Kırık Çember

(The Broken Circle Breakdown)

Sinema Filmi

2012

Elise dövmecidir, Didier de bir bluegrass grubuyla kovboy kılığında banjo çalar. Daha ilk görüşte âşık olurlar. Didier konuşmayı sever, Elise daha çok dinler; Didier romantik bir tanrıtanımazdır, Elise ise gerçekçi ve dindar. Küçük kızları Maybelle'in ölümcül hastalığı hem aşklarını hem yaşamlarını sorgulamalarına yol açacaktır.

Künye

Yönetmen Felix Van Groeningen
Senaryo ,
Görüntü Yönetmeni Ruben Impens
Vizyona Giriş Tarihi 24 Ocak 2014
Süre 111 dk
Tür Dram
Ülke Belçika
Hasılat 26.607,76 TL
Toplam İzleyici 2.741
Vizyonda Kaldığı Hafta 10 Hafta

Son Yorumlar (2)

Haqan avatar Haqan 18 Ekim 2013 11:59:49

9

Filmin genelini yüreğin burkula burkula izliyor olsan bile o acıya katlanıyosun. Özgün ve çok güzel bir film olmuş Kırık Çember...

Cama çarpan kuş ve dinsel inanış konusu ile ayarında kullanılan erotizm ve müzikler filmi çok güzel yapmış.
Johan Hel denbergh oyunculugu ile hayran bırakıyor diyecegim ama Veerle Baetens'a da haksızlık olmasın, O da çok iyi oynuyor.

mkurtsen avatar mkurtsen 19 Mayıs 2013 19:51:19

The Broken Circle Breakdown. Türkçeye Kırık Çember Dağılımı olarak çevriliyor, dün filmi izledim Belçika yapımı bir bluegrass filmi. (Bluegrass, Amerika Birleşik Devletleri'nin güney kısmından gelen geleneksel bir müzik türü. Özellikle fakir ve geri kalmış Appachi bölgesinde yaşayan İrlanda ve İskoçya kökenli insanlar tarafından çalınıyor. Müzikte İrlanda müziginin büyük etkisi vardır. Gitar, mandolin,keman birde bizdeki çümbüşe benzer aletler kullanılır.)
Didier (Johan Heldenbergh) ve Elise (Veerle Baetens) iki bluegrass müziyeni çok farklı insanlar tesadüfen birbirini tanırlar, bluegrass müzik duydukları sevginin ortak zemini, onları hastanede çocukları Mybelle'nin başında tanıyoruz. Mybella 6 yaşında sevimli bir kız çocuğu. anlaşılıyor ki kanser tedavisi görüyor. Sonra Flashbacklerle ( geri dönüşlerle) Didier'in karavandaki, daha sonra kır evlerindeki yaşamlarına tanık oluyoruz., Elise beklenmedik bir şekilde hamile kalıyor, söylediğinde Didier'in tepkisi daha sonra evin duvarlarını yıkıp hazırlaması, verandayı tek katlı evde teras olmadığı için terasveranda olarak düzenlemesi çocuğun doğumu,
hep flashbacklerle anlatılır.. Dram çocuğun altı yaşındayken tedavisi olmayan bir hastalığa yakalandığında başlar, uzun süre hastanede kalır ve bazı sonuçsuz tedaviler görür. Son olarak, kök hücre tedavisi bardağı taşıran son damla gibi görünür, umut verici tedavi başlangıçlarıda var ama ​​ olumlu bir sonuç yok netice, .çocuğu kaybediyorlar. Film bundan sonra başlıyor.
Bluegrass dedik ama film müzik filmi değil, müzik sadece yerli yerinde destekleyici unsur olarak kullanılmış, esasında filmde Shakespeare'in trajedileri ile Dostoyevsky'nin karakter tahlilleri var.
Çocuğunun ölümünden sonra bir konser esnasında Didier'in yüzü seyirciye dönük öyle bir patlaması varki, küfretmediği ne George W.Bush nede Papa kalıyor, bu sahne tartışmaya açık, işin içine Atheistliğide katabilirsiniz. Filmden kısa notlar almıştım, aşağıda kendimden hiçbir ilave yapmadan aktarıyorum.
"Yahwen (doğrusu Yahweh İbranicede Rab) eski yazıtlardaki tanrı, dünyanın yüzde sekseninin taındığı tanrı, edebiyattaki en kötü varlık, İncil'e bakın iyi okuyun Yahwen manipüle eder, sadisttir, katildir, ırkçıdır, misoginisttir ( dar manada kadın düşmanı) homofobisttir, cahil kafalı ve bencildir, sadece etnikleri önemser. İnsanların inancını test etmek için cocuğunu kurban etmesini ister. cennet ve cehennemi insanlar önünde diz çöksün, ona tapınılsın diye yaratmış biridir.Ben bunun için yaratılmadım, öyle bir tanrıdan emir almayacağım.
Küçük kızım öldü çünki bazı deneyler dindar toplum tarafından etik bulunmadı, her yıl binlercesi ölüyor, çünkü geri zekalı Papa seks yaparken kondom kullanmamız gerektiğini söylüyor.tarihten bir detay benim için değil"
Yukarıdada yazdım tırnak içinde bunlar Didier'in sahnede isyan ederken seyirci önünde söyledikleri. Elise'yi sahneden kaçırıyor.
Herşeye rağmen Didier olanları kabul edip eskisi gibi Elise ile devam etmek istiyor ama inanç birliktelikleri yok. olmuyor.
Elise'nin ruh halinide yine kendi sözleri ile aktarayım. Parmak işareti ile söylüyor Didier'e (en büyük saygısızlık)
-Mybelle'nin gökyüzünde bir yıldız olduğuna inanmak istiyorsam inanırım.
-Penceremize konabilecek bir kuş olduğuna inanmak istiyorsam inanırım
-yada omuzuma konan bir kelebek olduğuna inanmak istiyorsam inanırım.
Biliyorum süremezdi, birisini sevmemelisin birine bağlanmamalısın, hayat seni böyle cezalandırıyor, önüneki herşeyi alıp sana gülüyor, sana ihanet ediyor.
Filmin sonunuda finalde doktorun sözleri ile anlatayım.
-Ciddi beyin sarsıntısı oluştu, şimdilik hayatta tutuyoruz, ama klinik olarak öldü sayılır, ekibmizin tavsiyesi ölmesine izin vermenizdir.
Film için, yönetmen için birkaç söz edip bitireyim. Felix Van Groeningen (1977) Belçika'lı genç bir yönetmen, henüz dördüncü filmi. İlk uzun metraj filmi Steve + Sky'ı 2004 de yazmış ve yönetmiş. Olumlu eleştiriler almış. Sekiz yıl sonra bu kadar güzel bir film yapabildi ise daha çok güzel filmlerini seyredeceğiz demektir.
Oyunculara gelince mükemmel, Belçika'lı iki başrol oyuncusuda mükemmel, Veerle Baetens mükemmel ötesi.çok zor incelikli ve özellikli rolünde öyle performans göstermiş aşk olsun usta işi bir oyun çıkarmış, küçük Mybelle rolündeki
Nell Cattrysse çok iyi idi. aynı yönetmen ile ikinci filmi Het Vonnis'e başladı bile.
Mutlaka izleyin diyorum. klasik Amerikan filmlerine yakın ama ayrı bir lezzet. Güzeldi, hemde çok güzel. Ben filmi izlemek için harcadığım 2 saat ile bu yorumu yazmak için harcadığım 1-2 saati helal ediyorum.
10/9

Yandex.Metrica