Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Umudun Peşinde (Philomena)

Umudun Peşinde

7,00

(2 kişi yorum yaptı)

2013-08-06 16:19:35 9 Mayıs 2014 1 Saat 38 Dk Dram Biyografi Dram, Biyografi
IMAX 2d

Ülke: ingiltere

Gişe: 6.440

Oyuncular: Eddie Ruben, Peter Hermann, Sophie Kennedy Clark, Mare Winningham, Barbara Jefford, Anna Maxwell Martin, Michelle Fairley, Amy McAllister, Kate Fleetwood, Nika McGuigan Devamını Gör...

Ödüller: En İyi SenaryoEn iyi uyarlama senaryoEn iyi uyarlama senaryoEn iyi senaryo

Konusu : Stephen Frears’ın bol ödüllü yeni filmi özellikle gerçek bir olaydan esinlenen senaryosu ve Judi Dench’in Oscar’a aday gösterilen performansıyla dikkat çekiyor. Philomena henüz bir genç kızken, evlilik dışı bir ilişki sonucu hamile kaldığında babası tarafından evlatlıktan reddedilmiş ve bir manastıra bırakılmıştır. Burada doğurduğu ve başka bir aileye evlatlık verilen oğlundan bir daha hiç haber alamamıştır ama elli yıl sonra bir gazeteciyle yollara düşerek çocuğunu aramaya başlar. Manastırın kirli sırları ortaya çıkarken, Philomena da izini kaybettiği oğlunun hayatına dair birleştireceği parçaları toplar.



mansuryildirim

10 Mayıs 2014 06:54

bu hafta vizyona giren bütün filimleri cuma günü izledim en başarılısı bu filimdi inançlı halktan bir kadınla inançsız entellektüel kibirli bir gazetecinin hikayesini anlatan film tam bir anneler günü filmi ayrıcada iyi bir film

Cevap Yaz

mkurtsen

11 Nisan 2014 16:09

Philomena Şubat Ayında BAFTA (The British Academy of Film and Television Arts, Oscar'ın İngiltere'deki dengi.) En İyi Uyarlama Senaryo dalında ödül aldıktan hemen sonra Mart ayında Oscar adayları arasında 2 dalda birden En İyi Kadın Oyuncu Judi Dench En İyi Uyarlama Senaryo Steve Coogan ve Jeff Pope aday gösterildi, ama orada sadece övgü aldı. Bizde 5 Nisan'da başlayan İKSV kapsamında Atlas Sinemasında Galası yapıldı. Hemen belirteyim. Filmi izledim, bu yılki Oscar adayları arasında Nebraska ile birlikte en beğendiğim 2 filmden biri., konusu Gazeteci Martin Sixsmith'in (The Lost Child of Philomena Lee"/ Philomena Lee’nin Kayıp Çocuğu) adlı kitabından alınmış Kitabın yazılma öyküsü filme konu olmuş, konuyu biraz anlatayım. Yazar Martin Sixmith (Steve Coogan) Ulaştırma Bakanı Basın Danışmanı olarak çalışırken Bakan ile anlaşmazlığa düşüp. İşinden kovuluyor, bunalıma girince.Rus Tarihi hakkında kitap yazmaya karar veriyor.Bu sırada başına gelenleri 50 yıl kendisine saklamış Philomena Lee (Judi Dench) ile tanışıyor, Philpmena 1952 de 14 yaşında bir genç kız iken evlilik dışı bir ilişki sonucu hamile kalan İrlandalı yaşlı bir kadın . babası tarafından manastıra terkedilmiş, utanç kaynağı olarak görüldüğü için herkesede öldüğü söylenmiş bir dahada aranmamış. Burada doğurduğu ve başka bir aileye evlatlık verilen oğlundan 50 yıl hiç haber alamamış. Beraber yaşadığı kızı vasıtasıyle Martin (Steve Coogan) ile anlaşıp çocuğunu bulmak için yollara düşüyor. Martin ilk iş çocuğu evlatlık alan Amerikalı aileye Dr. Hess ve Bayan Hess Midway'a oradanda çocuğun kimlik bilgilerine ulaşıyor. ABD'ye 1955 de getirilmiş. okumuş kariyer sahibi omuş adı Michael A. Hess. Başkan George Bush'un Baş Hukuk Müşaviri, Reagan yönetimi boyuncada Cumhuriyetçi Ulusal Komitenin üst düzey Hukuk Danışmanı olarak çalışmış. 1995 de ölmüş. Otel odasında Philomena 'ya anlatıyor, kadın oğlunu bugün kaybetmiş bir anne gibi paramparça oluyor. Yol üstünde bir kilisede günah çıkarıp,geri dönmeye niyetleniyor, ama vazgeçiyor. Oğlunun yaşadığı yerleri görmek, dostlarıyla, arkadaşları ile görüşmek tanışmak için kalıyor. Martin ile yaşadığı yıllara ait fotoğrafları, videoları incelerken videolardan birinde Philomena Martin'i fark ediyor. 10 yıl önce Beyaz Saray'da tanışmışlar, el sıkışıyorlar. süper Martin'e anlattırıyor, el sıkışması nasıldı diye o da Sağlam filinta gibi idi deyince, nasıl mutlu oluyor, nasıl, tekrar tekrar soruyor, sonra efendim, resimlerde gözüken kadın arkadaşını buluyorlar. Asıl şok orada. Kadın oğlunun eşcinsel olduğunu sadece toplantılara katılmak için onunla birlikte olduğunu söylüyor. Sonra birlikte olduğu erkek arkadaşını buluyorlar. vb.anlatmayı burada keseyim, biraz fazla ileri gittim. çok oluyor. Eleştiriye geçeyim, ama eleştirecek hiçbirşeyde yok. Steve Coogan komedyen olarak bildiğim bir aktördü, bu yüzden en azından benim gündeminde yoktu. Bu filmde prodüktör, filmi üreten, senaryoyu yazmış,üstelik 2 baş rolden birini üstlenmiş. Ataist yazar Martin'i süper oynuyor. Judi Dench olağanüstü, duygu sömürüsü yapmadan olması gerektiği gibi. Hikaye gerçek, çekimler, mekanlar güzel. Steve Coogan komedyenliğin verdiği alışkanlıkla olsa gerek, senaryoyu yazarken her iki karakterede mizah duygusunu katmayı bilmiş. Sırıtmayan belli belirsiz ironik bir mizah anlayışı. çok hoş. Ortaya saygı duyulacak bir iş çıkarmış, Gerçekten çok güzel ama yürek burkan bir film olmuş. Filmde dikkat çeken bir hususta katolik rahibelerin davranışı. Din adamı veya din kadını artık ne derseniz., kendisi ömrü boyunca cinsel ilişkide bulunmamaya yemin etmiş, öylesine bastırılmış kin ve intikam dolu bir duygu ki acısını 14 yaşında hiçbir şeyden haberi olmadan hamile kalan bir çocuktan onu en acımasız şekilde cezalandırarak çıkarabiliyor., hak ettiğini düşünebiliyor. Bağnaz din adamlığı böyle bir şey, bizdede örnekleri çok. Sonuç mutlaka görülmesi gereken filmlerden deyip, bitiriyorum. 10/9

Cevap Yaz
Yandex.Metrica