Silahların Kanunu

8,67

( 4 kişi yorum yaptı )

Silahların Kanunu

Sinema Filmi

1966

‘Hatari!’deki (1962) (Henry Mancini) ‘Sounds of Hatari’ ile başlayıp ‘Thunderball’daki (1965) (John Barry) ‘Crash Landing/The Bomb’ ile biten konuşma.
Ahmet; “Şimdi vaziyet Arap saçına döndü.”
Oski; “Biz değil kimse çözemez Şef. Herif, Don Juan’ın İstanbul şubesi. Hangi kadına rampa etse hüsnü kabul görüyor, anlıyor musun?”
Enver Dönmez; “Eh, bu vaziyette de hangisinin karısı olduğunu anlamak için falcı olmak lazım.”
Ahmet; “Falcı değil insanın sadece birazcık akıllı olması lazım.”
Oski; “Peki, nerden anlayalım, karısı Nilüfer mi, Gilda mı, yoksa Aysel mi?”
Ahmet; “Üçünü de yakalayacaksınız. Hem kadınları hem o Yılmaz itini. Onları Haliç’teki dökümhaneye toplayın.”
Enver Dönmez; “Kadınlara işkence mi yapacağız yani?”
Oski; “O’na öyle kesiliyorlar ki hiçbirinin ağzından tek kelime a lamayız.”
Ahmet; “Evet, seviyorlar. Ben de bu sevgiden faydalanacağım. İşkence yapılacak ama bir farkla; Kadınlara değil Yılmaz’a. Seven kadın dayanamaz gerçeği söyler.”
Oski; “Aklınla bin yaşa Şef.”


60’larda Batı Berlin. Soygun kaçağı Yılmaz Ali bir pusuda ‘kalbura çevrilmiş’. Hastanede son nefesini vermek üzere. Kendisine ikiz kardeş kadar benzeyen sivil polis Metin Demir ile konuşurken durum biraz belli olur. “Ölürsem intikamımı alır mısın… İstanbul’da yarım bıraktığım bir işim var. Onu tamamlar mısın bana… İki milyon değerindeki külçe altını karıma bırakıp kaçtım. Mecburdum buna” diyor. Yıllar öncesinin banka soygunundaki altın bunlar. Karısının nerde olduğunu, ne iş yaptığını (herkes bilirken O) bilmiyor. Fazla bilgi veremeden ölür. Yanıtlar için İstanbul’a gitmemiz gerek.
Kahramanımız bir sivil polis. Fötr şapka, siyah gözlük ve alaycı davranışlarıyla Lemmy Caution gibi. Uçakta, hostes Nurlan San’ın ‘çiklet, şeker, limonata’ ikramını “Sakalım çıkmaz… Dişlerim bozulur… Aslan sütünden gayrı içki kullanmam” diye geri çeviriyor. Memnun edecek tek şey genç kızın adresiymiş!
Ahmet’in çetesi Yeşilköy’de Yılmaz zannettikleri Metin’i bekliyor. Konuşturup altınların yerini öğrenecekler. ‘Çirkin Kral’dan (1966) anımsadığımız ‘34 FR 654’ plakalı arabasıyla atlatır hepsini.
Kent Otel’e yerleşiyor. Burada çapkınlığına bir kez daha tanık oluyoruz. Gülgün Erdem ‘i görünce ‘Reception’da kayıt olmayı falan unutup peşinden asansöre koşuyor. Öpüşmek için üst kata çıkma süresi yeterli olmuştu.
Polis Şefi Muzaffer Yenen ile konuşurken işin zorluğu anlaşılır. Yılmaz Ali’nin şarkıcılık yapan eşini arıyorlar. Adı Türkan ama nerede olduğu belli değil. O nedenle, İstanbul kazan Metin kepçe, gece kulüplerinde kadınlara yanaşacak. ‘Rahmetli’ye birebir benzediği için ‘karısı’ da durumu ‘açık edecek’.
Ahmet’in çetesi de aynı şeyin peşinde.
Aslında olay daha karışık. Yılmaz’ın Kasımpaşa’daki arkadaşı Karanlık Osman; “O iş yaş be Abi. Yenge, malum, senin paraların yerini biliyor diye sıkıştırmışlar. Cızlam ederken kaza geçirmiş. Sözüm meclisten dışarı, surat olmuş Çarşamba Pazarı. Sonra da zaten nasıl olsa ameliyat olacak, tanınmayayım, bulmasınlar diye lastik ameliyatı mıdır (Metin ‘plastik’ diye düzeltiyor) ne karın ağrısıysa o, işte ondan yaptırıp bambaşka bir kadın olup çıkmış. Değil sen ben, 9 ay karnında taşıyan anası görse tanıyamazmış.”
‘Yengemiz’ gene şarkıcılık yapıyordur. Barları dolaşacaklar. “Hem gözümüz şenlenir.”
‘Azize’ (Suat Sayın / Birgin Kozluca). İlk ziyaret ettiği ‘olası eş’ dansöz Aysel Tanju. Güzel kadının evindeyiz. 1-2 nefeslenme arasını saymazsak tam 2 buçuk dakika öpüşüyorlar.
Dansözün koynunda geçen gecenin ertesinde ‘karısını’ aramaya devam ediyor.
Sıra Sevim Şengül’ün sesi ile şarkı söyleyen Nilüfer’de. Kahramanımız öylesine sevimli ki güzel kadın ‘yapmam’ dediği pek çok şeyi yapıyor. “Masalara oturan artistlerden değilim” demişti. Birkaç dakika içinde bu prensip bozulur. O kadarla kalsa yine iyi. Delikanlıyı kahve içmek için evine davet ediyor. Kahvenin köpüğünü kontrol edecekler! 13 saniyelik öpüşten sonra ‘yatak odasına adam almama’ prensibi de önemini yitirir!
Ziyaret ettiği üçüncü bayan ayrı bir afet; Aysel Gilda. Öyle açık giyinmiş ‘kadınlar hamamına mı düştük yoksa çıplaklar kampına mı’. Film iyi korunamadığı için öpüşmelerini ancak 5 saniye seyredebiliyoruz!
Karısı bu üç güzelden biri. ‘Vaziyet iyice karışmışken’ Ahmet devreye giriyor. Planı basit. Kadınların önünde Yılmaz’a (O, öyle biliyor) işkence yapacak. Karısı, her kimse, bu sahneye dayanamayıp altınların yerini gösterecek!
‘Dr. No’daki (1962) (Monty Norman) ‘(Diana Coupland’in söylediği) Under The Mango Tree’ ile Gilda;
‘Hatari!’deki (1962) (Henry Mancini) ‘Night Side’ ve ‘Goldfinger’daki (1964) (John Barry) ‘The Death of Goldfinger’ ile Aysel;
‘Hatari!’deki (1962) (Henry Mancini) ‘Just For Tonight’ ile Nilüfer kaçırılır!
Kızgın demirlerle işkence yapılmak üzereyken Nilüfer itiraf eder; “Bırakın O’nu, benim karısı. Göstereceğim paraların yerini. Burda Ankara Gemisi’nde.”
Ahmet, iki milyonluk altın külçelerine ve güzel kadına sahip olacağını düşünüyordu.
Metin’i hesaba katmamış!
Tüm çetesini kaybettiği gibi canından da olur.


‘Dr. No’daki (1962) (Monty Norman) ‘James Bond Theme’.
Pipolu Polis şefi Muzaffer Yenen ile deniz kenarında.
Şef; “Bu aşk hikâyeleri hoşuna gitti, uzatıp duruyorsun.”
Metin; “Nikâh mı kıyalım yani Şef?”
Şef; “Değil ama hangisi karısı, öğren.”
Metin; “Benim değil Yılmaz Ali’nin karısını arıyoruz. Vaktiyle evli olan ben olsaydım, değil plastik ameliyatı, üzerinden silindir geçirtip pestilini çıkarsalar bin kilometre mesafeden kokusuyla tanırdım.”
Şef; “Peki şimdi ne olacak?”
Metin; “Vazife icabı hepsiyle bir miktar daha koklaşacağız.”
Şef; “İyi vallahi.”
Metin; “Şikâyet etme Şef. En şüphelendiğimiz üç kişi kaldı. Onlar da bir yerden açık verir elbet. O zaman da gözlüğü çekip yeni bir maceraya atılırız.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Yılmaz Atadeniz
Senaryo
Yapımcı Işık Toraman
Görüntü Yönetmeni Ali Yaver
Tür Aksiyon, Gerilim, Macera, Polisiye
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Mafya Daha Fazlası

Ekip

Müzik ekibi Sevim Şengül (Şarkılar)

Firmalar

Metin Film (Yapım)

Son Yorumlar (4)

buyrun 05 avatar buyrun 05 07 Temmuz 2013 14:06:26

10

yılmaz güney çok başarılı bir oyuncu film zevkle izlenebilir nilüfer aydan eski zamanların güzel bayanlarından ve güzel oyuncularının başında geliyor...

benimsinema avatar benimsinema 24 Ekim 2012 22:51:44

5

okadarda hosuma gitmedi film, filmde james bond calan sarkilar neydi öyle... heyecanda yoktu aksiyonda... ve filmin sonunu cok kötü bitirmisler, resmen makaslanma var..

xincecumali 13 Mart 2006 11:20:03

9

Kasa hırsızı Yılmaz Ali (Yılmaz Güney) bir soygundan sonra yaralı bir şekilde kendi ikizi polis memuru Çirkin Kral Metinin ( Yılmaz Güney) eline geçer ancak kollarında can verir. Ölürken soygunda çaldığı altınların karısı Türkanda olduğunu söyler. Bu nun üzerine gizli polis Metin, yılmaz ali kimliği ile estetikle bütün vücudunu değiştiren güya karısı türkanı aramaya başlar.

ayyaşguney 05 Kasım 2005 10:14:13

5

İYİ BİR FİLM.

Yandex.Metrica