İlk ve Son

8,82

( 7 kişi yorum yaptı )

İlk ve Son

Sinema Filmi

1968

Boots Randolph’un ‘Boots With Strings’ albümündeki (1966) ‘The Shadow Of Your Smile’ (1965) (Johnny Mandel / Paul Francis Webster) ile başlayıp Mantovani’nin ‘An Album Of Favourite Melodies Vol. 2’ uzunçalarındaki (1954-Decca) ‘Ramona’ (1927) (Mabel Wayne) ile biten konuşma.
Necla; “Canım dans etmek istiyor.”
Mecdi; “Ben iyi dans etmesini bilmem ki.”
Necla; “Bilmeyin, ziyanı yok!”
Mecdi; “Etraftan bizi dans ederken görenler ne derler?”
Necla; “Ne diyecekler, deseler deseler ‘milyoner bir kadın, çiftliğinin müdürüne âşık olmuş’ derler! Başka bir şey diyemezler a!”
Mecdi: “…”


Aynı adlı romanın (‘İlk ve Son’-1940-Esat Mahmut Karakurt) (Dördüncü basım-1945-İnkılâp Kitabevi) ikinci çevrimi.
Film, Necla’nın güpegündüz (kitapta ‘mehtaplı bir sonbahar gecesi’) saldırıya uğraması ile ba şlıyor.
Radyoda “Gioconda’s Smile” 33’lüğündeki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘When The Clouds Come’. Bir yılbaşı eğlencesi sonrası, arkadaşı Orhan’ın arabasında Alemdağ’daki Çobanlar Çiftliği’nin yakınına kadar gelmiş. “Türkiye’nin en güzel ve en zengini” ama mal varlığı ile öyle ilgisiz ki buraların sahibi olduğunu yeni öğreniyor! 11 yaşındayken annesini kaybetmiş. Pancar işi ile uğraşan babası, ‘şeker kralı’ Avni Arar da 1 buçuk sene önce öldüğü için milyonlarca liralık servetin sahibi. Filmde ‘1 gün’, romanda ‘1 buçuk ay’ süren bir evlilik yaşamış.
Tüm bu ayrıntılar bir yana, şimdi, Orhan’ın tacizinden ‘en az zararla’ kurtulmak zorunda! Neyse ki, ‘uzun boylu, geniş omuzlu’ bir atlı imdadına yetişir. Çiftliğin müdürü Mecdi Karan!
Sert ve gururlu biri. Vahşi, garip bir adam. Kabalığının altında, salon züppelerinde bulunmayan erkekçe bir gurur taşıyor. O da çevresine ilgisiz! Kurtarıp çiftliğe götürdüğü kişiyi tanımıyor. Oraların sahibesi olduğunu bilmiyor. Sonradan, durumu öğrendiğinde bile lafını sakınmadığını göreceğiz.
İki taş merdivenli çiftlik evi. [Çekimler, ‘Hacı Murat’ (1967) ve ‘Namus Borcu’ (1967) gibi filmlerden anımsadığımız ‘Bilezikçi Çiftliği’nde yapılmış]. Delikanlı, burada (romanda ‘annesiyle’) kalıyor. Emektar Selahi Baba (kitapta ‘İsmail’) ve 15-16 yaşlarındaki kızı Ayşe en büyük yardımcıları. Okuma yazma öğrettiği ve çocuk zannettiği bu ‘kır menekşesi’, O’na umarsızca sevdalı. Artık, ‘Ağustosböceği ile Karınca’yı değil Ümit Yaşar Oğuzcan’ın ‘İki Kişiye Bir Dünya’ gibi şiirler okumak istiyor.
Necla’yı at arabasıyla şehre götüren Selahi Baba’nın söyledikleri Mecdi’yi daha iyi tanımamızı sağlıyor. “Siz bakmayın O’nun kabalığına. Aslında mert ve altın gibi kalbi olan bir insandır. Sonra bilgisine de diyecek yoktur ha. Yüksek ziraat mühendisidir.” Amerika’da staj (‘sitaj’) sonrası, 6 (romanda ‘2’) aydır çiftlikte çalışıyormuş. Yaşlı adamın anlattığına göre ‘mal sahibi kadın’ galiba hoppaca bir taze! “Çiftlikle hiç ilgilendiği yok!” Mecdi Bey, işe başladığı gün bütün eksiklerin listesini yazıp yollamış. “Hâlâ bugüne kadar bir cevap vermedi.”
‘Un Homme Et Une Femme’daki (1966) (Francis Lai) ‘Plus Fort Que Nous’. Eşyalarının arasında bir resimde gördüğümüz sarışın güzel Renata, Mecdi’nin yıllar öncesindeki yürek sızısı. Sonraki bir gün tekrar beraber olmak isteyen genç kadını ihanetle suçlayıp kovar. Ama 5 yılını paylaştığı bu afet ilerde başına çok işler açacak.
O olaydan sonra (ama asıl yakışıklı müdürü unutamadığı için) ayakları biraz olsun suya eren Necla, çiftlikle ilgilenmeye karar verir. Hukuk müşaviri Eşref Bey aracılığı ile Mecdi’yi Fenerbahçe’deki köşküne çağırtıyor. O günkü genç kadını, çiftliğin sahibi olarak gören kahramanımız, bunu bir gurur meselesi yapıp işi bırakmak ister. Samimi bir özür aradaki buzları eritecektir.
Necla’nın içinden bir his, Mecdi’nin dünyanın en dürüst insanı olduğunu; Arkadaşı Nazlı’nın içinden bir his ise “Senin bu ‘bahçıvana’ âşık olduğunu söylüyor”!
Bir arazi alımı için gittikleri İzmir’de birbirlerinin olurlar. O gecenin sabahında Necla’nın evliliğinin yalnızca kâğıt üzerinde olduğunu anlıyoruz. “Niçin söylemedin bana? Ben seni evlenmiş bir kadın zannediyordum!” Para peşinde olan kocasını daha ilk gece başlamadan terk etmiş!
Bir dolu tartışmadan sonra evlenme kararı. Ama kıskançlıktan ne yaptığını bilmez halde olan Renata, iki kurşunla Mecdi’yi yaralıyor. Şakağındaki sıyrık ilerde kör olmasına neden olacaktır. (Romanda ise daha ilk sayfalarda ‘gözünden rahatsız’. Beyoğlu’ndaki ‘meşhur göz doktoru’ her iki gözde de, üstelik ‘maatteessüf bir hayli ilerlemiş’ tüberkülozdan kuşkulanıyordu).
Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde ameliyat; 2 gün 2 gece aç susuz başucunda bekleyen Necla; Hastaneden çıkış ve ıhlamur ağacı altında göz kararmaları; Bir sabah gözlerini tamamen kaybetmesi; (Nefret edip uzaklaşsın diye) Gelinliğiyle gelen sevdiğine oynadığı acımasız oyun; Ağlayan Kaya’dan atlayarak ölmek istemesi!
Ayşe’den gerçeği öğrenen genç kadın, buna engel olur. “Sen benim ilk ve son aşkımsın. İlk ve son erkeğimsin. Istırap çekeceksek beraber çekeceğiz. Bir adımda boşluğa atabilirsin kendini. Ama şunu bil ki ben de arkandan gelirim. Öleceksek ÜÇÜMÜZ beraber öleceğiz. Sen, ben ve çocuğumuz. Anne oluyorum!” (Filmin gösterime girdiği günlerde sanat yaşamının en parlak ama özel yaşamının en bunalımlı günlerini yaşayan Cüneyt Arkın, Mecdi’ye verilen desteğin az bir kısmıyla bile ne kadar mutlu olurdu).
Kısa süren bir karar verme anı ve “Çocuğumuz, ismimi taşıyacak Necla!”
Her türlü zorluğa karşın yaşamı seçen, birbirine sarılmış iki güzel insan.
(Roman, intihar ile biter. Necla’sına bıraktığı mektupta, ‘mesut olmasını diliyor’. Nasıl olacaksa!).


Necla’nın köşkünde, ancak 60’larda olabilecek konuşma.
Mecdi; “Ne ihtişam, ne saltanat. Böyle bir servet sahibine hizmet etmek çok şerefli bir şey. İftihar ediyorum doğrusu.”
Eşref Bey; “Bırakın alayı Mecdi Bey.”
Mecdi; “Yoo, doğru söylüyorum. Bütün bu servet nerden eline geçti Hanımefendinin?”
Eşref Bey; “Pederinden miras kaldı.”
Mecdi; “Demek zengin bir babanın çocuğu olmak çok kârlı bir şey. Hiçbir emek sarf etmeden milyonlarca liraya sahip oluyorsunuz. Bana kalırsa kanunlarımız mı, adetlerimiz mi bilmiyorum ama serveti insanlar arasında haksızca taksim etmişler!”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Mecdi
Selda Alkor Selda Alkor Necla
Funda Postacı Funda Postacı Ayşe
Eva Bender Eva Bender Renata
Mehmet Büyükgüngör Mehmet Büyükgüngör Eşref
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Uşak
Diclehan Baban Diclehan Baban Nazlı
Asım Nipton Asım Nipton Doktor
Niyazi Er Niyazi Er Cavit
Doğan Tamer Doğan Tamer Orhan
Selahattin İçsel Selahattin İçsel Selahi
Meral Kurtuluş Meral Kurtuluş Hizmetçi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Adalet Cimcoz Adalet Cimcoz Selda Alkor Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Doğan Tamer Seslendirmesi
Ayşegül Devrim Ayşegül Devrim Eva Bender Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Mehmet Büyük Güngör Seslendirmesi
Mümtaz Ener Mümtaz Ener Selahattin İçsel Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Yapım Ekibi Adnan Uygur (Yapım Sorumlusu)
Adnan Uygur (Yapım Amiri)
Necati Tuna (Set Ekibi)
İhsan Gedik (Set Ekibi)
Kamil İpekar (Set Ekibi)
Hüseyin Demirayat (Set Ekibi)
Mustafa Doğan (Set Ekibi)
İbrahim Uğurlu (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Funda öktem (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Orhan Oğuz (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Ali Berkan (Negatif Kurgu)
Osman Bilen (Laboratuar)
Adnan Açıkalın (Laboratuar)
Recep Pala (Laboratuar)
Tanas Petriyadis (Laboratuar)
Recai Karataş (Laboratuar)
Işık Ekibi Erol Batıbeki (Işık Şefi)
Ömer Ekmekçi (Işık Ekibi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Nevzat Dişiaçık (Senkron)

Firmalar

Uğur Film (Yapım)
Kadri Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (7)

TubaArtan avatar TubaArtan 01 Mart 2017 15:18:44

10

ilk ve son.... ilk kez izledim ama son olmayacak... ;)
yine harikaydı...

bysiirtli56 avatar bysiirtli56 28 Haziran 2016 07:43:39

10

siyah beyaz olmasına rağmen renkli oyuncu ve oyunculuklar ve rengarenk konusu ile hafızamda hep kalacak bir cüneyt arkın film.

performer avatar performer 14 Mart 2016 21:51:27

8

öncelikle senaryo çok başarılı...bazı klişe sahnelerine rağmen güzel bir film...filmin memduh ün tarafından yönetilmiş olması filmi izlenir yapıyor...görüntü kalitesi çok iyi değil ama tam kötü de denilemez ama ses kalitesinde yani ses yüksekliğinde bir sorun var, filmin sesi, orjinalinden kaynaklı olmalı ki ses çok kısık izlerken sesini biraz daha açmanız gerekecek (tv de yayınlayan kanaldan kaynaklı bir sorun değilse)

benimsinema avatar benimsinema 03 Kasım 2012 15:01:59

8

yönetmen memduh ün olunca güzel bir film cikmis ortaya...oyunculularda gayet dogal oynamis, bi abarti olmadan... ben cok funda postacinin haline üzüldüm, hele seldaya yetisip, durumu aglayarak anlatmasi, gayet profesyonelce canlandirmis... güzel bir ask filmi

torkiş 25 Temmuz 2010 03:01:07

10

Açıkçası bu kadar iyi bir film olacağını tahmin etmemiştim.Çok sağlam bir senaryosu var ve kendini siyah-beyaz olmasına rağmen sıkılmadan izlettiriyor.Özellikle Cüneyt Arkın ın oyunculuğuna yine hayran kaldım,bir rol gerçekten bu kadar mükemmel oynan ır;diyecek bişiy yok hakikaten.9/10

göknil avatar göknil 30 Mayıs 2007 09:09:05

4

gerçekten iyi bir aşk filmi

Yandex.Metrica