Gözümün Nuru

7,67

( 2 kişi yorum yaptı )

Gözümün Nuru

(Gözümün Nûru)

Sinema Filmi

2013

Lyon ve Viyana üniversitelerinde aldığı sinema eğitiminin ardından arkadaşı Hakkı Kurtuluş ile sinema dünyasına atılan Melik Saraçoğlu, Bergmanya’ya Yolculuk’un ardından bu sefer sıra dışı bir konu ve çekim planlarına sahip filmi ‘Gözümün Nuru’ ile seyirci karşısına çıktı.

Genç yönetmen, Hakkı Kurtuluş ile birlikte yazıp yönettiği sinema filminde, çocukluğundan itibaren başlayan ve ailesinde de genetik bir hastalık olarak göze çarpan ‘retina dekolmanı’ hastalığını ve tedavi günlerini komik bir dille anlattı.

Üniversite yıllarında ardı ardına geçirdiği iki retina dekolmanının ardından kör olmanın kıyısından dönen ve kırk gün boyunca gözleri bandajlı bir şekilde yüzükoyun yatmak zorunda kalan Saraçoğlu, bu süreci tiye alan filminde, annesini, babasını ve abisini de kamera karşısına ge çirdi. Saraçoğlu’nun tedavi günlerinin geçtiği kendi evinde çekilen ve senaryodaki özgünlüğü ile sıra dışı kurgusuyla dikkat çeken yapımın galası, 20. Altın Koza Film Festivali’nde gerçekleştirildi. Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’nın en güçlü adaylarından birisi olan film, Cinemaximum Adana’daki gösteriminde ayakta alkışlandı. Gösterimin ardından, teknik ekip ve aralarında anne, babası ve abisinin de olduğu oyuncu kadrosu ile sahneye çıkan Saraçoğlu, Hakkı Kurtuluş ile seyircilerin sorularını yanıtladı.

“GÖRME AŞKI ÜZERİNE BİR FİLM”

Künye

Yönetmen Melik Saraçoğlu , Hakkı Kurtuluş
Senaryo ,
Vizyona Giriş Tarihi 18 Ekim 2013
Süre 80 dk
Tür Aile, Dram, Komedi
Ülke Türkiye

Ödüller

En iyi film (20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali-2013)

SİYAD en iyi film ödülü (20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali-2013)

En iyi senaryo (20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali-2013)

En iyi kurgu (20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali-2013)

Jüri özel ödülü (19. Sadri Alışık Ödülleri-2014)

En iyi kurgu (25. Ankara Uluslararası Film Festivali -2014)

Daha Fazlası

Ekip

Kurgu Ali Aga (Kurgu)
Ses Ekibi Noyan Coşarer (Ses Mühendisi)
Noyan Coşarer (Ses Tasarım)
Noyan Coşarer (Ses Kayıt & Final Miks)

Firmalar

Chantier (Dağıtımcı)
Pelikan Müzik (Müzik)
Hasılat 18.112,0 TL
Toplam İzleyici 1.751
Vizyonda Kaldığı Hafta 4 Hafta

Son Yorumlar (2)

mkurtsen avatar mkurtsen 15 Kasım 2014 16:16:47

10

2013 Altın Koza'da En İyi Film ve En İyi Senaryo, Kurgu ödülleri sonra SİYAD En İyi Film ödülü dedikten sonra önce yönetmen
Melik Saraçoğlu (1984) İstanbul'lu hal vakti yerinde bir ailenin oğlu, tam bir sinema tutkunu, daha çocuk yaşında kendi filmin i çek meyi, sinema adamı olmayı kafasına koymuş. İdeali için gitmiş yurt dışında Lyon ve Viyana'da eğitim almış, sonra kendi gibi idealist arkadaşı Hakkı Kurtuluş (1980) ile İkifilm 'i kurup film yapmak için kolları sıvamışlar, İlk Flimleri ORADA'yı 4 haftada çekmişler sonra parasızlık nedeniyle , diğer aşamalar 1 yıl sürmüş, film meydana çıkmış.
O zaman filmi izlemişim, baktım birde yorum yazmışım, niye yalan söyleyeyim unutmuşum, aklımdan çıkmış, oysa pek unutulacak filmlerden değil, beğenmiş, onları tebrik etmişim ilk filmler için gerçeken büyük başarı
Gözümün Nur'u ikilinin 2 inci konulu filmi, Filmi birkaç gün evvel bir etkinlikte izledim. Melik Saraçoğlu'da vardı, saygılı çekingen tertemiz yüzlü bir genç adam, Film sonrası sohbet , imkanı oldu. Ama herşey o kadar güzel anlatmış ki, ne sorayım iş olsun diye zamanını almak istemedim,, sadece finansman ile ilgili bir açıklama benim için yeterli oldu.
Filmin konusu malum, Melik'in çocukluğundan gelen, ailesinden aldığı, kalıtımsal bir göz hastalığı var, ta çocukluğunda yüzü kadar gözlükler kulllanmak zorunda kalmış, Yetişkin çağında gözlerini kaybetme riski ile karşı karşıya gelince Göz Retinası ile ilgili üst üste 2 ameliyat geçirmiş, ameliyat sonrası 80 gün (filmde 40 gün) yüz üstü yatmak zorunda kalmış, Çok zor bir süreç, düşünün yirmili yaşlarda genç bir adam evde 80 gün hapis kalacak, yüzüstü yatarak. üstelik, idealleri, projesi var, film yapmak istiyor.
Melik iyileştikten sonra işte bu süreci film yapmış, 8- 10 kişilik bir genç bir ekip,en yaşlısı kendisi,. Ailesinden izin alıp onlarıda hazırlamış, kamerayı eve yerleştirmiş. Filmde Babası Annesi, Dedesi, Abisi komşuları, Kız Arkadaşı, yaşananları oyunculuk demeyeyim yaşananları tekrarlayarak,, Melik'in ifadesi ile hatırlatma yöntemi ile, örneğin "Anne, Baba, bir gün şöyle bir olay olmuştu, hatırladınız mı?" diyerek anımsatarak, yeniden canlandırma.
Yöntem bu, sonuç süper, izleyenler bayılıyor, ama gişeye bakıyoruz............ üzülmemek elde değil, bu çocuk sonra nasıl film yapıcak, mecburen devlete el açıp, Kültür Bakanlığı'nın kapısına gidecek. Tabiki Akil yaşı 70'e dayanmış, hayatında hiç film çekmemiş eski Sinema Oyuncularından sıra gelirse (onları herkes biliyor, isim vermeme gerek yok)
Oyunculukları geçiyorum, oyun yok kendileri, yaşadıklarını tekrarlamışlar, sinemasal olarak çekimler, kurgu özellikle filmle örtüşen demeyeyim filme, adeta yapışan müzik süper, süper.
Film değil gerçeğin ta kendisi, ben sinemada gerçeği çok önemsiyorum, öyle doğa dışı olaylar, süper kahramanlar,bana göre değil. Sinema hayatın ta kendisi olmalı, burada da öyle, hayatın ta kendisi, daha ne yapsın çocuk yaşadıklarını ti' ye alarak, acıtasyon yapmadan, belkide yarısını anlatarak, sinema yapmış, ortaya traji komik bir kara film çıkmış, yeni bir tür, yeni bir uslup denemesi, çok ta güzel olmuş.
Herkes izlemeli, destek olmalı. Gelecek Güzel Filmlerine.
Mutlaka, Mutlaka daha güzelleri gelecek.
Herkese İyi Seyirler
10/10 - -

baran34 avatar baran34 27 Aralık 2013 10:47:36

8

Kişisel belgesel olmuş. Melik Saraçoğlu sinema okulu için Fransa'ya gider. Fakat genetik göz fonksiyonlarındaki bozukluk onu İstanbul'a dönüşe ve ameliyat olmaya zorlar. Hayatının amacı olan film çekme hayalmi olacak? hatta film izleyebilecekmi?
netmen burada gözündeki travmayı seyirciyi içine dahil ettiği argümanlarla bezenmiş kurgusuyla izleyici karşısına çıkıyor. Tabbi ki bu tarz filmleri izlenilebilinir kılma için akıllı bir yol seçmiş ve kendisiyle dalga geçen sahnelerle kurgulamış. Filmi keyifli kılanda bu sahneler. Filmin içinde ailesinin çektiği zorluklar ve yabancı insanların (eve gelen kokoşlar gibi) umursamazlığıda ayrı bir incelenmesi gereken unsurlar.
İzleyemenler için Beyoğlu Yeşilçam sinemasında tekrar gösterimde...

Yandex.Metrica