The Broken Tower

(The Broken Tower)

Sinema Filmi

2011

Vapur SS Orizaba'dan atlayarak 33 yaşında intihar eden, sıradışı, asi, kendini-yokedici,debresif, ölüm perili efsanevi Amerikalı Şair Hart Crane (1899-1932) nin biyografisi.

Künye

Yönetmen James Franco
Senaryo ,
Yapımcı James Franco
Müzik Neil Benezra
Görüntü Yönetmeni Christina Voros
Eser
Süre 99 dk
Tür Biyografi, Dram
Özellikler Renkli
Ülke ABD

Son Yorumlar (1)

mkurtsen avatar mkurtsen 22 Kasım 2012 17:56:06

9

Doğrusu böyle zor bir hikayeyi hayata geçirmek için, içi sinema ile dolu koskoca bir yürek gerek. Gerçekten sinemaya tutku derecesinde bağlı olmak gerek.Bizde yaşını başını almış oyuncular bırakın oynamayı, eşcinsel rolün lafını bile ettirmezler .Be lki onlarda haklılar,bizim sinemada oynadığı karakterlerin oyuncunun üzerine yapışma durumu var. Birde kamuoyunun tepkisinden çekinirler. Yersiz bir endişe. Oyuncu isen her kalıba gireceksin.İzleyici seni hakettiğin yerde, hakettiğin kadar tutar.
Film Amerikan Edebiyatının efsanevi şairi Hart Crane (1899-1932) nin Biyografisi. Franco, senaryoyu Paul Mariani'nin kitabına dayanarak yazmış, filmi hem yönetmiş, hemde sorunlu ve eşcinsell bir karakteri orjinal şekilde yorumlamış.
Örneğin ben James Franco'yu severdim. Şimdi sevmeyeyim mi? daha çok takdir ettim. Çabasını saygı ile karşılıyorum. Gencecik yaşı ile büyük yük altına girmiş, Asla hafife alınmayacak, festivallere layık deneysel bir film yapmış. İzlemek için entellektüel birikim isteyen bir film. Öyle olmasa filmdeki karaktere tahammül gösteremez, izlemek istemezsiniz.. Bu tür filmlerin izleyici kitlesi sınırlıdır, Festivallerde bir görünür bir kaybolurlar.
Bilen bilir, bilmeyenler için biraz'da Hart Crane'den bahsedeyim. Her anlamda sorunlu bir karakter. Bunun yanında son derece idealist, geniş kitlelere şiiri kabul ettirme çabası içinde ,büyük mücadele veriyor.devrinin sanatçıları ile dialog içinde. Bir bölümde Waldo Frank, Gorhan Mausan, Eugenie O'Neil, James Light, Marianne Moore, Jane Heep, Paull Rosenfelt gibi sanatçıların kendisine kefil olabileceklerini söylüyor. Babası tarafından dışlanmış, Annesi ile dialoğu sınırlı, Babasının işyerine çalışamıyor, Yazdıklarının karşılığında aldığı avanslarla yaşamaya çalışıyor, New York Meksika, Küba, Paris, seyahat ediyor.
İtiraf edeyim. Filmi izlemeden benim de Hart Crane ve 1920,lerin
Amerikan Edebiyatı özellikle şiiri hakkında, birkaç isim dışında bilgim yoktu. Filmi izlemeden araştırarak öğrendim.

Yandex.Metrica