Le grand cahier

(A nagy füzet)

Sinema Filmi

2013

13 yaşındaki ikiz kardeşler, İkinci Dünya Savaşı'nın en kaotik dönemlerinden birinde güvende olabilmeleri için anneleri tarafından anneannelerinin evine gönderilir. Bu kıtlık döneminde kardeşler şiddete maruz kalmaya başlayıp kendi hayatlarını sürdürebilmek için çalışmaya başlamak zorunda kalırlar. Bunca zorluk içerisinde artık kendilerini koruyan bir anneleri yoktur, bu nedenle de dönemin şartlarına adapte olmanın yollarını öğrenmeye başlamalıdırlar. Kendi ahlak kuralları ve kontrol mekanizmaları şartlara uyum sağlamaya başladıkça aç kalmamak için çalmaya, hayatta kalmak için öldürmeye başlarlar. Emin oldukları tek nokta ise bunların günlük hayatlarının bir gerekliliği olduğu gerçeğidir.

Künye

Yönetmen János Szász
Senaryo
Görüntü Yönetmeni Christian Berger
Eser
Süre 109 dk
Tür Dram
Ülke Avusturya Almanya Fransa Macaristan

Son Yorumlar (1)

mkurtsen avatar mkurtsen 10 Haziran 2014 17:03:21

10

Filmi beğendim, ama çok beğendim, Sizlerle paylaşmak istiyorum, yazmak istiyorum, vakit bulamıyorum, Sırada izlenmeyi
bekleyen kendi seçimime göre çok güzel filmler var, zaman yetmiyor, son yıllarda demiyeyim (zaten öyle idim) son aylarda tam bir fi lmkolik hatta, film delisi oldum çıktım diyebilirim.
Sinema öyle bir hayatımın merkezine oturdu ki işe güce bakamaz oldum., zaruri ihtiyaçlar dışında mola veriyorum, Hayırlısı diyelim bakalım.
Şimdi anlatacağım Film yine bir 2 inci Dünya Savaşı hikayesi. Bu hikayeler oldum olası benim ilgi odağım olmuştur.
Defalarca romanlar yazılmış, filmler yapılmış, herkesin kendi bakış açısı ile defalarca revize edilmiş.
öyle bir kaynak ki bitmez, tükenmez devamı gelecek gelecek.
Diyeyim Filme geçeyim
Önce Yönetmen : János Szász (1958)
Macarların sayılı yönetmenlerinden dünya çapında bir sinemacı, az ama öz film yapar, 2007 de birkaç ödüllü Opium'u yapmış, tarihe meraklı oda 1913 yılında geçen doktor, hasta hikayesi. 7 yıl sonra" A Nagy Füzet"
Hikaye Agota Kristof 'un Not Defteri Romanının uyarlaması
14.Ağustos 1944 Hali vakti yerinde bir Macar ailesi.anne, baba ve 12-13 yaşlarında birbirlerine son derece benzeyen ikiz erkek çocuklar, birbirlerinden farkları sadece saçları
Baba asker izinli gelmiş, yemek hediye faslı sonra anne babanızla VEDALAŞIN GİDECEK DİYOR, baba esasında savaş zamanı dikkat çeker diye onları ayırmak istiyor anne ayrılmalarına karşı ikiz oğulları
Yemekte gideceğini söylüyor, Oğullarına'da bir not defteri verip, "Çocuklar başınıza gelen herşeyi bu deftere yazın sakın ihmal etmeyin savaştayız ayrılsak bile biz bir aileyiz ne olursa ama ne olursa bu deftere yazın herşeyi bilmek istiyorum" diyor.
Baba gidince anne oğullarını trene bindirip, uzak bir köyde yaşayan kendi annesine,( Grandmother) götürüyor, amacı savaş zamanı çocuklarının hayatta kalmasını sağlamak.. Ayrılırken çocuklarına bir incil ile bir ansiklopedi verip, ne olursa olsun eğitiminize devam edeceksiniz. diyor
Büyükannenin kızı ile arası yok. kız 20 yıl önce çekip gitmiş evlenmiş, bir daha annesini aramamış, kızına karşı kin dolu sevgisi kalmamış ki torunlarına sıcaklık hissetsin.. Yüz, yüzelli kiloluk yavaş hareket edebilen şişman hun türkü, tatar çehreli bir kadın, çocuklardan hoşlanmıyor, bedava yemek yok, çalışıp hakedeceksiniz, piç kuruları. diyor, önce dille taciz sonra, istismar aç bırakmak zorla odun kestirmek ev işi yaptırmak ıslak havlu ile dövmek, gece boyu kilitlemek.
Geceleri kafayı çekip ölen kocasına küfrediyor, Köylüler ona cadı diyor, kocasını onun zehirlediğine inanıyorlar
Sınıra yakın bir köy , tek bir komşuları var, sınır boylarında kamplarda kalan Almanlar var, ara sıra köye gelip, yiyip içiyorlar, komutan bazen köyde kalıyor, kasvetli kırsal alan, savaş sartları sert, insanlar acımasız, 13 yaşına savunmasız korumasız
içerde dışarda istismar dayak kasaba halkı zalim , Onlarda. kendi zayıflıklarının üstesinden gelmeye karar veriyorlar. vucüt dirençlerini artırmak için başarılı bir yol buluyorar, birbirlerine acımasızca dayak atmak. sonra öldürme talimleri böceklerden başlıyarak işkence ve öldürme provaları, gerekirse kolayca yapsınlar, hayatta kalmak için kendilerini böyle eğitiyorlar başarılıda oluyorlar.
Sonra efendim onlara isimleri ile değilde piç kuruları diye hitap eden, onlarında biz sana büyükanne diyoruz sen bize piç kurusu dedikleri büyükanne ile aralarında öyle bir bağ oluşuyor ki, (birlikteliksahiplenme duygusu) yolunu bekledikleri Anneleri onları almaya gelince...........
Konuyu anlatmayı burada bitireyim, nerede ise filmi anlatacağım, geçelim filmi incelemeye, kritik etmeye
Yukarıda söyledik János Szász (1958) Macar'ların Dünya çapında yönetmeni
Agota Kristof'un romanına dürüst bir bakış açısı ile tertemiz bir üretim, görsel olarak büyüleyici, defalarca revize edilmiş tarihi bir pasaj içinde güçlü bir yorum.getiriyor.
Çevre yazın yemyeşil kışın karlarla kaplı, Kasvetli bir kırsal cazibe merkezi, sokaklar mekanlar 1944 yılının içinden çıkıp filme montajlanmış
hikaye enfes çevre ve çekimler enfes ne kaldı oyunculuklar, onlarda müthiş
hayatlarında ilk kez kamera karşısına geçen ikiz kardeşler András ve László Gyémánt, annelerini oynayan Gyöngyvér Bognár baba Ulrich Matthes ve özellikle, özellikle Grandmother (Piroska Molnár) karakterin ta kendisi
müthiş performanslar, diğer yan karakterlerde öyle.
Yönetmenlik budur, kamera karşısına taşı koysan hamur gibi yoğurup, istediğin şekle sokabileceksin.
Herşey dört dörtlük. kusursuz.
Filmin aldığı ödüllerde var Karlovy Vary Film Festivali’nde büyük ödül Kristal Küre, Haifa Film Festivali János Szász'a special mansiyon ve Macaristan'ın 2014 yabancı dilde En iyi Film Oscar adayı.
Bizim ödülümüz ise çok sıkta olmasa rastladığımız bu güzel filmler oluyor.
İzleyin, İzlettirin
Herkese iyi seyirler.
10/10
Ha unutmadan salık vereyim yazamazsam izleyin Serra Pelada. Brezilya'dan

Yandex.Metrica