Küf

8,71

( 5 kişi yorum yaptı )

Küf

(Mold - Muffa)

Sinema Filmi

2012

Basri, demir yollarında yol bekçisi olarak çalışmaktadır ve yalnızdır.

Tek oğlu olan Seyfi tam 18 yıl önce, okuduğu üniversitede öğrenciyken gözaltına alınmış ve o günden sonra hiç kimse Seyfi'den haber alamamıştır.
Bu durumda ne ölüdür Seyfi, ne sağ... ne vardır ne de yok...
Oğlu kaybolduktan altı yıl sonra da karısı ölmüştür Basri'nin.

Basri, oğlunun kaybından sonra, yavaş yavaş toplumdan soyutlamaya başlamıstır kendisini. Onu günden güne çepeçevre saran bir umut yaşatmıştır bugüne kadar. Her gün kontrol etmek için üzerinde yürüdüğü tren yolları, 18 yıldır aralıksız her ayın başında ve ortasında oğlunu bulmaları için yazdığı dilekçeler...

Anadolu'nun bereketli toprakları ve onu sarıp sarmalayan uçsuz bucaksız tren yolları, umut ve vicdan...

Künye

Yönetmen Ali Aydın (2)
Senaryo
Yapımcı Cengiz Keten , Ali Aydın (2) , Gökçe Işıl Tuna , Sevil Demirci , Falk H. Nagel , Jessica Landt
Görüntü Yönetmeni Murat Tuncel
Vizyona Giriş Tarihi 24 Mayıs 2013
Süre 90 dk
Tür Dram
Ülke Türkiye

Ödüller

Geleceğin Aslanı (69. Venedik Film Şenliği-2012)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (49. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali-2012)

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü (49. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali-2012)

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü (49. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali-2012)

Gümüş İskender (53. Uluslararası Selanik Film Festivali-2012)

En iyi film (13. Frankfurt Film Festivali-2013)

En iyi yönetmen (13. Frankfurt Film Festivali-2013)

En iyi erkek oyuncu (13. Frankfurt Film Festivali-2013)

Ahmet Uluçay umut ödülü (46. Siyad Türk Sineması Ödülleri-2014)

En iyi yardımcı erkek oyuncu (19. Sadri Alışık Ödülleri-2014)

Daha Fazlası

Ekip

Yapımcı Muhittin Elibol (Genel Koordinatör)
Danışman Median Müzik Edisyon (Müzik Danışmanı)
Kurgu Ayhan Ergürsel (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Meral Efe (Sanat Yönetmeni)
Yunus Emre Yurtseven (Sanat Yönetmeni)
Yapım Ekibi Mustafa Şahin (Set Amiri)
Yönetmen Ekibi Serhan Şahin (Yardımcı Yönetmen)
Kamera Ekibi Tufan Kılınç (Focus Puller)
Işık Ekibi Necati Yavuz (Işık Şefi)
Muratcan Yozgatlı (Işık Asistanı)
Sanat Ekibi Fatih Özçalık (Sanat Asistanı)
Makyaj Ekibi Nimet İnkaya (Makyaj)
Gila Benezra (Makyaj)
Ses Ekibi Mustafa Bölükbaşı (Ses Kayıt)

Firmalar

Yeni Sinemacılık (Yapım)
Motiva Film (Yapım)
Hasılat 4.918,0 TL
Toplam İzleyici 439
Vizyonda Kaldığı Hafta 2 Hafta

Son Yorumlar (5)

mansuryıldırım avatar mansuryıldırım 21 Temmuz 2015 05:14:25

8

Filmin çekiliş tarzı çok başarılı ali aydın sanki yılların usta sanat yönetmeni gibi çok iyi bir film çekmiş ercan kesalde filmi ayakta tutan çok iyi bir performans göstermiş film son yılların en iyi türk filmlerinden kaçırılmaması gerek çok iyi bir film.

Haqan avatar Haqan 17 Şubat 2014 23:32:54

9

Güzel drama filmler çekmek için sansasyonel olaylara , seyirci ya da konu istismarlarına ya da yüksek bütçelere ve seviyesiz reklamlara gerek olmadıgının kanıtı olan çok güzel bir film Küf...

Yeni ve çok yetenekli bir yönetmenin elinden çıkmış. Ayrı ca Ercan Kesal da müthiş oyun çıkarmış.

mkurtsen avatar mkurtsen 15 Şubat 2014 18:44:01

10

Bu Film hakkında sayfalar dolusu yazmak isterim. Ama bakalım neyi ne kadar
yazıp, anlatabileceğim.
Yönetmene birde özür borcum var, filmi bu kadar geç izlediğim için. Filmden haberim vardı. Ya kargaşaya geldi yada,
tercihimi başka filmlerden yana ku llandım, sonrada unuttum, beni bağışlasın
İlk önce Yönetmenimiz Ali Aydın. hem YAZMIŞ, hem YÖNETMİŞ Kendi kafasındakini hayata geçirmek anlamında yazıp yöneten çok önemli.
Çekirdekten sinemacı olmayı kafasına koymuş, hem ALAYLI hem MEKTEPLİ.
Üniversitede (Yıldız) sanat tarihi okurken bir taraftanda fotoğraf çekmiş, (fotoğraf deyip geçmeyin, bazen 2-3 saatlik bir filmde anlatılmak istenenleri ARA GÜLER gibi fotoğrafçılar tek karede anlatır) fotoğraf resim, heykel, görsel tasarım, duysal tasarım, müzikle
ilgilenmiş, hikayeler yazmış, senaryolar okumuş, en önemlisi setlerde çalışmış.
Kendini hazır hissedince de Kültür Bakanlığı'ndan destek almış. Almanya'dan yürütücü
yapımcılar bulmuş. Film şirketi sahibi, yönetmen çocukları dışında İmkan kimseye altın tepsi içinde sunulmuyor.
Ülkesine, yaşadığı kentin çevresine tarihine, kültürüne, mimarisine, üyesi olduğu toplumun sorunlarına, demokrasi mücadelesine duyarlı. senaryo okuyarak öğrendiği senaryosunu kendisi yazmış, Hikaye. Vicdan, Suçluluk Duygusu ve Beklemek, temaları üzerine .
Daha çok vicdan.
Eminim filmi izleyen Devlet mekanizması içinde çalışan bütün seçilmiş ve atanmışların vicdan muhasebesi yapıp vicdanları ile hesaplaşması gerekecek.
Ama tabi 17 Aralıktan sonra artık iyice ortaya çıkan ya hükümetin yada belli bir görüşün hakim ve savcıları, ile emniyet
mensupları, bunu ne dereceye kadar yapar ALLAH bilir.
Filmin baş kahramanı Basri TCDD da yol bekçisi. Basri'nin oğlu Seyfi, Üniversite 3 üncü sınıfta sorgusuz sualsiz
gözaltına alınıp öldürülmüş. Basri'ye oğlun Hükümete karşı geldi demişler. 18 yıldır haber alamıyor. Oda 18 yıldır
her ay 2 kez düzenli olarak dilekçe yazıp oğlunu ölü veya diri devletten istiyor.
Yaşadığı kasabaya yeni gelen komiser (Muhammet Uzuner) Basriyi karakola çağırtıyor.
Filmin hemen başında ikili arasında geçen dialoglar, filmi anlamak için çok önemli, konuşmaları aynen aktarıyorum.
- Ne iş yapıyorsun tren garında
-yol bekçisiyim
-Ne yapıyorsun, nöbet mi tutuyorsun raylarda
-Raylarda gezerim. bir arıza filan, heyelan filan varsa, hareket şefine bildiririm. Onlarda arızaya bakarlar.
- O kadar,
- O Kadar
- Herhangi bir derneğe üyemisin?
- Gar Lokaline giderim..... Arada
-Hangi Partiye attın oyunu?
-Oy kullanmadım
- Sebep
-Yok bir sebebi
-Daha öncede geldin buralara, bu Odaya
- Geldim
- Benden öncekiler ne dedi sana
-Aynı şeyleri sordular
- Sen ne dedin onlara
-Size ne dediysem aynısını
- Sonra
-İnanmadılar
-Sonra
-Aşağı Götürdü
-Bodruma
- Ne kadar zamandır burdasın
- Çoktandır, Epey zamandır burdayım, çok oldu yani
-Emekliliğine ne kadar var ?
- İki yıl kaldı
- Ne yapıcan emekli olunca.....memleketemi gidicen ?
-Gitmem, kimsem kalmadı ki memlekette
-Nereliydin Sen ?
-Malatya
- Varmı bir haber bizim bilmediğimiz ?
- Yok
- Kaç yıl oldu
- 18
-Eeeeeee niye yazıyorsun bu dilekçeleri hala ? he........ niye arıyorsun o zaman
- Belki bir haber çıkar diye
-Çıkmamış işte........ niye yazıyorsun o zaman
-
- O ne o..... cebindeki kablo
- Radyonun kablosu (cebindeki radyoyu uzatıyor)
- Nerden buldun bunu
-Oğlan getirdiydi.... İstanbul'dan Rus yapısı, sağlam ama
-Napıyon, şarkı türkü mü dinliyosun hala daha
- Haberleri dinlerim, çokça, belki bir haber filan çıkar, bişey olur diye
- Ne biçim adamsın lan sen, neyin haberini bekliyorsun hala..... tam 18 sene olmuş sen neyin haberini bekliyorsun ?
- ifşa eden birisi çıkar diye bekliyorum, .. hiçolmasa ölüsünü verirler belki,.. öldü diyen birini bekliyorum. öldüde dersem
öldü aha işte burda derlerse, gider mezarının etrafını çeviririm, toprağını, ne bileyim fatiha okurum, ot filan bitmişse
onları temizlerim ....., hiçolmazsa öldü diyen biri çıkar diye bekliyorum. Ne sağ var diyen var, ne öldü diyen var.
-Napıcan haber çıkmazsa, ..... kendi ağzınla söylüyorsun 18 yıl çıkmamış işte
-Bekliyecem
- Siktir Lan
- Benim 3 abim varmış, biri daha anam gebe iken ölmüş, ikiside doğumdan bir hafta ertesi anca yaşamış, sonra
anam bana hamile kalmış, ....... abilerim gibi ölürüm diye babam ben daha doğmadan mezarımı kazmış, sonra
doğmuşum, ama nefesim böğrümde , bi nefes sonra ölecek gibi.........anam bi gün süt vermemiş bana, can çekişiyor
ölsün diye sütten kesmiş, ............ ölmemişim....sübyanlıkta bin türlü iş geldi başıma... ölmedim.....
askerde sarılığa tutuldum. gene ölmedim.. sonra evlendim, oğlum oldu, çok korktum ölecek diye.. ölmedi
ölmeyi bırak, hasta bile olmadı, yüksek okulu kazandı, İstanbul'a gitti. Gönderdim. çok sevindi anası
3 üncü yılnda idi sesi soluğu kesildi. ne mektup, ne telefon, öldük meraktan. kalktık İstanbul'a gittik
kimse bilmiyor, hiçkimse birşey söylemiyor, ne gören var ne duyan.........
polise gittik, hiçbirşey söylemiyor polis, "oğlun hükümete karşı geldi" dediler . başka hiçbirşey söylemediler.
oğlum hükümete karşı gelmiş, o kadar, çıktık geldik. sonra hanım öldü zaten
tipiye tutuldum bilerek yolda..... bir gün sonra buldular beni. gene ölmedim. ....
Niye ?..... niye ölmedim ben..... Kader.........., demekki benim kısmetimde nasibimde buymuş
kimse bilmedi benim halimi, bilmesinde .
Oraya oturan herkes hesap sordu benden, bin türlü iş getirdiler başıma.......ama vazgeçmedim
Allah ömür verirsede vazgeçmiyeceğim.
Yukarıda söyledik. Film Vicdan, Suçluluk ve Beklemek, Sabır temaları üzerine kurulu.
Basri ve Komiser Murat'tan başka birde Tansu Biçer'in oynadığı Cemil karakteri var.
Murat'ın (Komiser) vicdanı Basri, , Cemil ise Basri'nin Vicdanı, çünkü araya birde suçluluk duygusu giriyor, Basri oğlunun
katilini ararken Cemil'in ölümüne göz yuman içindeki katilin farkına varıyor.
Tabi burada polis vicdanı tartışmaya açık, Günümüzde işini yapan, verilen emirleri gerçekleştiren, emirler üzerinde düşünmeyen
bir devlet memuru.
Çok ağır bir dram. Özellikle Finalde ceset tesliminde Morg'da yaşanıyor. Koskoca bir beden. Bir torba kemik olarak
alalade bir tahta kutu içinde teslim ediliyor. Üstelik birde Morg Görevlisi Başın Sağ olsun demezmi? Ne Acı
2-3 gündür filmin tesirinde kaldım başka film izleyemedim..
Doğru cast başarının yüzde altmışı derler.
Ercan Kesal, Tansu Biçer, Muhammet Uzuner, tek kelime kusursuzdular.
Yalnız Ercan Kesal'ın dialoglarında bazı kelimeleri anlamak ta zorlandın, net değidi, bilerekte olabilir.
Sonra çevre kullanımı, çevredeki, figurasyon, Çekimlerin yapıldığı
Adana Büyükşehir Belediyesi
Adana Valiliği
TCDD Genel Müdürlüğü
TCDD 6. Bölge Müdürlüğü
Adana İl Emniyet Müdürlüğü
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Adana Pozantı Belediyesi
Yenice Postanesi
Yüreğir Yamaçlı Sağlık Ocağı
Doğru mekanlar, inanmamak için hiçbir sebep göremedim.
Sonra jenerikte tam kadro figürasyonun isimlerinin yazılması
hepsi çok güzeldi.
2-3 gün filmin tesirinde kaldım başka film izleyemedim
Ali Aydın teşekkürler
Bu film ile Türk Sinemasına büyük bir yönetmen geldi.
Ali Aydın'a 10
Filme 10
10/10

mkurtsen avatar mkurtsen 15 Şubat 2014 18:37:03

10

Bu Film hakkında sayfalar dolusu yazmak isterim. Ama bakalım neyi ne kadar
yazıp, anlatabileceğim.
Yönetmene birde özür borcum var, filmi bu kadar geç izlediğim için. Filmden haberim vardı. Ya kargaşaya geldi yada,
tercihimi başka filmlerden yana ku llandım, sonrada unuttum, beni bağışlasın
İlk önce Yönetmenimiz Ali Aydın. hem YAZMIŞ, hem YÖNETMİŞ Kendi kafasındakini hayata geçirmek anlamında yazıp yöneten çok önemli.
Çekirdekten sinemacı olmayı kafasına koymuş, hem ALAYLI hem MEKTEPLİ.
Üniversitede (Yıldız) sanat tarihi okurken bir taraftanda fotoğraf çekmiş, (fotoğraf deyip geçmeyin, bazen 2-3 saatlik bir filmde anlatılmak istenenleri ARA GÜLER gibi fotoğrafçılar tek karede anlatır) fotoğraf resim, heykel, görsel tasarım, duysal tasarım, müzikle
ilgilenmiş, hikayeler yazmış, senaryolar okumuş, en önemlisi setlerde çalışmış.
Kendini hazır hissedince de Kültür Bakanlığı'ndan destek almış. Almanya'dan yürütücü
yapımcılar bulmuş. Film şirketi sahibi, yönetmen çocukları dışında İmkan kimseye altın tepsi içinde sunulmuyor.
Ülkesine, yaşadığı kentin çevresine tarihine, kültürüne, mimarisine, üyesi olduğu toplumun sorunlarına, demokrasi mücadelesine duyarlı. senaryo okuyarak öğrendiği senaryosunu kendisi yazmış, Hikaye. Vicdan, Suçluluk Duygusu ve Beklemek, temaları üzerine .
Daha çok vicdan.
Eminim filmi izleyen Devlet mekanizması içinde çalışan bütün seçilmiş ve atanmışların vicdan muhasebesi yapıp vicdanları ile hesaplaşması gerekecek.
Ama tabi 17 Aralıktan sonra artık iyice ortaya çıkan ya hükümetin yada belli bir görüşün hakim ve savcıları, ile emniyet
mensupları, bunu ne dereceye kadar yapar ALLAH bilir.
Filmin baş kahramanı Basri TCDD da yol bekçisi. Basri'nin oğlu Seyfi, Üniversite 3 üncü sınıfta sorgusuz sualsiz
gözaltına alınıp öldürülmüş. Basri'ye oğlun Hükümete karşı geldi demişler. 18 yıldır haber alamıyor. Oda 18 yıldır
her ay 2 kez düzenli olarak dilekçe yazıp oğlunu ölü veya diri devletten istiyor.
Yaşadığı kasabaya yeni gelen komiser (Muhammet Uzuner) Basriyi karakola çağırtıyor.
Filmin hemen başında ikili arasında geçen dialoglar, filmi anlamak için çok önemli, konuşmaları aynen aktarıyorum.
- Ne iş yapıyorsun tren garında
-yol bekçisiyim
-Ne yapıyorsun, nöbet mi tutuyorsun raylarda
-Raylarda gezerim. bir arıza filan, heyelan filan varsa, hareket şefine bildiririm. Onlarda arızaya bakarlar.
- O kadar,
- O Kadar
- Herhangi bir derneğe üyemisin?
- Gar Lokaline giderim..... Arada
-Hangi Partiye attın oyunu?
-Oy kullanmadım
- Sebep
-Yok bir sebebi
-Daha öncede geldin buralara, bu Odaya
- Geldim
- Benden öncekiler ne dedi sana
-Aynı şeyleri sordular
- Sen ne dedin onlara
-Size ne dediysem aynısını
- Sonra
-İnanmadılar
-Sonra
-Aşağı Götürdü
-Bodruma
- Ne kadar zamandır burdasın
- Çoktandır, Epey zamandır burdayım, çok oldu yani
-Emekliliğine ne kadar var ?
- İki yıl kaldı
- Ne yapıcan emekli olunca.....memleketemi gidicen ?
-Gitmem, kimsem kalmadı ki memlekette
-Nereliydin Sen ?
-Malatya
- Varmı bir haber bizim bilmediğimiz ?
- Yok
- Kaç yıl oldu
- 18
-Eeeeeee niye yazıyorsun bu dilekçeleri hala ? he........ niye arıyorsun o zaman
- Belki bir haber çıkar diye
-Çıkmamış işte........ niye yazıyorsun o zaman
-
- O ne o..... cebindeki kablo
- Radyonun kablosu (cebindeki radyoyu uzatıyor)
- Nerden buldun bunu
-Oğlan getirdiydi.... İstanbul'dan Rus yapısı, sağlam ama
-Napıyon, şarkı türkü mü dinliyosun hala daha
- Haberleri dinlerim, çokça, belki bir haber filan çıkar, bişey olur diye
- Ne biçim adamsın lan sen, neyin haberini bekliyorsun hala..... tam 18 sene olmuş sen neyin haberini bekliyorsun ?
- ifşa eden birisi çıkar diye bekliyorum, .. hiçolmasa ölüsünü verirler belki,.. öldü diyen birini bekliyorum. öldüde dersem
öldü aha işte burda derlerse, gider mezarının etrafını çeviririm, toprağını, ne bileyim fatiha okurum, ot filan bitmişse
onları temizlerim ....., hiçolmazsa öldü diyen biri çıkar diye bekliyorum. Ne sağ var diyen var, ne öldü diyen var.
-Napıcan haber çıkmazsa, ..... kendi ağzınla söylüyorsun 18 yıl çıkmamış işte
-Bekliyecem
- Siktir Lan
- Benim 3 abim varmış, biri daha anam gebe iken ölmüş, ikiside doğumdan bir hafta ertesi anca yaşamış, sonra
anam bana hamile kalmış, ....... abilerim gibi ölürüm diye babam ben daha doğmadan mezarımı kazmış, sonra
doğmuşum, ama nefesim böğrümde , bi nefes sonra ölecek gibi.........anam bi gün süt vermemiş bana, can çekişiyor
ölsün diye sütten kesmiş, ............ ölmemişim....sübyanlıkta bin türlü iş geldi başıma... ölmedim.....
askerde sarılığa tutuldum. gene ölmedim.. sonra evlendim, oğlum oldu, çok korktum ölecek diye.. ölmedi
ölmeyi bırak, hasta bile olmadı, yüksek okulu kazandı, İstanbul'a gitti. Gönderdim. çok sevindi anası
3 üncü yılnda idi sesi soluğu kesildi. ne mektup, ne telefon, öldük meraktan. kalktık İstanbul'a gittik
kimse bilmiyor, hiçkimse birşey söylemiyor, ne gören var ne duyan.........
polise gittik, hiçbirşey söylemiyor polis, "oğlun hükümete karşı geldi" dediler . başka hiçbirşey söylemediler.
oğlum hükümete karşı gelmiş, o kadar, çıktık geldik. sonra hanım öldü zaten
tipiye tutuldum bilerek yolda..... bir gün sonra buldular beni. gene ölmedim. ....
Niye ?..... niye ölmedim ben..... Kader.........., demekki benim kısmetimde nasibimde buymuş
kimse bilmedi benim halimi, bilmesinde .
Oraya oturan herkes hesap sordu benden, bin türlü iş getirdiler başıma.......ama vazgeçmedim
Allah ömür verirsede vazgeçmiyeceğim.
Yukarıda söyledik. Film Vicdan, Suçluluk ve Beklemek, Sabır temaları üzerine kurulu.
Basri ve Komiser Murat'tan başka birde Tansu Biçer'in oynadığı Cemil karakteri var.
Murat'ın (Komiser) vicdanı Basri, , Cemil ise Basri'nin Vicdanı, çünkü araya birde suçluluk duygusu giriyor, Basri oğlunun
katilini ararken Cemil'in ölümüne göz yuman içindeki katilin farkına varıyor.
Tabi burada polis vicdanı tartışmaya açık, Günümüzde işini yapan, verilen emirleri gerçekleştiren, emirler üzerinde düşünmeyen
bir devlet memuru.
Çok ağır bir dram. Özellikle Finalde ceset tesliminde Morg'da yaşanıyor. Koskoca bir beden. Bir torba kemik olarak
alalade bir tahta kutu içinde teslim ediliyor. Üstelik birde Morg Görevlisi Başın Sağ olsun demezmi? Ne Acı
2-3 gündür filmin tesirinde kaldım başka film izleyemedim..
Doğru cast başarının yüzde altmışı derler.
Ercan Kesal, Tansu Biçer, Muhammet Uzuner, tek kelime kusursuzdular.
Yalnız Ercan Kesal'ın dialoglarında bazı kelimeleri anlamak ta zorlandın, net değidi, bilerekte olabilir.
Sonra çevre kullanımı, çevredeki, figurasyon, Çekimlerin yapıldığı
Adana Büyükşehir Belediyesi
Adana Valiliği
TCDD Genel Müdürlüğü
TCDD 6. Bölge Müdürlüğü
Adana İl Emniyet Müdürlüğü
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Adana Pozantı Belediyesi
Yenice Postanesi
Yüreğir Yamaçlı Sağlık Ocağı
Doğru mekanlar, inanmamak için hiçbir sebep göremedim.
Sonra jenerikte tam kadro figürasyonun isimlerinin yazılması
hepsi çok güzeldi.
2-3 gün filmin tesirinde kaldım başka film izleyemedim
Ali Aydın teşekkürler
Bu film ile Türk Sinemasına büyük bir yönetmen geldi.
Ali Aydın'a 10
Filme 10
10/10



baran34 avatar baran34 02 Aralık 2013 11:27:20

7

Filmin çıkış noktası bir dönemin faili meçhullerinde evladını yitirmiş bir babanın çalkantılı yaşamını konu ediyor. Burada Ercan Kesal'ın bu rol için biçilmiş kaftan olduğunu belirtmekte fayda var. Kadro ve senaryo derinliği yok fakat sessiz sedası zda olsa derdini anlatmayı başarabilen bir kurgu var. Ödüllü filmlerimizden birisi fakat sadece Moda Sahnesinde oynaması sektörün durumunu gözler önüne seriyor. 7 aralık gününe kadar Moda Sahnesinin sevimli salonunda izleyebilirsiniz.

Yandex.Metrica