Aşk

8,33

( 8 kişi yorum yaptı )

Aşk

(Amour)

Sinema Filmi

2012

80'lerinde emekli ve eğitimli iki müzik öğretmeni olan Georges ve Anne'ın ,kendileri gibi müsizyen olan fakat uzakta yaşayan bir kızları vardır. Bir gün Anne bir kriz geçirir ve felç olur. Çift kadının felç geçirmesinin ardından bu durumla başa çıkmaya çalışmaktadır. Şimdi onca yıla yayılmış olan evlilikleri yeniden bağlılık testinden geçmektedir.

Künye

Yönetmen Michael Haneke
Senaryo
Yapımcı Margaret Ménégoz , Stefan Arndt
Görüntü Yönetmeni Darius Khondji
Vizyona Giriş Tarihi 28 Aralık 2012
Süre 125 dk
Tür Dram
Özellikler Renkli
Ülke Almanya

Ödüller

Altın Palmiye (65.Cannes Film Festivali-2012)

En İyi Film (25. Avrupa Film Akademisi Ödülleri-2012)

En İyi Yönetmen (25. Avrupa Film Akademisi Ödülleri-2012)

En İyi Erkek Oyuncu (25. Avrupa Film Akademisi Ödülleri-2012)

En İyi Kadın Oyuncu (25. Avrupa Film Akademisi Ödülleri-2012)

En İyi Yabancı Film (New York Film Eleştirmenleri Derneği Ödülleri-2012)

En İyi Yabancı Film (70. Altın Küre Ödülleri-2013)

En İyi Yabancı Film (45. Siyad Türk Sineması Ödülleri-2013)

En İyi Yabancı Film (85.Oscar Ödülleri-2013)

En İyi Film (38. Cesar Ödülleri-2013)

En İyi Yönetmen (38. Cesar Ödülleri-2013)

En İyi Erkek Oyuncu (38. Cesar Ödülleri-2013)

En İyi Kadın Oyuncu (38. Cesar Ödülleri-2013)

En İyi Özgün Senaryo (38. Cesar Ödülleri-2013)

Daha Fazlası

Firmalar

M3 Film (Dağıtımcı)
Hasılat 307.416,7 TL
Toplam İzleyici 29.453
Vizyonda Kaldığı Hafta 27 Hafta

Son Yorumlar (8)

vitruvian avatar vitruvian 28 Şubat 2015 13:09:51

9

Cannes'dan zaferle ayrılmış Haneke filmi. "Haneke filmi" ibaresi pek çok şeyi anlatıyor. Yorum yapmanın zor olduğu bir film. Her karesinde hayatın acımasız bir gerçeği. Bana bana kalırsa filmin ismi biraz ironik. Aslında olmayabilir de.. Bu, izleyeni n kendisine bırakılmış bir şey. Rahatsız edici ama bir o kadar da gerçek. Düşünmekten bile kaçmaya çalıştığımız her şey. Kimse böyle durumla karşı karşıya kalmak istemez. Film teknik olarak alışılagelmişin dışında, bu da izleyiciye film seyrinden çok içinde yaşıyormuş hissi veriyor. Sahneler arasındaki zaman kavramının çok hızlı geçmesinden etkilendim. Tam o anda bir tokat gibi yüzünüze çarpıyor her şey. Hep üst üste ve acımasız. "Amour" u izledikten sonra insanlarla ve sevdiklerinizle olan ilişkilerinizi gözden geçireceksiniz. Michael Haneke'nin çarpıcı hikayesini Jean-Louis Trintignant ve Emmanuelle Riva'nın büyüleyici oyunculuklarıyla iliklerinizde hissettiğinizde insanlığınızın sınırlarını zorlayacaksınız. Depresyonda hissedecek, yalnızlığa itilecek, belki de yaşlandığınızda bu filmde izlediklerinizi yaşamamak için dua edeceksiniz. Ama en önemlisi durağan ve sadece bir evde geçen bu hikayeyi izlerken kendinize daima "ya ben olsaydım?" diye soracaksınız. Hareketli kamera açıları, büyük mekanlar, aksiyon dolu bir film beklemeyin. Amour tam da olması gerektiği gibi durağan resimler, küçük bir iç mekan, çoğunuza sıkıcı gelebilecek ama atmosferi tamamlayan uzun sahneleriyle izleyici üzerinde yaratması gereken etkiyi yaratıyor. Bu filmden sonra aşık olur muyum ? Georges'un Anne için fedakarlığını ve çarpıcı final sahnesini esas alırsam, maalesef hayır.. Amour'la Cannes'dan büyük ödülle dönen usta yönetmen Haneke'nin Anne'nin gözlerine yaptığı her yakın plan çekimde, kalbimin en uç kösesinde bir sıkışma hissederken, beni vicdanımla ve soru işaretleriyle baş başa bırakan bu filmden sonra, bir sorunun cevabını vermekte merhametli davranamayacağım. "Aşk" bu kadar fedakarlığa değer mi ? "Hayır !" Usta yönetmenin Altın Palmiye yi sonuna kadar hakkettiğini düşünüyor, Michael Haneke'yi bir kez daha tebrik ediyorum ve AYAKTA ALKIŞLIYORUM..

Haqan avatar Haqan 27 Haziran 2013 23:08:54

Müziksiz, az diyaloglu, tam tabiri ile hayatın ta kendisi bir film yapmış Haneke.

''70'li yaşlar' , ''felçli durumlar'', ''gösterilen fedakarlıklar'' gibi konuları çok filmde görüyoruz. Ama hiçbir filmde ana konuyu oluşturup yan komşuda yaşanır gibi seyirciye servis edilmemişti.

Filmde George'un kocalık görevine hayran kalsam da ölüm konusunda bu kadar gerçekçilik bana ağır geldi.

leon_red avatar leon_red 01 Mayıs 2013 16:58:49

10

Yani gel de yorum yaz bu filme…
Ne desem ne anlatsam bir şeyler mutlaka eksik kalacak…
Filmin konusu her an hepimizin başına gelebilecek hayatın gerçeklerinden bir tanesi…
İnsan ister istemez şunu soruyor hem kendine hem de hayat arkadaşına ya da hay at arkadaşı olmak üzere olana.
‘’’sen olsan ne yapardın ? ‘’
Ben olsam ne yapardım ?
Ve bu soruların maalesef ki bir cevabı yok zira o an karşınızdaki ya siz kim neyi duymak istiyorsa onu söylemek zorundasınız.
Gerçek cevap ancak ve ancak o an geldiğinde ortaya çıkacaktır bunu bilmek ve düşünmek bile oldukça ürkütücü geliyor insana.
Film hakkında sinematografik bir değerlendirme yapmayı kendim adına uygun bulmuyorum.
Sadece bir tavsiyede bulunabilir film için mutlaka izleyin hayatınızı beraber geçirdiğiniz kişi ya da geçirmeyi düşündüğünüz kişi ile beraber izleyin…


riverlicious avatar riverlicious 29 Nisan 2013 00:17:05

Bence o kadar abartılacak bir film degil.aglayanaglaya öleceksiniz göz yaşlarınızı tutamayacaksınız diyor.abartılı sözler bunlar.normalde duygusal biriyim ama bir damla goz yası olamadı.neyse konuya gelince fikmin kafadan yarısı bos sahnelerle dolu t ipik fransız işi. Müzik yok çok keskin duygu yok.evet oyuncular dort dortluk oynamıs senaryoda fena degil ama bir eksiklik var.çözemedim.filmin sonud bir o kadar duygusuzca.şöyle ah vah edilecek türden degil.uzun sözün kısası hevesli aldım ama bende oyle bir etki bırakmadı.

leon_red avatar leon_red 25 Şubat 2013 04:52:48

10

En iyi yabancı film oscarını aldı...
Michael Haneke bunu sonuna kadar hak etti.

zuhtuural avatar zuhtuural 08 Ocak 2013 21:37:29

kesinlikle yeni nesil evli olanların seyretmesi gereken bir film

Yandex.Metrica