Fatmagül'ün Suçu Ne

7,66

( 17 kişi yorum yaptı )

Fatmagül'ün Suçu Ne

(Fatmagül'ün Suçu Ne)

Sinema Filmi

1986

Bir kıyı kasabasında kendi halinde yaşayan köylü kızı Fatmagül, bir gün deniz kenarında çamaşır yıkarken, sarhoş beş gencin tecavüzüne uğrar. Bu toplu saldırıdan sonra gençler yakalanırlar…

Ekip

Kamera Ekibi Ahmet Demir (Kamera Asistanı)
Işık Ekibi İsmet Yurtçu (Işık Şefi)
Ses Ekibi Erkan Esenboğa (Ses Mühendisi)
Seslendirme Mustafa Alabora (Seslendirme Yönetmeni)
Nevzat Çankara (Seslendirme Yönetmeni Yardımcısı)
Ergün Işıldar (Seslendirme Yönetmeni Yardımcısı)

Firmalar

Murat Film (Yapım)

Son Yorumlar (17)

performer avatar performer 09 Haziran 2017 21:50:25

1

benim alanımın dışında çook uzaklarda beğenmeyeceğim türden bir film.

gezgin1903 avatar gezgin1903 01 Haziran 2017 03:06:00

Hülya Avşar'ın​ filmde çok duru bir güzelliği var,aytac Arman 37 yaşında olmasına rağmen 20 li yaşlarında gösteriyordu,ayrıca filmin müzikleri harika.

benimsinema avatar benimsinema 23 Temmuz 2013 12:48:22

7

aslinda diziyle kiyaslamak yanlis olur... dizi baska bu film baska...önemli olan film kendisini seyrettiriyor...

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 14 Haziran 2012 05:33:06

8

Bence bu film 26 yıl sonrada TV Dizisi ona muadil vari çekilip yayımda olan imitasyonun 5-10 gömlek üstünde 8/10 puan..

ozkaracam avatar ozkaracam 24 Aralık 2010 10:30:12

7

Bu filmin senaryosu, aslında 1970'li yılların başında Umutsuz Şafaklar adıyla kaleme alınmış, fakat Sansür Kurulu tarafından bütünüyle reddedilmişti. Vedat Türkali'nin Eski Filmler adlı kitabında orijinal senaryo var. Bir sahil kasabasında, çocukluk arkadaşı olan beş genç, alkol duvarını aşmış bir halde bir köylü kıza tecavüz ederler. Gençlerden üçü kasabanın önde gelen ailelerine mensuptur, ikisi ise yoksul kesimden gelmektedir. Nüfuzlu aileler, yoksul gençlerden birinin kızla evlenmesi ve böylelikle davanın düşmesi için baskı yaparlar. Gençlerden Kerim, çaresiz, Fatmagül adlı kızla evlenmek zorunda kalır. Yetiştiği erkek egemen anlayış nedeniyle, "orta malı" konumuna düşmüş bir kızı içine sindirmesi mümkün değildir. Başlangıçta çok kötü davranır ona. Hakaret eder, küfreder, hatta yeri gelir döver. Kasabadaki boğucu hava da, onun başka türlü hissetmesine ve davranmasına engel olmaktadır zaten. Fakat zamanla, bir arada olmanın getirdiği bir yakınlaşma ile, kıza daha farklı bakmaya, hatta sevmeye başlar. Birkaç yıl sonra üç zengin piçi tekrar kasabaya gelirler. Kerim, önceleri duygularına egemen olmaya çalışırsa da, eski arkadaşlarının karısına hala "becerdiğimiz karı" anlayışıyla yaklaştıklarını görür, kendini tutamaz, üçünü de öldürür.Kendisini sosyalizm davasına adamış inançlı bir Marksist olan Vedat Türkali, bu senaryosunda reel politikaya değinmemekle beraber can alıcı birtakım noktaları büyüteç altına almış, filmin diyalektiğini doğru kurmuştur:1) Türkiye toplumu, sınıflı bir toplumdur. Sınıf farklılığı olan veya toplumsal ilişkilerde farklı kutuplarda yer alan insanlar, bir zamanlar arkadaş bile olsalar, arkadaş kalamayabilirler. Bu filmde Kerim'le arkadaşlarını ayıran faktör, yaşları büyüdükçe belirginleşen sınıf farklılığıdır. Yılmaz Güney'in Arkadaş'ında ise, ikisi de kırsal kökenli olan Azem ile Cemil, sonradan toplumsal mücadelede farklı saflarda yer aldıkları için arkadaşlıkları bitiyordu.2) Türkiye'de belli bir kapitalistleşme olmuşsa da, bu süreç Batı'daki gibi işlememiştir. Batı burjuvazisi gelişim sürecinde feodaliteyi tasfiye etmiştir, Türkiye'de ise birtakım feodal güçler burjuvazinin rakibi değil, müttefiki olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Feodalitenin kültürel özelliklerinden biri olan erkek egemen anlayış da, günümüzde hala varlığını sürdürmektedir.Film, senaryonun yazılmasından yaklaşık 15 yıl sonra çekilebilmişti. Bana göre aradan geçen zaman, filme alınma şeklini etkilemiş, çok çarpıcı bir toplumsal temayı ve çelişkileri işleyebilecek bir konu, biraz üstünkörü hale getirilmiş. İlk proje için düşünülen Aytaç Arman da, 1986'da sinemayı bırakmış olan Aysun Güven'in yerini alan Hülya Avşar da bence oldukça başarılı. Fakat o tarihlerde Özalist politikalar sonucu toplumcu-gerçekçi akım biraz gücünü yitirdiğinden midir nedir, filmde bir yüzeysellik duygusundan kurtulamadığımı belirtmek isterim. Orijinal senaryonun finalindeki öldürme sahneleri filmde "öldürmeyi hayal etme"ye dönüştürülmüş. Acaba neden? Bence dramatik etkiyi bir hayli düşürmüş. Türkali'den izin alınmadan çekilen Batsın Bu Dünya'nın finalinde ise bir öldürme-namus temizleme teması vardı. Bu da, halihazırda devam eden TV dizisinin finalini oldukça ortada bırakan bir unsur.       

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 29 Ekim 2010 16:56:10

10

Günümüze dizi olarak uyarlanan ve oldukça başarısız olan yapım 80,lerdeki filmin yanından bile geçememiş olduğunu görüyoruz bu filmde.Fatmagül"Hülya Avşar"Birkaç zengin serserinin deniz kenarında çamaşır yıkarken tecavüze uğraması.Onlardan birinin "Kerim"Aytaç Arman olması ve cezaevinden çıkmakve arkadaşlarını kurtarmak için mecburi olarak onunla evlenmesi.Tatil kasabasında halkın dedikodusu.Finale doğru fatmagüle tacavüz edenlerin ona birdaha saldıraları.Aytaç Armanın o adamlarla koruma amaçlı kavgaları gibi olayların bulunduğu güzel bir yapım.Keşke film olarak kalsaydı ve bu filmin ismi günümüzde saçma sapan bir dizi uyarlama fikriyle kirlenmeseydi.

Yandex.Metrica