Seni Kalbime Gömdüm

8,03

( 5 kişi yorum yaptı )

Seni Kalbime Gömdüm

Sinema Filmi

1982

Bir iş adamıyla evli olan Eylül, kocasının ilgisizliği nedeniyle mutsuzdur. Dinlenmek için gittiği Bodrum' da Ali adında bir ressamla tanışır. Onun ilgi ve sıcaklığından etkilenir. Ancak ilşkilerinin ilerleyen safhalarında onunla kocası arasında fark olmadığını görür...

Künye

Yönetmen Feyzi Tuna
Senaryo ,
Yapımcı Altan Günbay
Müzik Erkan Esenboğa
Görüntü Yönetmeni Muzaffer Turan
Vizyona Giriş Tarihi 01 Ekim 1982
Tür Dram, Duygusal
Özellikler 35 mm, Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Bodrum, İlişki, Kadın, Ressam Daha Fazlası

Ekip

Yönetmen Ekibi Biket İlhan (Yönetmen Yardımcısı)
Işık Ekibi Turgut Köse (Işık Şefi)

Firmalar

Tunç Film (Yapım)

Son Yorumlar (5)

eylül fırtınası avatar eylül fırtınası 27 Ocak 2011 22:41:01

10

Eylül,ekonomik çıkarlarından ve ticari itibarından başka  hırsı olmayan kocasıyla mutsuz bir bir evliliği sürdürmek zorunda kalmış,orta yaşı biraz geçmiş güzel ama mutsuz bir kadındır.Kocasının sevgisiz ve umursamaz tavırlarının yanısıra sürekli para ve iş hayatının konuşulduğu samimiyetsiz zenginler kulübü toplantılarından bunalan Eylül,biraz olsun nefes alabilmek ve kendiyle başbaşa kalabilmek için Bodrum'a gider ve orada ressam Ali ile yolları kesişir.Yıllardır hasret kaldığı ve artık bulmaktan umudunu kestiği huzuru ve sevgiyi Ali'de bulduğunu sanan Eylül,Ali ile kısa ama unutulmaz bir aşk yaşar.Ancak Ali'nin de aslında kocası gibi ruhunu para  hırsı bürümüş bir erkek olduğunu anlaması uzun sürmez ve bir kez daha yıkılır...1980'li yıllar sinemamızda krizlerin yaşandığı,temasal ve içeriksel dönüşüm,değişim sürecine girildiği,çeşitli açılımların yaşandığı çok ilginç ve renkli bir on yıllık dönemdir.Bir açıdan bakıldığında sektörün çöktüğü ve bittiği,bir başka açıdan bakıldığında ise silkiniş ve yenileniş dönemidir.Bu döneme ait en belirgin ve iz bırakmış olgulardan birisi meşhur ''Kadın filmleri'' furyası,akımı veya dalgasıdır.80'li yılların kadın odaklı filmlerinin en baskın özelliği,60 ve 70'li yılların kadın figürünü tersyüz etmesidir.Bu dönem filmlerinde geçmiş dönemin genelevde dahi çalışsa namus,fazilet ve saflık abidesi,öpüşmeyen,yatağa girmeyen,yemeyen,içmeyen,sürekli ağlamaya ve acı çekmeye programlanmış,ince hastalığa yakalanıp mendiline kan tüküren,aşktan başka hiçbir derdi olmayan,titrek sesli boyutsuz,derinliksiz,şablon kadınlarının yerini en başta cinselliği özgürce yaşayan ya da yaşamak isteyen,arzulu,zaafları olan,toplumsal kimliğini sorgulayan,hak arayan,olumlu ve olumsuz yönleri ile gerçek ve yaşayan kadınlar almıştır.Bu akımın öncüsü ve mimarı hiç kuşkusuz ''kadın filmleri yönetmeni'' gibi payeyi de apoletinde taşıyan Atıf Yılmaz'dır.Usta yönetmen Müjde Ar,Hale Soygazi,Türkan Şoray gibi aktrislerin cesur oyunlarının da katkısıyla,''Türkiye'de Kadın Olmak'' sorunsalını mercek altına almış,fahişesinden entelektüeline toplumun çeşitli katmanlarında varolma mücadelesi veren kadınların cinsel ve duygusal açmazlarını ve önyargılarla mücadelesini beyazperdeye yansıtmıştır.Mine,Dağınık Yatak,Bir Yudum Sevgi,Dul Bir Kadın,Adı Vafiye,Aaah Belinda,Asiye Nasıl Kurtulur?,Kadının Adı Yok,Ölü Bir Deniz,Düş Gezginleri gibi bir dizi nitelikli filmde keskin bir feminist tavır sergileyen Yılmaz,hem sinemada hemde toplumsal yaşamda kadın algısını tartışmaya açmış,sorgulamış,yenilemiş,ezberleri bozdurmuştur.Şerif Gören'de ustasına Güneşin Tutulduğu Gün,Gizli Duygular,Firar,Kurbağalar,On Kadın gibi filmleri ile nazirede bulunmuş,Fevzi Tuna'da edebiyatçılarla işbirliği içerisine girerek Tutku,Seni Kalbime Gömdüm,Bir Kadın Bir Hayat filmlerini çekerek akıma dahil olmuştur.Akım bir süre sonra alt kırılımlar yaşayarak  kendi klişelerini oluşturmuştur.Filmlere topluca yüzeysel bir göz gezdirilecek olursa;örneğin Müjde Ar'la Türkan Şoray'ın farklı tipte kadınları oynadığı görülmektedir.Ancak her iki oyuncu da kendi kulvarında sürekli ayni tipi canlandırmış ve bu tipler de kaçınılmaz olarak basmakalıplaşmıştır.Sözgelimi Müjde Ar soyunmaktan ve yatağa girmekten çekinmeyen,istekli,arzulu,daha cesur ve hakkını arayabilen bir tiplemedir.Duygularından çok mantığıyla haraket eder.Melankolik,aşk acısı çeken,mızmız bir kadın değildir.Türkan Şoray ise yazımıza esin kaynağı olan Seni Kalbime Gömdüm filminde de olduğu gibi daha muhafazkar,hassas ve güçsüzdür.Ya da sinema yazarı ibrahim Altınsay'ın tabiriyle ''yazık olmuş kadın''dır.Cinselliği reddetmez,belirli bir seviyede yaşar ancak bu konuda Müjde Ar kadar radikal ve istekli değildir.Ne de olsa Türkan Şoray olmanın dayanılmaz ağırlığı ile geçmişten gelen geleneksel bir ağırlık mevcuttur.Hatta daha ileriye giderek diyebiliriz ki geçmişteki kadınlardan tek farkı sadece cinsellikten soyutlanmamış olmasıdır.Ama değişmeyen tek gerçek şudur:O bir aşk mabudesidir.Son tahlilde, Türk Sineması'ndan günahıyla sevabıyla bir kadın filmleri rüzgarı esmiş geçmiş,geniş yankı bulmuş,bir kuşağı derinden etkilemiş,günümüzün modern ve dinamik sinema anlayışının şekillenmesinde esin kaynağı ve model olmuştur.

ozkaracam avatar ozkaracam 20 Ocak 2011 11:08:01

Feyzi Tuna, bu filmden dört yıl önce Seninle Son Defa adında bir film çekmişti, tema hemen hemen aynıydı: Burjuva-küçük burjuva çevrelerde geçen bir yasak aşk öyküsü. O film "zamanın ruhu"na uygun bir film değildi; olumlu eleştiriler almakl a birlikte kıyıda köşede kaldı. Zira Toplumcu Gerçekçi akım altın çağını (aslında kuğunun son şarkısını) yaşıyordu, dönem Sürü'lerin Düşman'ların, Bereketli Topraklar Üzerinde'lerin, Almanya Acı Vatan'ların dönemiydi. Fakat Seni Kalbime Gömdüm, 80'lerin ruhuna uygundu. Bazı kusurlarına rağmen genelde olumlu eleştiriler aldı. Özellikle Eylül'ün (yaşadığı acılara rağmen-çocuğunun ölümü, kocasının ilgisizliği) mutsuzluğunun biraz havada kaldığı ve Cihan Ünal'ın rolüne tam oturmadığı yolunda eleştiriler yapıldı. Fakat Türk Sineması'nda yapılmış en güzel aşk filmlerinden biri olduğu belirtildi, eski Yeşilçam kalıplarının dışına çıkılışının altı çizildi. Bence bu film, Türk Sineması'nın sonraki yirmi yıllık sürecine (üç aşağı beş yukarı) damgasını vuracak bir eğilimi (bireyin öne çıkışı, küçük burjuva aydınlarının yaşantılarının ve bunalımlarının odak noktası yapılışı) başlatan filmlerden biri oldu.   

performer avatar performer 22 Mart 2009 16:15:03

bir burjuvazi melodramı. atıf yılmaz'ın yönettiği ve yine türkan şoray ile cihan ünal'ın rol aldığı "seni seviyorum" adlı filmi izleyin, bu filmle onu karşılaştırın bakalım. seni seviyorum'u tv kanalları uzun zamandır yayınlamıyor. gözyaşla rınıza hakim olamayacağınız bir film. hatta pek keşfedilmemiş bir filmdir. bu film onun yanında solda sıfır kalır.

enigmacuture avatar enigmacuture 16 Aralık 2008 18:29:12

10

çok başarılı bir yapıt

turgut1955 avatar turgut1955 11 Ekim 2008 10:48:10

5

Seni Kalbime Gömdüm 1982 Yapımı Yönetmen Feyzi Tuna Senaryo Selim İleri Yapımcı Altan Günbay Görüntü Yönetmeni Muzaffer Turan Çok iyi bir görüntü yönetmeniydi Rahmetli oldu Mekani cennet Olsun yardımcı yönetmen Biket İlhan ışık yönetmeni bendim çok iyi bir çalişmaydi Bu filmdeki Aşk Gerçek Oldu Türkan Şoray ve Cihan Ünal Aşkı bu filmde başladi çok güzel bir aşk filmidir oynadığı dönemde çok seyirci izlemişti çok güzel çalişmaydi Usta Yönetmen FEYZİ TUNA filmidir

Yandex.Metrica