Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Herşeyim Sensin

Herşeyim Sensin

7,94

(9 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 22 Dk Dram Dram

Yönetmen: O. Nuri Ergün O. Nuri Ergün

Ülke: türkiye

Oyuncular: Vala Önengüt, Orhan Alkan, Zeki Sezer, Ekrem Dümer, Necip Tekçe, Osman Alyanak, Muammer Gözalan, Asım Nipton, Atıf Kaptan, Cavidan Dora Devamını Gör...

Konusu : Bullitt’teki (1968) (Lalo Schifrin) ‘Ice Pick Mike’. Ahmet Feridun, Motortaş Şirketi’nden ayrılmak istiyor. ‘Ticareti, haydutluğa dökenlerin suç ortağı olmayacakmış artık’. Necmi Bey; “Niçin ayrılıyorsun? Muhasebe müdür muavinisin. Yakında Selim’in yerine müdür olacaksın. Maaşına zam yapılacak. Ayrıca prim alacaksın.” Ahmet; “Bu sözlerinizle beni aldatamazsınız. Namussuzluğunuza daha fazla ortak olmamak için bırakıyorum işimi.” ‘Daha fazla ortak olmak istememesi’ kendisinin de pek öyle ‘ak kaşık’ olmadığını düşündürdü. Ama senaryo bunu fazla kurcalanmıyor. ‘Aşk ve İntikam’ın (Muazzez Tahsin Berkand) (İnkılâp Kitabevi-1943) (7. Baskı İnkılâp ve Aka Kitabevleri-1981) ikinci ve renkli uyarlaması. Romanla aynı adlı ilk çekim siyah beyazdı (1965). Jenerikte Gönül Yazar’ın söylediği ‘Özlediğim Sevgili’ (1971) (Türkçe sözler-Fikret Şeneş) (Le Mètéque-Georges Moustaki-1969). İnsan denizi İstanbul. Hızlı adımlarla yürüyen genç adam ‘vicdanından gelen sesi dileyerek’ kararını vermiş. “Şirket sahibi Necmi Bey’le genel müdür Orhan’ın ticari soygunlarına, vergi kaçırmalarına, ahlak dışı hareketlerine daha fazla göz yumamam.” Sözünü ettiği kişiler ‘hayatta muvaffak olmak için her türlü yol mubahtır’ düsturu ile işlerini bir güzel yürütüyorlardı! Kahramanımızın bu davranışı tekerlerine çomak sokmak gibi bir şey. “Bütün gizli işlerimizin içyüzünü biliyor. Belki bir takım evrakı da gizlice alıp saklamıştır. Yarın bize karşı silah olarak kullanabilir. Bir tek çaremiz var. Ahmet’in başına en kısa zamanda bir iş açmalıyız. Öyle bir çamur atmalıyız ki kendi derdine düşsün. Eli ayağı bağlansın.” Akıllarına gelen şey için muhasebe müdürünü kullanacaklar. “İyi köpektir. Para için her şeyi yapar!” Selim’in ikna edilmesi “Yarın sabah bankadan 100 bin lira çekeceksin. Bu parayı senin yolunu keserek, seni döverek, zorla Ahmet almış olacak. Bu paranın 5-10 bin lirası Ahmet’in evinde bulunacak. Üst tarafı da senin olacak” sözleriyle. Necip Tekçe ile ‘parmak izi falan da bırakmadan’ para ve bir tabancayı Ahmet’in evinde yatağın altına koyuyorlar. Filmin ilginç kısımlarından birinde Selim ‘yeter’ diye çırpındıkça Necip vuruyor; “Yetmez. Ağzın burnun iyice çarşamba pazarına dönmeli ki hiç kimse işkillenmesin. Orhan Bey’in kati emri var bana. ‘Ciddi ciddi döveceksin’ dedi. Dalga geçmiyoruz burada, iş yapıyoruz iş. Şu kadarcık dayak için dünyanın parasını kazanacaksın.” ‘9’ (romanda ‘5’) yıla mahkûm olur Ahmet. (Durumuna en çok üzülenlerden biri de Necmi Bey’in küçük kızı Gülseren). Dört duvar arasında yalnızca Asım Nipton’un desteğini görür. Oynanan oyunu anlamış ama neye yarar. Bu arada babası da üzüntüye dayanamayıp ‘oğlunu suçlu bilerek, utanarak, yıkılarak’ ölmüş. “Ne tuhaftır! Talih, bir elile sizi yere çarparken öteki elile de, nazikâne bir tavırla yerden kalkmanıza yardım ediyor (sf. 11).” Yüreğindeki kinle ‘aylar ve seneler zorbela geçmişken’ hapishane müdürü Ekrem Dümer bir haber verir. Mısır’da vefat eden zengin amcası bütün mirasını Ahmet’e bırakmış. Tam 5 milyon lira! 9 yıl sonra ‘hürriyetine ve insanlığına kavuşunca’ Mısır’a gider. Paranın büyük bir kudret olduğunu anlamış. Bunu ‘intikam vasıtası olarak kullanacak (sf. 19-21)’. Gülseren, bunca yılın ardından çok güzel bir genç kız. ‘Altın ışıklarını saçan bir mayıs günü gibi (sf. 6)’. Orhan da evlenmek için yıllardır ‘evet’ demesini bekliyor. Aldığı yanıt hep aynı; “Bilmiyorum, düşünmek istiyorum. Daima bir abi gözüyle baktım sana.” Bu arada Motortaş’ta işlerin hiç iyi olmadığını öğreniyoruz. Katıldıkları her ihaleyi Hıncoğlu diye bir firma kapıyormuş. Tahmin edileceği gibi bu şirketin sahibi Ahmet. Feridun adını kullanıyor ve ‘Hıncoğlu’ soyadını almış. Necmi Bey’e bir darbe de Tunç Bank’tan gelir. 1 milyon liralık kredinin ay sonunda ödenmesini istiyorlar. “Nasıl olur, daha geçen gün konuşmuştuk. Yeniden 6 ay müddetle temdit edecektiniz ya” diye çırpınması sonucu değiştirmiyor. İşin içyüzünü müdürün, Ahmet’e söylediklerinden anlıyoruz; “Bizde birkaç milyon liralık vadeli hesabınız olmasaydı yapmazdım bu isteğinizi.” (Banka müdürü rolündeki sanatçıyı Gülseren’in yaş gününde konuk ve son sahnelerde doktor olarak tekrar göreceğiz). Kahramanlarımızın karşılaşmaları çok heyecanlı. Nejat’ın (romanda ‘mavi’, filmde ‘beyaz’) büyük otomobili birden bire karşısına çıkınca Gülseren ‘muvazenesini kaybedip yaya kaldırımı üzerine düşer gibi oturur (sf. 5)’. Daha o an severler birbirlerini. “Belki bir gün sizi daha yakından tanımak şansını bulurum. Böyle bir fırsatı bekleyeceğim, yaratacağım” diyordu Ahmet. Çok beklemesi gerekmez. Ertesi hafta genç kızın doğum günü varmış. Yardımcısı Nafiz’in akrabası Betül (kitapta ‘Refik ve teyzekızı Jale’) aracılığı ile bu toplantıya katılır. Evlenmeye karar vermeleri öylesine hızlı ki Necmi Bey iş gezisinden döndüğünde hayretler içinde kalıyor. “Dünyada hiçbir şey beni bu kadar şaşırtamazdı. Ne zaman tanıştınız, ne zaman evlenmeye karar verdiniz anlamadım. Nikâh gününü bile almışsınız.” Bir de Hıncoğlu ile ‘müstakbel damadı’ Feridun’un aynı kişi olduğunu bilse! Kızının evliliğini bir kurtuluş olarak görüyor. Tek umudu damadından gelecek yardımda! Zifaf gecesinin sabahı Ahmet, karısına her şeyi anlatır. ‘Bir aşk perdesinin ardına gizlenerek intikamını almış (sf. 68)’. “Evlendik, benim oldun. Bitti artık, gidebilirsin!” Bu olay Gülseren’in güçlü kişiliğini ortaya çıkarıyor. Üzgün olmasına karşın kararlı; “Kadınlık gururum beni gitmeye mecbur ediyor. Ama şimdi gitmeyeceğim. Bir müddet bu evde, evimde kalacağım. İlk ve son defa olarak bir insanlık bekliyorum senden. Hemen ayrılırsak, baba evine dönersem lekeli bir kız zannederler beni.” Sonradan bir bebek beklediğini anlayacağız. Ahmet “Hiçbir zaaf, hiçbir duygu beni yolumdan, kararımdan döndüremez” diyerek çocuğunu kaçırır. Pişman olup geri getirmesi ‘alacağı başka bir intikamın kalmadığını’ gösteriyor. ‘Fırtına gibi kini’, genç kadının ‘bir mayıs sabahına benzeyen aşkına’ daha fazla karşı koyamamış. ‘Z’deki (1969) (Mikis Theodorakis) ‘Batucada’. Biri intikam, diğeri aşkla dolu. Gülseren; “Affedemez misin babamı?” Ahmet; “Babam, beni bir soyguncu bir hırsız bilerek affetmeden öldü. Babam, beni ne zaman affederse, ben de babanı o zaman affedeceğim!” Bu ‘müthiş’ kinden, Orhan’a 1 yumruk, Selim’e 11 yıl 4 ay hapis düşer. Kayınpeder ve Necip Tekçe’ye ise hiçbir ceza yok! (Yazan: Murat Çelenligil)



TubaArtan

30 Ağustos 2017 01:58

Bir "Ölünceye Kadar" olmasa da fena değildi...Ayhan Işık'ı ilk kez bıyıksız gördüm..merak da ederdim...O hali de gayet karizmaymış, her still yakışıyor krala ...

Cevap Yaz

benimsinema

1 Eylül 2014 22:01

Yine klasik ama iyi olan filmlerden.. bastan ayhan biyiksiz ve aradan 9 yil gecer biyikli karsimiza cikar... hic alisik oldugumuz bir durum.. yalniz atif kaptanin damadi olur ve onu taniyamaz düsmani olarak biraz garip bi durum

Cevap Yaz

beyzacetin

18 Mart 2013 16:13

Ayhan Işık ın olgunluk dönemi yani bence en yakışıklı oldugu yıllardan bir film. Defalarca izledim ve ne zaman denk gelsem mutlaka izlerim. Arzu Okay ın en güzel oldugu filmlerden.

Cevap Yaz

beyzacetin

10 Ağustos 2012 14:27

arzu okay ın cok güzel oldugu filmlerden biri ve tabii ona yakısır jön ayhan ısık da var güzel bir film ben cok seviyorum diyebilirim

Cevap Yaz

filmci

20 Nisan 2012 21:30

izledigim güzel filmlerden biri yani benim ilgimi çekti diyebilirimm çünkü herzaman yeşilçam filmlerini izlerim hiç usanmadan hiç bıkmadan :))

Cevap Yaz

performer

3 Nisan 2011 22:42

abdurrahman palay'ın en çok nevet nayır dediği film bu herhalde. bunun dışında film güzeldi. safa önal senaryo yazar'da o film hiç kötü olur mu?

Cevap Yaz

kariz_ma_35

12 Aralık 2009 18:10

Güzel bir filmdi ayhan ışık ve arzu okay muhteşem oynamışlar

Cevap Yaz

capone

2 Aralık 2007 11:31

kendisine tuzak kurularak hapse düşen bir gencin hapisten çıktıktan sonra intikamaını anlatan bir film.vasat

Cevap Yaz

nedim yıldız

21 Eylül 2007 04:22

kendisine tuzak kuranlardan intikam almaya çalışan bir gencin öyküsü..bunun yanında başlıca düşmanı olan atıf kaptanın kızı arzuyuda kendine aşık edecektir...güzel,izlenebilir bir film.arzu okayın ilk dönem filmlerinden.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica