Kan Bağları

(Blood Ties)

Sinema Filmi

2013

New York 1974… 50 yaşındaki Chris hapishaneden iyi halinden dolayı salıverilir. Başarılı bir polis olan kardeşi Frank kapıda onu beklemektedir. Chris ve Frank her zaman farklı olmuştur ve babaları Leon, ilginç bir şekilde Chris’e bağlıdır. Kardeşinin bu sefer değişebileceğine inanan Frank ona evini açar, bir iş bulur ve eski karısı Monica ve çocuklarıyla görüştürür. Ancak Chris yeni bir başlangıç yapamadan tekrar suç işlemeye başlar. Frank bu durum karşısında Chris ile tüm ilişkisini keser ancak aralarındaki kan bağı buna sonsuza dek izin vermeyecektir...

Künye

Yönetmen Guillaume Canet
Senaryo , , , ,
Yapımcı Xavier Amblard , Alain Attal , Guillaume Canet
Görüntü Yönetmeni Christophe Offenstein
Vizyona Giriş Tarihi 30 Mayıs 2014
Süre 127 dk
Tür Dram, Gerilim, Polisiye
Ülke Fransa

Firmalar

Warner Bros (Dağıtımcı)
Hasılat 90.592,0 TL
Toplam İzleyici 7.586
Vizyonda Kaldığı Hafta 3 Hafta

Son Yorumlar (1)

mkurtsen avatar mkurtsen 01 Haziran 2014 21:34:45

9

Önce filmin Yönetmeni Guillaume Canet (1973) biraz methiye düzeyim, sonra flimi anlatacağım, yönetmenden başlayınca filmi beğendiğimi anlıyorsunuz. Zaten burada genellikle üzerinde durulması gereken filmler hakkında açıklama yapıyorum.
Guillaume Cane t., Fransız sinemasının genç kuşak oyuncularından, kariyerine tiyatro ve televizyon ile başlayıp daha sonra sinemaya geçti. Birkaç filmde oynadıktan sonra 2002 yılında "Mon İdole" ile yönetmenliğe başladı. yönettiği 3üncü filmi" Ne le dis à personne" (Kimseye Söyleme) ile "Sezar" En İyi Yönetmen" ödülünü kazandı.
Blood Ties dördüncü ve son uzun metraj filmi.
Görüldüğü gibi 12 yılda film yönetebilmiş, yönetmenliğe yeni yeni ısınıyor, oyuncu olarak İzlediğim filmleri bir elin parmaklarından
fazla değil. Cédric Kahn 'ın Une vie meilleure (Daha İyi Bir Hayat) filminde beğenmiş keyf ile izlemiştim (Bak. Yorum var)
Blood Ties,( Kan Bağları) Bruno ve Michel Papet'in " Deux freres, un flic, un truand" Romanın ikinci uyarlaması.
Birincisini 2008 de LesLiens Du Sang ismi ile (İhanet Oyunları) adı ile Jacques Maillot çekmişti..
Canet orada iki kardeşten polis olanı, abisinide François Cluzet oynuyordu. Tesadüf o filmi de ancak bu yıl izleyebildim, il çevrimi ne yazıkki beni etki alanına alamamıştı.
Guillaume Canet filmi çok beğenmiş olacak ki yada iyi bildiği bir konu bu defa yönetmen koltuğuna oturmuş.senaryoyu James Gray ile birlikte yazmışlar.
Filmin Bütçesi 25.5 Milyon Dolar, finansmanını sağlayan yapımcılardan Amerikalılarla birlikte çekmiş, ortak yapım.
Fransız ve Amerikalı oyunculardan oluşan muhteşem bir kadro var. Clive Owen, Billy Krudup Eşi Marion Cottilard, Mila Kunis Zoe Saldana, Matthias Schoenaerts
ve eski kurt emektar James Caan.baba rolünde döktürüyor.
Clive Owen kariyerinde tavan yapıyor.. Olgunluğun zirvesi yaşı elli. Bir filmi daha var beklediğin Words and Pictures (Kelimeler ve Resimler)
Yönetmeni ,oyuncuları, (kısmen) filmi çok anlattım. bilinen bir konu çok üzerinde durmuyorum.
Hikaye bizi 1974 New York'una götürüyor, Birisi polis dedektifi Frank (Billy Crudup) çocukluğunda abisi hep idolü kahramanı olmuş, diğeri adam öldürmekten 12 yıl hapis yatmış,çocukluğu islahevi ve hapishanelerde geçmiş abi Chris (Clive Owen) Hikayede babada (James Caan) çok önemli figür.Onu Hastanede tanıyoruz. Akciğer sorunu var, ama sağlıklı gözüküyor.Oğulları ile karşılıklı dialoglardan anlıyoruz. iki çocuğunuda tekbaşına büyütmüş bir baba. Eşi Frank daha 1.5 yaşında iken terk etmiş, ifadesine göre şiddet yanlısı bir sürtük, favorisi Chris olmuş Frank son derece annesine benzediği her baktığında onu gördüğü için hep ona yük olmuş.
birde kız kardeşleri var. Her biri bir tarafa savrulmuş, Chris hapisten çıkınca birbirlerine tutunmaya çalışıyorlar. Ama kolay değil hayatı hapishanelerde geçmiş bir adamın yeniden ayakları üzerinde durması. Boşandığı eşi Monica (Marion Cotillard) hayatını fahişelikle kazanan uyuşturucu müptelası bir kadın ikide çocukları var. Bir garaja işçi olarak giriyor. Orada tanıdığı Nathalie'ye (Mila Kunis) aşık olup evleniyor.
Düğüne gelmeyen kardeşinden son bir isteği. Doğacak çocuğunun vaftiz babası olması.
Frank ise eski aşkı Vanessa (Zoe Saldana) nın peşinde peşinde üstelik kadın evli ve çocuklu kocası Scarfo (Mattahias Schoenaerts) hapiste, gidip terkettiğini söylüyor, birlikte olmaya başlıyorlar, ama Scarfo hapisten çıkacak, ve bırakmaya niyetli değil çocuğu var.
Tamam konuyu burada kesiyorum, nerede ise filmi anlatacağım
Ben filmi sevdim ve çok beğendim, Aile kavramının altını çizen mükemmel bir suç dramasıi
Hayatta yaptıkları seçimler farklıda olsa, öldüresiye kavgada etseler birbirlerinne önce kan bağı sonra sevgi ve muhabbetle bağlı iki kardeş, çok güzeldi ve etkileyeci, birlikte büyüyen aralarında birkaç yaş olan iki erkek kardeş eminin bu filmi çok sevecekler.
Bir kere yönetim süper, oyunculuklar, isim vermiyorum bir iki istisna dışımda hepsi süper., özellikle James Caan ve Clive Owen. Clive Robert Mitchum'dan sonra Cool'un yeni temsilcisi gibi.
Ben filmi çok beğendim 1970 lerin atmosferi, o yılların müzikleri, sonra o uzun uzun chevrolet, vs oyılların arabaları mekanlar hepsi çok güzel, filmde beğenmediğim tek şey, yetmişlerin giyim tarzı, nedense oldum olası sevemedim.
Bir tek final için bile film izlenmeye değer, taş olsanız erirsiniz.
Filmi Nisan ayında izlemiştim. Aradan 1-2 ay geçti, Yeniden izledim.. Çok güzel herkese tavsiye ediyorum.
İyi Seyirler.
10/9

Yandex.Metrica