Sayın Bayan

8,00

( 13 kişi yorum yaptı )

Sayın Bayan

Sinema Filmi

1963

1 numaralı La Majör Gitar Konçertosu, Op. 30; II Andantino (Siciliano). (1812) (Mauro Giuliani). Filmin en uzun (6 dakika 20 saniye) sahnesi.
Neriman; “Düşünmeliydim, bu yalanların bir gün kızım tarafından öğrenileceğini düşünmeliydim… Kocam benle evlenmek istediği zaman İzmir’de fakir bir hayat sürüyorduk. Sevdiğim gençle, kuracağımız yuvanın hayalleri içinde yaşıyorduk… Babam işsiz, hastaydı. Borç içindeydi. İşte o günlerde Selahattin beni istedi. Ümit etmeye cesaret edemediği bir hayaldi bu babam için. Bir anda bütün dertlerinden, borçlarından kurtuluyordu. Günlerce başımın etini yediler, yalvardılar… Sonunda boyun eğdim. 20 yaş fark vardı aramızda. 20 yaş. O bile önemli olamazdı ama öylesine hissiz, ruhsuz, katı yürekliydi ki. Daha ilk günden hayatı zehir etti bana.”


Fausto Papet ti’nin ‘2a Raccolta’ albümündeki (1961) ‘Quando Dormirai’ (Georges Auric / Langdon Lato&Leo Chiosso). Doğan’ı da seslendiren Toron Karacaoğlu’nun anlattıkları; “Seyredeceğiniz film hayatta birbirini hiç görmemiş bir ana ile genç ve güzel bir kızın hikâyesidir. Kızın adı Türkan’dı. Babası Türkan’ı milyarder arkadaşlarından birinin oğluyla nişanlamıştı. Baba kız Karşıyaka’da bir köşkte oturuyorlardı. Güzelliği ile dillere destan olmuştu Türkan. Ama gözü ne nişanlısını ne de çevresindeki güzellikleri görüyordu. Bütün dünyası İstanbul’da yaşayan anasından gelen mektuplarla aydınlanıyordu. Babası izin vermezdi annesini görmeye. Ana kız sadece mektuplardan tanışır, dertleşirlerdi…”
Neriman. Tam bir hanımefendi. Melek yüzlü bir kadın, kibar bir ‘Sayın Bayan’. Zorla evlendirildiği kocası ve bir yaşındaki Türkan’ı bırakarak, ne zamandır sevdiği Adil’e kaçmış. “Öyle bir an geldi ki her şey silindi gözümde. Bütün dünya tek bir Adil oldu.” Yeni bir hayat kuracaklardı ama ‘ne çare ki kader bırakmaz’. Sevdiğini bir kamyon kazasında kaybediyor.
Yıllar fabrika kapıları ve çamaşırhanelerde geçer. Eski kocasının baskısı ile kızına varsıl biriyle evlendiğini yazmış. Nihayet mahalledeki dostlar, Kasap Hulusi Baba, Bakkal Ahmet Kostarika, Manav Mustafa Dağhan, Şoför Tayfur’un yardımı ile ‘bir apartman kapısında ufacık bir çiçekçi tezgâhı’ kurmuş.
Mahallede başka kimler yok ki. Kahveci Selahi İçsel; Mahalle kahvesini iş yeri olarak kullanan Kredi Milyarder Ahmet; Tek amacı Beşiktaş forması olan Kaya Volkan (Ahmet Kostarika O’na ‘topçu futbolcusu’ diyor); Eski tuluat sanatkârı Otello Kazım; Her cümlesinde ‘lap lup laba luba’ diyen Tayfur ve ‘Nişantaşı Taksi Durağı’ndan Şoför Doğan.
Doğan, neredeyse annesi yaşında olan Neriman’a azcık tutkun. (Zavallı kadının kaderi bu, erkekleri ya çok yaşlı ya çok genç. Bir kişi denk gelmişti O da beraberliklerinin ilk haftasında ‘sizlere ömür’). Alev Koral’ın seslendirdiği (filmdeki adını öğrenemediğimiz) Yıldız Kafkas ise Doğan için yanıp tutuşuyor. Annesi, nişanlandıkları gün delikanlıya araba alacakmış. Ama kahramanımız, Neriman’a bile “Daha kadın parası yiyecek kadar düşmedik” demişti.
Her şey, iyi kötü yolunda giderken Postacı Pır Pır Hamdi’nin getirdiği bir telgraf ortalığı alt üst eder; Türkan, nişanlısı Orhan ve amcasının kızı Serpil, Neriman için İzmir’den geliyorlar. Pervaneli uçakta filmin sürprizi ile karşılaşıyoruz; Ön koltukta oturan yolcu “Türkan Şoray’ın, annesi ile barışmasını” haber yapan 26 Ekim 1963 tarihli Ses dergisini okuyor.
Sonrasında mahallelinin gayreti görülmeye değer. Neriman’ı varsıl göstermek için birbirleriyle yarışıyorlar. Kazım, üvey baba rolünü üstlenir. Doğan, özel şoförlüğünü. Tayfur, Rüştü Bey’in köşkünü ayarlar. Sahibinin tatilde olması nedeniyle evde bekçi olarak sadece Süslü Hafize varmış. “Bu mahallede 24 saat yaşamış her vatandaş Süslü Hafize’nin bu fakire nasıl kesik çaldığını bilir yani ya. Mamafih, binaenaleyh işbu köşkü, evvel Allah sonra yakışıklılığım sayesinde menfaati umumiye dalga motoru bakımından, bizim bilin.” Son moda elbiseleri, hizmetçiler hanımlarından alıp getirirler.
Çekimler, “Bomonti’de Karakol’un yanındaki bahçeli büyük köşkte” yapılmış. Piyanonun üzerinde, kocaman harflerle Göksel Arsoy yazılı bir bez var. Neriman ve Kazım’ın ‘aile fotoğraflarını’ körüklü makinesi ile çeken fotoğrafçı filmin başka bir sürprizi; Kameraman Necati İltaç.
Ana kızın gözyaşları içindeki karşılaşmaları ‘Kuğu Gölü Balesi, Op. 20 - İkinci Bölüm No. 10/14 Scéne (Moderato)’ (1877) (Pyotr Ilyich Tchaikovsky) ile olur. Doğan ve Türkan’ın ilişkileri çoğu kez olduğu gibi başlangıçta biraz gergin. Delikanlı böyle nişanlısı olsa “Dizimin üstüne yatırdığım gibi verirdim sopayı” diyordu. Sonra iş ‘yanından ayrılmazdım’a ve ‘deli gibi âşık olurdum’a kadar varır.
‘Jealousy (Jealousie) (Jalousie)’ (1925) (Jacop Gade). Gazino’da Kazım ve ‘üvey kızı’ Türkan dans ederlerken bazı müşteriler (Adnan Mersinli, Hüseyin Zan, Vahit Volkan) sataşır.
‘Bulldog’ (1960) (George Tomsco) Aşkları, Doğan’ın cansiperane dövüşerek genç kızı koruması ile başlıyor.
Deniz ve ‘Sealed With a Kiss’ (1960) (Peter Udell / Gary Geld) melodisinin olduğu gece kulübü sahnelerinde Orhan’ın da Türkan’ı değil Serpil’i sevdiğini anlayıp bir ‘oh’ diyoruz.
Sonrasında Doğan’ın Neriman ve Yıldız Kafkas ile yaşadığı sorunlar, Türkan’ın verdiği mutluluğun yanında önemsiz kalıyor. Ev sahibi Rüştü Bey gelince delikanlının suçu üzerine alıp kısa bir müddet hapis yatması da. (Aslında Muammer Gözalan, mahallelinin özverisini görünce şikâyetini geri alırdı belki ama ‘senaryo böyle’).


Mantovani’nin ‘More Mantovani Film Encores’ uzunçalarındaki (1959) ‘Be My Love’ (1950) (Nicholas Brodzsky / Sammy Cahn).
Selahattin Bayraktar, Doğan’ın arkasından, verip veriştiriyor; “Evlenecek bir kızın kalbini çalmak alçaklıktır.”
Türkan’ın, tokat yemeyi göze aldığı yanıtı; “Ticari menfaatler uğruna, birbirlerini sevmeyen gençleri evlendirmek nedir?”
(Yazan: Murat Çelenligil)


19.12.1963 perşembe Yeni Taksim,Bulvar sinemalarında gösterime girmiştir. Zafer ALGAN

Künye

Yönetmen Mehmet Dinler
Senaryo
Yapımcı Osman F. Seden
Müzik Tuncer Aydınoğlu
Görüntü Yönetmeni Necati İlktaç
Vizyona Giriş Tarihi 17 Aralık 1963
Tür Dram, Duygusal, Komedi
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Çiçekçi, Gazino, Hapishane, Haydarpaşa Garı, İstanbul, Daha Fazlası

Ekip

Yapım Ekibi Yüksel Tanık (Yapım Sorumlusu)
Adnan İrkut (Yapım Sorumlusu)
Yüksel Tanık (Yapım Amiri)
Hasan Nurdan (Set Amiri)
Rafet Ateş (Set Ekibi)
Özer Korkmazlar (Set Ekibi)
Kemal Eker (Set Ekibi)
Kazım Çakırmanoğlu (Set Ekibi)
İsmail Kırımlı (Set Ekibi)
Cemil Paskap (Set Ekibi)
Post-Prodüksiyon Osman Bilen (Negatif Kurgu)
Ali Berkan (Negatif Kurgu)
Recai Karataş (Laboratuar)
Mihail Skarpedis (Laboratuar)
Işık Ekibi İlhan Aslım (Işık Şefi)
Muzaffer Durusoy (Işık Ekibi)
Fikret Güryalçın (Işık Ekibi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Tamer Oğuz (Senkron)
Arif Özalp (Senkron)
Tasarım Remzi Türemen (Afiş)
İbrahim Enez (Afiş)

Firmalar

Acar Film (Seslendirme)
Kemal Film (Plato)
Kemal Film (Film Hazırlık)
Kemal Film (Yapım)
Emel Ofset (Afiş Baskı)
Oray Reklam (Reklam)

Son Yorumlar (13)

Kaptan34 avatar Kaptan34 26 Ocak 2016 19:14:29

Film çok başarılı

benimsinema avatar benimsinema 14 Mayıs 2013 00:13:03

7

film daha cok gülistan güzey üzeri yapilmis...film baslar baslamaz, anlatici, filmin hikayesini anlatiyor bize...filmde hersey güzel hosta bi yerinde makaslanma var neyse ama benim deginmek istedigim konu baska:...bastan gülistana asik olan tamer, so nra kizi türkana asik olur...binevi gülistanda ona karsi bos degildir, ama yas farkindan dolayi askini icine atar...türkanla ask yasayinca tamer, gülistan beraber olmalarinda istemez...sonra anne gülistan asklarina saygi duyar ve birlesirler film iste....

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 17 Şubat 2011 22:38:02

10

Türkan Şoray,Tamer Yiğit ikilisinden izlenebilir bir film. Yıllar önce ayrılan karı koca Gülistan Güzey,Mümtaz Ener'in. Ortağının oğlu ile  ile kızını nişanlaması "Orhan" Süleyman Turan. Nişanlısı ile  çiçekçi annesinin yanına İstanbula git mesi. Burada tanıştığı taksici "Doğan" Tamer Yiğit ile misafir "Türkan" Türkan Şoray!ın birlikteliği. Mahalle dayanışması Vahi Öz'ün tuluat sanatçısı rolü. Faizci "Ahmet" Aziz Basmacı 'nın şirin hali kahvedeki keyfli ortam filme olumlu yansımış. Tamer Yiğit'in duygusal filmlerinden birisi.

performer avatar performer 30 Temmuz 2009 23:22:07

oyuncuların hatırına izledim. mümtaz ener'i bu filmde rıza tüzün seslendirmiş. biliyorsunuz genelde kendi dublajını kendi yapardı.

B a r b a r o S avatar B a r b a r o S 23 Ağustos 2008 22:29:08

10

Film çok güzelde filmin başlarında olaylar çok çabuk gelişiyor bence daha ayrıntılı sahneler çekilebilirdi. Yönetmenin de daha önce hiç ismini duymamıştım yönetmenin acemiliğine bağlıyorum. Öztürk SERENGİL'in performansına hayran kadım. İzlenmye değe r siyah-beyaz güzel bir film.

sultanhastası avatar sultanhastası 13 Mayıs 2008 00:32:05

10

Bu filmde çalan müziklerin adını ve kime ait olduğunu bilen var mı ?

Yandex.Metrica