Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Zoraki Kral (The King's Speech)

Zoraki Kral

7,18

(16 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 18 Şubat 2011 1 Saat 58 Dk Dram Tarihi Dram, Tarihi
IMAX 2d
IMDb puanı: 0

Yönetmen: Tom Hooper Tom Hooper

Ülke: avustralya, ingiltere

Gişe: 154.705

Oyuncular: Harry Sims, Mark Barrows, Anna Reeve Cook, Dominic Applewhite, Filippo Delaunay, Tim Downie, Max Callum, Freya Wilson, Eve Best, Anthony Andrews Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Erkek Oyuncu (Dram)En İyi Yardımcı Erkek OyuncuEn İyi Erkek OyuncuEn İyi FilmEn İyi Yardımcı Kadın OyuncuEn İyi Özgün SenaryoEn İyi MüzikEn İyi YönetmenEn İyi FilmEn İyi Özgün SenaryoEn İyi Erkek Oyuncu

Konusu : Babası 5.George'un (Michael Gambon) ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın (Guy Pearce) Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie (Colin Firth) istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır. Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth (Helena Bonham Carter) Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue’u (Geoffrey Rush) takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir. Terapistin, ailesinin, hükümetin ve Winston Churchill’in (Timothy Spall) desteğiyle Kral kekemeliğinin üstesinden gelir ve radyodan bir konuşma yaparak ülkesindeki insanlara güven vererek, savaş için onları birleştirir. Kral 6. George’un gerçek hikâyesine dayanarak yapılan bu filmde, Kral olmaya itilen korku içindeki bir adamla, onu Kral olabileceğine ve kekemeliğini yenebileceğine inandırmaya azmeden çılgın terapistin hikayesi anlatılmaktadır.



Samet_ogün

31 Mart 2015 19:26

Son derece başarılı bir film gerçek hikaye olması filmi dahada izlenebilir kıldığı kesin.

Cevap Yaz

Burak67

18 Ağustos 2013 00:25

bu akşam bu filmi bir kez daha trt kanalında izledim ve bir kez daha duygulandım. tüm kader arkadaşlarıma geçmiş olsun dileklerimle...

Cevap Yaz

Hakan_Irızak

15 Ekim 2012 01:22

büyük beklentiler içinde bekledim ama bekletilerimin dışında başka şeyler sundu..izlenir bi film

Cevap Yaz

Burak67

13 Ekim 2012 15:53

kekemelik rahatsızlığının nasıl iyileştirildiği bu film sayesinde bulunmuştur. bende bi kekeme olarak bu filmi favorime ekledim.

Cevap Yaz

enginyuksel1982

12 Ağustos 2012 19:06

filmi izlerken belki biraz sıkıcı gelebilir fakat bu filmin gerçek bir olaydan esinlenilerek çekildiğini göz önüne alırsanız kesinlikle hoşunuza gidecektir. uzun diyaloglarına rağmen asla sıkılmadım 8/10

Cevap Yaz

leon_red

28 Kasım 2011 00:59

yazmak,yorumlamak,anlatmak kesinlikle yeretsiz hele olmamış yok bu nasıl bir film çok sıkıldım derseniz zorla kralı günaha sokarsınız çarpılırsınız noterdamın kamburu quasimodo,ya dönersiniz sizi kurtaracak esmeralda,da bulamazsınız .........muaazam bir baş yapıt harkuladenin fevkinde fewkaladenin çok ötesinde mutlaka izleyin ve arşivinizde bulundurun

Cevap Yaz

porssuk

19 Temmuz 2011 18:56

Böyle sıkıcı bir konuyu, ne olacağını da bilmemize rağmen sonuna kadar izletebilmiş çok güzel bir film. Helena Bonham Carter'ı da normal bir rolde görmek değişik oldu ama filmin asıl yıldızları Geoffrey Rush ve Colin Firth.

Cevap Yaz

prot

7 Mayıs 2011 01:06

Seyrettiğim en sıkıcı filmlerden biridir. Herşeyden önce konusu çok yavan, sürükleyici değil. Senaryosu, sıradan bir çizgi film senaryosuyla eşdeğer.

Cevap Yaz

raskolnikov19@hotmai

9 Nisan 2011 21:28

muhteşem muhteşem ve muhteşem..

ben ayrıntılı yorum yapılmamasından yanayım..çünkü anlatılnlar çok soyut ve izlenerek anlaşılacak türden..bence insan olmayı anlatan en iyi filmlerden biriydi..

 vede teknik olarak şunuda belirtmek gerekiyor ki süslü ve şekilci final anlayışına sahip düz mantık sinemacılara iyi bir örnek olacak türden..artık sinema da klasik usul finaller sıkmaya başladı.sinema doğal ve estetik olma anlayışına her geçen gün daha da yaklaşıyor..bu bağlamöda da çok iyi bir örnek olmuş.. 

Cevap Yaz

Sineperi

3 Nisan 2011 00:42

Koskoca bir kral adayı...izlediğinizde içinde küçükken aldığı yaraları hala taşıyan küçük erkek çocuğunu görüyorsunuz bu filmde. Doğuştan fiziksel kusurları "kraliyet"e uygun hale getirilen (!), aile şefkati ile yetişmek yerine insafsız dadıların eline terk edilen, "kral" sıfatında çok başarılı bir babanın gölgesinde ezilen, güven duygusundan yoksun, ve üstüne üstlük hiç de istemediği, kendine uymayacağından adı gibi emin olan bir geleceğe büyümekte olan küçük bir oğlan çocuğu kırılganlığında ama çok da güçlü olmak zorunda olan bir kral adayını izliyoruz. Bu kralın en büyük eksiği bir "arkadaş"tır. Hayatı boyunca "arkadaşlık" kavramından uzak yetişen küçük kral adayı büyümeye ve sorumluluk almaya hatta bir kabine bile kurma yetkisine sahip olmaksızın ülkeyi tek başına savaşa götürmeye zorlandığında dilini çözecek gerçek bir insanla karşılaşır. "Samimiyet"in yıkamayacağı tabu, açamayacağı kapı, silemeyeceği kural ve sınır olmadığını hatırlıyoruz birçok sahnede. Dile yön veren düşünce. Kalıpları yıkılan düşünce serbest kaldığında ses dilden çıkması gerektiği gibi çıkmaya başlıyor. Süreci izlemek hoştu. Mikrofon ve kalabalık önünde konuşma sıkıntısını birlikte çekiyor, mekanlardaki ululuk karşısında küçücük bir varlık gibi hisseediyoruz hep birlikte. En beğendiğim tespit ise 5. George'unkiydi. Kitle iletişim araçlarının icadıyla ve basının önemiyle ülkelerin yöneticileri aile ve kişilik yapılarını, yönettikleri ailelerin içlerine, artık, yarattıkları imaj ile taşımak zorunda kalıyorlardı. Dolayısıyla eksikleriyle normal bir insan olmak yerine güç sembolü halinde yaşamak zorunda kalıyorlardı. İyi bir yönetici de kitleleri peşinden sürükleyebilmek için iyi bir hatip olmak zorundaydı. Yine en beğendiğim sahnelerden biri tüm insanlığı bir felakete sürüklemesine rağmen Adolf Hitler'in hatiplikteki başarısının bir ölçütmüşçesine gösterilmesinin alt satırında yazan ironi :) Bir çeşit aklama da sayılabilir. Oscar'lık bir film değildi ancak genel kültür anlamında izlenebilir bir film.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica