Elif İle Seydo

8,24

( 6 kişi yorum yaptı )

Elif İle Seydo

Sinema Filmi

1972

Künye

Yönetmen Remzi Jöntürk
Senaryo ,
Yapımcı Remzi Jöntürk , Samim Meriç
Görüntü Yönetmeni Orhan Kapkı
Vizyona Giriş Tarihi 01 Eylül 1973
Süre 80 dk
Tür Duygusal, Tarihi
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Bilek Güreşi, Cinsel Açlık, Değirmen, Tecavüz, Zulüm Daha Fazlası

Oynayanlar

Fikret Hakan Fikret Hakan Seyithanoğlu Seydo
Müşerref Tezcan Müşerref Tezcan Elif
Erol Taş Erol Taş
Aliye Rona Aliye Rona Seydonun Annesi
Feridun Çölgeçen Feridun Çölgeçen Mösyö
Mine Sun Mine Sun Şehnaz
Alkan Korkut Alkan Korkut
Faruk Panter Faruk Panter Kesik Kol
Süheyl Eğriboz Süheyl Eğriboz Kriston
Turgut Savaş Turgut Savaş Dayı Bey
Samim Meriç Samim Meriç Emo
Ersun Kazançel Ersun Kazançel Osmanlı Katibi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Erol Taş Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Fikret Hakan Seslendirmesi
Ali Demir Ali Demir Köylü
Nimet Tezel Nimet Tezel Köylü
Sönmez Yıkılmaz Sönmez Yıkılmaz
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Müşerref Tezcan Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Ali Demir Seslendirmesi
Gülen Kıpçak Gülen Kıpçak Mine Sun Seslendirmesi
Devrim Parscan Devrim Parscan Süheyl Eğriboz Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Samim Meriç SEslendirmesi
Aşık İhsani Aşık İhsani Aşık
Tevfik Şen Tevfik Şen Rol Adı Ekle
Bahri Ateş Bahri Ateş Köylü
Sabahat İzgü Sabahat İzgü Hizmetçi
Abdi Algül Abdi Algül Kristonun Adamı
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz ERSUN KAZANÇEL SESLENDİRMESİ
Doğan Bavli Doğan Bavli SESLENDİRME
Pekcan Koşar Pekcan Koşar FERİDUN ÇÖLGEÇEN SESLENDİRMESİ

Ekip

Post-Prodüksiyon Özkan Sevinç (Laboratuar)
Hayati Akbulut (Laboratuar)
Hikmet Kuyucu (Laboratuar)
Ses Ekibi Osman Koşkan (Senkron)

Firmalar

Polat Film (Yapım)
Ören Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (6)

hayrivarol avatar hayrivarol 02 Ekim 2017 17:57:20

8

Müşerref Tezcan sinemayada yakışmıştı.

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 27 Nisan 2012 17:20:04

8

Kendi halinde bir imam iken zorbalar tarafından kız kardeşine tecavüz edilip öldürülen. Herşeyi darma dağın edilen ve sonradan çok iyi bir silahşör olarak düşmanlarına kan kusturan. Bir insanın  durumunu ve acı kaderini yansıtmış bir film. "Seyd o" Fikret Hakan bu durum çerçevesinde deliye dönmüş. Ailesine zulüm eden osmanlı zabitlerini öldürten kudretli kişi "Erol Taş"ın kızına tam evleneceği sırada tecavüz etmiş ortadan kaybolmuştur. Bir değirmene sığınmış orda çalışıp hakkaniyetli şekilde herkese un dağıtmıştır. Değirmen sahiplerinden "Dayı Bey" Turgut Savaş ve kızı "Elif" Müşerref Tezcan onu sevmiştir. Bir anda ortadan kaybolan Seydo müthiş bir silahşör,gangster olur. Seydo'nun elbiselerini giyen babası öldürülen Elif peşine adam toplar dağa çıkar. Her yeri yıkıp geçirir kendisine kötülük eden kişileri dahi öldürür. Sonradan bir şekilde ortaya çıkar Seydo ama geç kalır. İyice birşeylere kinlenen Elif 9 kişiyle birlikte olur ve Seydo'ya ihanet eder. Fakat Seydo daha önce "Şehnaz" Mine Sun'u ifal etmiştir. Babası öldürülen Şehnaz herşeyden sorumlu tuttuğu Elif'i 9 kişinin ifal etmesini ceza olarak onaylar. Fakat onuda her pahasına Seydo kurtarır iki seçiminden biri olarak Elif'i seçer. Film güzel gibi görünsede adeta cinsel açlık üzerine bir senaryo kurulmuş sanki. En önemli mantık hatası olarakta Müşerref Tezcan'nın bilek güreşinde Faruk Panter'i yenmesi ve Fikret Hakan'ın bozuk para'yı havada vurması olmuş :) Bir kadının bir erkeği bilek güreşinde yenmesi tarihte çok az görülmüş bir olaydır sanırım. Fiziken toplum genelinde erkek kadına göre vücut olarak daha dayanıklı daha güçlüdür. Oyunculuklara gelirsek hepsi iyi ama senaryo'da zaafiyetler var biraz karmaşıklık var ortalama filme benden 8 puan..

ozkaracam avatar ozkaracam 04 Nisan 2012 15:47:04

7

Teknisyen yönetmenlerimizden Remzi Jöntürk'ün en iyi filmlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Bir başyapıt olduğu için değil kuşkusuz, tematik bütünlüğünün sağlam oluşu, bazı sahnelerin iyi kullanılışı ve bazı oyunculardan iyi verim alınması nedeniyle .1) Tematik bütünlük deyince, öykünün, karakterlerin ve onlardan beklenilen davranışların gerçek hayata uygunluk derecesini kastediyorum. Yazının sonunda sıralayacağım bazı hataların dışında bu konuda çok büyük bir kusur göremedim. Ayrıca olay örgüsü, iki baş karaktere eşit bir biçimde dağıtılmış.2) Çok kötü yönetilmiş sahnelerin yanında, özellikle birbirlerine tutkulu bir biçimde bağlanmış, fakat bunu dile getirememiş iki aşığın arasındaki sahneler ve bazı şiddet sahneleri (Kesik Kol'un Seydo, Kanlı Divane'nin Elif tarafından öldürülmeleri) oldukça çarpıcı bir biçimde tasvir edilmiş.3) Fikret Hakan ve Erol Taş gibi iki büyük aktörün yanı sıra Müşerref Tezcan gibi bir şarkıcı-oyuncudan ve Faruk Panter gibi genelde "jönün dayak attığı adamlardan biri" çizgisinde kalmış bir oyuncudan alınan verim şaşırtıcı. Tezcan da, Panter de oldukça iyi birer oyun çıkarmışlar. Faruk Panter'in kalıplaştırılmış bir oyuncu olmasına ve 1973 gibi çok erken bir tarihte sinemayı bırakmasına üzüldüm.Kusurlara gelirsek:1) Devir Osmanlı'nın çöküş dönemi. Filmin başlarında "Kanlı Divane" Gaffar (Erol Taş) ile Mösyö'nün (Feridun Çölgeçen) konuşmalarından bunu öğreniyoruz, fakat birkaç cümle içinde 1870'lerden 1910'lara kadar çok farklı dönemlerde olan olayları eş zamanlıymış gibi peş peşe sıralıyorlar! Tabii, tarihsel tutarlılığın Yeşilçam'da hiçbir zaman fazla umursanmadığını biliyoruz, fakat bu kusurun belirtilmesi gerek.2) Osmanlı'nın gerileme ve çöküş dönemlerinde tımar sisteminin çözüldüğünü, devletin birtakım yerel zorbalarla savaşmak yerine onlarla bir uzlaşma aramaya başladığını, bunların o bölgelerin padişahı haline geldiklerini biliyoruz. Yaşar Kemal'in daha eski bir dönemi (18. yüzyıl?) konu alan Ağrı Dağı Efsanesi adlı romanında da Doğubeyazıt paşası bu konumdaydı, hatta Mahmut Han diye anılıyordu (halbuki Osmanlı'da Han ünvanı sadece padişah için kullanılır). Bu filmdeki Kara Divane yabancılarla işbirliği yapacak ve tuttuğu çapulculara devletin para taşıyan görevlilerini soydurtacak (gerekirse de öldürtecek) kadar yozlaşmış bir zorbadır. Erol Taş'a zaman zaman oynattırılan, gülünç tavırlı kötü adam karakterlerinin (örneğin Sürgünden Geliyorum, Bir Kız Böyle Düştü, İstasyon, vb.) bir örneği de bu filmde var. Bu, dramatik yapıyı zedeleyen bir unsur olmuş.3) Seydo'nun vaaz verdiği sırada köyünün basılması, çevresindeki cemaatin kurşunlara hedef olması (gerçekten ölmedikleri o kadar belli ki!), kendisinin yara bile almaması, annesi ve kız kardeşi katledilirken hiç feryat figan duyulmaması, en başarısız sahnelerden biri. Elif'in çetesindeki dokuz tane adam Şehnaz'a tecavüz ediyor, Elif öncesinde maskesini çıkardığı için tecavüz ettiklerinin Elif olmadığını bilmeleri lazım, Seydo'ya ısrarla Elif'e tecavüz ettiklerini söylüyorlar. Neden böyle yapıyorlar, bir açıklaması yok.Filmin başında Seydo'nun sakalsız, bıyıksız görüntüsü, imamdan çok papazı andırır hareketleri ve konuşmaları, Kesik Kol'un western filmlerini andıran pelerinli, garip kostümü, Elif'in Kanlı Divane'ye uzaktan hançer fırlattığı halde elinin kan içinde kalması, bugün gülümseyerek izlediğimiz hoşluklar.4) Aliye Rona ve Ersun Kazançel gibi tiyatro kökenli iki karakter oyuncusunun rolleri niye  o kadar kısa tutulmuş, anlayamadım. Hele Ersun Kazançel'in rolü neredeyse figüran düzeyinde kalmış.5) Bir de, çok kötü bir adamın kızı olmaktan başka bir suçu olmayan Şehnaz'a (Mine Sun) hem Elif'in hem de Seydo'nun ettiği kötülükler var ki, insan vicdanen rahatsız oluyor. Filmin sonunda, 19. yüzyılda yaşayan genç bir Osmanlı kadını olarak bütün umutlarını tüketmiş, ağır bir kefaret ödemiş bir halde bırakıyoruz onu. Bu da dramatik yapıyı ciddi bir biçimde zedeleyen bir unsur.           

metede 19 Eylül 2009 00:17:09

film bende mevcut, ulaşmak isteyen profilimden ulaşabilir

Panter1 avatar Panter1 24 Şubat 2008 02:33:02

müşerref tezcanin  ilk filmidir

emrah0034 avatar emrah0034 07 Ocak 2008 14:04:01

10

ben bu filmi izlemek istiyorum kesin biri bana yardımcı olsun lütfen yalvarırım

Yandex.Metrica