Kader

8,45

( 11 kişi yorum yaptı )

Kader

Sinema Filmi

1968

Rivan Koyu’ndaki evlerinde Pir Ömer ve film boyunca Polat’ın da bizim de yüreğimizi sızlatacak güzel kızı Elif.
Pir Ömer; “Karavelilerle dalaştık gene bugün.”
Elif; “Bıkmadınız hâlâ baba, usanmadınız bu kavgadan.”
Pir Ömer; “Bizimki kavga değil Elif kızım, vazife. Namus, şeref vazifesi.”
Elif; “Şeref neden kine dayanıyor da, kardeşliğe insanlığa dayanmıyor baba?”
Pir Ömer; “Sana bunu mekteplerde öğrettiler, he mi? Uyuşukluk ve de kardeşlik adı altında korkaklık… Bu kin bana babamdan kaldı. Ona da babasından, ona da dedesinden kalmış olmalı. Benim ödevim bu, onlara kan gütmek.”

1947… Kıbrıs'tan Silifke yakınlarına doğru yol alan şilebi, İsmet Nedim’in insanı nefes nefese bırakan müziği eşliğind e ve şu sözleri dinleyerek izleriz ; [Bir garip öyküdür bu… Bir aşkın, bir acının öyküsü. Bitmez bir kinin, akıtılan kanların, sevgileri gölgeleyen intikamların, çocuk kahkahalarından mutluluklara kadar her iyi şeyin mezarlaştığı bir öykü.]
Kaptan Stefan, dalgın bakışlarla Akdenizi seyreden arkadaşına "Hey Polat, Rivan Koyu'na 4 mil kaldı. Çeyrek saat sonra memleketindesin" diye seslenince şu karşılığı alır "Ben yıllarca memleketimden uzak yaşarken, orda neler oldu bilemiyorum. Memlekete varınca belki bir akraba kucaklaşması yerine kan düşmanımız Pir Ömer'lerden birinin kurşunu ile karşılaşırım."
Küçük yaşta babası Yunus Karaveli ile denize açılan Polat, dünyanın tüm limanlarını dolaştıktan sonra bu kez Stefan'la, doğduğu topraklara dönüyor. Çıkan fırtına nedeniyle kıyıdaki bir köşke sığınırlar. Büyük bir rastlantı sonucu, burası Pir Ömerlerin evidir. Kaptan Stefan "Koyun ötesine gidecektik. Fırtınaya tutulduk. Bu tarafa sığındık. Korkunçtu fırtına" diye konuşurken, asıl fırtına Elif ile Polat'ın yüreklerinde kopuyordu. Biraz sonra Polat'ın amcaoğulları gelince durum anlaşılır. Baba Pir Ömer "Dua edin, Karaveli de olsanız, şu çatı altında misafirim sayılırsınız. Yoksa.." diyerek onları kovar.
'Düşmanlıktan da, kinden de üstün olan aşk'la yanıp tutuşan iki genç, deniz kenarı ve ormandaki buluşmalarında hep bu zorluğa bir çözüm ararlar. "Kan davasının, hatta ardımızdaki mezarlarında ötesinde, çok ötesinde bir şey var… Gözlerin Elif… 15 yıldır denizdi sevgilim. Maceraya, kavgaya, serseriliğe âşıktım. Seni görene kadar öyleydi Elif. O gece gözlerin gözlerime deyince uyandım. İlk kere insan olduğumu hatırladım."
Soğancı İsmail Bey’in, Elif'i oğlu Sami'ye istemesi; Pir Ömer'in, kızı karşı çıkmasına karşın, 'evet' demesi; Geminin ertesi sabah gidecek olması.
Nedeni ne olursa olsun, Polat kendisinden beklenmeyen bir şey yapar; Elif’e zorla sahip olur.
"Büyük kötülük ettin bana."
"Affet beni Elif. İstersen çok uzaklara gideriz. Gemi hazır. Yarın sabah seni limanda bekliyorum. Yarın sabah."
O akşam. ‘Bana bunu nasıl yaptın//Ektiğini çekeceksin’ şarkısının çalındığı meyhane. Polat, Stefan'la dertleşmektedir "Benle gelmeye mecbur olsun diye yaptım. O da beni seviyor çünkü. Yarın sabah gelecek. Muhakkak gelecek. Gemimiz güzel bir gelinle çıkacak yola." Bu sırada meyhaneye gelen ve "Bir Karaveli kanı Pir Ömer kanı ile birleşemez" diyen amcaoğullarıyla çıkan çatışmada yaralanır. Stefan; "Durun… Ağır yaralı. Kolay kolay kendine gelemez. Hemen bu akşam Kıbrıs'a götürürüm onu. Bu mesele de burada biter."
Ertesi sabah, ardında babasına yazdığı veda mektubu ve elinde, (biraz sonra denize atacağı) küçük bir bavul ile seyretmeye doyamadığımız ahşap iskeleye gelen Elif, geminin gece yarısı demir aldığını öğrenir. "Kaçtın ha Polat. Bir anlık zevk için bir kızı ömür boyu mahvettin ha… Hani ben limanlardaki eğlencelik kadınlardan değildim. Hani ilk aşkındım. Hani beni hayatın boyunca unutamazdın."
[Dalgalar, rüzgâr ve deniz kuşları Elif'in yürekten taşan lanetlerini iletti mi bilinmez. Ama, kızcağız boğazı yanana, sesi kısılana.. kadar beddua edip durdu Polat'a. Polat'sa.. ateşler içinde kıvranarak Elif'ini sayıklamıştı günlerce. Sevgi dolu türküler, aşk masalları martı çığlıklarına karışmış ve büyük bir aşkın arasına engin denizler girmişti. Elif, eski Elif değildir artık. Pembe yüzünü felaketin sarılığı örtmüştü. Neşesizdi. Suskundu. Bir gün.. acıların en acısı oldu. Karnında Polat'ın çocuğu kıpırdamıştı. Kara kara üzereydi. Elem elem üstüne.. Günahını herkes öğrenecekti. Türküler düzmüşlerdi üzerine. Hem de Polat'ın ağzından ; “Gel Elif'im ağlama // Yaralarım dağlama // Polat gelmedi diye // İçin için ağlama //**// Bahçelere gün doğdu // Gül dalına kuş kondu // Polat gelmedi diye // Elif sana ne oldu.”]
Terk edildi zannetmenin ve dile düşürülmenin üzüntüsü ile (birkaç ay sonra) kendisini almaya gelen Polat'ı bıçakla yaralar. (Polat film boyunca ülkesine üç kez gelecek üçünde de ya bıçakla ya da kurşunla yaralanacaktır.) "Ben çok yara gördüm Elif… Çok kanım aktı Pir Ömer'in kinci kızı… Bıçak yarası geçer ama kalp yarası geçmez."
Sonraki karşılaşmaları 18 yıl sonra olacak. Amcaoğulları Karavelilerin Elif için laf dokundurmaları… Çıkan çatışmada Durali'nin ölüp Pir Ömer'in ağır yaralanması… Elif'in "Kim yaptı bunu baba?" sorusuna ölmeden önce verilen acımasız yanıt ; "Polat."
[Kan davası denen ilkel canavar bir Pir Ömer ve bir Karaveli'yi yuttuktan sonra uzun kış uykusuna yatacak ve Elif düzenini yeniden kurup oğlunu büyütürken yıllar geçecekti. Rivan'daki korkunç olaylardan sonra 7 yıl geçtiği zaman, denizin öteki yanında Kıbrıs Adası da giderek değişen bir dünyanın özgürlük haykırışlarıyla çalkalanıp hürriyetine kavuşmuştu. (İngiliz bayrakları indirilip Kıbrıs bayrakları asılır.) Polat, herkes eğlenirken, böyle neşesini yitirmiş suskun durdukça, Stefan bu umutsuz aşkın Polat'ın içinde açacağı derin yaradan endişe duyuyordu. Tek çare onu Elif'in soluk hayalinden kurtarmak, evlendirmekti. Yeni bir yaşam başlıyordu Polat için. Ayça ile yeni bir düzen kuracak ve her şeyi unutacaktı… Ancak karısı ne denli sokulursa sokulsun Polat'ın kalbindeki yara bir türlü soğumuyordu. Karşı sahilde ise serüvenci koca Polat'ın minik oğlu büyümüş, üniversiteli koskoca bir delikanlı olmuştu; Yusuf.]
İngilizlerin Ada'dan gitmesinden (acaba?) sonra, kovuldukları her yerde olduğu gibi, bu kez de Türklerle Rumlar ve Polat'la Stefan arasında gerginlik başlar.
”İşte bağımsızlık. İngilizleri kovduk, sonuç?”
”Rumlar bize saldırır mı dersin, Polat Ağa?”
”Zannetmem, cesaret edemezler.”
Ama saldırı, hem de Stefan tarafından yapılır. Bebek bekleyen karısı öldürülür. "Bana söğüş et ve tuzlu balık getir analık. Peksimet yap. Tuluma su doldur. Paslanmışız iyice… Kavgaya girelim."
Yusuf'sa bambaşka duygular içinde, 'dedesini öldüren' babası Polat'ı bulmak için Kıbrıs’a gider. Şiddetli bir çatışmada, Polat, Yusuf'un hayatını kurtarıyor.
Filmin sonunda, tekrar Rivan Koyu'na gidiş. Ali Karaveli'nin itirafıyla gerçek ortaya çıkar. Elif'in sözleri; "Sevmesem, bu nefret 20 yıl sürer miydi?"

Filmin yürek yakan sorusu. Kıbrıslı Ayça, portakal bahçesinde çalışan Polat’a yemeğini (yaprak sarma, piliç ve tulumba tatlısı) getirir.
Kocasının karşı sahile dalmış bakışlarını görünce, dudaklarından şu sözler dökülüyor; “Öğrenmek istediğim, benden üstün yanı neydi onun?”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Süreyya Duru
Senaryo
Yapımcı Naci Duru
Müzik İsmet Nedim
Görüntü Yönetmeni Orhan Kapkı
Eser
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Aile, Düşman, Fırtına, Gemi, Kahkaha, Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Polat
Filiz Akın Filiz Akın Elif
Yıldırım Gencer Yıldırım Gencer Stefan
Talat Gözbak Talat Gözbak Ali Karaveli
Cahit Irgat Cahit Irgat Pir Ömer
Burçin Oraloğlu Burçin Oraloğlu Yusuf
Bilal İnci Bilal İnci Veli Karaveli
Müjdat Gezen Müjdat Gezen Durali Karaveli
Leman Öztürk Leman Öztürk Ayşe Kadın
Sevgi Can Sevgi Can Ayça
Reşit Çıldam Reşit Çıldam Davut
Gürbüz Tansever Gürbüz Tansever Osman
Lütfü Engin Lütfü Engin Kosta
 Talia Saltı Talia Saltı Falcı Analık
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Kıbrıslı Misafir
Çetin Başaran Çetin Başaran Gemi Mürettebatı
Ahmet Koç Ahmet Koç Köylü
Adnan Mersinli Adnan Mersinli Mecit
Zeki Tüney Zeki Tüney Asker
Selahattin İçsel Selahattin İçsel Kıbrıs Türk'ü
Nermin Özses Nermin Özses Rum Kadın
Seçil Mutlu Seçil Mutlu
Osman Han Osman Han Kıbrıslı Misafir
Günay Güner Günay Güner İsa Karaveli
Niyazi Gökdere Niyazi Gökdere Pir Ömer'in Damatı
Zafer Önen Zafer Önen Seslendirme
Ünal Gürel Ünal Gürel Bilal İnci Seslendirmesi
Oktay Yavuz Oktay Yavuz Rum Asker
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Talat Gözbak Seslendirmesi
Gülen Kıpçak Gülen Kıpçak Sevgi Can/Leman Öztürk Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Filiz Akın Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Yıldırım Gencer Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Reşit Çildam Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Adrine Muradyan (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Halil Yalçın (Sanat Yönetmeni)
Yapım Ekibi Burhan Yeşildağ (Yapım Amiri)
Yönetmen Ekibi Bekir Demirkan (Yönetmen Yardımcısı)
Post-Prodüksiyon Şükrü Güzel (Negatif Kurgu)
Nazım Kocainan (Negatif Kurgu)
İsmail Güzel (Negatif Kurgu)
İbrahim Güzel (Negatif Kurgu)
Semih Peköz (Laboratuar Şefi)
Ses Ekibi Murat Tekeli (Ses Mühendisi)
Çetin İzbul (Ses Mühendisi)
Adrine Muradyan (Senkron)
Tasarım Mehmet Bal (Teaser Afiş Tasarımı)

Firmalar

Murat Film (Yapım)
Ses Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (11)

Göztepe avatar Göztepe 28 Aralık 2017 12:59:58

9

Arkadaşların belirttiği gibi Murat İle Nazlı filminin ilk çevriminin farklı versiyonu olabilir benzer yönleri çok. Film Kıbrıs sorununu rumlarla savaş döneminide ele almış iyi bir film sadece biraz filmde görüntü deformasyonu var.

ayilmaz265 01 Eylül 2016 22:19:41

8

Murat ile Nazlı filmine benzer yanları var ama farklı yönü de çok. Mesela bu filme Kıbrıs konusunu katmışlar derinlemesine işlemeseler de güzel bir tercih olmuş. Filmin ses ve görüntü kalitesi iyi değil maalesef. Oyuncu kadrosu çok iyi, senaryo üzeri nde derinlemesine düşünülmemiş ama kurgu iyi yine de.. İzlenebilir, orta halli bir film

cancan010203 avatar cancan010203 29 Eylül 2013 17:06:37

çok güzel bir film

benimsinema avatar benimsinema 13 Temmuz 2013 19:06:44

8

film güzel ben begenedim bazi sahneleri murat ile nazli filmine benziyor ama degisiklikte cok var... müzigi de ismet nedim güzel yapmis, emeklerine saglik.... filme yakismis yani...

B a r b a r o S avatar B a r b a r o S 16 Mayıs 2009 22:01:05

10

Görüntü kalitesi iyi sayılmaz ama oyuncu kadrosu senaryosu ve üst düzey oyunculuklarla kendini izlettiren siyah-beyaz bir Cüneyt ARKIN klasiği...Mutlaka izlemenizi öneririm...

performer avatar performer 06 Ocak 2008 20:48:01

filmin trt'de yayınlanan kopyasını izledim çok karanlık ve bozuk olduğundan izlemekten vazgeçtim.

Yandex.Metrica