Menderes Köprüsü

8,36

( 5 kişi yorum yaptı )

Menderes Köprüsü

Sinema Filmi

1968

“Gioconda’s Smile” albümündeki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘When the Clouds Come’.
Menderes Köprüsü’nde Komiser Halit; “Burası Aydın Ovası. Şu gördüğünüz kıvrıla kıvrıla nazlı nazlı akan su da Menderes Nehri’dir. Burada güneş başka türlü doğar. Rüzgâr başka türlü eser. Ben buralarda doğup büyüdüm. Mesleğim ve vazifem çok defa meraklı ve daha ziyade acıklı olayların içinde yaşatmıştır beni. Bunlardan en önemlisine burada, Menderes Köprüsü’nün üstünde şahit oldum. Bu, kardeşim Yılmaz’ın dramıydı. Menderes Köprüsü’ne ne zaman yolum düşse o hazin dramın hatırası sarar beni. İşte şimdi gene, o günler o hazin olaylar birer rüya gibi gözümün önünde…”
[Son iki cümle, çekimlerden hemen önce (4 Mayıs) eşini kaybeden İzzet Günay’ın acısını da yansıtıyor].


‘56 504’ numaralı lokomotif; ‘Karadayı’. Üç sene sonra o da makinisti gibi emekli olacak. Çelebi görünümü ve kişiliğiyle İrfan Usta. Soyadı Ersoy ama o bizim için hep İrfan Usta. Eşi yıllar önce ölmüş. Aydın’da, yörenin varsıl çiftçilerinden Remzi Beyin ısrarla almak istediği birkaç dönüm tarlası ve bir evi var. [İç çekimler İstanbul’da, ‘Lekeli Melek’ (1969) ve “Karateciler İstanbul’da” (1974) gibi filmlerdeki ahşap binada yapılmış]. Dargınlık nedeniyle kardeşi Cemal’le yıllardır görüşmemişler. Büyük oğlu Halit, Polis Müdürü. Küçük oğlu Yılmaz, Ege Üniversitesindeki (hangisi olduğunu öğrenemediğimiz) bir fakülteyi bitirmek üzere. Güzel kızı Nazmiye ile evlere şenlik kocası Rıza da Onlarla beraber.
Ailenin tek sorunu bu damat bey zaten. İçmediği, karısını azarlamadığı, dövmediği gün yok. Genç kadının ‘hayatını mahvedecek’. Buna dayanamayan Yılmaz’a, abisi ve babası “Ablan şikâyetçi olmadıktan sonra bize laf söylemek düşmez” demişlerdi. Canhıraş feryatlar için yardıma koşarken “Dur evladım. Ablan senden böyle bir yardım istedi mi? Kaç defa söyledim sana, karı koca arasına girilmez” diye engelleniyor.
“Gioconda’s Smile”daki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘Mr.Noll’. Bir akşam, Postacının [‘Zehirli Hayat’ (1967) filminin Bekçisi Mürteza Yanık] getirdiği taahhütlü mektup İrfan Usta’nın İstanbul’a gitmesini gerektirir. “Abi, bu mektubu hastaneden yazıyorum. Hayata gözlerimi yummak üzere olduğum şu anda tek emelim seni görmektir. Bana böyle bir lütufta bulunursan…”
İzmir’e, ölen kardeşinin güzeller güzeli kızı Deniz’le beraber döner.
“Gioconda’s Smile”daki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘Assasins’. Tüm aile beraberken Rıza’nın ‘baldızına’ bakışları olacak kötü şeylerin habercisi gibi.
Hafta sonu, piknik için gittikleri sahilde genç kıza bir saldırmadığı kalmıştı.
“Gioconda’s Smile”daki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘Virgin in my Neighbourhood’. Ama yaşam şaşırtılarla dolu. Aynı gün Deniz ile Yılmaz arasında tertemiz bir sevgi başlar. Tam da delikanlının sınavlarına denk gelmiş. ‘Bir Demet Menekşe’deki (1973) Yakup Amca’nın sözlerini biraz değiştirirsek; “Aşk bu, sınav falan dinlemez”.
Paul Mauriat’nın ‘Blooming Hits’ uzunçalarındaki (1968) ‘Puppet on a String’ (1967) (Bill Martin / Phil Coulter) ve ‘O Sole Mio/Santa Lucia’ (1835) (Teodoro Cottrau / A. Longo). Onları, kendileri kadar güzel İzmir’de, iki melodiyle izliyoruz. Saat Kulesi önlerinde, Hayvanat Bahçesi’nde, faytonla dolaşırken ve güneş batarken yemekte.
Sonraki bir gün her zamanki tarla işi için gelen Remzi Bey, Deniz’i görünce çarpılmış gibi olur. Bunu duyan Yılmaz saklamayı başaramadığı tatlı bir kıskançlıkla “Yakışıklı adamdır. Seni görmesini istemezdim” diyecektir. Gerçekten de, bir zamanlar yanıp tutuştuğu tarlayı unutan Remzi, genç kızı istetmek için annesini göndermelere kalkmıştı. (Neyse ki, Onların sevgilerini anlayıp bundan da vazgeçer).
Nazmiye’nin Deniz’e söyledikleri olacakların bir özeti. “Anla beni ne olur… Senin hem mesut olmanı hem de buradan gitmeni istiyorum. Hepimiz bir çatı altında olamayız. Benim kocam dünyanın en adi adamı, anlıyor musun en adi adamı. Bir gün cinayet çıkar bu evde. Git, ne olur git.” Rıza ise gün geçtikçe azıtıyor. Genç kızı gördüğünde O’nu tutabilene aşk olsun. Anahtar deliğinden gözetlediği akşam çıkan olaylar sonucu karısı alıp evden ayrılmak zorunda kalır.
Ama Çamaşırcı Rukiye yok mu! Deniz’den başka kimsenin olmadığı bir gece Rıza’yı eve alıyor. İrfan Usta seferde, Yılmaz mezuniyet kutlamasında.
‘Ben Hur’daki (1959) (Miklós Rózsa) ‘Overture’ ve ‘The Desert’ melodileriyle izlediğimiz saldırı Yılmaz’ın yetişmesiyle ‘son anda’ önlenir. Boğuşmada aralarındaki tabanca ateş alıyor.
“Gioconda’s Smile”daki (1965) (Manos Hadjidakis) ‘Portrait of my Mother’ ve ‘Countess Esterhazy’. “Affet, abla” ve “Eniştemi vurdum abi” diyecektir. Oysa gerçek, göründüğünden bambaşka olabiliyor.
O gece olanları tam olarak anlayabilmek için Nazmiye’nin ‘şok neticesi kaybolan hafızasının’ geri gelmesini beklemek gerek. ‘450. maddenin 4. bendi gereğince ipe gitmekte olan’ Yılmaz’ın ise fazla zamanı yok.


Russ Case’in yorumuyla ‘Cleopatra’daki (1963) (Alex North) ‘Caesar and Cleopatra Theme’.
Aydın tren garı.
İrfan Usta; “Vay koca aslan vay. Hangi rüzgâr attı seni buraya bakalım.”
Halit; “Karşılamaya geldim seni baba.”
İrfan Usta; “Sağ ol evlat, doğrusu bu karşılama merasimine diyecek yok vallahi. Ama dur, bana numara yapma. İşlere hafif gidiyor demek ki. Beni düşünüp geldin. Zamanın bollaşmış yani.”
Halit; “…”
Seyyar gazeteci; “Yazıyor cinayeti yazıyor. Eniştesini öldüren katili yazıyor.”
İrfan Usta; “Yılmaz nasıl?”
Halit; “…”
İrfan Usta; “Ya çocuklar?”
Halit; “…”
İrfan Usta; “(Bir gazete alır) Şimdi bana niye geldiğini anladım.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Sırrı Gültekin
Senaryo
Yapımcı Özdemir Birsel
Görüntü Yönetmeni Mustafa Yılmaz
Süre 90 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler 16 mm, Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Aydın, Bellek Yitimi, Tren Daha Fazlası

Oynayanlar

İzzet Günay İzzet Günay Halit Ersoy
Sevda Ferdağ Sevda Ferdağ Deniz
Tamer Yiğit Tamer Yiğit Yılmaz Ersoy
Pervin Par Pervin Par Nazmiye
Mualla Sürer Mualla Sürer Rukiye
Reha Yurdakul Reha Yurdakul Remzi
Kadir Savun Kadir Savun İrfan Ersoy
Hüseyin Baradan Hüseyin Baradan Rıza
Hüseyin Zan Hüseyin Zan Hasan
Asım Nipton Asım Nipton Ağır Ceza Üyesi
Mahmure Handan Mahmure Handan Remzi'nin Annesi
Mahir Ötkün Mahir Ötkün Cumhuriyet Savcısı
Asım Nipton Asım Nipton Hakim
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu T.Yiğit Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil H.Baradan Seslendirmesi
Hayri Esen Hayri Esen İ.Günay Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm S.Ferdağ Seslendirmesi
Tijen Par Tijen Par P.Par Seslendirmesi
Kemal Ergüvenç Kemal Ergüvenç K.Savun Seslendirmesi
Esen Günay Esen Günay H.Zan Seslendirnesi
Hakkı Haktan Hakkı Haktan Cemal
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Hakkı Haktan/Asım Nipton Seslendirmesi
Erdoğan Esenboğa Erdoğan Esenboğa Reha Yurdakul Seslendirmesi

Ekip

Yapım Ekibi Kadir Çakar (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Erdoğan Avcı (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Muzaffer Turan (Kamera Asistanı)
Işık Ekibi Mazhar Eröz (Işık Şefi)

Firmalar

Hisar Film (Yapım)

Son Yorumlar (5)

Göztepe avatar Göztepe 29 Kasım 2014 17:33:09

10

Tam bir aile filmi kötü bir enişte ablasının eziyet görmesine tahammül edemeyen bir kayın komser bir abi makinist bir baba. Aydın'lı bir aile mutlu mesut yaşarken yanlarına gelen emanet amca kızı gelmesiyle olayların seyri değişiyor ve cinayet meydan a geliyor. O dönemin popüler jönlerinden Tamer Yiğit ile İzzet Günay'dan güzel bir ege filmi. Film hem Aydın'da hemde İzmir'de çekilmiş kısmen iki şehirden bolca sahneler var. Tamer Yiğit'in firari sahneleri özellikle güzeldi ama burda bir mantık hatası var rol gereği İzmir'de hapiste yatan Yılmaz bir arkadaşıyla firar ediyor ve Selçuk'ta yakalanıyor. Üstelik yaya bu kadar mesafeyi yaya yürünecek yol değil. İzzet Günay'da komser bir abi olarak rolünde zirveydi filmde.

performer avatar performer 08 Temmuz 2014 23:22:58

6

yönetmen sırrı gültekin beğendiğim bir isim ama bu filmi pek beğenmedim. oyuncu kadrosu daha iyi olabilirdi.

benimsinema avatar benimsinema 18 Ağustos 2013 15:26:41

9

harika bir film, kesinlikle arsivlik diye düsünüyorum... kardes arasinda diyaloglar yada yasananlar aile arasinda yasam bu kadar güzel anlatilirdi... pervin par seveni olarak biraz daha fazla rol almasini isterdim... tabii hüseyin baradan yine kendis ine yakisani yapti...

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 16 Ocak 2010 16:17:01

10

BU FİLM: Memleketim Aydın da çekilen. Dönemin de ilimizde hayli de bir, ilgi uyandıran, bir film. Konseptini; benden önce betimleyen "Murat ÇELENLİGİL- Nedim YILDIZ" arkadaşlarıma canı gönülden teşekkür ediyorum. Bir filme ancak..! bu kadar güzel tasvir edilebilir. oyuncu cast'ı 4x4'lük te olan, bir film...

nedim yıldız avatar nedim yıldız 30 Ekim 2006 13:29:10

8

biri polis diğeri üniversite öğrencisi iki kardeşin mutlu bir yaşantıları vardır.tren makinisti babaları,istemadiği lalde bir evlilik yapmış kız kardeşi ile hayatları monoton bir şekilde geçmektedirler,taki istanbulta bulunan amca kızı sevdanın yanla rına gelmesiyle herşey değişir...tamer ile sevda arasında bir yakınlaşma başlaş.hatta evlenmiye bile düşünmeye başlamişlardır...ama kötü ruhlu eniştede sevdayı arzu etmekmekte,bunun için türlü türlü planlar uygulamaya başlamıştır...bir gece fırsatını bularak sevdaya tecavüz etmeye kalkışır,imdat cığlıklarını duyan tamerle hüseyin arasında çıkan kavgada tabanca patlar ,enişte yere yığılır...tamer oradan kaçar,tameri yakalama vazifesi ağabeyi izzete verilir.izzet çok güç durumdadır...bir yanda vazifesi.bir yanda canından çok sevdiği kardeşi.kader iki kardeşi menderes köprüsünde karşı karşıya getireçektir...izlenir....

Yandex.Metrica