İdam Mahkumu

8,00

( 1 kişi yorum yaptı )

İdam Mahkumu

Sinema Filmi

1966

‘Goldfinger’daki (1964) ‘Bond Back in Action Again’ (2.50’den itibaren) (John Barry).
‘Suçsuz Firari’de (1966) Kenanların olan ev. Yatmamış kocasını beklemiş.
Ahmet; “Ne o, ayaktasın hâlâ. Yatmadın mı?”
Nermin; “Seni bekledim.”
Ahmet; “Hesap sormak için mi?”
Nermin; “Hayır Ahmet, sana hesap sormak ne haddime. Sevdiğim, merak ettiğim için.”
Ahmet; “Korkma, gece kaybolacak kadar bebek değilim.”
Nermin; “Eskiden gecikmezdin hiç.”
Ahmet; “Nermin, biliyorsun işim var.”
Nermin; “Kaç aydır bitmedi mi, Ahmet?”
Ahmet; “Bitseydi erken dönerdim.”
Nermin; “Dur, ne olur konuşalım. Çok değiştin. Eskiden hiç böyle değildin. Neyin var?”
Ahmet; “Hep aynıyım. Değişen sensin asıl. Şüpheci bir kadın oldun. Boş yere kendini...”
Nermin; “Boş yere mi? Seni seviyorum. Senin için korkuyorum. Büyülenmi ş gibisin. (Ayhan Işık’ın çözüp hızla çektiği kravatın ucu Çolpan İlhan’ın yüzüne hafifçe çarpar. Sanatçı aksatmadan rolüne devam ediyor). Uçuruma adım atıyorsun. İkimize de yazık olacak.”
Ahmet; “Başlama gene. Ne uçurumu, ne büyüsü? Boşuna üzüyorsun kendini.”
Nermin; “Her şeyi biliyorum Ahmet. Aylardır bir kadınla berabersin. Adı Leyla. Bir pavyon artisti. İşi gücü erkeklere soyunmak.”
Ahmet; “…”


‘Peter Gunn’daki (1959) ‘Dreamsville’ (Henry Mancini). “(Hayri Esen’in sesi ile) Filmimizin kahramanının adı Ahmet’ti. Ama ‘Aslan’ adını takmıştı arkadaşları. Çoluk çocuktan yaşlılara, yanında çalışan çıraklardan en kalantor müşterilere, mahallenin ninelerinden arzulu genç kızlarına kadar herkesin sevdiği bir insandı. Mertti. Kuvvetli, gözü pek ve cesurdu. Ustalığına ise hiç diyecek yoktu.”
Eli en hurda arabaya ‘hatta uçuruma düşmüş bir takaya bile değse onu acenteden yeni çıkmış arabaya döndürür’ derlermiş. Bu nedenle ‘ta en uzak illerden kalkıp O’na getirirlermiş otomobillerini’.
‘Peter Gunn’daki (1959) ‘Fallout!’ (Henry Mancini). “Ahmet’in mesut bir yuvası vardı. Karısı Nermin’le oğlu Mehmet O’nun her şeyiydi. Hayatta tek düşüncesi Onlardı. Günlerden bir gün Ahmet mutlu yuvasından tamirhanesine gelmişti.” Kahramanımızın namını işiten Leyla adında bir dansöz de sık sık arıza yapan arabasını getirmiş. “İşte ne olduysa o gelişten sonra oldu.” İlk görüşte âşık olduğu delikanlıyı gazinoya davet eder sonra evine götürür. ‘Arap zamkı gibi yapışmış, mübarek’.
‘Du Rififi (Chez Les Hommes); Main Title’ (1955) (Georges Auric). ‘Uzun boylu, beyaz tenli, yeşil gözlü, kumral’. Tepebaşı, Cumhuriyet Pavyonu’ndaki nefes kesen striptiz gösterisi bu melodi ile.
Aylar süren ilişkiyi sonunda Nermin öğreniyor. Önceleri ‘nasıl olsa kocam yuvasına bir gün döner’ diye ‘sabır ve azimle’ beklemekteydi. “Fakat umulan olmamış Leyla’nın çekici cazibesinden kurtulamayan Ahmet yuvasını, işini ve bütün arkadaşlarını ihmal etmeye başlamıştı. Ve bir gün iki âşık çok acı bir karar verdiler.” Her şeyi bırakıp İstanbul’dan kaçacaklar. “Leyla uçak biletlerini almıştı bile. Ahmet kararsızdı. Ama Leyla’nın cazibesine karşı koyamıyordu.”
Tamirhanedeki Hüseyin Usta ‘bu dalgaya akıl erdiremez bir türlü’. Asabı bozulmuş, söylenip duruyor sabah sabah; “Ülen, bir salahiyet (O’nun deyişiyle ‘selahiyet’) verseler bu karı gibi ne kadar zilli varsa hepsinin sülalesini… Tövbe, tövbe.” Dükkânda kimsenin tadı tuzu kalmamış. Ahmet, bu hikâyeden bir vazgeçiverse. ‘Maşallah, gül gibi yengemiz dururken şu boyu batası karıya yüz vermese’.
Olacakları anlayan Nermin, Leyla’nın Gül Sokak, No. 37, Levent’teki evine gider. Kapı açıktı. Keşke fazla ısrar etmeyip geri dönseydi.
‘From Russia with Love’daki (1963) ‘James Bond with Bongos’ (1.10’dan itibaren) (John Barry) ve ardından ‘Goldfinger’daki (1964) “Alpine Drive-Auric’s Factory” (1.13 sonrası) (John Barry). İçeri girip Leyla’yı bıçaklanmış olarak bulması bu melodilerle. Zavallı kadın ölmeden önce telefon defterinde ‘Meral (46 54 63)-Münir (44 11 22)-Mahmut (42 11 21)-Murat (41 01 11)’ yazılı bir sayfayı gösterir. Katil bunlardan biriymiş.
Nermin cinayet suçlaması ile tutuklanır. Bir görüş günü telefon defterinden kopardığı sayfayı kocasına veriyor. Filmin burasında küçük bir hata var. İsimlerin (Murat hariç) sırası ve telefon numaraları değişmiş; ‘Münir (46 54 63)-Mahmut (41 16 73)-Meral (42 12 41)-Murat (40 11 16)’. Defteri polise göstermemesinin nedeni ‘A’ ile başlayan sayfada Ahmet’in adı olmasıymış.
Komiser Tevfik Soyurgal bu konuya fazla önem vermez. “Sizi anlıyorum. Yerinizde olsam ben de bu defter hikâyesine inanmaya çalışırdım. Bu hadiseye sebep sizsiniz” diyor. Vicdan azabı Ahmet’i olmayacak şeyleri yapmaya zorluyormuş.
‘From Russia With Love’daki (1963) ‘Gypsy Camp’ (John Barry). Tamirhanede kara kara düşünmekteydi. “Asıl suçlu benim. Ben sebep oldum.” Karısının, melek gibi Nermin’in katil olmadığına ‘adı gibi emin’. Ama ‘el ne bilir yengemizin melekliğini’. ‘Hadise aleyhine.’ İş başa düşünce kolları sıvar. “Bu işin müsebbibi nasıl bensem, gene ben temizleyeceğim.” Çözüm, dört ismin yazılı olduğu sayfada. Hüseyin “Çek Bismillahı başla şu Münir olacak heriften” demişti. Kahramanımız da öyle yapıyor.
Telefon numarasını çevirdiğinde karşısına Martı Otel çıkar. Münir (soyadını da öğrenir: ‘Bilen’) artık orada kalmıyormuş. Sonraki adresi olan Canova Oteli’nden de ‘borç taktığı için’ kovulmuş. Saçı sakalı birbirine karışmış görevli “O’nu bulsan bulsan [‘Fakir Gencin Romanı’ndaki (1965)] Mezbaha’da bulursun” diyor. Burası bir ayaktakımı meyhanesi. ‘Ne kadar içki müptelası berduş varsa orda içtima edermiş’. Düşülebilecek en son yer. Münir ‘imansız şarap’ içmekten perişan haldeydi. ‘Bir türlü can veremeyen bir ölü’. Meğer Leyla’nın eski kocasıymış. Lakabı ‘Kalbi Kırık/Kırık Kalp’. ‘İyi bir mevki ve muhiti varken dansözle evlendikten sonra eroin müptelası olup mahvolmuş ve köprü altında yaşamaya başlamış’. Dünya kadar da borcu varmış. Hepsini öder Ahmet. Ufak bir deneme sonrasında katil olmadığı ortaya çıkar.
Listedeki ikinci isim Mahmut İşler. ‘Ruhsatı elinden alınan’ bir doktor. Papyon, yuvarlak çerçeveli gözlük. Adamları Özdemir Akın ve Lütfü Engin ile esrar, eroin, morfin ticareti yapıyor. Ahmet’i de satıcı olarak kullanmak ister. Alıcılar da harika; Erdoğan Seren ve Mehmet Büyükgüngör.
Ama başkalarını bile bile zehirlemek kahramanımızın yapacağı iş değil.
‘Lawrence of Arabia’daki (1962) ‘Overture’ (Maurice Jarre). Tüm çeteyi pataklayarak sorguya çektiği sahnede Mahmut’un cinayetle bir ilgisi olmadığı anlaşılır. ‘Olay günü’ Sultanahmet Cezaevi’ndeymiş. Leyla’nın ölümünden iki gün sonra çıkmış.
‘From Russia With Love’daki (1963) “Meeting in St. Sophia” (Barry). Bu arada Nermin’in ‘Türk Ceza Kanunu’nun 450. maddesi uyarınca temyizi kabil olmak üzere ölüm cezası ile tecziyesine karar verilir’. Koğuştaki bir mahkûm “Bunu yakında münferide alırlar, hücreye koyarlar” diyor.
Telefon defterindeki üçüncü isim Meral. Soyadı ‘Sayın’ ve ‘Kara Kedi’de assolist. “Gene mi bir kadın” demişti Nevin bunu duyunca. “Korkma, ağzımın payını aldım. Bir daha tövbeler tövbesi” diye rahatlatıyor karısını. Sonradan olanlar tövbe etmenin bile bazı şeyler için yeterli olmadığını düşündürdü.
‘Açılırsın Güzelim Birer Kadeh İçelim-Prozit’ (Sadettin Kaynak). Saklambaç oynar gibi tanıştıkları gece bu Hicaz şarkıyı söylüyordu sanatçı. Fabrikatör olarak tanıtır kendisini bizimki. Adı da Orhan. Ahmet’e ‘hemen çarpılmış’ genç kadın. Daha o gece “İşte benim malikânem” dediği evine götürüp yatağına alır. [Yatak odasındaki duvarda ‘The Nude Maja’ (1800) (Francisco de Goya) var]. ‘Kaltak, kahpe’ diyecek kadar nefret ettiği Leyla’yı tanıyordu. Striptizci, ‘nişanlısını elinden almış’. Üstelik ‘çalıştığı her pavyondan ayağını kaydırmış’. Bu nedenle ‘aşkta ve işte birbirlerine düşman kesilmişler’. Katili bulduğumuzu zannettik ama sanatçı cinayet günü olan 24 Nisan’da bir konser nedeniyle İzmir’deymiş.
Dördüncü isim Murat (soyadı Kazancı) da Meral’in patronu ve yatak arkadaşı. Şarkıcıya ‘dut gibi âşık’. Gazino işleri dışında ‘Beyrut kanalıyla uyuşturucu madde ticareti yapıyor’. Esrar, eroin, baz morfin. (Filmde bu işe bulaşmamış kimse yok gibi). Ayrıca elde ettiği ‘tonlarca resim ve mektupla şantaj yapıp para sızdırmakta’.
‘Maksadım Birazcık Yine Naz Yapmaktı’ (Yusuf Nalkesen). Bizimki her gece orda. Patron da kıskançlık içinde. Meral’e “Fena dadandı bu herif. Karşısında süzülüp dökülüyorsun. Neredeyse ağzının içine giriyorsun” diyor. Dövdürtmeye kalkar ama adamları Turgut-Necip Tekçe ve Şevki-Mustafa Dağhan bir güzel dayak yer. Tesadüfen gazinodaki bir soyguna engel olan kahramanımız Murat’ın güvenini kazanıp hususi şoförü olur. Burada şaşırtıcı bir şey öğreniyoruz. Meral, Münir’in kardeşiymiş.
Korku içinde beklenen haber o günlerde gelir. ‘Temyiz, hükmü tasdik etmiş’. Avukat Memduh Karakaş “İnfaz bu hafta içinde” diyor. Ahmet için yapılacak tek bir şey var artık; Ya bu düğümü çözecek ya da asıldığını görmektense karısından önce ölecek. Acele etmesi, hem de çok acele etmesi lazım.
Patron ve adamlarının konuşmalarından kuşkulanıp gazinodaki kasayı (şifreyi nasıl öğrendiyse) açıyor. İçinden “Leyla’nın öldürüldüğü bıçak” yazılı bir zarf çıkar. Biz göremedik ama ayrıca “Üzerinde Meral’in parmak izleri var” diye yazılıymış.
Durumu anlayan çete kendisinde tamamen kurtulmak için ‘gün ışımadan olup bitecek basit bir intihar hadisesi’ düzenliyor. Rayların üzerine bağlayıp bırakırlar. Neyse ki gelen banliyö treninde Meral vardı. Yoksa ‘mortoyu bulacaktı’.
Sonunda şarkıcımız mahkemede gözyaşları içinde her şeyi itiraf eder. Leyla ve Doktor Mahmut, Münir’i kullanıp Murat’a yurt dışından gelecek uyuşturucuya el koymak istiyorlarmış. (Senaryonun burasında bir hata var. Mahmut o sırada cezaevindeydi. Leyla’nın ölümünden sonra çıkmıştı). “Zavallı Abimi, mala sahip olduktan sonra öldüreceklerdi. Bu haberi İzmir’de çalışırken bir arkadaşım vasıtasıyla aldım. Ertesi gün uçağa biletim olduğu halde uçağı beklemeyip bir taksiye atladım. Bu işe mani olabilmek için İstanbul’a geldim.”
Leyla’yı öldürüp kaçtıktan sonra cinayet Nermin’in üstünde kalmış. İzmir’den gelen uçakta da hizmetçisi, Meral’in adıyla seyahat ettiği için kimse kendisinden şüphelenmemiş. O panik içinde yardımını istediği Murat bıçağı alıp üzülmemesini söylemiş. “Sonrası malum.”
‘Lawrence of Arabia’daki (1962) “Sun’s Anvil” (Maurice Jarre). Mahmut ve Murat’ın sorgusu bu melodi ile. Mahkeme heyeti “Dinlenen şahit ve alakalı kimselerin şahadet ve bilgilerine dayanılarak bu hadisede suçları sabit görülen Murat Kazancı, Doktor (oysa diploması elinden alınmıştı) Mahmut İşler ve cinayeti işlediğini itiraf eden Meral Sözen’in (filmde, bunun dışında iki soyadı daha var: Sayın ve Şahin) tevkiflerine ve bu davanın başladığı günden itibaren mevkuf bulunan Nermin Akın’ın tahliyesine ve davanın 27. 4. 1966 gün ve saat 10.30’da devamına oybirliği ile” karar veriyor. (53 sözcüklü karar cümlesinde altı tane ‘ve’ var).
Cinayet ‘24 Nisan 1966’da işlenmişti. ‘Aylar sonraki’ duruşmada dava ‘27 Nisan 1966’ya ertelenmesine karar veriliyor.


‘Peter Gunn’daki (1959) ‘Sorta Blue’ (Henry Mancini).
Sevgilisi ile kaçmaya karar vermiş. Bu durumu karısına mektupla bildiriyor.
“Biliyorum haksızım. Belki de delilik bu yaptığım. Ama elimde değil gitmemek. Senden uzaklaşıyorum fakat inan gene de tek sevdiğim sensin. Öteki aşk değil başka bir şey. Bir hastalık. Dua et kurtulayım bir an evvel. Senden ricam, Mehmet’imden gizle babasının bu şaşkınlığını (hapse düşünce bu kez Nermin ‘benim yokluğumu O’na hissettirme Ahmet’ diyecektir). İhtiyacınız olan parayı tamirhaneden Hüseyin size verecek. Hiçbir şeyiniz eksik olmayacak.”
Kendisinin ‘olmamasını’ bir ‘eksiklik’ olarak görmüyor.
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Türker İnanoğlu
Senaryo
Yapımcı Türker İnanoğlu
Müzik Rauf Tözüm
Görüntü Yönetmeni Çetin Gürtop
Süre 88 dk
Tür Dram
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Duruşma, Duruşma Tutanağı, Gazino, Hakim, Mahkeme, Daha Fazlası

Oynayanlar

Ayhan Işık Ayhan Işık Ahmet Akın
Gönül Yazar Gönül Yazar Meral
Çolpan İlhan Çolpan İlhan Nermin
Turgut Özatay Turgut Özatay Münir Bilen
Feridun Çölgeçen Feridun Çölgeçen Mahmut İşler
Necip Tekçe Necip Tekçe
Süha Doğan Süha Doğan Murat Kazancı
Faik Coşkun Faik Coşkun Meyhaneci
Sisi Uragan Sisi Uragan Leyla
Hayri Esen Hayri Esen Ayhan Işık Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Gönül Yazar Seslendirmesi
Cahit Irgat Cahit Irgat Seslendirme

Ekip

Yapımcı Memduh Karakaş (Yapım Koordinatörü)
Kurgu Mehmet Bozkuş (Kurgu)
Yapım Ekibi Çetin Dağkıran (Set Amiri)
Kamera Ekibi Hüseyin Karındoyuran (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Oral Özütürk (Negatif Kurgu)
Mahmut Eskici (Negatif Kurgu)
Süleyman Koyuncu (Laboratuar)
Erol Yıldırım (Laboratuar)
Cemil Orhon (Laboratuar)
Işık Ekibi Şevket Yılmaz (Işık Şefi)
Ses Ekibi Marko Buduris (Ses Kayıt)

Firmalar

Erler Film (Yapım)

Son Yorumlar (1)

benimsinema avatar benimsinema 25 Eylül 2013 23:32:04

7

aslinda filmin hikayesi güzel ama malesef atlamalar var o yüzden anlasilmasinda biraz zorluk cektim.... colpan la ayhan evli bir ciftir bu filmde... gönül yazar da katil.. izleyin beklenteniz fazla olmasin derim

Yandex.Metrica