Sarmaşık Gülleri

8,51

( 20 kişi yorum yaptı )

Sarmaşık Gülleri

Sinema Filmi

1968

Önce The Shadows-Cliff Richard’ın söylediği ‘Shooting Star’ (1966) (Barry Gray), sonra Bert Kaempfert’in trompetinden ‘Strangers In The Night’ (1966) (Bert Kaempfert / Charles Singleton / Eddie Snyder).
Ünlü romancı Necip Kunt’un (romanda soyadı ‘Kunter’) kız kardeşi Vildan yeni köşklerinde bir parti veriyor.
Betül; “İnsanları çok iyi tanırım Necip Bey.”
Necip; “Bugün için insanları çok iyi tanıdığınızı zannedebilirsiniz. Ama bir gün gelecek kendinizi bile tanımadığınızı anlayacaksınız.” (Bu gösterişli cümle, sonradan herhangi bir olayla desteklenmediği için havada kalıyor).
Aynı isimli ‘Sarmaşık Gülleri’nin (1950-Muazzez Tahsin Berkand) (Üçüncü basım-1965-İnkılâp ve Aka Kitabevleri) renkli Yeşilçam uyarlaması.
Kadıköy-Fenerbahçe’deki (romanda ‘Pendik’) köşk. Dışarda şiddetli bir fırt ına var. Gazeteci yazar (üstelik -kitabın 176. sayfasında- ‘psikolog’) Necip Bey ‘şöyle bir dolaşayım’ diyerek yeni evini görmeye gelmiş. Köşk emektarı Ali’nin şöminede yakmak için getirdiği gazete ve kitaplar arasında bir de anı defteri bulur. ‘Romancı tecessüsü ile’ okuyor.
Gülseren’i önce yazdıkları ile tanıyoruz. Çok sevdiği sarmaşık güllerine benziyor. Ali’ye göre “Fazla yumuşak başlı, fazla uysal. Bu zamanın kadını değil” (sayfa 27). Annesi ‘iki sene önce, bir yaz sonu, bahçelerindeki çiçekler gibi solmuş gitmiş’. Babası Mecdi tekrar evleniyor.
‘This Is My Song’ (1967) (Charlie Chaplin) ve ‘Mellow Yellow’ (1966) (Donovan). Sarışın afet Ümran Hanım ve kızı Betül’ün Köşk’e gelişleri bir davet ile kutlanır.
Yeni gelin sanki bir ‘atmaca’, Mecdi Bey ise ‘serçe’!
Genç kız artık kendi evinde sığıntı gibi. Üvey anne ile Betül burayı satıp ‘daha modern ve aynı zamanda yüzme havuzlu’ bir villa istiyorlar. Dedikleri gibi de olur.
[Romandaki durum bambaşka. Ümran, öz anne. Ama parası için evlendiği ilk kocası Sahir’i ve O’ndan olan Gülseren’i hiç sevmemiş. Eşi ölünce eski göz ağrısı Mecdi ile hayatını birleştirir. Bu evliliğin meyvesi Betül’ün bir dediği iki olmuyor: ‘Aşkımın çocuğu’. Ailede Gülseren’i koruyan tek kişi üvey baba Mecdi].
Sonuçta Köşk’ü Necip alır. 35 yaşında. Annesi Cavidan ve kardeşi Vildan’dan başka kimsesi yok. ‘Hayatta zevk ve acı namına ne varsa hepsinden birkaç katre tatmış’. Anıların sahibi ile o yağmurlu gece karşılaşıyor. Babası, beklendiği gibi, kalp krizi geçirince Gülseren’i de döverek evden kovmuşlar.
Sonraki bir gün Ümran ile Betül’le de tanışır yazarımız. Defterde yazılandan farklı olmadıklarını anlar. Arkadaşı Orhan’la ziyaretlerine gittiklerine iki melodi dinliyoruz: Tom Jones’un sesinden ‘Delilah’ (1968) (Reed / Mason) ve enstrümantal olarak ‘Guantanamera’ (1929) (Josè Fernàndez Diaz).
Necip, arkadaşının dolduruşuyla ve hiç gerek yokken Betül’le beraber olur.
Ümran Hanım’ın da bahçıvan Osman’la ilişkisi var. (Biraz yüz bulsa Orhan’la bile olacaktı)! Onları birlikte gören Gülseren’i korkutarak ruhsal durumunu bozuyorlar.
‘Zorba’daki (1964) (Mikis Theodorakis) ‘Questions Without Answers’. Genç kız, Bakırköy Akıl ve Sinir Hastanesi’ne götürülür.
[Romandaki Gülseren bu durumlara düşmüyor. Liseden sonra ‘Kimya Enstitüsü’nde eğitim görüp Sümerbank’a memur olur. Necip’in evlenme istemesindeki gerekçeler pek inandırıcı değil. Romandaki neden, Betül’ün kocası Münir’in sataşmaları]. Filmde ise, babası hasta ve zayıf olduğu için, Gülseren’e bir koruyucu gerekliymiş! “Bütün gayem seni cemiyete kuvvetli ve şuurlu bir insan olarak yetiştirmektir.” (‘Evlilik müessesesinin’ böyle bir amacı var demek). Bunları söylüyor ama düğün gecesi bahçede dolaşıp ertesi gün yeni romanını yazmak için arkadaşı Orhan’la Abant’a gider!
Sonrası ‘Küçük Hanımefendi’ (1961 ve 1970) gibi. Vildan ve arkadaşlarının yardımı ile Gülseren büyük bir değişim gösterir. Necip’in başını döndüren bir değişim. Artık Külkedisi değil bir prenses!
‘Thunderball’daki (1964) (John Barry) ‘Crash Landing–The Bomb’ melodilerinin duyulduğu sahnelerde, Mecdi Bey, Osman’la sarmaş dolaş yakaladığı Ümran’ı öldürüyor (romanda yok). Az bir ceza ile kurtulacakmış.
Teoman Alpay’ın bestesi ‘Sarmaşık Gülleri’; “Yalnız kalan ruhumun//Acısı çok derindir//Yıllar geçse de inan//Kalbim yine senindir.”
Necip; “Gülseren, gülüm benim. Beni affet.”
Gülseren; “Seni çoktan affettim Necip. O gece bana çocuk muamelesi yapmasaydın, ben, 40 yıl kokmuş Gülseren olarak kalırdım.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Nejat Saydam
Senaryo
Yapımcı Murat Köseoğlu
Müzik Teoman Alpay
Görüntü Yönetmeni Melih Sertesen
Eser
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Abant, Akıl Hastanesi, Aşk, Atalar, Daktilo, Daha Fazlası

Oynayanlar

Hülya Koçyiğit Hülya Koçyiğit Gülseren
Kartal Tibet Kartal Tibet Necip
Piraye Uzun Piraye Uzun Betül
Fatma Karanfil Fatma Karanfil Vildan
Suzan Avcı Suzan Avcı Ümran
Osman Alyanak Osman Alyanak Vecdi
Zafer Önen Zafer Önen Orhan
Hüseyin Baradan Hüseyin Baradan Osman
Müşerref Çapın Müşerref Çapın Cavidan
Sevgi Can Sevgi Can Vildan ın Arkadaşı
Ali Demir Ali Demir Avukat
Selahattin İçsel Selahattin İçsel Uşak Ali
Renan Fosforoğlu Renan Fosforoğlu Doktor
Birsen Kaplangı Birsen Kaplangı Fatma Karanfil Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Hüseyin Baradan Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay KartalTibet Seslendirmesi
Sacide Keskin Sacide Keskin Müşerref Çapın Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Osman Alyanak Seslendirmesi
Nedret Güvenç Nedret Güvenç Piraye Uzun Seslendirmesi
Mümtaz Ener Mümtaz Ener Selahattin İçsel Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Suzan Avcı Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm HÜLYA KOÇYİĞİT SESLENDİRMESİ

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Semih Sezerli (Sanat Yönetmeni)
Dekor Tasarım Bilal Uysal (Dekor Tasarım)
Yapım Ekibi Sedat Demir (Yapım Sorumlusu)
Melih Üstüngör (Yapım Sorumlusu)
Murat Serenli (Set Ekibi)
Rıfat Yurtçu (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Namık Karakılıç (Yönetmen Yardımcısı)
Yazım Ekibi İsmail Varol (Senaryo Asistanı)
Kamera Ekibi Tosun Bayri (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Sabahattin Hoşsöz (Laboratuar Şefi)
Recai Karataş (Laboratuar)
Arif Özalp (Laboratuar)
Tanas Petriyadis (Laboratuar)
Ali Berkan (Laboratuar)
Nevzat Dişiaçık (Laboratuar)
Osman Bilen (Laboratuar)
Adnan Açıkalın (Laboratuar)
Kamil İpekar (Laboratuar)
Hüseyin Demirayat (Laboratuar)
Recep Pala (Laboratuar)
Işık Ekibi Hikmet Tülek (Işık Ekibi)
Cengiz Arlı (Işık Ekibi)
Ahmet Ateş (Işık Ekibi)
Sanat Ekibi Nazım Akbulut (Aksesuar)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Tuncer Aydınoğlu (Müzik Yönetmeni)
Sevim Şengül (Şarkılar)
Teoman Alpay (Beste)
Seslendirme Sadettin Erbil (Seslendirme Yönetmeni)
Tasarım İbrahim Enez (Afiş)

Firmalar

Acar Film (Yapım)
İpek Film (Film Hazırlık)
Fanatik Video (DVD )

Son Yorumlar (20)

performer avatar performer 05 Haziran 2017 14:41:01

2

acar filmin renkli dönem filmlerinin en beğenmediklerimden...

performer avatar performer 04 Haziran 2017 21:30:18

2

malesef iyi puan veremeyeceğim bir film.

vatansever10 avatar vatansever10 02 Ağustos 2014 01:50:30

10

içine kapanık,sorunlu bır kızın annesını kaybettıkten sonra basına gelen olayları anlatan bır fılm...

KrallarÖlmez avatar KrallarÖlmez 26 Aralık 2013 19:47:10

10

Gülseren (Hülya Koçyiğit) annesini kaybetmiş babasıyla kalan genç bir kızdır. Üvey annesi ve üvey ablası genç kıza hizmetçi gibi davranmaktadırlar. Üvey annesi yaşadıkları köşkü ünlü yazar Necip Bey (Kartal Tibet)'e satar. Bir gece sağanak yağmurda e vden kaçan genç kız eski köşklerine gider ve köşkteki adamı doktor zannederek arkadaş olurlar. Gülseren'in üvey ablası ise Necip Bey'e sahip olmak için planlar yapmaktadır. Bu sırada genç adamın doktor olmadığını öğrenen Gülseren yıkılır.

benimsinema avatar benimsinema 14 Temmuz 2013 12:49:30

8

Türk sinemasinda klasiklesmis filmlerden biri.... basta aci dolu bir hayat yasayan ve gözyaslari icinde olan bir kiz, evlenince kocasi tarafindan terk edilince kendisini tamamen degistirir, film eglenceli olur.... tabi şimarik olunca bazi sahneler ab artili olmus.... ama yinede izlemeyi seviyorum

beyzacetin avatar beyzacetin 25 Ağustos 2012 12:25:24

4

mantıken cok sacma bir peruk makyaj yeni elbiseler ve kız birdenbire bambaska biri oluyor kartal tibet de tanımıyor kızı bu kadar degişmiş yani:) benim gibi 1960 tan 80 e kadarki dönemin fanatikleri için sıkıcı degil ama genel olarak iyi bir film di yemeyiz

Yandex.Metrica