Kalbimdeki Yabancı

7,93

( 5 kişi yorum yaptı )

Kalbimdeki Yabancı

Sinema Filmi

1968

“İlle de İstanbul. Buralarda ekmek kalmadı bize. Köyde ne anam ne bacım ne de dikili bir ağacım var. İstanbul’un taşı toprağı altınmış, biraz da biz eşeleyelim.”

Taşralı gençle, Sadri Alışık’ın “..romansa eğer // Bir sayfasıyım //**// Gemi ise // Tek tayfasıyım” (İstanbul Hastası) dediği İstanbul’a, “Breakfast at Tiffany’s” (1961) filminin ‘Something for Cat’ müziği (Henry Mancini) eşliğinde kamyon kasasında ve vapurla gidiyoruz.
İş aramakla geçen zor günlerin birinde Boğaz’a bakan surlarda dinlenirken kendisine ‘bir çorabın diğer teki kadar benzeyen’ kişi ile karşılaşır.
Taşralı olanı ne kadar cesur ve kalender ise İstanbullu benzeri o kadar kumarbaz ve neredeyse gölgesinden korkan biridir. Fil m ilerledikçe dış görünüşleri dışında çapkınlıklarının da ufak bir fark (!) dışında aynı olduğunu anlayacağız. (İstanbullu olanı Lili ile iki saat beraber olurken taşralı bu süreyi beş saate çıkarıyor.) İstanbullu, Baş Patron’un çetesine, kumar nedeniyle oldukça yüklü miktarda (500 bin) borçludur. Neyse ki, amcasından kalan iki milyonluk kalıt imdadına yetişir. Ama, o kadar savruk ki vasiyetnameyi kaybettiği gibi Noterin de kim olduğunu unutmuş. Benzeri ile karşılaştığında çeteden kaçıyordu. (Bu kaçış sahnesinde Bert Kaempfert’in trompetinden dinlediğimiz ‘Africaan Beat’ melodisi var. Aynı melodi, 2002 yılında Alexander Payne yönetiminde çevrilecek ‘About Schmidt’ adlı filmde de kullanılacaktır.) İlk şaşkınlık atlatıldıktan sonra taşralı sorar “Başınız dertte mi yoksa? Size bir yardımım olabilir mi?”
Elbiselerini değiştirirler. İstanbullu tam haydutlardan paçasını kurtardığı için sevinç içindeyken bir tren kazası ile yaşamından olur.
Benzeri, uşağı Mücteba’nın da yardımı ile metresleri (Lili ve Fifi), (aşık olacağı) ‘karısı’ ve ‘borçlu olduğu’ çete ile ‘tanışır’. Hem güzel karısını hem de nerede olduğunu bilmediği vasiyetnameyi (hovarda kocası parayı çarçur etmesin diye genç kadın saklamış) Baş Patron ve çetesinden korumak için canını dişine takmış uğraşırken bile, iş bulmaya debelendiği günlerdekinden daha şanslı olduğunu düşünüyoruz.

Köyden ayrılırken onu uğurlayan arkadaşı ile ‘Man Does Not Live By Bread Alone' (1966) (Jerry Goldsmith) melodisi eşliğinde yaptığı konuşma..
“Zordur orda iş bulmak.”
“Ayıp ettin, askerde komandoydum (o 'komandostum' diyor) ben. 10 parmağımda 10 marifet vardır. Kuş gibi araba sürerim. 40 metreden denize atlar dipte 5 dakika yüzerim. (Filmde bir tek bu yeteneğini izleyemiyoruz.) Açlık susuzluk vız gelir. Üstümde silah olmasın 7 kişiyi haklarım. Daha ne marifet istersin?”
“Paran var mı?”
“Fazlasıyla be. Helalinden 5 kâğıdım var işte.”
“Hadi, talihin açık olsun.”
“İsterse kapalı olsun, ben açarım onu.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Sırrı Gültekin
Senaryo
Yapımcı Sırrı Gültekin
Görüntü Yönetmeni Cahit Engin
Süre 88 dk
Tür Duygusal, Komedi, Macera
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Ekmek, İstanbul, Köy, Kumar Borcu, Noter, Daha Fazlası

Oynayanlar

İzzet Günay İzzet Günay Osman/Beyefendi
Semiramis Pekkan Semiramis Pekkan Beyefendinin Karısı
Münir Özkul Münir Özkul Mücteba
Ali Şen Ali Şen Patron
Alp Aslan Alp Aslan
Özdemir Han Özdemir Han Özdemir
Tahiye Salem Tahiye Salem Lili
Faik Coşkun Faik Coşkun Noter
Selahattin İçsel Selahattin İçsel
Oktay Yavuz Oktay Yavuz
Mehtap Güneş Mehtap Güneş Fifi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün A.Şen Seslendirmesi
Hayri Esen Hayri Esen İ.Günay Seslendirmesi
Pekcan Koşar Pekcan Koşar M.Özkul Seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par Mehtap Güneş Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Turgut İnangiray (Kurgu)
Yapım Ekibi Şener Işık (Yapım Amiri)
Kadir Çakar (Set Amiri)
Kadir Çakar (Set Amiri)
Yusuf Yıldırım (2) (Set Ekibi)
Himmet Arı (Set Ekibi)
Güner Işık (Set Ekibi)
Post-Prodüksiyon Korhan Yurtsever (Negatif Kurgu)
Semih Peköz (Laboratuar Şefi)
Yaşar Gök (Laboratuar)
İbrahim Güzel (Laboratuar)
Cavit Korkmaz (Laboratuar)
Abdullah Akdeniz (Laboratuar)
Işık Ekibi Mazhar Eröz (Işık Şefi)
Ses Ekibi Rauf Tözüm (Ses Kayıt)
Şerif Gören (Senkron)
Müzik ekibi Ajda Pekkan (Şarkılar)

Firmalar

Süperfon Stüdyosu (Seslendirme)
Edeka Film (Işık)
Ses Film (Film Hazırlık)
Gültekin Film (Yapım)

Son Yorumlar (5)

benimsinema avatar benimsinema 31 Aralık 2016 16:36:49

7

Kesinlikle biktirmadan seyredibiliriz. Konusu biraz bilindik olsada ama yinede zevkle seyrettim. En cok yine münir özkula bayildim. Semiramis pekkan sinema kariyerinde de devam edebilirdi. Ajdanin sesinden sarkilari duymakta mümkün. Izzet iki rolde, yer degistirirler miras pesine düsen adamlarla aralarinda cikan bir macera.

beyzacetin avatar beyzacetin 19 Eylül 2012 17:26:02

çok önemli bir film olmasa da en azından izleniyor, sıkılmadan uzatmadan yazılmıs bir senaryo. Orta sekerli bir film. Kesinlikle kötü degil. İzzet günay iki rolde. Zengin olan adam benzerlikten faydalanarak fakir olanla yer degiştiriyor. Çok ilginç c ünkü yer degiştiren adam sonucta digerinin karısını evine gitmiş oluyor:)

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 24 Mayıs 2012 22:40:05

10

Bence de performer'in dediği gibi salt İzzet GÜNAY oyunu için izlenilecek bir film. Naçizane fazlada bir yorum yapacak bişey olmasa bile, yinede hoş vakit geçirmeyi isteyenler için izlenir.

performer avatar performer 12 Temmuz 2010 23:29:07

7

filmin tek star'ı izzet günay. bu yüzden izlenebilir bir film.

Murat Çelenligil avatar Murat Çelenligil 01 Mayıs 2007 11:11:05

10

Marmara Surları’nda karşılaşan iki benzerin konuşmaları..
“Tuhaf şey, siz mi bana benziyorsunuz, ben mi size?”
“Ben de onu düşünüyordum.”
“Bir çift çorabın iki teki kadar eşitiz, tuhaf.”
“İnsanlar ç ift yaratılırmış.”
“Yahut ikiz. Ama ben tek doğmuşum. Anam yalan söylemez.”
“Hayret, hiç fark yok aramızda.”
“Var. Siz şıksınız ben değilim.”

Mücteba’nın, Çete’nin, Fifi (Mehtap Güneş) ve Lili’nin anlayamadığı şeyi Hanımefendi ilk görüşte anlamıştır. İlerde şunları söylüyor “..Bak dostum, eğri oturalım doğru konuşalım, bu komedi burada biter. Sen benim kocam değilsin.. İlk gün anlamıştım bunu.” Hem delikanlıdan hoşlandığı için hem de kocasına kalan ‘serveti üzerine geçirebilmek için’ ses etmez. Mücteba ise, bu durumu film boyunca anlayamıyor. Taşralı delikanlıyı, hep ‘beyefendiciği’ sanıyor. Çoğunlukla kendi sesini kullanan Münir Özkul’u bu kez Pekcan Koşar ; Taşralı ve şehirli benzerleri Hayri Esen ; Hanımefendi’yi Nevin Akkaya ; Baş Patron’u Rıza Tüzün ; ‘Misafir Sanatçı’ Özdemir Han da kendisini seslendirmiş.
Filmde üç kişi dışında (Mücteba, Bilal, Özdemir) isim kullanılmaması çok ilginç. Bilal rolündeki sanatçıyı ‘Ümit Sokağı’ (1966) filminde Selim’in Lale’yi korkutan adamı olarak görmüştük.
Semiramis Pekkan, biri kendi [‘Sevemez Kimse Seni’ (Suat Sayın)], ikisi Ajda Pekkan’ın sesi ile [‘Boşvermişim Dünyaya’ (Fecri Ebcioğlu), ‘Sevdiğim Adam’ (Aznavour / Ebcioğlu)] üç şarkı söylüyor. Keşke sosyete yerine müzik ve sinemaya daha çok zaman ayırabilseydi.
‘La Violetera’ melodisini (1958) (Jose Padilla) iki sahnede (İzmir’deki Hanımefendi İstanbul’daki kocasıyla telefonla görüşürken The Tango Project Orkestrası’ndan ve filmin sonuna doğru Baş Patron’un piyanosundan) dinliyoruz. Bu melodiyi, ‘Çiçekçi Kız’ (1965) filminde Nur, Sevim Şengül’ün sesi ile ‘Sepetim Dolu Menekşe’ şeklinde söylemişti.
John Barry’nin ‘Dawn Raid On Fort Knox’ (1964) melodisi de iki sahnede (Taşralı delikanlı evde haydutları döverken ve filmin sonundaki yangın sırasında) kullanılmış.
Filmin başında, kumarda kaybeden beyefendiye “İdare Heyeti kararı böyle” diyerek borç vermeyi reddeden kumarhane görevlisi rolündeki sanatçıyı birkaç sahne sonra İzmir’de şarkı söyleyen Hanımefendi’yi dinlerken görüyoruz. Çete ile olan kovalamaca sırasında gördüğümüz demiryolu köprüsünde 1956’daki ‘İntikam Alevi’ filminde Ekrem ve Suzan buluşmuşlardı.
Salonunda çok sayıda akvaryum olan REMA Restaurant ; Baş Patron’un evinden görünen Tarabya Oteli ; Mücteba’nın Şehrazat Pavyon dediği Piccadilly ; Yine Mücteba’nın neredeyse her konuşmasında Michel Zevaco’dan söz etmesi çok güzeldi.

İş arayan taşralı delikanlıya söylenenler insana “nereden nereye” dedirtiyor..
“Araba kullanmasını bilen 10 bin adam var İstanbul’da. Hepsi iş arıyor.”
“Kaç adam dedin?”
“10 bin.”
“Yanlış, 10 bin bir oldu. Bir de ben varım şimdi.”

Yandex.Metrica