi sınıfı ve o robotun sevdiği kadın olmadığını söyleyen aşık bir erkek. Filmde vahşi kapitalizm yerilmekte, kalp/gönül destekli (dini referansların kullanılacağı) bir yumuşak kapitalizm, belki sosyal demokrasi önerilmektedir. Tam anlamıyla (haklı olarak) kapitalizm karşıtı bir film. Yılına göre inanılmaz olması kendisini çok öne çıkartıyor

Cevap Yaz

-mstf-

24 Haziran 2009 17:52

There can be no understanding between the hand and the brain unless the heart acts as mediator.

(Üreten eller ile planlayan beyin arasındaki aracı kalp olmalıdır.)

Çağımızın en büyük sorunlarından birini anlatan bu kelimeler filmde sürekli kullanılmaktadır.

Film zamanın en büyük bütçeli (200.000.000$) yapımları arasındadır. Hitler'in (kapitalizm) favori filmlerindendir.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica