Silahlı Paşazade

8,85

( 4 kişi yorum yaptı )

Silahlı Paşazade

Sinema Filmi

1967

‘The Spy Who Came in from the Cold’ (1965) (Sol Kaplan).
Murat Paşa’nın 50 falaka ile cezalandırdığı Mahinur Kalfa ve Çerkez Halayık Huriye.
Huriye; “Ah Mahinur Kalfa! Benim yüzümden senin de başın derde girdi.”
Mahinur; “Allah büyük, kızım! Gün ola harman ola. Ah yerde kalır mı sanıyorsun sen? Kalmaz. Eğer bunun intikamını Paşa’dan almazsam bana da Mahinur Kalfa demesinler.”
Huriye; “Aman Dadı sus. Yerin kulağı vardır.”
Mahinur; “Dur sen kızım dur! Öyle bir oyun oynayacağım ki şeytanın aklına gelmez. Öyle bir oyun ki felek de beğensin sen de.”


“Testi doldurdum çaydan//Gülü de kopardım daldan//Testi kulpun kırılsın//Beni de ayırdın yardan.” Jenerikteki ezgi ve Erdoğan Esenboğa’nın sesi ile ‘Osmanlı tarihinde disipliniyle meşhur Murat Paşa’yı tanıyoruz. ‘Alaydan yetişme, barut gib i sert bir asker’. Hiç şakası yok. Öfkelendiği zaman gözü hiçbir şeyi görmez, en ufak bir kusuru bağışlamazmış. [‘Pranga Mahkûmu’nda (1967) Mansur Paşa’nın olan] Çalışma odasında ‘etrafına dehşet ve korku saçıyordu’.
Ramazan günü oruç bozan Gebzeli Recep Çavuş’a önce tükürüp okkalı bir tokat atar. Ardından cezasını söyler; “Falakaya yatırın. Otuz (Mümtaz Ener’in söyleyişiyle ‘ottuz’) sopa.”
İkinci zanlı ‘asker firarisi’ Bursalı İrfan Efendi. ‘Askerlik şerefini hiç düşünmeden yaptığı bu hareketin’ cezası bir tokat, bir tekme ve 30 gün katıksız hapis olur.
Getirilen üçüncü kişi tanıdık biri. Arabacısı Yunus Ağa. ‘Cürmü, zatı şahanelerin konağına mensup Çerkez Halayık Huriye Hatun’la gizlice muaşaka kurmak’. Paşa’nın himayesindeki biçare kızın şeref ve namusunu lekelemiş. “Hareketim asla kötü bir harekete matuf değildi. Müsaade buyurursanız evlenmeye hazırım” dese de kendini kurtaramaz. Paşa’nın gazabı müthiş; “Bre nankör! Bunu şimdi mi söylersin? Ekmek yediğin kapıya ihanet ettikten sonra bir de mükâfat mı beklersin?” Cezası akıl alır gibi değil; İki tokat, 40 kırbaç ve zindan.
‘Manfred Senfonisi, Si minör Op. 58: IV. Allegro con fuoco’ (1885) (Pyotr Ilyich Tchaikovsky). Arap Celal tarafından kamçılandıktan sonra [‘Pranga Mahkûmu’nda (1967) Yzb. Talat’ın yıllarını geçirdiği] hücreye atılır. Bu sırada neferler tarafından dipçikleniyordu.
‘Kemençe ile Taksim’. Huriye’nin gözyaşları ve ‘karnında taşıdığı günahsız yavru’ bile Paşa’yı yumuşatamıyor. Bir daha ‘Yunus’u affetmekten bahsedenin’ ağzını yırtacakmış.
‘Sevdim Yine Bir Nev-Civân’ (Basmacı Abdi Efendi). Murat Paşa’nın da yakında bir çocuğu olacaktı. Karısı Meşkure Sultan ‘bu vesilesiyle bir sevap yapıp Yunus’u bağışlaması için’ ricacı olunca yine kükrüyor; “Bir daha sakın o rezil köpeğin adını ağzına alayım deme. Boş düşersin.”
‘Bu Akşam Gün Batarken Gel’ (Tatyos Efendi / Ahmet Rasdim Bey). Huriye’nin ‘iki gözü iki çeşme ağlamaktan teberrüm edeceğini’ gören Mahinur Kalfa da şansını denemek gafletinde bulunur. İyi bir zamanlama yaptığını düşünerek kahve götürdüğünde “Salıverin fukarayı da hayır dua alın. Sizin gibi koskoca bir paşaya yuva yıkmak yakışmaz” diyor. Verilen ceza korkunç; Tosun Ağa’nın vurduğu 50 falaka. Biz bunun 12’sini izliyoruz. Dadı acılar içinde inlerken intikam yemini ediyordu. İki doğum aynı gün olunca bu fırsat eline geçer.
Huriye’nin kızı ‘The Spy Who Came in from the Cold’ (1965) (Kaplan); Meşküre Sultan’ın oğlu ‘Lawrence of Arabia’daki (1962) “Sun’s Anvil” (Maurice Jarre) ile dünyaya geliyor. Yine Erdoğan Esenboğa’nın sesi; “Huriyecik loğusa yatağından bir daha kalkmadı. Geride öksüz bebeğini bırakarak hayata veda etti… Birden Dadı’nın aklına bir şeytanlık düştü. Şimdi Paşa’dan intikam almanın zamanı gelmişti.”
Çocukların yerlerini değiştirir. Meşküre Sultan ‘çocuğuna’ Nilüfer adını vermiş ve öz evladı bilerek bağrına basmış. “O’nun Huriye ve Yunus’un kızı olduğu kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu. Paşa’nın oğluysa bir kenara atılmış, Dadı’nın merhamet ve bakımına terk edilmişti. Dadı çocuğa Şahin adını koydu.”
Bu arada Yunus, ‘insafa gelen Paşa tarafından affedilir’. Ama Huriyesinin ölümü nedeniyle kin dolu. Çocuğunu almaya geldiğinde ‘er geç intikam alacağını’ söylüyor; “Eğer ben almazsam şu kucağımdaki sabi anasının intikamını alacak.”
Yıllar sonra kini azalacağına artmış. Geçmişi unutamamış. Çeşmemeydanı’nda [‘Pranga Mahkûmu’nda (1967) Kerimoğlu’nun olan] bir kahve işletiyor. “Devrin namlı kabadayıları, meşhur musikişinasları bu kahveye devam ederler saz, söz eksik olmazdı. Bir yanda kabadayılık menkıbeleri anlatılırken öte yanda saz takımı icra-i sanat ederdi.” Şahin, ‘babasının’ kahvesinde racon ile musiki arasında yetişiyor. O koşturma arasında ut çalmasını öğrenmiş. Mert, yiğit, yürekli bir delikanlı. Terbiyeli, kibar ve nazik bir İstanbul Beyefendisi. Alaattin Şensoy’un sesi ile şarkılar da söylüyor. “Hey gidi dünya hey! Kahveci çırağının aslında bir paşa oğlu olduğu kimin aklına gelirdi.”
‘Kürdîli-Hicazkâr Peşrevi’ (Kemençeci Vasilaki) dinlediğimiz sahnede elinde tepsi “Şekerli biir” diye bağırıyor. Eğer tercih şansı olsa muhakkak ki kendisine yol olarak musikiyi seçermiş. Ancak Yunus, oğlunu ‘çalgıcı’ yapmaya niyetli değil. ‘İntikam, intikam’ demekten başka bir şey yaptığı yok.
‘Dök Zülfünü Meydane Gel’ (Tanburi Mustafa Çavuş / Âşık Hıfzî). Zavallı Şahin’in ensesinde boza pişerken, Nilüfer saltanat ve debdebe içinde yaşıyordu. Musiki derslerinde ‘ziyadesiyle terakki göstermiş’. Kısa zamanda usta mertebesine vasıl olmuş. Kanun üstadı.
‘Telgırafın Tellerine Kuşlar Mı Konar’. Sevim Şengül’ün sesi ile babasına bir Uşşak, İstanbul türküsü söylüyor. “Yaşa kızım! Sayende mübarek Ramazan’da kulaklarım bayram etti.” [Filiz Akın’ı buradaki küpeleri ile ‘Paşa Kızı’ndaki (1967) ‘düm teka düm tek’ sahnesinde tekrar göreceğiz. Daha da ilginci üzerindeki elbiseyi, aynı filmdeki Pervin-Gülbin Eray’a ödünç vermiş. Sanatçı, havuz kanarındaki ut dersinde giyiyordu]. Hocası Hacı Tahir Bey de Çeşmemeydanı’ndaki kahvenin müdavimlerinden. Murat Paşa, bir gün, kendisinden konağa ‘güçlü, kuvvetli, kabadayı bir arabacı bulmasını ister’. Tahir Bey konuyu açtığında Yunus’un gözleri parlıyor. Beklediği fırsat ayağına gelmiş.
‘Manfred Senfonisi, Si minör Op. 58: I. Lento lugubre.’ (1885) (Tchaikovsky). Oğlunu “Arabacı olacaksın. Ananın intikamını alacaksın. Mezarında rahat uyuyacak” diye ikna ediyor.
Paşa, daha çok bir kalem efendisine benzeyen delikanlıya yakınlık duyar. Nilüfer de yakışıklı arabacıyı çok sevmiş. Dadı’ya “Bu arabacıyla mesire yerlerinde gezerken herkes bize bakacak. Çekemeyenler de hasetlerinden çatlayacaklar” diyor.
Emirgan’a gittikleri gün Füruzan Bey bir güle iliştirilmiş name atınca Şahin’den dayak yer. Dövdüğü kişinin Rüstem Paşa’nın oğlu olduğunu bilmiyordu. Ama bilse de durum değişmez gene dövermiş. Bu tatsız olay Nilüfer ile birbirlerini daha yakından tanıyıp sevmelerine neden olur.
‘Uşşak Makamında Kemençe Taksimi’. Genç kız aşkını Dadı’ya da itiraf ediyor.
Yunus Ağa ise intikamın hâlâ alınamamış olması nedeniyle huzursuzdu.
Direklerarası’nda Paşa’ya ateş etmek isterken Şahin engel olur. Karakolda “İçkiliydim, coştum, havaya ateş ettim” diyerek suçu üstlenir.
Kadri Şençalar’ın uduyla ‘Bayati Makamında Giriş Taksimi’. Yıllar önce babasının kaldığı hücreye atılışı bu notalarla. Hollywood filmlerinde tutuklular kan ter içinde egzersiz yaparken Yeşilçam’dakiler tespih çekip odayı adımlıyorlar.
‘Siyah Ebrûlerin Durûben Çatma’ (Lemî Atlı / Kul Mehmet) ve ‘Uşşak Makamında Arap Saz Semaisi’. Yunus, oğlunun kurtarılmasına aracılık etmesi için Tahir Bey ile konuşuyor.
‘Manfred Senfonisi, Si minör Op 58: I. Lento lugubre’ (1885) (Tchaikovsky) ve ardından ‘IV. Allegro con fuoco’. Durum Nilüfer’e ve sonunda Murat Paşa’ya kadar ulaşır. O da ‘güzel kızının hatırı için’ Şahin’i affeder [Filiz Akın’ı bu sahnelerdeki giysi ile ‘Paşa Kızı’nda (1967) ‘Solsan Da Sararsan Yine Gül-Penbe Dehensin’i söylerken göreceğiz].
Âşıkların hasreti bitmiş. Emirgan’da dolaşıyorlar ama Onları gören Füruzan’ın öfkesi daha da artmış. Direklerarası’nda arkadaşı Hulusi’ye “Bu herif beni can evimden vurdu. Rezil, kepaze olduğum yetişmiyormuş gibi sevdiğim kızı da elimden aldı” diye yakınıyor. Kahramanımızın başına çorap örmesi için bir torba dolusu para verir.
‘Sun Da İçsin Yâr Elinden Âşıkın Peymâneyi’ (Bimen Şen / Ahmet Refik Altınay). Hulusi, kahvede Yunus’a oğlunun Nilüfer ile olan beraberliğini ballandırarak anlatır; “Kırlarda, bayırlarda, ağaç kavuklarında kumrular gibi sevişiyorlar.” İntikam için gönderildiği köşkte böyle bir ‘muaşaka’ kurması Şahin’e pahalıya mal olur. 17 kamçı. Ancak ceza, şimdilik, Murat Paşa’dan değil babasından. “Yeter” diye bağırdıkça aldığı yanıt; “Sus! Bana karşı mı geliyorsun?” Neyse ki bayılır da bu işkence biter.
‘Hüseyni Makamında Saz Semaisi’ (Kemani Tatyos Efendi). Yatak döşek yattığı günlerde yerini Yunus alır. Oğlunun durumu için Paşa’ya “Üşütmüş. Birkaç güne kadar geçer” diyor.
Şahin’i görmek isteyen Nilüfer’i eve götürüp rehin alır. Oğlu, Paşa’yı vurmazsa genç kızı öldürecekmiş. Eline fırsat geçmişken bunu neden kendisinin yapmadığı belli değil.
‘Kürdîli Hicazkâr Saz Semaisi’ (Kemani Tatyos Efendi). Şahin tekrar işe başlamış. Ancak tam da o gün Veysel bir mektup getirir. Füruzan ‘nâmütenahi hürmet ve muhabbetle dolu olduğu Paşa’ya kerimeleri Nilüfer hanımefendiyle arabacısı Şahin arasında bir müddetten beri muaşaka teessüs etmiş olduğunu’ bildiriyor. ‘Bu muaşaka umuma mahsus yerlerde alakayı celbedecek, dedikoduyu mucip şekilde devam etmekteymiş’.
Bu arada Paşa, kızının kaçırıldığını anlamış Şahin’i sorguya çekiyor. Konuşturma yöntemi iki tokat ve 14 kamçı. Kahramanımız birkaç gün arayla ikinci kez kırbaçlanıyor. Umarız alışkanlık yapmamıştır.
Filmin sonuna doğru Yunus, Nilüfer’e; Murat Paşa da Şahin’e (kendi çocukları olduklarını bilmeden) silah doğrulturlar. Ama Rıfat Ilgaz’ın ‘Kulağımız Kirişte’ kitabında (Çınar Yayınları-1983) yer alan (sf. 55) ‘Benim Güzel Yavrum’ şiirindeki gibi; “...//‘Cellat’ demiş padişah,//‘Uçurun başını’//Demiş ama, benim güzel yavrum,//Dediğiylen kalmış!”
Mahinur Kalfa’nın gerçeği açıklamasıyla mutluluklarına tanık oluyoruz. Arabacı-paşa kızı arasındaki sınıf farkı, Yunus’un intikam-intikam diye yırtınması, Murat Paşa’nın olası öfkesi unutulur gider.
Nilüfer; “Bugüne kadar bilmeyerek oğlunuzun yerini aldığım için beni affediniz Paşa Hazretleri.”
Murat Paşa; “Suçun çok büyük Nilüfer. Tabii cezan da ağır olacak. Bu günden itibaren gelinim olmaya mahkûmsun.”


‘Sultanîyegâh-Ferahfeza Saz Semaisi’ ile geldikleri Emirgan.
Şahin; “Sizi sevmeye hakkım yok. Sizi sevemem. Sevsem bile söyleyemem.”
Nilüfer; “Bu mahviyyetinizin sebebi nedir?”
Şahin; “Bir arabacının bir paşa kızına gönül vermesi gülünç olur.”
Nilüfer; “Ya paşa kızı arabacısına gönül vermişse?”
Şahin; “Buna imkân yok. Şimdiye kadar böyle bir hadise vuku bulmamıştır.”
Nilüfer; “Ya şimdi vuku bulursa?”
Şahin; “Ya kızın paşa babası duyarsa?”
Nilüfer; “Gönül ferman dinlemez arabacım.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Türker İnanoğlu
Senaryo
Yapımcı Türker İnanoğlu
Müzik Metin Bükey , Rauf Tözüm
Görüntü Yönetmeni Çetin Gürtop
Süre 97 dk
Tür Duygusal, Tarihi
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Arabacı, Emirgân, Falaka, İntikam, Kalfa, Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Şahin
Filiz Akın Filiz Akın Nilüfer
Turgut Özatay Turgut Özatay Yunus
Mümtaz Ener Mümtaz Ener Murat Paşa
Dursune Şirin Dursune Şirin Mahinur Kalfa
Nevzat Okçugil Nevzat Okçugil Meşkure Sultan
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Hacı Tahir
Gülten Ceylan Gülten Ceylan Huriye
Necdet Tosun Necdet Tosun Tosun Ağa
Hüseyin Zan Hüseyin Zan Füruzan Bey
Ömer Dönmez Ömer Dönmez Şahin'in Çocukluğu
Necip Tekçe Necip Tekçe Hulusi
Özcan Yiğitmen Özcan Yiğitmen Nilüfer'in Çocukluğu
Yaşar Şener Yaşar Şener Recep
Kudret Karadağ Kudret Karadağ İrfan
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Kumandan
Arap Celal Arap Celal Cellat
Behçet Nacar Behçet Nacar Seyis
Adnan Mersinli Adnan Mersinli Seyis
Ali Seyhan Ali Seyhan
Enver Dönmez Enver Dönmez
Faruk Panter Faruk Panter
Feri Cansel Feri Cansel
Hayri Esen Hayri Esen Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Vala Önengüt Vala Önengüt Turgut Özatay Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Filiz Akın Seslendirmesi
Pekcan Koşar Pekcan Koşar Necdet Tosun Seslendirmesi

Ekip

Yapımcı Memduh Karakaş (Yapım Koordinatörü)
Sanat Yönetmeni Sohban Koloğlu (Sanat Yönetmeni)
Yönetmen Ekibi Mehmet Bozkuş (Teknik Yönetmen)
Erdal Aksü (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Hüseyin Karındoyuran (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Erdoğan Kızıldağ (Negatif Kurgu)
Işık Ekibi Mehmet Çakar (Işık Şefi)
Sanat Ekibi Niyazi Er (Kostüm Uygulama)
Makyaj Ekibi Zeki Alpan (Makyaj)
Müzik ekibi Sevim Şengül (Şarkılar)
Alaaddin Şensoy (Şarkılar)

Firmalar

Erler Film (Yapım)
Süperfon Stüdyosu (Sesleri Alan)
Saner Film (Film Hazırlık Stüdyosu)

Son Yorumlar (4)

TubaArtan avatar TubaArtan 22 Ağustos 2017 21:17:53

10

Nette olan tek kopyası felaket..böyle nadide filmlerin bu zamana kadar restore edilip izleyiciye sunulmaması yapımcılara ayıp olarak yeter. Sonra diyorlar ki gençler yeşilçamı tanımıyor..

benimsinema avatar benimsinema 20 Aralık 2013 02:12:22

7

osmanli zamaninda gecen güzel ask hikayesi... dadi pasadan intikam almak icin cocuklarin yerlerini degistirir... e haliyle gercek anne cocugunu emziremesede üvey cocugunu emzerir... yani bu durumda aslinda filiz le cüneyt süt kardes sayilmazlarmi, ya da kardes... bu durumda nasil ask yasabilirler devam yada evlenebilirler... beni rahatsiz eden tek taraf burasi... onun disinda bol bol musiki dinlemek mümkün... ömerciki 3 dakka olsada görmek mümkündür...

Alın yazısı avatar Alın yazısı 29 Mayıs 2008 21:28:05

10

Cüneyt Arkın ve filiz akın bir oyun sonucu doğduklarında yerlerini deiştiren bir dadı ve günü geldiğinde gerçeği öğrenirler mutlu sonla biter paşa dönemlerini çok iyi anlatıyor film ve arkın çok yakışmıl rolüne... 

Panter1 avatar Panter1 17 Ocak 2008 15:31:01

Arabacı Yunus’un (Turgut Özatay) bir halayığa aşık olup, onu hamile bıraktığı konakta, sert ve otoriter Murat Paşa (Mümtaz Ener) aşıkların evlenme isteğine karşı çıkar. Arabacı Yunus hapse atılır, sevgilisi de oğlunu dünyaya getirirken ölür. Ko nağın dadısı (Dursune Şirin) bebeği aynı anda doğum yapan Paşa’nın eşi Meşkure Sultan’ın (Nevzat Okçugil) kızıyla değiştirir. Yunus sevdiği kadının ölümünü duyduğunda, Paşa’dan intikam almaya yemin eder. Yunus’un oğlu Şahin (Cüneyt Arkın) müzik zevkine ve bükülmez bileğe sahip bir delikanlı olur. Babasının kahvesinde meşk eden Hacı Tahir Bey (Nubar Terziyan) Şahin’i müzisyen yapmak ister. Yunus ise oğlunu intikam için silahşör olarak yetiştirir. Tahir Bey paşanın kızı Nilüfer’e (Filiz Akın) de müzik dersleri verir. Paşa Tahir Bey’den kendisine arabacı bulmasını ister. Yunus Şahin’i yollar. Şahin Nilüfer’i gezdirir, onu taciz edenlerden korur. İki genç birbirlerinden hoşlanır. Konakta Şahin’in de meşke katılması bu ilişkiyi pekiştirir. Babasının paşayı öldürme isteğini Şahin geri çevirir. Yunus oğlunun yerine geçip arabacı olur. Bacı kalfa onu tanır. Nilüfer’i rehin alan Yunus Şahin’e eğer paşayı vurmazsa kızı öldüreceğini söyler. Şahin paşaya kıyamaz. Nilüfer’de gözü olan paşazade Füruzan, paşaya mektup yazıp iki gencin ilişkisini anlatır. Paşa Şahin’i hapiste öldürecekken bacı kalfa gerçeği itiraf eder. Şahin, paşanın oğludur. Birlikte Yunus’un evine giderler. Kalfa Yunus’a da olayları açıklar. Nilüfer de Yunus’un çocuğudur. Paşa Yunus’tan af diler. Nilüfer’in gelini olmasını ister. İki sevgili sonsuza dek birleşir…

Yandex.Metrica