Mağrur Kadın

8,06

( 3 kişi yorum yaptı )

Mağrur Kadın

Sinema Filmi

1970

“Gioconda’s Smile” albümündeki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘Returning in the Evening’.
Gebze’de Kantarcı Ahmet Paşa Çiftliği.
Münevver; “Sizden bir ricam var Hanımefendi.”
Ferdane; “Ben ‘Hanımefendi’ değil senin arkadaşın Ferdane’yim. Sen de çocuklarımın teyzesi sayılacak kadar bana yakınsın. Niçin bu kadar resmi, bu kadar ciddisin anlamıyorum.”
Münevver; “Size danışmadan bir iş yaptığım için.”
Ferdane; “Nasıl bir iş?”
Münevver; “Trende anneleri ölen kimsesiz iki çocuğu yanıma aldım. Buraya getirdim. Pek bitkin, pek zavallıydılar.”
Ferdane; “Bilirsin ki bu evde benim kadar senin de sözün geçer. Pek iyi etmişsin.”


Muazzez Tahsin Berkand’ın ‘Mağrur Kadın’ adıyla (1946-İnkılâp Kitabevi) adapte ettiği ‘Magali’nin (1910) (M. Delly-Frédéric Henry ve Jeanne Marie Henriette Petitjean de la Rosiére) ikinci Yeşilçam çevrimi.
Eskişehir’den İstanbul’a doğru yol alan trende ‘birinci mevki kompartıman’. Münevver Hanım, Bilecik’teki abisini ziyaret etmiş çiftliğe dönüyor. Öbür koltukta bir anne ve iki çocuğu. Üç kişilik sefalet tablosu. ‘İyi ve müreffeh bir hayat yaşarken sefil düşen bir aileye mensup oldukları hemen hissediliyor’.
Biraz sonraki kontrolde biletlerinin aslında ‘üçüncü mevki’ olduğu ortaya çıkar. Çocuklardan biri “Annem o kadar hasta idi ki karanlıkta ilk gördüğümüz vagona atladık” diyor. Zavallının ‘kalbi varmış’. Üstelik bunca gürültüye karşın ‘bir düziye uykuda’ (sf. 4). Biletçi kaçın kurası(!). Öyle modası geçmiş masallara da karnı tok. ‘Fark vermeleri gerekiyormuş’. “Numara yapıyor ama ben yutmam. Hey, Hanım” diye sarstığında zavallının öldüğü anlaşılır.
Çocuklar ‘çok terbiyeli ve rabıtalı’. Meral 11, Ferdi 8 yaşında. Annelerinin adı Melek. Babaları (romanda ‘Fazıl’) Mısır’da ölmüş. İstanbul’daki akrabalarına giderken şimdi yapayalnız kalmışlar. Daha da kötüsü akrabalarının ad ve adresini bilmiyorlar. ‘Çok acı bir vaziyet’.
Münevver Hanım, arkadaşı ve Kantarcı Çiftliği sahibi Ferdane Hanım’ın oğlu Kenan ve yeğeni Şermin’e öğretmenlik yapıyordu. Rahmetlinin cenaze masraflarını karşıladığı gibi öksüz kalan iki yavruyu da yanına alır.
Çiftlik ‘adeta kocaman bir köy’.
Kenan haşin ve sabırsız. ‘Kumanda etmeye alışmış’. Öfkelendiği zaman gözü dönüyor. Karşılaştığımızda ‘söz dinlemediği için’ bir atı (kitapta çocuk yaştaki uşağı Mehmet’i) kamçılıyordu. Daha ilk günden kahramanlarımıza ‘evdeki yerlerini ve hadlerini bildirmeye kalkar’. Elinden gelse ‘mutfakta yedirip, tavan arasında yatırırmış’. Ancak Meral hiç de öyle pısırık bir çocuk değil. Kendisini ve kardeşini çok güçlü bir şekilde savunuyor. “Mağrur ve asil bir ruh. İzzetinefsinin kırılması O’nda müthiş denecek kadar kuvvetli manevi buhranlar yapmakta idi.” Sevgisi, nefreti kadar kuvvetli. Şermin’in ise ‘asabi ve hırçın mizaçlı’. Yeni arkadaşlarını sevmemiş. “İkisi de çirkin ve pis. İkisi de terbiyesiz” diye laf sokuşturup durmakta.
Kenan, (ne olduğunu öğrenemeyeceğimiz) eğitimi için Amerika’ya gider. Şermin ise bir süre sonra yatılı okula. ‘Leyli mektep disiplini her bakımdan faydalı olacakmış’. Bizimkilerin durumu konuşulmaz bile. (Romanda Meral, Kız Lisesi’ne; Kardeşi, Galatasaray’a gönderiliyor).
Bu arada bir facia yaşanır. Ferdi, gemi azıya alan bir attan düşüp ölür. Meral gözyaşlarına boğulmuşken Şermin sinsice ve en ufak bir pişmanlık duymadan gülüyordu. Zavallı çocuğu ata binmesi için kışkırtan, hatta zorlayan kendisiydi oysa!
8-10 sene Kantarcı Çiftliği’nin üzerinden ağır ağır geçti. ‘Ağaçlar büyüdü, gölgeleri daha sıklaştı’. Münevver Hanım’ın ‘sıkıştıran, nefes alamayacak hale getiren’ kalbi dışında bir sorun yok. Doktor Hamdi arada bir muayene ediyor.
Meral ince, güzel bir genç kız olmuş. ‘Aynı mağrur, biraz da mahzun bakışlar’. Siyah kirpiklerinin arkasında gizlenen lacivert gözler. Şermin’in kıskançlığı ise artık saklanamaz durumda. Kahramanımıza hayatı çekilmez hale getirmek için ne lazımsa yapıyor.
Bu arada ‘araziyle, mahsulle, işçilerle uğraşacak candan bir yardımcıya ihtiyaç hâsıl olmuş’. Bula bula Ferhat’ı bulmuşlar. Kır saçlı ve (romanda) ‘hali acayip, suratsız biri’. Gelir-gider hesabını da tutacakmış. Her şey iyi hoş da Meral’e bakışı bakış değil. ‘Görür görmez çarpılmış’. Hemen rahatsız etmeye başlar. ‘İstekleri ve ısrarları’ işkence gibi. Genç kız “Vazifeniz, çiftliğin işleriyle uğraşmak, benle değil” diye kendini savunuyor.
O günlerde Kenan da döner Amerika’dan. Hep birlikte, Yeşilköy’e, karşılamaya gelmişler. Kenan, Meral’in güzelliği karşısında şaşkındı.
Şermin ise, sinirinden, gözlüğünü dişliyor. ‘Hoş geldin partisinin verildiği gece’ yıllardır söyleyemediklerini dile getiriyor. Dönmeyecek diye, oralarda bir kızla evlenecek diye korkudan, üzüntüden uyuyamıyormuş geceleri; Çocukluğundan beri O’na hayranmış; Hayranlık şimdi büyük bir aşk olmuş. Delikanlının yanıtında ‘okyanus ötesi nezaket’ var! “Fazla içki içmişsin… Dayağı hak ettin ama bir defa için affediyorum seni. Bu sözleri söylememiş ol bana.”
Filmin bundan sonraki 15-20 dakikalık kısmı, iyi korunamadığı için ‘hissikablelvuku’ ile anlaşılıyor. Kenan, artık ne olduysa, Şermin ile evlenmeye karar vermiş. Ancak kalbinde kahramanımız var!
Ortam zaten huzursuz, Ferdane’den sonra Münevver Hanım da ölünce Meral daha fazla dayanamayıp çiftliği terk eder. Kısa bir süre Doktor Hamdi’nin evinde ve sonra King Otel’de kalıyor. Mısır’a gidecekmiş. ‘Bir Genç Kızın Romanı’ndaki (1971) gibi ‘ailesini öğrenmek, kendisini tanımak istiyormuş’.
O günlerde çok önemli iki gelişme olur. Filmde adı olmayan yaşlı bir Bey (romanda ‘Fahri’) çiftliğe gelip Meral ve Ferdi’yi arıyor. Amcalarıymış! Sora sora Bağdat bulunur misali genç kızı bulup her şeyi anlatıyor. Rahmetli kardeşi Fazıl, Mısır’a yerleştikten kısa zaman sonra zengin olmuş. Bir toprak meselesi nedeniyle öldürülünce Melek, çocukları alıp kaçmış. Binlerce dönüm arazi ile ilgili mahkemeyi Fahri Bey takip etmiş. Sonunda davayı kazanmış ama para tatlı geldiği için, insanlık hali, yeğenlerini aramamış. Vicdan azabı dolu yılların ardından, çok şükür ki Meral’i bulmuş. Genç kız şimdi büyük bir servetin sahibi.
Diğer olay Ferhat ve Şermin konuşurken patlak verir. Meğer Ferdane Hanım’ı öldürüp sahte bir vasiyetname hazırlamışlar. Kenan durumu öğrenince, Şermin, suç ortağını öldürüp intihar ediyor.
Sonrası sevdalı ve mağrur iki insanın kişilik mücadelesi. Meral’in [‘Kader Böyle İstedi’de (1968) Nilüferlerin olan] evindeki davette birbirlerini iyice hırpalıyorlar. Ama ‘aşk ne acayip bir histir. Seven kimsenin ne garip, birbirini tutmaz hisleri vardır’.
‘Ramona’ (1928) (Mabel Wayne) ve ‘La Ragazza Con La Pistola (The Girl with a Pistol)’daki (1968) (Peppino De Luca) ‘Un Folle Amore’. Film biterken, bütün ‘mânialar’ ortadan kalkıyor. “Bu acı bitsin. Artık ayrılmayacağız” diyerek gözyaşları (sevinçtenmiş) içinde kucaklaşıyorlar.


‘Love Story (A Lady Surrenders)’deki (1944) (Hubert Bath) ‘Cornish Rhapsody’nin 12 notası.
Şermin, sevdiği erkeğe sarılmış ‘şımarıklık yapıyor’. “Ne zaman evleneceğiz? Düğünümüzü nerede yapacağız? Kimleri çağıracağız? Nikâhta gelinlik giymek istiyorum. Sonra da uzun bir balayına çıkmak.”
Oysa Kenan bu sırada sigarası ile daha fazla ilgiliydi!
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Nevzat Pesen
Senaryo
Yapımcı Nevzat Pesen
Görüntü Yönetmeni Menasi Filmeridis
Eser
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Renkli, Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Çiftlik, Kantarcı, King, Mağrur Daha Fazlası

Oynayanlar

Türkan Şoray Türkan Şoray Meral
Ekrem Bora Ekrem Bora Kenan
Süleyman Turan Süleyman Turan Ferhat
Zeynep Tedü Zeynep Tedü Şermin
Raik Alnıaçık Raik Alnıaçık Doktor Hamdi
Leman Akçatepe Leman Akçatepe Münevver Teyze
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Meral'in Amcası
Muazzez Erdiken Muazzez Erdiken Ferdane
Zeki Sezer Zeki Sezer Polis Memuru
Funda Gürçen Funda Gürçen Küçük Meral
Özcan Yiğitmen Özcan Yiğitmen Küçük Şermin
Tunç Aydınoğlu Tunç Aydınoğlu Küçük Kenan
Tuncay Torun Tuncay Torun Küçük Ferdi
Hayri Esen Hayri Esen Ekrem Bora Seslendirmesi
Alev Koral Alev Koral Zeynep Tedü Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Türkan Şoray Seslendirmesi
Lale Belkıs Lale Belkıs Muazzez Erdiken Seslendirmesi
Nilgün Kasapbaşoğlu Nilgün Kasapbaşoğlu Funda Gürçen Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Muammer Gözalan Seslendirmesi

Ekip

Kurgu İsmail Kalkan (Kurgu)
Yönetmen Ekibi Yavuz Işıklar (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Selahattin Hiçdurmaz (Kamera Asistanı)
Ses Ekibi İsmail Kalkan (Senkron)

Firmalar

Pesen Film (Yapım)
Ender Işık Servisi (Işık)

Son Yorumlar (3)

benimsinema avatar benimsinema 09 Haziran 2013 20:00:23

7

eger yanilmiyorsam film hem renkli hemde siyah beyaz olarak var... ben siyah beyaz olani seyrettim... filmin konusu tanidik olsada, filmde cok kesintiler var...ordan oraya atliyor bazi sahneleri... türkan kardesiyle bir eve siginti olarak gelir...evi n esas oglu ekrem bastan kötü davranir sonra asik olur türkana..türkanin pesinde dönen üc erkek ve aralarinda cikan kavgalari izlemek güzel...

Göztepe avatar Göztepe 17 Aralık 2012 22:51:51

7

Filmin jenerik müziğine ve castına baktığımda çok güzel bir film bekliyordum fakat film beklentilerimi karşılamadı. Lakin kötü bir film değil bazı sahneler geçiştirilmiş her sahne hakkıyla çekilmemiş üstünde durulmamış bir film. Tüm eksikliklerine ra ğmen fena değil diyorum filmin şüphesiz en klas ismi Zeynep Tedü kötü kalpli kız rolüyle olmuş kıskançlık sahneleri filmde en güzel sahnelerdi..!

lebkuchen avatar lebkuchen 31 Ekim 2012 17:00:51

Güzel bir film..Zeynep Tedüyü insanin agzini burnunu kirasi geliyor...

Yandex.Metrica