Kadın İsterse

8,95

( 9 kişi yorum yaptı )

Kadın İsterse

Sinema Filmi

1965

Konsolosluktaki ziyafette Johann Baptist Strauss’un iki valsi; ‘Kaiser-Walzer Op. 437’ (1889) ve ‘Morgenblátter Op. 279’ (1863).
Nadya; “Hayat meğer uyurken görülmeye başlanıp da uyandıktan sonra da devam eden bir rüyadan başka bir şey değilmiş. Tesadüflerin, bazen umulmadık saadetler getirebileceğini söylemişlerdi bana. Ama bu kadar çabuk…”
İrfan; “Kaderin önüne geçilemeyeceğini biliyorum. Tanrı bize yardım ediyor.”

Aynı adlı romanın (Esat Mahmut Karakurt) (Birinci basım 1960) (Dördüncü basım 1975) (İnkılâp ve AKA Kitabevleri) Yeşilçam çevrimi.
Jenerikte Jack Nitsche’nin ‘The Lonely Surfer’ albümündeki (1965) ‘Theme From Women Of The World’ (1963) (Riz Ortolani / Nino Oliviero) var.
Roma’dan kalkan 4 motorlu Pam Am (kitapta Asya postasını yapan iki katlı İsveç) uçağı ‘yol programın da’ olmamasına karşın Yeşilköy Havaalanı’na inmek zorunda kalır.
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘The Dog Attacks’. ‘25–26 yaşlarında, harikulade güzel bir kadın’ rahatsızlanmış. Kaptan pilotun ‘Ekselans’ diyerek konuştuğu babası, konsolosluk aracılığı ile Türk makamlarıyla görüşüp Nadya’nın sağaltım için İstanbul’da bir hafta kalmasını sağlıyor. Kendisi Suriye’ye gidip dönecekmiş.
Hava Limanında, ‘Ekselans’ ile görüşen vali yardımcısı filmin bir sürprizi; Yönetmen Nejat Saydam.
‘Yavaş yavaş büyüyen habis bir ur’ (kitapta ‘mediastin tümörü’) genç kızın kalbini kaplıyor. Daha önce Hamburg ve Roma’daki iki profesör 6 aylık ömrü kaldığını söylemişler. Profesör İhsan Kerim’e göre ‘kendisini bir erkekle beraber geçireceği heyecanlı saatlerden koruyabilirse’ bu süre biraz daha fazla olabilirmiş!
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘Main Title’ ve ‘This Was His Room’ melodileri ile hastaneden kaçar. Konsolosluk görevlilerini atlatıp Galata Köprüsü’nden bir vapura biniyor. Cezalı bilet için gerekli 240 (romanda 60–70) kuruş için ‘genç, esmer, uzun boylu, tığ gibi bir erkek’ yardımcı olur. İstanbul Ticaret Odası Başkanı tüccar (kitapta “Türk Hava Orduları’nda Kurmay Binbaşı”) İrfan Ersoy, genç kıza, Freud’un bir sözünü anımsatıyor; “Her kadının şuuru altında (şuuraltında) bir erkek yaşar. Bu erkeğe rastlayan kadın bütün irade ve dayanma gücünden yoksun kalır.” Sonraları “Sizi gören her kadın, size mağlup olmaya mahkûmdur” diyecektir.
Babası, yıllar önce Ankara’da diplomat olarak görev yaptığı için Nadya çok güzel Türkçe konuşuyor. ‘Hatta Türk mektebinde, Maarif Koleji’nde okumuş’. (Kitapta böyle bir şey yok. Almanca konuşuyorlar).
Vapurla yapılan Boğaz gezisinde; Yeni Mahalle İskelesi’nde; Gitar (romanda ‘Viyana’) melodileri dinlediğimiz sahil lokantasında; İrfan’ın Talimhane’deki evinde birbirlerinin olduktan sonra bile isimlerini söylemiyorlar! ‘Erikler Çiçek Açtı’ (1968) ve ‘Son Tren’deki (1964) durum burda da var; “Meçhul kalmak daha güzel!”
Nadya, ertesi sabah bir mektup bırakarak gider. “Ebediyen senin olmanın saadeti içinde senden ayrılıyorum. Beni sakın arama…”
Tekrar karşılaşmaları Konsolosluğun verdiği bir ziyafette (romanda Moskova’da) olur. İrfan ve arkadaşı İstanbul Barosu avukatlarından Kâmil Şekercioğlu da davetliymiş. Bu sırada Atlantic News gazetesinin Türkiye muhabiri Lilian ile karşılaşıyoruz. Kahramanımız, ilerde, bu meraklı Amerikalının (kitapta ise İsviçre’de tıp eğitimi yapan kız kardeşi Gülseren’in) yardımını görecek.
Âşıklar tekrar buluşabilmek için her şeyi yapıyorlar. Konsolos kuşkulanmış, Piyer’i genç kızın yanından ayırmıyor. Kahramanlarımızın O’nu sahil meyhanesinde atlattıkları sırada Akademi ödülü adayı bir melodi var; ‘Bibidi-Babidi-Boo (The Magic Song)’ (1948) (Al Hoffman / Mack Davis / Jerry Livingston).
[‘Soğuk Savaş’ dönemi. Berlin’in bile doğu-batı diye ikiye ayrıldığı yıllar. Filmde, zülfü yâre dokunur diye söylenmiyor ama Nadya bir Rus kızı. Babası, Kara Orduları Komutanı General İvan Biyeviç. İrfan (bir buçuk ay önce Moskova’dan vatana dönerken intihar ettiği iddia edilen veyahut öldürülen), Fuat Bey’in yerine ataşemiliter olarak atanmış. Yüzbaşı Kâmil de muavini. Bu nedenle romandaki gizli buluşmalar İstanbul’dakilerden daha gerilimli. Delikanlı ‘felakete doğru adım adım yaklaştıklarını hissediyor’].
Bu sırada İsviçre, Neuchátel’deki Profesör Riggenbach (kitapta Cenevre’deki Prof. Egner) genç kızın ameliyatını yapmayı kabul ediyor. Dünyada ilk kez yapılan bu cerrahi girişim ‘büyük bir muvaffakiyetle neticelenir’. Kalbi artık ‘en normal insanınki gibi’ sağlammış.
Nadya, ‘Ankara Ekspresi’nde (1970) Hilda’nın yapacağı gibi, sevdiği erkeğin ülkesinde yaşamayı yeğliyor. “Ben yalnız hürriyeti değil aşkı da seçmiş bulunuyorum. Aşk, hürriyetten de üstündür. Öyle bir memlekettir ki aşk onun hududu, sınırı olamaz asla (sf. 227)”.
Yıllar sonra oralarda iş bulmak ümidiyle konsolosluk önünde sıraya girmemiz ne acı.

Esat Mahmut Karakurt’un ‘meçhul’e olan tutkusu.
Nadya; “Biraz da içimizde bir küçük merak hissi kalsın. İnsanlar, niteliğini bilmedikleri şeylere karşı daha büyük bir ilgi duyarlar.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Nejat Saydam
Senaryo
Yapımcı Murat Köseoğlu
Müzik Tuncer Aydınoğlu
Görüntü Yönetmeni Melih Sertesen
Eser
Süre 99 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Ameliyat, İstanbul Boğazı, Romandan Uyarlama, Sahil Meyhanesi Daha Fazlası

Oynayanlar

Ayhan Işık Ayhan Işık Tüccar İrfan Ersoy
Hülya Koçyiğit Hülya Koçyiğit Matmazel Nadya
Nuri Altınok Nuri Altınok Konsolos
İbrahim Delideniz İbrahim Delideniz Nadya'nın Babası
Reha Yurdakul Reha Yurdakul Avukat Kamil Şekercioğlu
Semih Sergen Semih Sergen Piyer
Hayri Esen Hayri Esen Ayhan Işık Seslendirmesi
Atıf Kaptan Atıf Kaptan Profesör İhsan Kerim
Gülbin Eray Gülbin Eray Lilian
Jale Öz Jale Öz Hatice
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Lokanta Sahibi
Osman Türkoğlu Osman Türkoğlu Konsolosluk Görevlisi
Necip Tekçe Necip Tekçe Konsolosluk Görevlisi
Celal Ersöz Celal Ersöz
 Talia Saltı Talia Saltı
Fatoş Öztan Fatoş Öztan
Nazan Kiper Nazan Kiper
Hayri Esen Hayri Esen Ayhan Işık Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Atıf Kaptan Seslendirmesi
Muhip Arcıman Muhip Arcıman Hayri Esen Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Reha Yurdakul Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Nuri Altınok Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Hülya Koçyiğit Seslendirmesi

Ekip

Dekor Tasarım Basri Büyükcan (Dekor Tasarım)
Yönetmen Ekibi T. Fikret Uçak (Yönetmen Yardımcısı)
Namık Karakılıç (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Tosun Bayri (Kamera Asistanı)
Işık Ekibi Kenan Eryılmaz (Işık Şefi)
Cengiz Arlı (Işık Ekibi)
Ahmet Ateş (Işık Ekibi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Tuncer Aydınoğlu (Müzik Yönetmeni)

Firmalar

Acar Film (Yapım)

Son Yorumlar (9)

Kaptan34 avatar Kaptan34 12 Haziran 2016 00:34:05

10

İzlerken çok beğendiğim bir aşk filmi

hayal75 avatar hayal75 04 Şubat 2015 11:52:51

şiddetle tavsiye edilir bir film

benimsinema avatar benimsinema 05 Temmuz 2014 23:44:39

6

ben arkadaslara katilamicagim malesef, filmi gereksiz uzun buldum... ayhanla hülyanin yasadigi ask güzel ama dedigim gibi bi yerden sonra biktirici..

Papatyam34 avatar Papatyam34 20 Mart 2014 13:44:31

10

aşk hüzün bağlılık sadakat yemin hepsi çok iyi düşünülmüş

Lalegül34 avatar Lalegül34 08 Ocak 2014 22:27:00

10

uyumlu ve sevdiğim bir ikili ayhan ışık ve hülya koçyiğit bence film çok başarılı aşk bağlılık umut heyecan istek arzu hırs ve bağlılık her şey var ve hepsi bir arada muhteşem sunulmuş seyirciye hepsi çok masum anlatılmış filmi izlerken eski istanbul kokusunu alıyorsunuz sanki bence çok beğendim tabi ki ayhan ışık ve hülya koçyiğit gibi 2 başarılı ve etkileyici oyuncunun beraber olması da etkili bunda mutlaka izleyin

prenses34 avatar prenses34 26 Ekim 2013 11:16:48

10

harika bir film aşk mutluluk acı herşey var

Yandex.Metrica