İki Tutam Saç: Dersim'in Kayıp Kızları

8,00

( 2 kişi yorum yaptı )

İki Tutam Saç: Dersim'in Kayıp Kızları

Sinema Filmi

2010

1937-38 Dersim harekatıyla birlikte ailelerinden alınarak rütbeli askerlere verilen kızlar, yıllar sonra bir belgesel aracılığıyla aileleriyle buluştu. Nezahat ve Kazım Gündoğan'ın üç yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar sonucunda bugün 80'li yaşlarını süren Huriye ve Fatma Hanımlar'ın askerler tarafından alınışları,  travmaları, suskunlukları ve ailelerine kavuşma sürecini anlatan belgeselde, halen köklerini arayan başka kızlar ve kızlarını arayan başka ailelerin duyguları da perdeye yansıyor...

Filmde evlatlık verilen kızlarla yapılan röportajların yanı sıra, şimdiye kadar gün yüzüne çıkmayan  pek çok gerçek, belge ve fotoğraf da yer alıyor. Müziklerini Mikail Aslan'ın yaptığı, metinlerini Sema Kaygusuz'un yazdığı  belgesel filmde Şevval Sam da kendi bestesini seslendiriyor.

Künye

Yönetmen Nezahat Gündoğan
Senaryo
Yapımcı Nezahat Gündoğan , Kazım Gündoğan
Müzik Şevval Sam , Mikail Çiftçi , Mikail Aslan , Kalan Müzik
Görüntü Yönetmeni Nezahat Gündoğan
Vizyona Giriş Tarihi 26 Kasım 2010
Tür Belgesel
Ülke Türkiye
Etiketler Acı, Ayrılık, Dersim 38, Dersimin Kayp Kızları, Katliam

Ekip

Kurgu Elif Ergezen (Kurgu)
Ufuk Tambaş (Kurgu)
Ses Ekibi Alper Tunga Demirel (Ses Tasarım & Final Miks)
Seslendirme Jülide Kural (Seslendirme Yönetmeni)

Son Yorumlar (2)

baran34 avatar baran34 21 Şubat 2012 20:42:02

1

Bu çalışmayı film kategorisinde değerlendirme yanılgısı içine düşmeden belgesel olarak ele almak gerekiyor. Fakat belgesel gibide olmamış. İzlemeden önce Dersim'de ne olduğu hakkında detaylı analizleri aktaracağını düşünmüştüm. Sadece o dönemde ka ybolan kızların varlıklı aileler ve subayların yanlarına evlatlık verildiği anlatılıyor. Dersim hakkında edindiğim izlenime gelince; devlet içinde devlet olma inadı ve bir grup isyankar insanların başı çektiği grubun M. Kemal Atatürk'ün başında olduğu devlete meydan okuma merhalesi sonucunda maalesef o zamanın köhne politikalarından bir olan tek millet kavramı yüzünden asimile edilmeye çalışılan zavallı Dersim alevi kürt halkı olmuştur. Tabii ki o yıllardaki insan psikolojisini deşifre etmek gerekirse; 1. Dünya savaşından çıkmış bir ulus, karakteristik özellikleri itibarıyle gaddar ve acımasız olabilen asker ve medeniyetin henüz gerisinde kalmış cahil halk üçlemesi maalesef bu vahim sonuçları doğurmuştur. O yıllarda sadece ırk değil dini unsurlarda lağvedilmek için İstiklal mahkemelerinde yüzlerce medrese alimi idam edilmiş. Halk sindirilmiştir. Umarım bundan böyle bu tip iç burkan olaylar cereyan etmez. Nezahat Gündoğan belgesel çekmeye çalışmış belki iyi niyetli ama umuma hitap eder tarzda değil. Yani local belgesel olmuş.

melisrenan avatar melisrenan 25 Mayıs 2010 11:15:05

Merak ettim belgeseli, sanırım festivellerde vardı bu sene ama izleyemedim.

Yandex.Metrica