Devir

Sinema Filmi

2012

Hasanpaşa köyünde; her yıl bir çoban yarışması düzenlenmektedir. Bu geleneğe göre çobanlar sürüleriyle beraber teker teker küçük bir su birikintisine girmekte ve suyu peşlerindeki koyunlarıyla birlikte kesintisiz ve hızlı biçimde geçmektedirler. Suyu sürüsüyle beraber tereddütsüz, hızlı ve seri geçen çoban yarışmada birinciliği kazanmaktadır. Takmaz lakaplı yaşlı çoban son sekiz yılın şampiyonudur. Takmaz, genç nesle kendisi gibi iyi bir çoban olmanın püf noktalarını öğretir.


Derviş Zaim “Devir “filmin çekimlerine 2011 yılı Ağustos ayında başladı. Çekimler yaklaşık sekiz aylık bir sürede senenin değişik zaman dilimlerinde Burdur’a bağlı Hasanpaşa köyünde ve İstanbul'da gerçekleştirildi. Çekimlerde Hasanpaşa köyünde tanıdığı çobanlara oyuncu olarak yer veren Zaim, bu filminde daha önceki filmlerinden farklı olarak profesyonel oyuncu kadrosu ile çalışmamayı tercih etti. Devir filmi 31. İstanbul Uluslararası Film Festivali Köprüde Buluşmalar Yapım Aşaması – Work In Progress- kısmına katılmıştır.

Film ayrıca 17 - 23 Eylül’de gerçekleştirilecek 19. Adana Altın Koza Film Festivali’nde yarışacak.

Devir filmi için Sarten Ambalaj Sanayi ve KKTC Cumhurbaşkanlığını katkılarda bulunmuşlardır

YÖNETMEN GÖRÜŞÜ
Anadolunun ortasında bir köyde doğduğunuzu ve hayatınız boyunca çobanlıkla uğraştığınızı hayal edin. Modern hayatın köye girmesinden önce o köyde yaşayan bir çoban için senenin iki önemli anı önemli olurdu. Bu anlardan biri çobanın sürüsüyle ilkbaharda yaylaya çıktığı zaman; öteki de sürüyle beraber sonbaharın başında yayladan köye indiği zamandı. Çobanlar eski dönemlerde sürüleriyle beraber sonbaharın başında yayladan köye tekrar indikleri zaman, sürülerini (Prof Metin And’ın deyişi ile) bir ‘arındırma’ merasiminden geçirirlermiş. Koyun yıkama şenliği adı verilen bu ‘arındırma’ seremonisi halen Burdur’a bağlı Hasanpaşa adlı bir köyde devam ediyor. Ben bu seremoniyi, geç kapitalist dönemde doğa ile ilişkisine eskisi ile kıyaslandığı zaman mesafe koymuş insanoğlu için bir eskiyi hatırlama ritüeli olarak bakma taraftarıyım. Filmin birçok safhası ve unsuru bu anlayış ile oluşturuldu.
Bu koyun yıkama yarışması seremonisinin modernizmin baskısı nedeniyle yavaş yavaş uygulanamayacağını hayal edin. ‘Devir’ filminin çekildiği Hasanpaşa köyünde yaşayan ve gerçek birer çoban olan oyuncular (ve karakterler); kurmaca olan filmin yapısı içinde işte böyle hissediyorlar. Çünkü filmin kurmaca dünyası içinde, çobanlar koyun yıkama seremonisi öncesinde kırmızı renkli bir kayadan aldıkları parçaları toz haline getirip o toz ile koyunlarını boyuyorlar. Ne yazık ki, kırmızı kayanın bulunduğu arazi bir maden şirketi tarafından yenilerde ticari amaçla işletilmeye başlanmış, dolayısıyla arazideki kırmızı kayalar yok olmaya yüztutmuştur. Çobanlar koyun yıkama şenliği için gereken bu kırmızı kayayı eskisi gibi bulamayacaklarını anlayınca kayayı köy etrafında başka yerlerde aramaya başlarlar. Bu arayışı başlatan yaşlı bir çobandır. Ama yaşlı çobanın amacı sadece kırmızı kaya bulmak değildir. Yaşlı çoban genç çobanların koyun yıkama yarışmasını, ‘acaba bu yıl kim birinci gelecek?’ anlayışına indirgemeye başladıklarını farketmiştir. Ona göre bu anlayış hayatı şekillendirmek için verimli bir anlayış değildir. Koyun yıkama şenliği olsun koyunları kırmızıya boyama ritüeli olsun bütün bunlar aslında doğayla günümüzdekinden daha başka türlü bir ilişki kurmak ve unutulmuş insani değerleri teneffüs etmek için lazımdır.
Bu film, inançlarıyla modern dünya arasında kalmış, nereye ait olduklarını öğrenmek veya öğretmek için mücadele veren çobanların yaşadığı tuhaf, komik, zaman zaman trajik dünyayı ele alıyor. Filmin; belgesel tarzıyla kurmacayı ve fantastik unsurları kullanış biçimi sinemaya farklı bir yaklaşım getirmeyi amaçlıyor. Son olarak tarihsel ve kültürel kaynaklar konusunda bir noktayı da söylediklerime eklemek yararlı olacaktır. Devir’in daha önce yaptığım filmlerin gelenekten yararlanma eğilimini, bu kez farklı bir biçimde ve çerçevede devam ettiren bir film olduğunu sanıyorum.

Künye

Yönetmen Derviş Zaim
Senaryo
Yapımcı Derviş Zaim , Şevki Tuna Ertürk , Emre Oskay
Görüntü Yönetmeni Taner Tokgöz , Engin Örsel , Osman Nuri İyem , Ali Tansu Turhan , Ali Can Muhittin Dilege , Çağdaş Yıldırım
Vizyona Giriş Tarihi 31 Mayıs 2013
Süre 75 dk
Tür Dram, Macera
Ülke Türkiye

Ödüller

Jüri özel ödülü (32. İstanbul Film Festivali-2013)

Oynayanlar

Ali Özel (3) Ali Özel (3) Ali
Ramazan Bayar Ramazan Bayar Ramazan (Takmaz)
Mustafa Salman Mustafa Salman Mustafa
Engin Örsel Engin Örsel Mühendis
Mehmet Bayar Mehmet Bayar Çocuk
Çağla Köseoğulları Çağla Köseoğulları Aşçı
Erdem Kılıç Erdem Kılıç Türkü Evi Koruma
Nimet Salman Nimet Salman Mustafa'nın Annesi
Münire Bayat Münire Bayat Takmaz'ın Eşi
Recep Atmaca Recep Atmaca Minübüs Şoförü
Mustafa Dimen Mustafa Dimen Takmaz'ı Kasabaya Götüren Şoför
Süleyman Küçüktamer Süleyman Küçüktamer Muhasebe Müdürü
Nadi Güler Nadi Güler Nalbur
İbrahim Çelikli İbrahim Çelikli Ali'nin Çoban Arkadaşı
Hüseyin Şengün Hüseyin Şengün Kasabadaki TV Tamircisi
Erkan Aydın Erkan Aydın 2. Minübüs Şoförü
Veli Savaş Veli Savaş Şiir Okuyan, Ödül Dağıtan
Ramazan Yalçın Ramazan Yalçın Taş Alan 3. Çoban
Tuba Taşan Tuba Taşan Hasan Paşa Köyü Halkı
Natali Yeres Natali Yeres Hasan Paşa Köyü Halkı
Adem Soruklu Adem Soruklu Hasan Paşa Köyü Halkı
Yavuz Eruzun Yavuz Eruzun Hasan Paşa Köyü Halkı

Ekip

Yapımcı Emre Oskay (Uygulayıcı Yapımcı)
Marsel Kalvo (Yardımcı Yapımcı)
Kurgu Aylin Zoi Tinel (Kurgu)
Post-Prodüksiyon Naim Kanat (Avid Kurgu)
Ses Ekibi Burak Topalakçı (Ses Tasarım)
Mustafa Bölükbaşı (Ses Kayıt)
Dinos Kittou (Ses Kayıt)
Özgür Özden (Ses Kayıt)
Diğer Volkan Duran (Dijital Proje Artist)

Firmalar

Maraton Filmcilik (Yapım)
M3 Film (Dağıtımcı)
Hasılat 29.920,6 TL
Toplam İzleyici 5.531
Vizyonda Kaldığı Hafta 12 Hafta

Son Yorumlar (2)

Kpax08 avatar Kpax08 15 Ekim 2014 10:19:38

Derviş Zaim'in bu filmi bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu konudan daha güzel ve akıcı bir senaryo çıkartılabilirdi. Her anlamda vasatın çok altında bir film. Böylesine başarılı bir senarist ve yönetmenin bu kadar basit bir film çekme lüksü olmamalı. Derviş Zaim kalibresinde yönetmenler vasat ya da vasatın altında film çekeceklerine hiç çekmemeliler, dost acı söyler...

mkurtsen avatar mkurtsen 19 Ağustos 2014 17:32:42

10

Eski Yeşilçam Sinemasından yönetmen dediklerinde , kendimi zorlasam aklıma en fazla iki elin parmakları kadar isim gelir, ilk 5şi ayrı bir yere koyardım, onlar benim için , Türk Sinemasını ayağa kaldıran isimlerdi. Hemen kendimce önem sırasına göre y azayım.
Lütfi Akad, Metin Erksan, Halit Refiğ, Memduh Ün ,Atıf Yılmaz
diyecesiniz ki Hani Osman Seden, hani , Ertem Göreç
benim ilk beşimde onlar yok.
Şimdi sıkı durun Günümüz ilk beşini sayıyorum, bakalım sayabilecek miyim?
1-Semih Kaplanoğlu
2-Reha Erdem
3-Derviş Zaim
4-Aydın Bulut
5-Ümit Ünal
unuttuğum bir kaç isim olabilir yakın zamanlarda Küf filmini izlediğim Ali Aydın( 2) geliyor aklıma,
Önceki kuşaklardan üretime devam eden Erden Kral, Yavuz Turgul, Uğur Yücel
Görülüyor ki günümüzdede durum değişmemiş yine iki elin parmaklarını bulamadık.
Şimdi Gelelim Devir ile Derviş Zaim'e
Derviş Zaim (1965) biliyorsunuz Kıbrıs doğumlu, tevellüte bakınca 50 sine merdiven dayamış.
Önce böyle bir film yaptığı için, onun hem alnından, hemde ellerinden öperim. Kendi yöntemince insanına ve toprağına sahip çıkıyor.. Bu filmleri yapmak için Ülke sevgisini, insan sevgisini doğa sevgisini, hayvan sevgisini yüreğinde hissetmek gerek, oda yetmez her türlü maddi manevi riskleri göze almak, hatta yöneticileri karşına almak gerekir, bu filmleri yapmak, bence HES'lere karşı çıkmakla eş anlamlı, adama vatan haini damgasını vuruverirler.
Derviş Burdur'un Hasanpaşa Köyünde halen devam eden, koyun yıkama şenliği adı verilen ritüelden yola çıkıyor.
Prof. Metin And'ın deyişi ile ‘arındırma’ seremonisi halen Burdur’a bağlı Hasanpaşa adlı bir köyde devam ediyor. .
Ama tehlike çanları çalmaya başlamış, rantın, modernizmin baskısı nedeniyle yavaş yavaş uygulanamayacağı aşikar, Köyün içine kurulan Mermer Ocağı Madeni, Ocak çalışanlarının sözde mühendis olacak doğayı ve hayvanları katletmeleri, bir çift boynuz için gelin kadar güzel bir geyiği bir kurşunda yere sermesi..... Devir filminin çekildiği Hasanpaşa köyünde yaşayan ve gerçek birer çoban olan oyunculaırın ( ana karakterler); çaresizliği kurmaca olan filmin yapısı içinde insanı böyle hissettiriyor.. Çünkü filmin kurmaca dünyası içinde, çobanlar koyun yıkama seremonisi öncesinde kırmızı renkli bir kayadan aldıkları parçaları toz haline getirip o toz ile koyunlarını boyuyorlar. . Ne yazık ki, kırmızı kayanın bulunduğu arazi bir maden şirketi tarafından yenilerde ticari amaçla işletilmeye başlanmış, dolayısıyla arazideki kırmızı kayalar yokolmaya yüz tutmuştur. Çobanlar koyun yıkama şenliği için gereken bu kırmızı kayayı eskisi gibi bulamayacaklarını anlayınca kayayı köy etrafında başka yerlerde aramaya başlayacaklar, bulamayınca , nalburlardan kırmızı toz
boya almaya başlayacaklar.
Yalnız omu, , gözlerinin önünde çevre ve hayvan katliamı..
Bence Filmin can alıcı noktası filmin hemen giriş sekansında kullanılan tuval üzerinde yağlı boya bir tablo kadar güzel karla kaplı bir doğa manzarası Finalde bu , tablodan geyiğin öldürülerek çıkarılması.
Mühendisin geyiğin boynuzlarını kesmesi.
Sonrasında Çoban Ali'nin sakladıkları hayvan kemiklerinden, geyik boynuzu araması,(kemik saklamalarının amacı genetiği ile oynanmış gıdaların, hayvanlara verilince koyunların eksik doğum yapmaları, kulakları veya bacakarı eksik doğmaları)bulamayınca tahtadan bir çift boynuz yaparak, getirip geyiğin yanına bırakması, yani onun eksiğini tamamlaması. Duygulanmamanız için vatansever veya hayvansever olmanız gerekmiyor, insan olmanız yeterli.
Bir şey daha var yönetmenin gücü, burada iyice ortaya çıkıyor, ilk kez kamera karşısına geçen üç çoban ve köy halkı, küçümsenmeyecek şekilde başrılı oyunlar çıkarıyor, çünkü rol yapmıyor, kendilerini oynuyorlar.
son olarak Derviş Zaim'den bir alıntı ile kapatayım.

"Bu film, inançlarıyla modern dünya arasında kalmış, nereye ait olduklarını öğrenmek veya öğretmek için mücadele veren çobanların yaşadığı tuhaf, komik, zaman zaman trajik dünyayı ele alıyor. Filmin; belgesel tarzıyla kurmacayı ve fantastik unsurları kullanış biçimi sinemaya farklı bir yaklaşım getirmeyi amaçlıyor. Son olarak tarihsel ve kültürel kaynaklar konusunda bir noktayı da söylediklerime eklemek yararlı olacaktır. Devir’in daha önce yaptığım filmlerin gelenekten yararlanma eğilimini, bu kez farklı bir biçimde ve çerçevede devam ettiren bir film olduğunu sanıyorum"
Herkes izlemeli, herkes çevre ve doğa katliamı için üzerine düşeni yapmalı.
Gelecek yorum
IZMENA
10/9.-

Yandex.Metrica