Seni Affedemem

8,84

( 5 kişi yorum yaptı )

Seni Affedemem

Sinema Filmi

1967

‘The Ipcress File’daki (1965) (John Barry) ‘Main Title’ ve ardından Frank Chacksfield Orkestrası’nın ‘The Victors and Other Themes’ albümündeki (1964) ‘Theme (Divorce Italian Style)’ (1961) (Carlo Rusticelli). İzmit’teki Saracoğlu Tesisleri.
Deniz kenarı ve çiçeği burnunda evli bir çift; Feride (eşi O’nu Canan olarak biliyor) ve Murat. Biraz sonra, zifaf odasında, etekteki taşların ortaya döküldüğü konuşma.
Murat; “O kadar güzelsin ki. Bütün ömrümce bekledim bu anı.”
Feride; “(Murat’tan babası için alacağı intikamı duyumsatarak) BEN DE… Ne görüyorsun?”
Murat; “Dünyanın en güzel kadınını.”
Feride; “Başka?”
Murat; “Dünyanın en tatlı gelinini.”
Feride; “Başka, başka? Hatırlamaya çalış… Yağmurlu bir geceyi, evinize kadar yalvarmaya gelen bir genç kızı hâlâ hatırlayamadınız mı Murat Bey, o gece evinizden kovduğunuz babasını mahvettiğiniz genç kızı hâlâ hatırlayamadınız mı? Gaddarlığınız yüzünden zindanlarda çürüyen İzzet Zeki Baykara’nın kızı Feride’yim ben.”

İzzet Zeki Baykara… İstiklal Madalyası sahibi bir asker ve emekli büyükelçi. Kızından başka kimsesi yok. Ne olduğu belirtilmeyen bir nedenle dara düşmüş ve Kandilli’deki tarihi köşkü satmak üzere.
Bir işadamı, Galip Erksan da durumdan yararlanmaya çalışıyor; “Böyle bir köşkün satışa çıkarılmış olmasına son derece üzüldüm… Memleketin ender yetiştirdiği bir şahsiyetin sıkıntı çekmesi hepimiz için utanç olmalı. İzzet Zeki Beyefendi, özür dileyerek teklif ediyorum, hissedarı bulunduğum büyük bir şirketin idare heyeti reisliğini lütfen kabul buyurur musunuz?” İzzet Bey ‘ticari işlerle hiçbir ünsiyeti olmadığını’ ve ‘bunun mesuliyetli bir iş’ olduğunu anlatmaya çalışır ama Galip’in ağına düşmüş bir kere. “Endişelerinizin yersiz olduğunu söylememe müsaade ediniz… Sizin deruhte edeceğiniz iş sadece dış ülkelerle temaslar temin etmek, uzmanların hazırladıkları mukaveleleri imzalamaktan ibaret olacaktır. Bir takım ticari meselelerle sizi yormaya niyetimiz yok.”
Gerçekten de sonraları, İzzet Zeki dört duvar arasında, suçsuzluğu anlaşılana dek yorulmadan epeyce ‘istirahat edecektir’!
Baykaraların durumu, şimdilik düzelmiş gibi. Fırtına öncesi sessizlik. Haldır huldur bir şeyler imzaladığı yeni iş yerinde kızı ile konuşuyor.
Feride; “Babacığım okumadan imzaladınız evrakları.”
İzzet Zeki; “Kızım, Onlar bu işleri benden daha iyi biliyorlar. Ben zaten bir şey anlamıyorum ki.”
‘Shake Hands With The Devil’daki (1959) (William Alwyn) ‘Trouble’. Günler sonra evlerinin kapısı çalınır. Mali polisten Komiser Rauf ve Kenan Tüzer, ‘lütfen müdüriyete kadar gelmesini rica ediyorlar’.
“Birden bire, ne olduğumu anlamadan kendimi babamın mahkemesinde buldum. Olaylar, korkulu bir çığ gibi büyüyüp gelişiyordu.”
Yaşlı adamın, Savcı Murat Özkut tarafından ‘büyük bir döviz kaçakçılığı ve düpedüz vatan hainliği’ ile suçlandığı duruşmaların sonucunda karar; “Türk Ceza Kanunu’nun 472/1 ve onu müteakip maddeleri gereğince sanığın 14 sene ağır hapsine, 340 bin lira ağır para cezasına, bütün menkul ve gayrı menkullerine el konulmasına ve vatandaşlık haklarından mahkûmiyetine…”
Feride, belki bir yararı olur umuduyla genç savcının evine gitmiş ve utanç verici bir şekilde kovulmuştu. “Hiç kimseden bu kadar nefret edebileceğim aklımdan geçmezdi. Sizi hiçbir zaman unutmayacağım Murat Özkut.”
İş aramakla geçen haftalardan sonra arkadaşı Erdem’e ait Play- Boy Club’da (Asu Maralman’ın orkestra solistliği günlerindeki sesiyle) şarkı söylemeye başlar. Yeni adı; Canan Öz.
“Hülya dolu gözler//Bağlar beni kalbine//Bir ömür boyunca//Ararım seni.”
Kaderin cilvesi, Murat da aynı yerde striptiz yapan Liza’nın sevgilisi.
Claude Ciari’nin gitarından ‘La Playa’ (1964) (Barouh / J. van Wetter). Liza’yı almaya geldiği bir gece Feride’yi dinler ve âşık olur. Genç kız, ‘nasıl olduğunu anlamadan’ müstakbel kayınvalidesinin evindeydi.
‘En yakın zamanda, mümkün olduğu kadar çabuk’ evlenirler.
Sonrası, özellikle delikanlı için, çok zor. Birbirlerini seviyorlar ama Feride’ye yaklaşmak ne mümkün. “Hiçbir zaman sahip olamayacak bana. Elini bile süremeyecek.”
Murat’ı deli ettiği sahnelerin birinde ‘Ölüme Kadar/Ölümden Beter’ (1965) ve ‘Üç Kızın Hikâyesi’ (1959) filmlerindekine benzer bir durum var. Köpükler içinde olduğu banyoda, bu kez Ayla Algan’ın sesiyle bir kanto söylüyor; ‘Darıldın mı Cicim Bana’. Ağız hareketlerinin şarkıyla uyumsuz olması nedeniyle sesi kapatıp tekrar izlediğimizde dinlediğimiz eseri değil ‘Mühür Gözlüm Seni Elden’ (1967) (Ali İzzet Özkan / Neşet Ertaş) türküsünü söylediğini anlıyoruz.
İzzet Zeki ile ilgili düşüncelerinden kuşkuya düşen Murat, 14 532 numaralı dosyayı tekrar inceliyor.
‘Mondo Cane’deki (1962) (Riz Ortolani) “L’isola Maledetta”. Yaşlı adamı hapiste ziyaret edip özür dilemesi bu melodi ile.
Asıl suçlunun Galip olduğu anlaşılır. Feride’nin babası kurtulur ama Murat genç kadının Galip’le ilişkisi var sandığı için birleşmeleri yıllar sonra, çocukları 5-6 yaşındayken olacaktır.

Feride, Kadri Cerrahoğlu’nun tangosunu Murat’ın göz rengine uygun olarak söylüyor; “Bir ılık gece gibi//Aşk dolu rüya gibi//Yemyeşil bakışların//Yemyeşil bakışların.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Duygu Sağıroğlu
Senaryo
Yapımcı Mualla Özbek
Görüntü Yönetmeni Cengiz Tacer
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Aldatma, Avukat, İhanet, İntikam, Mahkeme, Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Murat Özkut
Hülya Koçyiğit Hülya Koçyiğit Ferdide Baykara/Canan Öz
Tanju Korel Tanju Korel Galip
Mine Sun Mine Sun Necla
Hüseyin Zan Hüseyin Zan Erdem
Refik Kemal Arduman Refik Kemal Arduman İzzet Zeki Baykara
Sevinç Pekin Sevinç Pekin Liza
Hüseyin Kutman Hüseyin Kutman Ragıp
Gülgün Erdem Gülgün Erdem
Fatoş Tez Fatoş Tez Sevinç Pekin Seslendirmesi
Nezihe Becerikli Nezihe Becerikli Seslendirme
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Cüneyt Arkın Seslendirmesi

Ekip

Ses Ekibi Yorgo İlyadis (Ses Kayıt)
İlia İliadis (Ses Kayıt Asistanı)

Firmalar

Efes Film (Yapım)
Erman Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (5)

SİJO 13 Ekim 2016 10:43:58

Sapanca gölü kenarında sosyetenin mekik dokuduğu Saraçoğlu Tesisleri'nde şef iken babam Hayrullah Yılmaz'ın da rol aldığı ilk filmi... Babam yakışıklıydı ancak rolü küçüktü... O yıllarda ben henüz 1 yaşında idim.

şahin_şahin90 avatar şahin_şahin90 14 Aralık 2014 00:56:30

Kuzey Vargın, Ediz Hun ve Filiz Akınlı Seni Sevmek Kaderim adlı filmin ilk çevrimi.Güzel bir film.Filmi farklı kılan Tanju Korelin kötü rolde oynaması.Ama kötü rolde gerçekten çok yakışmış Tanju Korele müstesna karizmatik bir hava katmış.Hülyanın bab ası emekli büyükelçiyi paravan şirketinde umumi müdür yapar Tanju Korel .Fakat şirket yolsuzluk ve döviz kaçakçılığı kisvesi altında ticaret yapmaktadır.Avukat Cüneyt bunu meydana çıkarır ve hülyanın babasını suçlamalarla itham eder.Daha sonra da hülya İntikam için cüneytle evlenir.Ve Tanju kötülüğe de devam eder fakat hülya ile Cüneyt birbirini gerçekten sevmektedirler.Filmin sonunda Tanju şirketin başında olduğu anlaşılır.Ve Ragıpı öldürülmesiyle Cüneyt şirketin başında tanjunun olduğunu anlar ve filmin sonunda Tanju ile hesaplaşır.Hülya Koçyiğit her zamanki gibi çok başarılı keza Cüneyt Arkında.Tanju Korel ise karizmatik bir oyun ortaya koymuş.Keşke döneminde böyle salon filmlerinde kötü jön olarak oynamaya devam etseymiş,macera avantür filmlerinden ziyade bu filmlerde oynamaya

benimsinema avatar benimsinema 31 Aralık 2013 12:16:33

8

tanju korelin ilk filmlerinden, daha kötü rollerde oynadigi zaman, acikcasi kendisine yakisiyor... hülya ile cüneyt yine güzel ikili olusturmuslar... hele hülya yine döktürmüs... filmde elestirebilecek bir tarafim yok... görüntü ses kalitlesiyle ve o yuncu kadrosuyla mükemmel

MGUNAY avatar MGUNAY 08 Nisan 2010 17:23:04

mükelmel bir yeşilçam klasiği filmin görüntü kalitesi çok güzel harika bir yapıt

star 05 Ağustos 2006 14:44:08

7

başrollerini ediz hun-filiz akın ve kuzey vargının paylaştığı seni sevmek kaderim adlı filmin ilk çevrimi...babasını sucsuz yere hapise atan avukattan evlenerek intikam alan bir kızın öyküsü...tanju korelin iık filmlerinden ve filmin kötü adamı...

Yandex.Metrica