Hüzünlü Aşk

8,58

( 3 kişi yorum yaptı )

Hüzünlü Aşk

Sinema Filmi

1969

Marcello Minerbi’nin gitarlı 45’liğindeki (1965) ‘Take Off Your Old Coat’ (Düzenleme Marcello Minerbi). Sonuçlanamayacak olan nikâh. Bekir, gelin adayının ‘bir bar kızı olduğunu’ söylemiş müstakbel kayınpedere. ‘Kucaktan kucağa gezdiği’ yalanını da ekleyerek.
Kerim Bey; “Yeter artık oğlum, gelinimle dans etmek benim de hakkımdır. (Genç kıza) Lütfen benimle dans eder misiniz?”
Sevgi; “Emredersiniz efendim.”
Kerim; “Ne kadar güzel dans ediyorsunuz kızım.”
Sevgi; “Teşekkür ederim.”
Kerim; “Siz bu işin ustası olmalısınız. Nerde öğrendiniz dans etmeyi? Barda mı? Sizin bir bar kadını olduğunuzu duydum. Doğru mu bu? Oğlum barda çalıştığınızı biliyor mu?”
Sevgi; “…”

‘Bar Kızı’nın (1966) ikinci çevrimi.
Les Fantómes’nin ‘Les Yeux Noirs’ (1963) yorumu eşliğinde bir Beyoğlu gezintisi. ‘Hisa r Club’da Liz Carol, Aysun Ercan, Şehrazat, Selvihan, Kamelya; ‘Sayonora Pavyon’da Zennube, Tina Luiz, Sibel Sun, Oya Sever, Alev Ünal, Kamelyalar; ‘Foliberjer’de Sevtap Çetinkale, Filiz Mehtap, Striptiz Han Güneş, Ancela, Esin Göksel, Nuray Günay, Orkestra 6, Nejat Onat, Arzu Ay, Volkanlar, Yankılar.
“Ela gözlerine kurban olduğum//Yüzüne bakmaya doyamadım ben” (1969) (Sadettin Kaynak / Âşık Ömer). ‘Büyük Ses Yıldızı’ Sevgi Dilek de ‘Barcı’ Vural Bora’nın gazinosunda Gönül Yazar’ın sesiyle şarkı söylüyor. Ancak bu işten hoşlanmadığı belli. Patronun ‘saygısızlığından, münasebetsizliğinden, kendini beğenmişliğinden’ ve ikide bir ‘kanaryam, cicim’ diye rahatsız etmesinden bıkmış usanmış. “Bakıyorum beni hiç iplediğin yok. Hâlbuki bu pavyondaki kadınların hepsi gözümün içine bakıyorlar. Bir işaretim Onlardan birini dost tutmaya yeter” diyor Vural.
Françoise Hardy’nin ‘Tous Les Garçons et Les Filles’ uzunçalarınaki (1962) “C’est á Lamour Je Pense” (1962) (Françoise Hardy / Roger Samyn). Gerçekten de bir sahne sonra ‘oryantal dansöz’ Meral Ateş in yatağında göreceğiz kendisini.
Fausto Papetti’nin ‘I Remember N.2’ albümündeki (1965) ‘Summertime’ (1935) (George Gershwin / DuBose Heyward) melodisi duyulurken arkadaşı Meral’e dert yanıyordu Sevgi; “Çekilir kahır değil. Evde bakacak hasta bir babam olmasa bir dakika bile durmam burada.” Daha önce başka işlerde çalışmış. “Ama geçinemedim. Verdikleri en çok 500 lira. Kiraya mı, yiyeceğe mi yoksa babamın doktor, ilaç parasına mı?”
Evde ise bambaşka bir oyun oynamak zorunda. Yatalak ihtiyara şarkıcılık yaptığını söyleyememiş. Filmdeki adını öğrenemeyeceğimiz Nubar Terziyan kızının ‘bir sigorta şirketinde’ çalıştığını zannediyor. “Ne biçim şirket bu? Niye daha fazla memure alıp da işlerini gündüzden bitirmezler.” ‘Gece mesaisi’ için yapabildiği tek şey böyle yakınmak.
İlk çevrimdeki Deniz ve Engin bir uçak yolculuğu sırasında tanışmışlardı. Sevgi ve Selim’in karşılaşmaları ise ‘fotoğrafçı vitrininde’. Milyoner fabrikatör Kerim Kurt’un oğlu her sabah (herhalde) Yönetmen Mehmet Bozkuş’a ait ‘34 KF 357’ plakalı araba ile fotoğrafçı vitrininin önüne gelip saatlerce Sevgi’nin resmini seyrediyor. Bütün dünyası bu. “Günlerim resminizin önünde hayaller kurarak geçiyordu… Sizi görmeden sevmeye başlamıştım” diyecektir ilerde. Neyse ki bu ‘surete âşık olma durumu’ Halil’deki (‘Sevmek Zamanı’) (1965/66) boyutlara erişmez. ‘Aslı’ ile karşılaşınca ‘sureti’ hemen unutuyor.
Gazinonun sunucusu Bekir, genç kızı ‘Sayın Müşterilerimiz ve Kıymetli Misafirlerimiz’e “Altın sesli, şöhretli ses yıldızı” diye takdim etmişti. Ancak (filmin Yapım Sorumlusu Memduh Karakaş’ın canlandırdığı) fotoğrafçı ve Selim müzikle pek ilgili değiller anlaşılan. Konuşmalarından o anlaşılıyor.
Selim; “Şeyi soracaktım, şu vitrindeki kızı.”
Fotoğrafçı; “Hangisini?”
Selim; “Büyütülmüş çerçeve içindekini.”
Fotoğrafçı; “A evet, Sevgi Hanım’ın resmi.”
Selim; “Kimdir bu Sevgi Hanım? Tanıyor musunuz kendisini?”
Fotoğrafçı; “Hayır. Sipariş verip gitti. Bir daha gelmedi. Resim de elimizde kaldı.”
Vitrindeki fotoğrafa 1000 lira bile vermeye hazır ama böyle bir şey dükkân sahibinin ‘prensiplerine aykırı’ymış. Tam da o gün Sevgi resmi almak için gelir.
Los Hermanos Rigual’ın “Chitarra Amore Mio ‘65” albümündeki (1965 ) ‘Storia Di Un Amore (Historia De Un Amor)’ (1956) (Carlos Eleta Almaran). ‘Görmeden sevmeye başladığı’ genç kızı arabasına davet edişi bu melodi ile. Kendileri kadar güzel ve Göksu Kasrı’nı gören kır kahvesindeki heyecan Sevgi’yi de etkiler.
Selim; “Fotoğrafçının hakkı varmış. Siz resminizden çok daha güzelsiniz (Oysa Memduh Karakaş ile böyle bir şeyi konuşmamışlardı bile). Şimdi sizi gördükten sonra daha çok seviyorum. Bu sevgime bir karşılık bekleyebilir miyim?”
Sevgi; “Çok şakacısınız.”
Selim; “Şaka mı? Hayatımda bu kadar ciddi olduğumu hiç hatırlamıyorum. İnan Sevgi sizi gerçekten büyük bir aşkla seviyorum.”
Sevgi; “İyi ama beni daha tanımıyorsunuz bile.”
Selim; “Nasıl tanımam? Siz benden, içimden bir parça gibisiniz.”
Delikanlı “Çok romantik bir tipin var. Sen herhalde bir sanatçı olmalısın. Mesela şaheserler yaratan bir ressam… Seni piyano başında beste yaparken düşünüyorum… Sen bir yazar olmalısın. Romanlar, hikâyeler. Şiirle aran nasıl” diye tekrarlayıp duruyor. O’nu kaybetme korkusuyla verilen yanıt; “Terzilik yapıyorum. Parça başına, evde, mağazalara dikiş dikiyorum.” (Bari babasına yaptığı gibi ‘sigorta şirketinde çalıştığını’ söyleseydi! Herkes için ayrı bir iş bulmak zor olmalı!). Selim, aşktan ayakları o denli yerden kesilmiş ki bu kez de “Kimbilir iğnenle ne güzel elbiseler yaratıyorsundur” diyor.
“Bu gece ben çok mesudum//Artık aradığımı buldum” (1968) (Suat Sayın). Genç kızın mutluluğu, gazinoda söylediği Rast şarkıdaki gibi. Kerim Bey ve (ismini öğrenemeyeceğimiz) karısı Gülistan Güzey zaten ‘oğullarının mürüvvetini görmek istiyorlarmış’. Tek şartları “Ailemize layık bir kız olsun!”. Fabrikatör “Son zamanlarda mallarımızın satışı düştü. Rakip firmalar göz açtırmıyorlar” diye yakınıyordu. ‘Zengin bir gelin sayesinde durumunu düzeltmek’ istediğini düşündük. Ancak sonrasında bu konunun ne olduğu belli değil.
Gençlerin en mutlu günleri Selçuk Ural’ın şarkılarıyla (Türkçe sözler Sezen Cumhur Önal). Plajda ‘Güzeller Güzeller’ (1968) ve arabada 45’lik plağın öbür yüzündeki ‘Rüyamda Seni Gördüm Dün Gece’ (1968). [Filiz Akın, deniz sahnesindeki siyah mayoyu ‘Dağlar Kızı Reyhan’ (1968) filminde de giymişti].
‘Duel at Diablo’daki (1966) ‘Prologue’ (Neal Hefti). Gerilimli ‘kız isteme’ sahnesi bu melodi ile.
Söz kesilmiş, evlilik hazırlıkları yapılıyor. Gerçi Kerim Bey “Ben, koskoca fabrikatör, kenar mahalleye gidip fakir bir ailenin kapısını çalacak ve kızlarını oğluma isteyeceğim, öyle mi” diye sızlanmıştı ya neyse. Sevgi, şarkıcı olduğunu hâlâ söyleyememiş.
Bu arada ‘ne kadar tehlikeli olduğunu anlayamadığı’ Vural işe karışıyor. “Evleniyorlar ha, evlensinler de görelim. Yakında Hanya’yı Konya’yı anlarsın küçükhanım” demesinden bir şeyler yapacağı belli.
‘Manuel Benitez-El Cordobes’ (1965) (Gerard Bourgeois / Jean Max Riviére). Herkes nikâh töreninde dans ederken Bekir, Sevgi’nin barda çekilmiş [‘Aşka Tövbe’ (1968) ve ‘Son Mektup’tan (1969) anımsadığımız] resimlerini Kerim Bey’e gösteriyordu; “Sizin mahdum bey evleniyormuş da. Acaba aldığı kızın bir bar orospusu olduğunu biliyor musunuz… Bir ara Vural abiye de metreslik etti. Ama Vural Abi O’nun ne mal olduğunu anladı da vurdu tekmeyi.”
Kerim Bey’in kovduğu genç kız, Selim’e bir veda mektubu bırakarak oradan ayrılıyor.
Çaresiz tekrar bara döndüğünde Gazinocu “Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır” demişti.
“Sensiz saadet neymiş tatmadım bilemem ki//Alnımın yazısıydın ne yapsam silemem ki.” Süheyl Denizci (ama görüntüde Batılılar) Orkestrası eşliğinde ‘Sensiz Saadet’ (1968/69) (Yaşar Güvenir). Genç kızı ‘unutamayan’ Selim yine orada. Vural ise ‘unutamayacakları’ yeni bir numara hazırlığı içinde.
“Çaldığım bağlama, karagözlüm ağlama//Ben buralı değilim, bana gönül bağlama” (Sami Kasap). Delikanlı bu türkü ile meyhanede içki bardaklarını devirirken Sevgi gazinoda Uşşak bir şarkı söylüyor; “Niçin baktın bana öyle//Derdin nedir durma/canım söyle.” (1968) (Sadettin Kaynak / Vecdi Bingöl).
‘Tehlikenin daha geçmediğini’ anlayan Kerim Bey ‘bu maceranın derhal bitmesi için’ Vural’ın yardımını istiyor. O da ‘avans olarak aldığı’ 20 bin liranın hakkını fazlasıyla verecektir. İki sevgiliyi bir numara ile (durumu da Ahlak Zabıtasına ihbar ederek) ‘Ada Palas’ta buluşturur. Neyse ki gerçeği anlayan Selim, sevdiği kızın ‘vesikaya bağlanması’na son anda engel oluyor.
Sonrası, ilk çevrimden farklı. Artık gerçekten evlenecekler ama Vural, ‘kanaryasını o muhallebi çocuğuna kaptırmaya niyetli değil’. Üç kurşunla delikanlıyı yere serer.
‘Saba Makamında ve Tiz Tonda Ney Taksimi’. İç burkan mezarlık sahnesini bu melodi ile izliyoruz.
Bu cinayetten paçasını, şıracının şahidi bozacı misali, adamları Bekir, Ali Seyhan ve metresi Meral’in yalancı tanıklığı sayesinde kurtarır.
“Saçlarımda aklar, gözlerimde yaşlar//Yollarını beklerim, geçmiyor akşamlar//Sigaramda duman duman//Kadehimde yudum yudum//Seni hatırlıyorum.” (1969) (Polat Tezel). Kahramanımız tekrar şarkıcılığa başlamış. “Selim’in kanı kurumadı daha” ama ‘aşk rekabetinden kurtulan’ Vural evlenmek istiyor.
Los Hermanos Rigual’in “Chittarra Amore Mio ‘65” uzunçalarındaki ‘Ramona’ (1928) (Mabel Wayne / Louis Wolfe Gilbert). ‘Aşka Tövbe’den (1968) anımsadığımız Filiz Lokantası’nda öğle yemeği. Sevgi’nin dili ‘evet’ derken bakışları ‘intikam’ diye haykırıyordu gazinocuya.
‘İkimize Bir Dünya’ (1968) (Marc Aryan). Nikâhlarında, Ay Feri, Kadri Ünalan Orkestrası eşliğinde ‘La Chanson du Vieil Aveugle’ (1967) adlı şarkının Türkçe uyarlamasını (Edvard Saatçi) söylüyor; “İkimize bir dünya//Artık masal olsa da//Ne sözleşmiştik unutma//İkimize bir dünya//**//Ayırdı bizi bu dünya//Birleştirir öbür dünya//Rüyamızı unutma//İkimize bir dünya.” Yatak odasında yalnız kaldıklarında biraz önce 4 katlı pastayı kestiği bıçakla Vural’ı öldürür.
Denize bakan kayalıktan kendisini atmadan önce Selim’e sesleniyor; “Öcümüzü aldım sevgilim. Geliyorum, geliyorum, geliyorum.”
İlk çevrim ‘Bar Kızı’nın sonu farklı. Sevgililer kavuşurken ‘kötü adam’ Kaya, baba oğuldan iyi bir dayak yemişti.

‘Cleopatra Theme’ (Alex North). ‘Cleopatra’daki (1963) melodi eşliğinde Sevgi ve yatalak babası.
Nubar Terziyan; “Nikâh kıyıldı mı kızım?”
Sevgi; “…”
Nubar Terziyan; “Tehir mi edildi?”
Sevgi; “…”
Nubar Terziyan; “Neden Sevgi, neden kızım?”
Sevgi; “Çünkü Onlar zengin de ondan. Bizse yoksul. Onlarla aramızda uçurumlar var baba. Bu korkunç uçurumları hiçbir şey dolduramaz. Ne aşk ne sevgi. Hiç, hiçbir şey. Kapanmaz bu uçurumlar, kapanmaz.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Mehmet Bozkuş
Senaryo
Yapımcı Türker İnanoğlu
Görüntü Yönetmeni Çetin Gürtop
Süre 85 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler İntikam, Öç Daha Fazlası

Ekip

Yapımcı Memduh Karakaş (Yapım Koordinatörü)
Yönetmen Ekibi Erkan Işıklar (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Hüseyin Karındoyuran (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Oral Özütürk (Negatif Kurgu)
Mahmut Eskici (Negatif Kurgu)
Cemil Orhon (Laboratuar)
Işık Ekibi Şevket Yılmaz (Işık Şefi)
Mehmet Çakar (Işık Şefi)
Ses Ekibi Marko Buduris (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Gönül Yazar (Şarkılar)

Firmalar

Erler Film (Yapım)
Ender Işık Servisi (Işık)
Yıldız Stüdyoları (Film Hazırlık Stüdyosu)

Son Yorumlar (3)

Tuba.Artan avatar Tuba.Artan 14 Eylül 2017 00:44:03

9

3 sene öncesine ait bir filmini neden yeniden yapmış Türker bey merak ettim. Engin Çağlar, Ediz Hun dan daha mı başarılıydı..Hadi ilki siyah beyazdı, 69 yılında bu da renkli çekilseydi bari..ve Yeşilçam da bir senaryoyu 2-3 hatta 4-5 filmde kullanmak zaruri olmuş. Filmde ki şarkılar ve özellikle büyüleyici fon müziği dışında gerisine aşinaydım zaten.. keşke o emekler, zahmetler yenilikler adına çekilseymiş.

benimsinema avatar benimsinema 25 Ocak 2014 15:05:15

8

film hüzünlü degil ama arkada calan fon müzik hüzünlü... enginle filizin birlikte oynadigi ilk ve son filmdir... engin zengin ve barda calisan kiza asik olur ve ailesi buna karsi cikar... filizin patronu ekrem filiza asiktir onlari ayirma icin elinde n geleni yapar...o yillarin hit sarkilarini dinlemekte mümkün ama malesef filmin sonu kötü bitiyor...

nedim yıldız avatar nedim yıldız 08 Ekim 2007 11:05:10

6

enginle filiz birbirlerini seven iki gençtir,fakat enginin babası bu evliliğe karşı çıkarak,filizde gözü olan ekremle tuzak kurdurur...ekrem bora kötü adam rölünde çok başarılı...

Yandex.Metrica