Herşeyim Sensin

7,94

( 9 kişi yorum yaptı )

Herşeyim Sensin

Sinema Filmi

1971

Bullitt’teki (1968) (Lalo Schifrin) ‘Ice Pick Mike’.
Ahmet Feridun, Motortaş Şirketi’nden ayrılmak istiyor. ‘Ticareti, haydutluğa dökenlerin suç ortağı olmayacakmış artık’.
Necmi Bey; “Niçin ayrılıyorsun? Muhasebe müdür muavinisin. Yakında Selim’in yerine müdür olacaksın. Maaşına zam yapılacak. Ayrıca prim alacaksın.”
Ahmet; “Bu sözlerinizle beni aldatamazsınız. Namussuzluğunuza daha fazla ortak olmamak için bırakıyorum işimi.”
‘Daha fazla ortak olmak istememesi’ kendisinin de pek öyle ‘ak kaşık’ olmadığını düşündürdü. Ama senaryo bunu fazla kurcalanmıyor.


‘Aşk ve İntikam’ın (Muazzez Tahsin Berkand) (İnkılâp Kitabevi-1943) (7. Baskı İnkılâp ve Aka Kitabevleri-1981) ikinci ve renkli uyarlaması. Romanla aynı adlı ilk çekim siyah beyazdı (1965).
Jenerikte Gönül Yazar’ın söylediği ‘Ö zlediğim Sevgili’ (1971) (Türkçe sözler-Fikret Şeneş) (Le Mètéque-Georges Moustaki-1969).
İnsan denizi İstanbul. Hızlı adımlarla yürüyen genç adam ‘vicdanından gelen sesi dileyerek’ kararını vermiş. “Şirket sahibi Necmi Bey’le genel müdür Orhan’ın ticari soygunlarına, vergi kaçırmalarına, ahlak dışı hareketlerine daha fazla göz yumamam.”
Sözünü ettiği kişiler ‘hayatta muvaffak olmak için her türlü yol mubahtır’ düsturu ile işlerini bir güzel yürütüyorlardı! Kahramanımızın bu davranışı tekerlerine çomak sokmak gibi bir şey. “Bütün gizli işlerimizin içyüzünü biliyor. Belki bir takım evrakı da gizlice alıp saklamıştır. Yarın bize karşı silah olarak kullanabilir. Bir tek çaremiz var. Ahmet’in başına en kısa zamanda bir iş açmalıyız. Öyle bir çamur atmalıyız ki kendi derdine düşsün. Eli ayağı bağlansın.”
Akıllarına gelen şey için muhasebe müdürünü kullanacaklar. “İyi köpektir. Para için her şeyi yapar!”
Selim’in ikna edilmesi “Yarın sabah bankadan 100 bin lira çekeceksin. Bu parayı senin yolunu keserek, seni döverek, zorla Ahmet almış olacak. Bu paranın 5-10 bin lirası Ahmet’in evinde bulunacak. Üst tarafı da senin olacak” sözleriyle. Necip Tekçe ile ‘parmak izi falan da bırakmadan’ para ve bir tabancayı Ahmet’in evinde yatağın altına koyuyorlar.
Filmin ilginç kısımlarından birinde Selim ‘yeter’ diye çırpındıkça Necip vuruyor; “Yetmez. Ağzın burnun iyice çarşamba pazarına dönmeli ki hiç kimse işkillenmesin. Orhan Bey’in kati emri var bana. ‘Ciddi ciddi döveceksin’ dedi. Dalga geçmiyoruz burada, iş yapıyoruz iş. Şu kadarcık dayak için dünyanın parasını kazanacaksın.”
‘9’ (romanda ‘5’) yıla mahkûm olur Ahmet. (Durumuna en çok üzülenlerden biri de Necmi Bey’in küçük kızı Gülseren). Dört duvar arasında yalnızca Asım Nipton’un desteğini görür. Oynanan oyunu anlamış ama neye yarar. Bu arada babası da üzüntüye dayanamayıp ‘oğlunu suçlu bilerek, utanarak, yıkılarak’ ölmüş.
“Ne tuhaftır! Talih, bir elile sizi yere çarparken öteki elile de, nazikâne bir tavırla yerden kalkmanıza yardım ediyor (sf. 11).” Yüreğindeki kinle ‘aylar ve seneler zorbela geçmişken’ hapishane müdürü Ekrem Dümer bir haber verir. Mısır’da vefat eden zengin amcası bütün mirasını Ahmet’e bırakmış. Tam 5 milyon lira! 9 yıl sonra ‘hürriyetine ve insanlığına kavuşunca’ Mısır’a gider. Paranın büyük bir kudret olduğunu anlamış. Bunu ‘intikam vasıtası olarak kullanacak (sf. 19-21)’.
Gülseren, bunca yılın ardından çok güzel bir genç kız. ‘Altın ışıklarını saçan bir mayıs günü gibi (sf. 6)’. Orhan da evlenmek için yıllardır ‘evet’ demesini bekliyor. Aldığı yanıt hep aynı; “Bilmiyorum, düşünmek istiyorum. Daima bir abi gözüyle baktım sana.”
Bu arada Motortaş’ta işlerin hiç iyi olmadığını öğreniyoruz. Katıldıkları her ihaleyi Hıncoğlu diye bir firma kapıyormuş. Tahmin edileceği gibi bu şirketin sahibi Ahmet. Feridun adını kullanıyor ve ‘Hıncoğlu’ soyadını almış.
Necmi Bey’e bir darbe de Tunç Bank’tan gelir. 1 milyon liralık kredinin ay sonunda ödenmesini istiyorlar. “Nasıl olur, daha geçen gün konuşmuştuk. Yeniden 6 ay müddetle temdit edecektiniz ya” diye çırpınması sonucu değiştirmiyor. İşin içyüzünü müdürün, Ahmet’e söylediklerinden anlıyoruz; “Bizde birkaç milyon liralık vadeli hesabınız olmasaydı yapmazdım bu isteğinizi.” (Banka müdürü rolündeki sanatçıyı Gülseren’in yaş gününde konuk ve son sahnelerde doktor olarak tekrar göreceğiz).
Kahramanlarımızın karşılaşmaları çok heyecanlı. Nejat’ın (romanda ‘mavi’, filmde ‘beyaz’) büyük otomobili birden bire karşısına çıkınca Gülseren ‘muvazenesini kaybedip yaya kaldırımı üzerine düşer gibi oturur (sf. 5)’. Daha o an severler birbirlerini.
“Belki bir gün sizi daha yakından tanımak şansını bulurum. Böyle bir fırsatı bekleyeceğim, yaratacağım” diyordu Ahmet. Çok beklemesi gerekmez. Ertesi hafta genç kızın doğum günü varmış. Yardımcısı Nafiz’in akrabası Betül (kitapta ‘Refik ve teyzekızı Jale’) aracılığı ile bu toplantıya katılır.
Evlenmeye karar vermeleri öylesine hızlı ki Necmi Bey iş gezisinden döndüğünde hayretler içinde kalıyor. “Dünyada hiçbir şey beni bu kadar şaşırtamazdı. Ne zaman tanıştınız, ne zaman evlenmeye karar verdiniz anlamadım. Nikâh gününü bile almışsınız.” Bir de Hıncoğlu ile ‘müstakbel damadı’ Feridun’un aynı kişi olduğunu bilse! Kızının evliliğini bir kurtuluş olarak görüyor. Tek umudu damadından gelecek yardımda!
Zifaf gecesinin sabahı Ahmet, karısına her şeyi anlatır. ‘Bir aşk perdesinin ardına gizlenerek intikamını almış (sf. 68)’. “Evlendik, benim oldun. Bitti artık, gidebilirsin!”
Bu olay Gülseren’in güçlü kişiliğini ortaya çıkarıyor. Üzgün olmasına karşın kararlı; “Kadınlık gururum beni gitmeye mecbur ediyor. Ama şimdi gitmeyeceğim. Bir müddet bu evde, evimde kalacağım. İlk ve son defa olarak bir insanlık bekliyorum senden. Hemen ayrılırsak, baba evine dönersem lekeli bir kız zannederler beni.”
Sonradan bir bebek beklediğini anlayacağız.
Ahmet “Hiçbir zaaf, hiçbir duygu beni yolumdan, kararımdan döndüremez” diyerek çocuğunu kaçırır. Pişman olup geri getirmesi ‘alacağı başka bir intikamın kalmadığını’ gösteriyor.
‘Fırtına gibi kini’, genç kadının ‘bir mayıs sabahına benzeyen aşkına’ daha fazla karşı koyamamış.


‘Z’deki (1969) (Mikis Theodorakis) ‘Batucada’.
Biri intikam, diğeri aşkla dolu.
Gülseren; “Affedemez misin babamı?”
Ahmet; “Babam, beni bir soyguncu bir hırsız bilerek affetmeden öldü. Babam, beni ne zaman affederse, ben de babanı o zaman affedeceğim!”
Bu ‘müthiş’ kinden, Orhan’a 1 yumruk, Selim’e 11 yıl 4 ay hapis düşer. Kayınpeder ve Necip Tekçe’ye ise hiçbir ceza yok!
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen O. Nuri Ergün
Senaryo
Yapımcı Berker İnanoğlu
Görüntü Yönetmeni Nedim Akanlar
Süre 80 dk
Tür Dram
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Aşk, Evlilik, Fabrika, Hırs, İntikam,
kin
Daha Fazlası

Oynayanlar

Ayhan Işık Ayhan Işık Ahmet/Feridun Hınçoğlu
Arzu Okay Arzu Okay Gülseren
Kuzey Vargın Kuzey Vargın Orhan
Cavidan Dora Cavidan Dora Betül
Atıf Kaptan Atıf Kaptan Necmi Sargın
Asım Nipton Asım Nipton Mahkum
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Av. Haşim
Osman Alyanak Osman Alyanak Ahmet'in Babası
Necip Tekçe Necip Tekçe Fedai
Ekrem Dümer Ekrem Dümer Hapishane Müdürü
Zeki Sezer Zeki Sezer Doktor
Vala Önengüt Vala Önengüt Kuzey Vargın Seslendirmesi
Orhan Alkan Orhan Alkan Kayhan Yıldızoğlu Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Atıf Kaptan Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Arzu Okay Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Cavidan Dora Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Ayhan Işık Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Feridun Çölgeçen Seslendirmesi
Ayton Sert Ayton Sert Necip Tekçe Seslendirmesi
Feridun Çölgeçen Feridun Çölgeçen
Kubilay Hakan Kubilay Hakan Mısırlı

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Yapım Ekibi Fehmi Tengiz (Yapım Amiri)
Yönetmen Ekibi Alp Derilgen (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Ünal Uğur (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Sadettin Özmutlu (Laboratuar)
Altan Sertesen (Laboratuar)
Recai Karataş (Laboratuar)
Osman Bilen (Laboratuar)
Adnan Açıkalın (Laboratuar)
Arif Özalp (Laboratuar)
Bedirhan Koç (Laboratuar)
Nevzat Dişiaçık (Laboratuar)
Işık Ekibi Aydın Yurteri (Işık Şefi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Gönül Yazar (Şarkılar)

Firmalar

Er Film (Yapım)
Acar Film (Seslendirme)
Acar Film (Film Hazırlık)
Ender Işık Servisi (Işık)

Son Yorumlar (9)

TubaArtan avatar TubaArtan 30 Ağustos 2017 01:58:49

7

Bir "Ölünceye Kadar" olmasa da fena değildi...Ayhan Işık'ı ilk kez bıyıksız gördüm..merak da ederdim...O hali de gayet karizmaymış, her still yakışıyor krala ...

benimsinema avatar benimsinema 01 Eylül 2014 22:01:00

7

Yine klasik ama iyi olan filmlerden.. bastan ayhan biyiksiz ve aradan 9 yil gecer biyikli karsimiza cikar... hic alisik oldugumuz bir durum.. yalniz atif kaptanin damadi olur ve onu taniyamaz düsmani olarak biraz garip bi durum

beyzacetin avatar beyzacetin 18 Mart 2013 16:13:38

8

Ayhan Işık ın olgunluk dönemi yani bence en yakışıklı oldugu yıllardan bir film. Defalarca izledim ve ne zaman denk gelsem mutlaka izlerim. Arzu Okay ın en güzel oldugu filmlerden.

beyzacetin avatar beyzacetin 10 Ağustos 2012 14:27:44

8

arzu okay ın cok güzel oldugu filmlerden biri ve tabii ona yakısır jön ayhan ısık da var güzel bir film ben cok seviyorum diyebilirim

filmci avatar filmci 20 Nisan 2012 21:30:04

izledigim güzel filmlerden biri yani benim ilgimi çekti diyebilirimm çünkü herzaman yeşilçam filmlerini izlerim hiç usanmadan hiç bıkmadan :))

performer avatar performer 03 Nisan 2011 22:42:04

9

abdurrahman palay'ın en çok nevet nayır dediği film bu herhalde. bunun dışında film güzeldi. safa önal senaryo yazar'da o film hiç kötü olur mu?

Yandex.Metrica